BASINDAN YAZILAR
Holding ve Grup Şirketlere Vergi Müjdesi! Danıştay Tartışmaları Bitirdi - MuhasebeTR

Holding ve Grup Şirketlere Vergi Müjdesi! Danıştay Tartışmaları Bitirdi

Gazetemizde 12 Mart 2025 tarihinde yayınlanan “Maliye’den holding ve grup şirketlere garantörlük incelemesi!”, 19 Mart 2025 tarihinde yayınlanan “Garantörlük incelemelerinde gözler artık Danıştay’da!” ve 28 Nisan 2025 tarihinde yayınlanan “Danıştay’dan garantörlük incelemesindeki şirketlere müjde!” başlıklı köşe yazımlarımız kamuoyunda büyük bir ilgiyle karşılandı.

Bunun en önemli nedeni ise, holding ve grup şirketler başta olmak üzere başka şirketlerin banka kredi sözleşmelerine kefalet (garantörlük) sağlayan tüm şirketleri yakından ilgilendiriyor olması!  

Yani, konu gerçekten oldukça önemli!

Ancak, Danıştay, son verdiği kararlarla “Maliye’nin kefalet vergisi alma isteğine dur” dedi!

Maliye kefalet vergisi incelemesi başlattı!

Maliye, geçtiğimiz yıl içinde holding ve grup şirketlere birbirlerinin ve/veya başka şirketlerin (grup şirketi, iştirak edilen şirketler, ilişkili şirketler vb.) banka kredi sözleşmelerine kefalet (garantörlük) verdikleri gerekçesiyle vergi incelemesi başlattı!  

Bu incelemelerin gerekçesi ise, Maliye’nin kefalet verme işlemini Kurumlar Vergisi Kanununun (KVK) 13. Maddesinde yer alan “transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” düzenlemesi kapsamında “hizmet alım ya da satımı” olarak kabul etmesi!

Maliye: Kredi kefalet/garantörlük hizmetleri vergiye tabi!

Maliye, holding ve grup şirketlerin kefaletleri/garantörlükleri karşılığı şirketlere kullandırılan kredi veya teminat mektupları üzerinden elde ettikleri komisyonların kurumlar vergisi ve KDV’ye tabi olduğu görüşünde!

Konu sadece kefalet/garantörlük sağlayan holding ve grup şirketlerle sınırlı da değil!

Maliye’ye göre, şirketlerin gerçek kişi ortaklarının da, garantörlük işini ticari organizasyon içerisinde devamlılık arz edecek şekilde yapmaları halinde, ticari faaliyet kapsamında gelir vergisi ve KDV mükellefi olmaları gerekiyor (GİB. İstanbul VDB’nin 23.03.2015 tarihli ve 11395140-019.01-505 sayılı özelgesi).

Kefalet incelemeleri daha önce de yapıldı!

Maliye bu incelemeleri 2018 – 2020 yıllarında da yaptı!

Bu incelemelerde; Kredi Garanti Fonu’nun TL ve döviz cinsinden nakdi kredi kefaletlerinde uyguladığı yıllık yüzde 2 komisyon oranı dış emsal komisyon oranı olarak kabul edilerek, bu komisyon oranının altında komisyon alan ya da hiç almayan şirketlere bu oranı esas alarak vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve KDV tarhiyatları yapıldı.

Bu tarhiyatların bir kısmı yargıya taşındı!

Kefalet hizmetleri verdikleri halde komisyon almayan veya emsaline göre düşük komisyon aldığı gerekçesiyle adlarına vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve KDV tarhiyatı yapılan bazı mükellefler konuyu yargıya taşıdı.

Mahkemeler lehe ve aleyhe kararlar verdi!

Bu konuda ilk derece mahkemelerinde açılan ilk iki davanın birisi mükellef lehine, diğeri ise Maliye lehine sonuçlandı. Ancak, bu iki kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge İdare Mahkemeleri Maliye lehine kararlar verdi (Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi’nin 28.11.2023 tarihli ve E.2022/1945, K.2023/1261, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi’nin 12.12.2023 tarihli ve E.2023/2409, K.2023/4093 sayılı Kararları). Davacı şirketler bu kararları Danıştay’da YD talepli temyiz etti.

Bu konuda açılan başka davalar nedeniyle Bölge İdare Mahkemeleri tarafından şirketler lehine verilen kararlar da var (İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesinin 28.11.2023 tarih ve E.2023/2726, K.2023/3857, 05.07.2023 tarih ve E.2023/2535, K.2023/2289 sayılı Kararları). 

Maliye, aleyhine verilen bu kararları Danıştay’da temyiz etti!

Ayrıca, şirketler lehine Maliye aleyhine verilen bazı kararlar ise, Danıştay’a gitmeden istinafta kesinleşti (İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü Vergi Dava Dairesi’nin 30.01.2020 tarihli ve E.2019/2116, K.2020/329, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi’nin 01.06.2022 tarihli ve E.2021/1514, K.2022/1098, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi’nin 26.05.2022 tarihli ve E.2021/1243, K.2022/893 sayılı Kararları).

Danıştay ilk etapta Yürütmeyi Durdurma taleplerini reddetti!

Danıştay, bu konuda kendisine yansıyan kararlarla ilgili YD taleplerini reddetti (Danıştay 3. Dairesi’nin 11.03.2024 tarihli ve E.2024/1196, E.2024/1234, Danıştay 9. Dairesi’nin 21.02.2024 tarihli ve E. 2024/165 sayılı Kararları).

Danıştay daha yeni esastan karar vermeye başladı!

Danıştay, Maliye’nin kefalet vergisi alma isteği ile yaptığı tarhiyatlarla ilgili açılan davalarda esastan kararlar vermeye başladı.

Danıştay kararları oldukça net: Kefalet vergisi alınamaz!

Evet, Danıştay 3. Dairesi verdiği yeni tarihli iki kararlatam olarak Maliye’nin kefalet vergisi aşma isteğine dur” dedi!

Danıştay’ın kefalet vergisine dur dediği yeni tarihli bu iki kararının özeti şu şekilde:

“Davacı ile ilişkili şirketi arasında banka akreditif ve kredilerine yönelik kefalet sözleşmesi tesis edildiği, grup şirketlerin bu şekilde birbirlerine finansal destek sağlamalarının holdingleşmenin yapısına uygun olduğu, kefil olunan şirketin sözleşmenin icaplarına aykırı davrandığına ilişkin bir tespitinde olmadığı ve kefil olan davacının şirketin sorumluluğunun diğer şirketin sözleşmenin icaplarına aykırı davrandığı durumlarda değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, ilişkili şirket tarafından imzalanan kredi sözleşmesine verilen kefalet dolayısıyla transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunmak suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle davacının cari yıl zararının azaltılmasında ve davacı adına özel usulsüzlük cezası kesilmesinde uyarlık bulunmamaktadır.” (Danıştay 3. Dairesi’nin 10.12.2025 tarihli ve E.2023/9901, K.2025/5377 sayılı Kararı).

“Davacı şirket tarafından ilişkili şirketine verilen kefalet hizmetinin, KDV Kanunu’nun öngördüğü anlamda KDV’ye tabi bir hizmet olarak değerlendirilemeyeceği, davacının esas faaliyetinin kredi vermek ve finansman aracılık hizmeti yapmak suretiyle kazanç elde etmek olmadığı, kefil olması karşılığında da gelir elde ettiğine dair bir tespitinde bulunmadığı dikkate alındığında, davacının ilişkili olduğu şirketin kullandığı krediye kefil olmak suretiyle KDV’ye tabi finansman hizmeti sağlandığından bahsedilemez.” (Danıştay 3. Dairesi’nin 10.12.2025 tarihli ve E.2023/8831, K.2025/5378 sayılı Kararı).

Danıştay’ın bu kararlarının devam etmesi bekleniyor!

Evet, Danıştay’ın Maliye’nin kefalet vergisi alma isteğine dur” dediği kararlarının aynı doğrultuda devam etmesi bekleniyor. Danıştay 3. Dairesi’nin bu kararlarının, önümüzdeki günlerde aynı konuda verilecek kararlara ışık tutması açısından son derece önemli.

Danıştay’ın 2023 yılında yine şirketler lehine karar vermişti!

Danıştay 3. Dairesi’nin 2023 yılında verdiği bir Karar da şirketler lehine, Maliye aleyhine!

Bu kararda da;

“Kefil olan şirket ile kefil olunan şirketin grup şirketleri olduğu, bu iki şirket arasında söz konusu banka akreditif ve kredilerine yönelik kefalet sözleşmesinin tesis edildiği, grup şirketlerin bu şekilde birbirlerine finansal destek sağlamalarının holdingleşmesinin yapısına uygun olduğu, kefil olan davacı şirketin sorumluluğunun diğer şirketin sözleşmenin icaplarına aykırı davrandığı durumlarda değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle ilişkili şirket tarafından imzalanan kredi sözleşmesine verilen kefalet dolayısıyla elde edilmesi gereken kazancın kayıt dışı bırakıldığından bahisle davacı şirket adına tesis edilen  dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı”

net bir şekilde belirtilmişti (Danıştay 3. Dairesi’nin 14.12.2023 tarihli ve E.2020/3206, K.2023/5558 sayılı Kararı).

Bu Kararlar iş dünyasını rahatlattı!

Danıştay 3. Dairesi tarafından verilen ve yukarıda özetlerine yer verilen yeni tarihli bu iki karar iş dünyasını oldukça rahatlattı! İş dünyası kefalet vergisi incelemeleri ve sonrasında yapılacak cezalı tarhiyatlardan oldukça endişeliydi.

Bu konudaki kişisel görüşümüz neydi?

Daha önceki köşe yazılarımızda da belirttiğimiz üzere, bu konudaki kişisel görüşümüz; kefaletin şirket ortağı veya grup şirket statüsüyle tamamen kredi prosedürleri gereği rutin olarak sağlandığı durumların, TTK’nın 395. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan “şirketler topluluğuna dahil şirketlerin birbirlerine kefil olabileceği ve garanti verebileceğine” dair hüküm gereği “transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı” düzenlemesi kapsamında değerlendirilmemesi ve vergilendirilmemesi gerektiği şeklinde.

Sonuç olarak;

Danıştay 3. Dairesi’nin bu son iki kararı, holding ve grup şirketleri başta olmak üzere başka şirketlerin banka kredi sözleşmelerine kefalet veren tüm şirketleri rahatlattı! İş dünyasında bu konuda yaşanan tedirginlik bitti. Söz konusu kararların bu konuda yapılmakta olan vergi incelemelerinin seyrini de değiştirmesi bekleniyor.

Rahmetli Hocam Prof. Dr. Şükrü KIZILOT, yazılarında sık sık “İyi ki DANIŞTAY var!” derdi.

Biz de “İyi ki DANIŞTAY var!” diyoruz!

(Kaynak: Abdullah Tolu / Ekonomim.com | 16.01.2026)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.279 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM