BASINDAN YAZILAR
İş Arama İzni Verilmeyen Çalışana %100 Zamlı Ücret / İsa Karakaş - MuhasebeTR

İş Arama İzni Verilmeyen Çalışana %100 Zamlı Ücret / İsa Karakaş

Belirsiz süreli olarak bir işte çalışmakta olan işçinin, iş sözleşmesinin ister işveren tarafından ister ise işçi tarafından sona erdirilmek istenmesi hâlinde işçinin kıdemine göre değişen belirli bir süre önce karşı tarafa bildirilmesi gerekmektedir. Bildirim önelleri olarak adlandırılan bu süreler İş Kanunu’nda iş sözleşmesinin;

  • İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra,
  • İşi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra,
  • İşi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra,
  • İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, 

feshedilmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Bu sürelerin daha az kullandırılması mümkün değildir. Ancak artırılması mümkündür. Bildirim şartına uymayan taraf, belirtilen bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminat ödemek zorundadır.

 

İşçinin ücretinden kesinti yapmadan izin verilmesi zorunlu

 

Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir.

Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır.

İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir. İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini %100 zamlı öder.

Yeni iş arama izni, işçinin ihbar öneli içinde çalıştırıldığı günler için geçerli olur. İşçinin hafta tatili, bayram ve genel tatil izinlerini kullandığı günler için iş arama izni verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Çalışılmayan günler için iş arama izni verilmesi gerekmediğinden bu günler için iş arama izin ücretine de hak kazanılamaz.

 

Usulsüz fesih ile iş arama izninin yaptırımları birbirinden farklıdır


İş Kanunu’nda bildirim sürelerine uyulmaması başka bir anlatımla usulsüz feshe ilişkin hükmün yaptırımı ihbar tazminatı ödenmesi olarak düzenlenmiştir.

İş arama izninin kullandırılmamasının yaptırımı da aynı kanunda başka bir maddede o süreye ilişkin ücretin (gerekiyorsa zamlı olarak) ödenmesinden ibaret olduğu açıklanmıştır. Bu bağlamda usulsüz feshin ve iş arama iznine aykırılığın yaptırımları ayrı ayrı düzenlenmiş olup; bunları bir bütünün ayrılmaz iki parçası olarak kabul etmek mümkün değildir.

Yargıtay’a göre ihbar önelleriyle iş arama izninin bir bütün olarak değerlendirilip izin yükümüne aykırılık hâlinde, ihbar önellerine uyulmadığı gerekçesiyle, ihbar tazminatına hükmedilmesi, bu anlamda kurumların esasına aykırı bir çözüm tarzıdır. Her şeyden önce, ihbar tazminatı, sırf bildirim önellerine uyulmamasının anılan kanun tarafından öngörülen yaptırımıdır.

Bildirim öneline tamamen uyulan bir ilişkide izin yükümüne aykırı davranılmışsa; bu hâlde izne aykırılık, ihbar önelinin usulüne uygun verilmediği biçiminde yorumlanamaz. Gerçekten de, bildirim süresi ile iş arama izni verilmesi yükümlülüğü arasında ikisini aynı nitelikte saymaya götürecek derecede bağlantı yoktur.

İzin yükümüne aykırılığın yaptırımı ancak işçiye hak ettiği izin süresine ait ücretin ödenmesi olmalıdır, yasa koyucu da bunu göz önünde bulundurarak, iş arama iznine aykırılığın ihbar tazminatı ödenmesi değil, iş arama izin süresine ilişkin ücretin ödenmesi olacağını öngörmüştür.

“Hayat karmaşık değildir. Karmaşık olan bizleriz. Hayat basittir ve basit olan doğru olandır.” Oscar Wilde

(Türkiye Gazetesi | 23.09.2019)

GÜNDEM