BASINDAN YAZILAR
Yıl Sonunda İşletme Kayıtlarına Dikkat / Yusuf Keleş - MuhasebeTR

Yıl Sonunda İşletme Kayıtlarına Dikkat / Yusuf Keleş

 Sene sonuna geldiğimiz bugünlerde işletme sahiplerinin dikkat etmesi gereken en önemli konu, önümüzdeki mart veya nisan ayında verecekleri Gelir veya Kurumlar Vergisi beyannamelerinde beyan edecekleri gelirin, dolayısıyla matrahın doğru olarak beyan edilmesi için tedbir almak olmalıdır.

 

 

 

Bu, hem işletme bünyesindeki malların, alıcılardan alacakların ve satıcılara olan borçların tek tek kontrol edilip mutabakat sağlanmasıyla hem de önümüzdeki dönem ödenecek verginin planlamasıyla gerçekleştirilebilir.

Vergi kanunlarına göre her hesap dönemi sonunda işletmedeki kıymetlerin gerçek durumunu ortaya çıkarabilmek ve vergiye tâbi kazancı tespit edebilmek için yapılması mecbur tutulan sayım ve kontrol işlemi vardır. Envanter olarak isimlendirilen bu işlem, sene sonunda işletmenin kâr-zarar durumunun ortaya çıkarılması ve bilançonun hazırlanması aşamasında yapılması gereken teknik bir çalışmadır. Envanter işlemi muhasebe kayıtlarıyla gerçek durum arasındaki farkın ortaya konulmasını sağlar. Yani sene içerisinde satılmış, kırılmış, bozulmuş olan bir mal veya ödenmiş olan bir borç kayıtlarda hâlâ mevcut ve ödenmemiş görünüyor olabilir. Bu durum ancak sene sonunda yapılacak fiilî ve kaydî envanter ile ortaya çıkacaktır. Envanter çıkarmak, Vergi Usul Kanunu’nda bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmek şeklinde tanımlanıyor.

Günümüzde muhasebeden beklenti artık sadece doğru vergi matrahını belirlemek değil. İşletme sahipleri ve ortakları muhasebe departmanının doğru kâr veya doğru sonucun ne olduğunu da net olarak ortaya koymasını bekliyor. Ayrıca işyeri sahipleri de çalışanlarını her zaman kontrol edemediği için en basitinden sene içerisinde istenmeden oluşan kayıpları bile fark edemeyebiliyor. Bu yüzden sene sonunda yapılacak envanter ve değerleme işlemlerini ihmal etmemek gerekiyor. Bu sayede işletmedeki kayıp veya kaçak daha kısa sürede tespit edilebilir ve gerekli tedbirler alınabilir. Üstelik daha sonra vergi idaresi tarafından yöneltilecek sorulara ve istenecek bilgilere de daha kolay cevap verilebilir.

ENVANTER SADECE STOK SAYIMI DEĞİLDİR

Envanter işleminden sadece stokların sayılması anlaşılmamalı. Envanterin demirbaşlar, taşıtlar, çalışanların sigortaları vs. gibi tüm hesaplar için yapılması gerekiyor. Envanter sonrasında ayrıntılı bir şekilde listeler, tablolar vs. düzenlenmelidir. Unutulmamalıdır ki, işletmenin kârlılık durumunun doğru ve gerçekçi tespit edilmesi, envanter ve değerleme işlemlerinin hatasız yapılmasına bağlıdır. Şirketin alışveriş içerisinde bulunduğu satıcı ve müşterilerle tek tek mutabakat sağlanmalı, iş yapılan kişiler ile firmaya verilen faturaların uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Ülkemizde kamu kurumları ile ilgili olarak sürekli gündeme gelen ancak özel sektörde de sıkça karşılaşılan ve önemli maddi kayıplara neden olan zimmet suçu bu sayede daha kolay tespit edilebilecektir. Şirketler çalışanlarının görevlerini suiistimal ederek zimmet suçunu işlemeleri sebebiyle çok zarara uğruyor. Zimmet, görevi sebebiyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan varlıkların kişisel hesap ve çıkarlar için kullanılmasıdır.

Zimmet suçu, farklı şekillerde işlenebilir. Daha çok finans şirketleri, bankalar ve diğer şirketlerin de finans departmanında çalışanların işlediği bir suçtur. Bazen bir defada çok yüklü bir vurgun yapılarak işlenebileceği gibi, hissedilmeyecek derecede küçük rakamlarla ve hesap hileleri ile uzun bir zamana yayılarak da işlenebilmektedir. Çalışanların müşterilerden yaptıkları tahsilatı kendi hesaplarına geçmek, doğrudan müşteri hesabından kendi hesabına para geçirmek, şirketin çeklerini kendi şahsi işleri için kullanmak, şirketin demirbaşlarını veya stoklarını azaltıcı hareketlerde bulunmak, şahsi harcamalarını şirket kaynakları ile finanse etmek gibi birçok yol ve yöntem vardır.


Hangi hallerde zimmet suçundan şüphelenilir?

Fiyatlarda büyük çaplı bir değişiklik olmamasına ve çokça mal alınmamasına rağmen satışlara oranla satılan malın maliyetinde meydana gelen orantısız artışların görülmesi.

Sabit kıymetlerin fiili durumları ile kayıtlara göre olması gereken durumları arasında büyük çaplı farklar oluşması.

Defterlerde çokça mahsup kaydına rastlanması.

İzahı mümkün olmayan muhasebe kayıtlarına rastlanması.

Şirketin ana faaliyet konusu mal ve ürünlerin stoklarında olağanüstü azalmalar meydana gelmesi.

Çeklerin kontrolü esnasında iş ilişkisinde bulunulmayan veya tanınmayan kişilere çek düzenlendiğinin fark edilmesi veya çok sayıda çekin iptal edildiğinin görülmesi.

Çalışanların hayatında gözlemlenen gelirleri ile orantısız hayat standardı.

Bir çalışanın birden fazla görev ve yetki ile çalışması.

Satıcılardan ve müşterilerden gelen faturalandırma ve ödeme şikâyetinde artış olması.

 

(Kaynak: Zaman Gazetesi | 16.12.2014)

GÜNDEM