BASINDAN YAZILAR
Jale ÖZGENTÜRK - Çikolata ve meyve suyunda KDV inecek, takipçi olun - MuhasebeTR

Jale ÖZGENTÜRK - Çikolata ve meyve suyunda KDV inecek, takipçi olun

KDV indirimini zamma çeviren firmaların sayısının oldukça fazla olduğunu söyleyen Şükrü Kızılot, 'İndirim firmalara yarıyor. Tüketici dernekleri takipçi olsun' diyor.

 

Maliye Bakanlığı geçtiğimiz günlerde bazı gıda ürünlerinde KDV oranını yüzde 18'den yüzde 8'e indirdi. Tüketiciye ve dolayısıyla enflasyona olumlu yansıması hedeflenen KDV indirimini bazı üreticiler yaptıkları gizli zamla kendi bilançolarına yazdı.

Faturalarla ortaya çıkan bu durum Referans gazetesine de "Gıdada KDV indirimi firmalar için zam fırsatı oldu" başlığıyla manşet oldu. Aslında bu gelişmeyi dondurmacılar bazında ilk kez Şükrü Kızılot köşesinde yazmıştı. Kızılot, Türkiye'de vergi konusunun sokaktaki insana bile anlatılabileceğini kanıtlayan bir vergi uzmanı. Vergi mevzuatları arasında kelime oyunları bile gözünden kaçmaz Kızılot'un. Dondurmada yapılan zammı da o farketmişti.

Kızılot önceki gün Bursa Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı İlhan Parseker, gazeteci arkadaşım Yavuz Semerci'nin kurduğu haber sitesi Gazeteport ve Turkcell Genel Müdürü Süreyya Civil'in Bursa'da düzenlediği "İş dünyasında farklılaşma" toplantısının da konuşmacıları arasındaydı.

 

İndirim firmalara yarıyor

Bir hafta önce de İzmir'de dinlediğim Kızılot'la KDV indirimi konusunda biraz sohbet ettik. KDV indirimini zamma çeviren firmaların sayısının oldukça fazla olduğunu söyleyen Kızılot, kamuoyunda bu konunun takip edilmediğini de söylüyor. İndirimin firmaların cebine gitmesini "haksızlık" olarak yorumlayan Kızılot, "İndirim firmalara yarıyor. Bu kadar kolay olmamalı" diyor.

Ocak ayında çikolata ve meyve suyunda da aynı KDV indiriminin yapılacağını hatırlatan Kızılot, "Yüzde 10 zam insafa sığmaz. Tüketici dernekleri uyanık olsun. Takipçi olsun" diyor.

Fırsatçı üreticilere gelince. Biz hala indirimin takipçisiyiz ancak olumlu bir gelişme yok.

 

 

Kamil Koç seçime indirimli taşıyacak

Bursa'daki toplantı sırasında iş dünyasının farklı isimleriyle karşılaştık. Bu isimlerden biri de bir erkek işi olarak tescilli otobüs taşımacılığında Kamil Koç'u yöneten beş kadından biri olan Sena Kaleli. Kamil Koç'u yönetmeye başladıklarından beri farklılık getiren, tüketici profilini değiştiren isimlerden biri olan Sena Kaleli, şimdi firmasını 22 Temmuz'da yapılacak seçimlere hazırlıyor.

Bugünlerde tüm yoğunluklarının 21-22 Temmuz'da yaşanacak seçim göçünden geldiğini anlatıyor Kaleli. Şirketin kendilerine ait 80, 310'da sözleşmeli otobüsü olduğunu anlatan Kaleli, Türk demokrasisi için büyük önem verdikleri seçimlere yönelik organizasyonlar yaptıklarını söylüyor. Demokratik görevini yapacak seçmeni indirimli fiyatlarla taşıyacaklarını söyleyen Kaleli, "Özellikle tatil bölgelerinden büyük kentlere ek seferler düzenlemek için hazırlık yapıyoruz. Şimdiden yoğun talepler geliyor" diyor.

 

Otobüs sayıları artacak

O dönemde tüm sektörde otobüs sayılarının artacağını da anlatıyor Kaleli. Daha alt modellere sahip otobüslerin de devreye girmesiyle taleplerin karşılanacağını dile getiren Kaleli, sık sık ters düştüğü Türkiye Otobüsçüler Federasyonu'nun (TOFED) bu süreyi temmuz ayından itibaren almasını ise eleştiriyor ve şunları söylüyor:

"TOFED Türkiye'de atıl kapasite olduğunu söylüyordu. Şimdi otobüsler yetmiyor diye arizi seferlerin artırılmasını istedi. 9 bin tarifeli seferin yetmeyeceğini söylüyor. Demek ki böyle bir atıl kapasite yokmuş!"

Ulaştırma Bakanlığı seçim döneminde 14 milyon kişilik hareket bekliyor. Türk otobüsçüleri ise 21 bin 250 otobüsle tarihin en büyük hareketini gerçekleştirecek.

Benim korkum trafikten. Umarız otobüsçüler bu konuda duyarlı hareket eder ve seçim için bir trafik katliamı yaşamayız!

 

Tekstile kravata destek yeter İskender de Türk markası

1985'li yıllarda Mehmetoğlu İskender Efendi tarafından icat edilmiş İskender Kebap. Antakya'dan Bursa'ya göç eden İskender Efendi, bir aşçı dükkanı açarak Bursalılar'a tanıtmış özel yemeğini. O gün bugündür de sadece Bursalılar'ın değil Türkiye'nin her tarafında mantar gibi çoğalan İskender Kebap salonlarının yaratıcısı İskender efendi.

Yavuz İskenderoğlu bir süredir dedesinin İskender Kebap'ının markalaşması için mücadele veriyor. İskenderoğlu ile önceki gün Bursa'da İskender Efendi Konağı'nda sohbet ettik. Yavuz İskenderoğlu, 2000 yılı başlarında marka tescili aldı. Şimdi Avrupa Birliği'nden Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar markalaşma mücadelesi veriyor.

İngiltere'de okurken "İskender kebabından marka mı olur, sözlerinin ardından başlattığı markalaşma mücadelesini uzun zamandır izlediğim Yavuz Bey ne yazık ki aradan geçen yıllara rağmen gelişmelere hala kızgın. ABD'li Mc Donalds'ın da bir yiyecek markası olduğunu ve pazarlama başarısıyla bugünlere geldiğini söylüyor İskenderoğlu. Ve arkasındaki en büyük gücün de hukuk olduğunu anlatıyor.

 

Hukuk zafiyeti var

"Mc Donalds geliyor benim etimi, ekmeğimi kullanıyor. Bir ticari ürün olan markasını kimse kullanamıyor. Çünkü arkasında ciddi bir hukuk desteği var. Ben kendi ülkemde bile markamı koruyamıyorum. Önüne gelen tescilli olmasına rağmen kullanıyor benim markamı. Bugüne kadar mücadelemle 100-150'sini kapattım ama ciddi tehditlere rağmen. Risk altında. Böyle şey olur mu? Hukuk zaafiyeti var. Et mi satacağım, kedi mi kovalayacağım" diyor.

Kendisini markalaşma konusunda karakuşak kavgacı olarak tanımlayan İskenderoğlu, bu mücadeleyi sadece "kebap" satmak için yapmadığını tekrarlıyor ve destek alamamaktan üzgün olduğunu dile getiriyor.

Neler yapılmalı? İşte istekleri...

"Sanayi Bakanlığı marka kullanılırken tesciline baksın ve denetlesin. Bu bir Türk markasıdır. Turquality kapsamına girmelidir. Türk markası sadece tekstilde gravatta olmaz. Bu konuda beni dinlediler, yeni listeye alacaklarını söylediler ama bekliyorum."

İskenderoğlu, kendisi başaramazsa Oxford'ta okuttuğu ve dünya vatandaşı olarak yetiştirdiğini söylediği iki oğlunun bunu gerçekleştireceğine inandığını söylüyor.

Yavuz Bey samimiyetini ve ısrarını "Benim evim kira. 250 kişi çalıştırıyorum. İstesem villa taksidi öderim. Ama bu konuya inandım."

İskenderoğlu, Atina, Münih ve Çin'de bir şehirde Kebapçı İskender olarak yerini almaya hazırlanırken biraz daha destek istiyor. "Kara kuşak oldum" dediği kavgada 130 yıllık kebapçıdan marka yaratmak için mücadele veren Yavuz Bey desteği hak ediyor...

 

MESAJ PANOSU

 

ABD'nin 2006 yılı insan kaçakçılığı raporuna göre Türkiye, kadın ve çocukların özellikle cinsel sömürü amaçlı kaçırılmasında rol oynayan bir merkez ve geçiş yolu. Ancak raporda, Türk hükümetinin bunun önüne geçilmesi yönünde ciddi çaba sarf ettiği belirtiliyor.

(Kaynak: Referans Gazetesi | 14.06.2007)

GÜNDEM