YAZARLARIMIZ
Sebahattin Eriş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
musavir42@hotmail.com



Vergi İncelemelerine ve İnceleme Birimlerine İlişkin Tüm Yönetmeliklerde 07.04.2021 Tarihinde Bazı Değişiklikler Yapıldı

Defter ve belge incelemelerine ilişkin yönetmeliklerde ve buna dayalı diğer tüm yönetmeliklerde 07.04.2021 tarihinde bazı değişiklikler yapıldı. Yapılan değişikliklerin her birinin ne anlama geldiğini ve hepsinin birlikte ne ihtiva ettiğini anlatmaya çalışacağım.

Resmi Gazetede 07.04.2021 tarihinde, vergi incelemeleri, inceleme birimleri ve bunlara dayalı hususlarla ilgili olan 2 tanesi yeni, 5 tanesi de değişiklik yapan yönetmelik olmak üzere 7 adet yönetmelik yayımlandı.

Bunlardan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği ile eski yönetmelik iptal edilerek yeniden ihdas edilmiş oldu. Vergi Denetim Kurulu Danışma Komisyonu Yönetmeliği ise ilk defa tasarlanarak ilk defa yayımlandı.  

Söz konusu yeni komisyon ihdası yönetmeliği ile, aynı konulara/benzer olaylara ilişkin VDK nın farklı birimleri hatta aynı birimdeki farklı inceleme elemanları tarafından düzenlenen inceleme raporlarının yeknesaklığının sağlanması amaçlanmaktadır. Yönetmeliğin ve buna dayalı kurulacak olan komisyonun mutlaka başka görevleri ve işlevleri de olacaktır. Ancak asıl kurulma gayesinin belirttiğimiz dağınıklığın giderilmesi amacında olduğu anlaşılıyor.

Bu yazımızda, bu iki yeni yönetmeliğin veya değişiklik yapan diğer 5 yönetmeliğin içerdiği tüm hususlara değinilmeyecek, bunların tamamında vergi incelemelerinin usulüne, esasına, tebliğ şekillerine, tam, sınırlı ve KDV iadesi incelemelerin sürelerine veya bunlara yönelik ek sürelere ilişkin bir değişiklik, bir yenilik olup olmadığı değerlendirilecektir.

DURUM ŞU,

Bunlardan yeni olan Vergi Denetim Kurulu Danışma Komisyonu Yönetmeliği ilk defa tasarlanıp ilk defa yayımlanan bir yönetmelik. VDK nın farklı illerdeki farklı grup başkanlıkları arasında farklılık gösteren, hatta VDK nın aynı grup başkanlığında görevli inceleme elemanları arasında bile AYNI KONULARA/BENZER OLAYLARA ilişkin farklılık gösteren ve sonuçları farklılaşan farklı farklı inceleme raporları yapılmaktaydı.  Bu komisyon aracılığı ile AYNI KONULARA/BENZER OLAYLARA ilişkin, tüm inceleme birimlerince ve tüm inceleme raporları arasında YEKNESAKLIĞIN sağlanması amaçlanıyor. Tabi ki, inceleme sürelerinin daha da kısaltılması, inceleme alanları, usulleri ve esasları konularında da çalışması olacaktır. Halen, aynı konuya ilişkin farklı mükelleflere farklı farklı sonuçlar doğuran inceleme raporları düzenlenebilmektedir.  

Bunlardan yine, yeni olan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği ile eski yönetmelik iptal edilerek yeniden yayımlanmış oldu. İçeriğinde incelemelerin yukarıda değindiğimiz ayrıntılarına ya da bu yazının konusuna ilişkin yepyeni diyebileceğimiz bir husus yok.  

Diğer 5 yönetmelik ise değişiklik yönetmeliği olup, bazı tabirleri ya da bazı ibareleri değiştirmek için yayımlandı. Örneğin, tüm yönetmeliklerde yer alan “Maliye Bakanı” veya “Maliye Bakanlığı” tabirleri “Hazine ve Maliye Bakanı” veya “Hazine ve Maliye Bakanlığı” şeklinde, yine tüm yönetmeliklerde yer alan “Grup” ibareleri “Daire” olarak değiştirildi.

Şunu da söylemeliyim ki, değişiklik yönetmeliklerinde bir yenilikmiş gibi ya da eski hali ile yeni hali arasında bir ihtilaf varmış gibi yer verilen, halbuki daha belirginleştirmek için kullanılan fuzuli açıklamalar da var.

Şöyle;

Örneğin, Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 23.maddesinde inceleme sürelerinin AZAMİ; tam incelemede 1 yıl, sınırlı incelemede 6 ay olduğu yer alır. Aynı maddenin diğer fıkrasında da her iki inceleme türü kastedilerek EK SÜRENİN yine azami 6 ay olduğu belirtilir. Her iki inceleme türü için ek sürenin azami ve toplam 6 ay olduğu, hiçbir yerde, hiçbir kesimde tartışılmaz ve konuya ilişkin hiçbir ihtilaf yoktur ( Uygulamadaki aksaklıkları kastetmiyorum, mevzuat bazında hiç bir yerde aksi tartışılan bir konu değildir).

Başka bir ifade ile, tam incelemeler ile sınırlı incelemede ek sürelerin farklı olduğuna ilişkin hiçbir kesim tarafından hiçbir iddia yoktur. Her ikisi için de toplam ve azami ek süre 6 aydır. Ancak bu değişiklik yönetmeliğinde bunu daha iyi vurgulayabilmek veya belirginleştirmek için, aynı hususa farklı bir cümle ile yeniden yer verilmiştir. Tam incelemede ve sınırlı incelemede ek sürenin 6 ay olduğu hususuna, sanki konuya ilişkin bir değişiklik varmış gibi yer verilmiştir.  Halbuki ilgili fıkraya KDV iadesi incelemelerindeki azami 2 aylık ek süre eklenmeye çalışılmıştır. Vergi Usul Kanunu’nda bulunup yönetmeliğin ilgili fıkrasında bulunmayan tek husus budur.   

Ayrıca, hem inceleme sürelerinin azami olarak; tam incelemede 1 yıl, sınırlı incelemede 6 ay ve KDV iadesi incelemelerinde ise 3 ay olduğu, tam ve sınırlı incelemelerde ek sürelerin azami 6 ay, KDV iadesi  incelemelerinde ise 2 ay olduğu ve konuya ilişkin diğer temel koşullar Vergi Usul Kanunu’nun 140.maddesinde itinalı bir şekilde zorunlu hükümler olarak yer almış ve öteden beri vardır.   

İkinci örnek, yapılan değişikliklerle Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliğine yeni bir cümle eklenmiş ve diyor ki; mükellefler, uzlaşma sağlanması halinde üzerinde uzlaşılan ceza hakkında, Kanunun 376 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan hükümlerin kendilerine uygulanmasını talep edemezler.

Halbuki, Vergi Usul Kanunu’nun 376-1/1.bendi, UZLAŞILMIŞ OLMASI HALİNDE BUNUN SONUÇLARINI KAPSAMAZ, aksine uzlaşmadan önceki yani uzlaşma talep edilmeden önceki talep edilebilecek bir hakkı veya uzlaşma talep edilmemesi halinde yine süresi içerisinde yararlanılabilecek bir yöntemi anlatır. Uzlaşma sağlandığı anda da bu hükmün faydalanılabilme imkânı ortadan doğal olarak kalkar.

Çünkü Vergi Usul Kanunu’nun 376-1/1 bendi; değişik şekillerde tarh edilen vergilere ve cezalara yönelik düzenlenen İHBARNAMELERİN, ihbarname hükmünde iken bu maddeden faydalanabileceğini anlatır. Uzlaşma sağlanmışsa, vergi ve cezalar İHBARNAME niteliğinden çıkar TAHAKKUKA dönüşür. Uzlaşma tutanakları (uzlaşmanın sağlandığı/vaki olduğu tutanaklar) tahakkuk fişi yerine geçer. Dolayısı ile Vergi Usul Kanunu’nun 376-1/1.bendi; ihbarname halinde iken, başka bir ifade ile ihbarnamenin dışında hiçbir hukuki niteliğe dönüşmeden faydalanılabilecek bir imkândır.

Dolayısı ile, bu hüküm karmaşıkmış gibi veya uygulamada ihtilaf oluşmuş gibi Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliğine; uzlaşmanın vaki olması/sağlanması halinde Vergi Usul Kanunu’nun 376-1/1.bendi hükmünden faydalandırılmasına ilişkin talepte bulunulamayacağına yönelik yeni bir hüküm getirilmesi fuzuli olarak yer almıştır.  

Ancak her şeye rağmen, bazı tanımlamaları daha belirgin hale getirmek için bir çaba sarf edilmiştir. Yoksa yapılan değişiklikler ya da cümle veya ibare eklemeleri; incelemelere ve sürelere yönelik hükümlerin eski manalarında bir karışıklık bir ihtilaf var da bunun düzeltilmesine ilişkin değildir.

Ancak 07.04.2021 tarihinde yayımlanan söz konusu bu 7 yönetmelikte önemli olan ÜÇ KONU VARDIR.

BİRİNCİSİ;  Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 24, 25 ve geçici 1.maddeleri iptal edildi ve diğer hiçbir yönetmeliğe taşınmadı veya ilgili olabilecek başka bir yönetmeliğe ekleme yapılmadı.

Bu üç maddede, BÜYÜK ÖLÇEKLİ mükelleflerin hangi VDK Daire Başkanlıklarında incelenebileceğine ilişkin özel hükümler vardı. Yani BÜYÜK ÖLÇEKLİ mükelleflerin incelemeleri diğerlerinden farklı inceleme birimlerince yapılıyordu. Bu 3 maddenin tamamı kaldırılarak BU AYIRIMDAN VAZGEÇİLMİŞ OLDU. Yeni yayımlananlar arasında, bu konuya ilişkin yeni bir düzenleme de olmadığı/yapılmadığı veya başka bir yönetmeliğe taşınmadığı için bu AYIRIMDAN TAMAMEN VAZGEÇİLDİĞİ anlaşılıyor.

İKİNCİSİ, ilk defa tasarlanarak 07.04.2021 tarihinde yayımlanan “Vergi Denetim Kurulu Danışma Komisyonu Yönetmeliği” ile inceleme raporlarında veya inceleme sonuçlarında bir YEKNESAKLIĞA gidilmeye çalışıldığı anlaşılıyor.

Getiriliş amacından, çalışma biçiminden ve alacağı kararların nerelere iletilmesi gerektiğine ilişkin hükümlerden anlaşıldığına göre, bu güne kadar incelemelerde yaşanan karışıklığın ve sonuçlarının, TÜM İNCELEME BİRİMLERİNCE VE TÜM İNCELEME ELEMANLARINCA her birimde aynı yönde olması ihtiyacından kaynaklandığı anlaşılıyor.

ÜÇÜNCÜSÜ DE; Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliğine, bu yönetmeliğe ilişkin tebliğlerin Vergi Usul Kanunu’nun tebliğ hükümlerine göre yapılacağı eklenmiştir. Bu da şu demek; önceden telefonla veya bir şekilde çağrılarak fakat bir yandan da e-tebliğ ekranına konularak UZLAŞMA günü ve saatini belirtir yazıların bir şekilde mutlak tebliği sağlanıyordu. Bundan böyle tarhiyat öncesi uzlaşmalara ilişkin tüm işlemlerin hiçbir çaba sarf edilmeden e-tebliğ şeklinde tebliğ edilmesinin yeterli olacağı anlaşılıyor.

Defter ve belge isteme yazılarının e-tebliğ ile tebliğ edilmesine yetinilmesi sonucu yaşananlar, görülemeyen e-tebliğler, teslim edilemeyen ve incelenemeyen defterler ve bunların ağır yaptırımları sonucunda son birkaç yıldır birçok ihtilafın yaşandığı malumunuzdur.

Tarhiyat öncesi uzlaşmalara ilişkin tüm işlemlerin sadece e-tebliğle yapılması da aynı sorunları doğurabilecektir. Uzlaşma günü ve saatinden haberi olmayanlar, dolayısı ile uzlaşma hükümlerinden faydalanamayanlar vs.vs.

Hatta, VDK tebliğlerinin sadece e-tebliğle yapılmasının sakıncaları tartışılırken, incelemelere ve bunların tüm sonuçlarına yönelik tüm işlemlerin e-tebliğ ile yapılması ve başkaca tebliğ argümanlarının kullanılmaması yeni sorunlar doğuracaktır.

Konudan uzaklaşmadan şunu da belirtmeliyim.

Mükellefler, cari yılda beyannamelerini vererek, defter tutarak, vergilerini tahakkuk ettirip ödeyerek veya mevzuatta yazılı tüm ödevlerini yerine getirerek cari yılı tamamlamakta ve yeni cari yılda da aynı ödevlerini yapmaya devam etmektedir. Buraya kadar hiçbir eleştirim yok, vergi mükellefleri bunları yapmak zorundadır ve bunun için de tüm yasal koşullara uymalıdır.

Ancak mükellef için tamamlanmış, hiçbir anlamı kalmamış eski bir yılın defter ve belgelerinin incelenebilmesi için hala mükelleften sonsuz çaba beklenmektedir.

İşte tam da burada, cari yıldaki ödevlerini yerine getirirken gösterdiği tüm çabayı defter ve belge incelemelerinde de yine mükelleften beklemek değil, bu defa mükellefin o eski defterlerini inceleyebilmek için mali idarenin biraz çaba göstermesi gerekmektedir.  

Kastedilen, mükellefin defter ve belgelerinin incelemeye istendiğinin, mükellefe tüm tebliğ argümanları ve yolları ile duyurulmasının sağlanmasıdır.

Başka bir ifade ile, VDK tebliğlerinin salt e-tebliğle yapılıp sonuçlarına göre davranılması değil, kanunda yazılı her türlü tebliğ argümanı ile mükellefe inceleme duyurusunun mutlaka yapılabilmesidir.

Mükellefin cari yıldaki ödevlerini yerine getirmekte göstermesi gereken çaba ile, onun için artık bir anlam ifade etmeyen eski defter ve belgelerinin incelenebilmesi için mali idarenin göstermesi gereken çabanın birbirinden farklı olduğunu düşünüyorum.

Bir koca yıl boyunca binlerce konuya dikkat edilerek tüm mükellefiyet ödevlerinin yerine getirilmesine  rağmen, 15 günlük kısa bir sürede salt e-tebliğ şeklinde istenmesi ve e-tebliğde yaşanan bilindik bazı sorunlar nedeniyle, defter ve belgelerin incelemeye sunulamaması sonucu adli ve idari ağır yaptırımlarla burun buruna kalınması, bir koca yılda yerine getirilen mükellefiyet ödevlerinin tümden boşa gitmesi anlamına gelecektir. Olayın bu yönünün de değerlendirilerek bir çözüme kavuşturulması gerekir.    

Özetle, incelemelere ve VDK nın yapısına ilişkin 07.04.2021 tarihinde yayımlanan yönetmeliklerde yer alan ve yukarıda değindiğimiz bu üç hususun haricinde, inceleme sürelerine, ek sürelere veya inceleme usul ve esaslarına ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

KAYNAKÇA

–– 07 Nisan 2021 Tarihli ve 31447 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Rapor Değerlendirme Komisyonlarının Oluşturulması ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

–– 07 Nisan 2021 Tarihli ve 31447 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

–– 07 Nisan 2021 Tarihli ve 31447 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Danışma Komisyonu Yönetmeliği

–– 07 Nisan 2021 Tarihli ve 31447 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Performans Değerlendirme Sistemi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

–– 07 Nisan 2021 Tarihli ve 31447 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği

–– 07 Nisan 2021 Tarihli ve 31447 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

–– 07 Nisan 2021 Tarihli ve 31447 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Müfettişlerinin Görev Yerlerinin Belirlenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

–– 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu   

09.04.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM