YAZARLARIMIZ
Özgür Akkaya
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Ottimo Yönetim Danışmanlığı ve Müşavirliği A.Ş.
ozgur_akkaya@ismmmo.org.tr



Hesap Uzmanları Kurulu Komisyonu Kararları Işığında Holding Şirketlerde Karmaşık Bir Konu: Banka Kredileri

GİRİŞ

Holding şirketlerin, iştirakleri bulunan şirket veya şirketlere, bunların finansman ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kendi adlarına çıkardıkları tahvillerin bedelleri ile bankalardan aldıkları kredileri, tamamen veya kısmen olmak üzere, devretmeleri nedeni ile bu tahvil ve bedellerine ve kredilere tekabül eden giderleri de kendilerine hiçbir menfaat sağlamayacak şekilde intikal ettirmeleri halinde, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28. Maddesi uyarınca banker addedilerek banka muameleri vergisine tabi tutulup tutulmayacağı konusu derinleştirilecektir.

HOLDİNGLERİN TAHVİL ÇIKARMASI VE KREDİ KULLANMASI DURUMU

Holding  sermayesine iştirak ettiği bir anonim şirketin finansman ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olmak üzere, kendi adına tahvil çıkarabilir ve bunların satış tutarlarını iştirak edilen anomim şirkete aynen devredebilir.

Holdin yine aynı maksatla bankalardan kendi adına kredi sağlayabilir ve iştirak ettiği ya da bünyeye kattığı şirkete devredebilir.

KONUYLA İLGİLİ İLK GÖRÜŞ

6802 sayılı kanunun 28. Maddesinin 3. Fıkrasında ikraz işi ile uğraşanlarla banka muamele ve hizmet vergilerinden bir veya birkaçı ile iştigal edenlerin banker sayılacağı belirtilmiş; aynı maddenin 2. Fıkrasında da bankerlerin, yapmış oldukları banka muameleleri dolayısıyla aldıkları paralar banka muameleleri vergisine tabi tutulur.

Diğer taraftan, ödünç para verme işleriyle devamlı uğraşanlar, banker sıfatına sahip olmasalar bile anılan kanun uygulamasında banker olarak addedilmişlerdir. Her ne kadar, bu kişilerin ne zaman banker sayılıp banka muameleleri vergisine tabi tutulacakları konusunda kanunda yeterli açıklık mevcut değilse de ,  bu boşluk, uygulamada Danıştay kararı ile doldurulmuş bulunmaktadır.

Bilindiği üzere Danıştay kararlarının, kimlerin banker sayılacağı hususuna ilişkin olarak öngördüğü kıstaslar aşağıdaki gibidir.

Verilen kredi önemli ölçüde olmalıdır.

Verilen kredi finansman ihtiyaçlarından kaynaklanmalı, ticari muamelelerden doğmamalıdır.

Kredi müteaddit (birçok) kişilere müteaddit defa verilmelidir.

Şeklindedir.

Bu görüşe göre holding, sermayesine iştirak ettiği şirkete önemli ölçüde ve ticari muameleler dışında, şirketin finansman ihtiyacı için birçok defa kredi sağlarsa bu itibarla holding banker kabul edilerek banka muameleleri vergisine tabi tutulması gerekir.

KONUYLA İLGİLİ İKİNCİ GÖRÜŞ

Hemen belirtmek gerekir ki ikinci görüş denetim camiasında hakim görüş olmaktadır.

6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca 2279 sayılı kanuna göre ikraz işiyle uğraşanlarla banka muamele ve hizmetlerinden bir veya birkaçı ile iştigal edenler bu kanunun uygulamasında banker kabul edilmişlerdir.

Madde hükmüne nazaran bir kişinin ya da kurumun veyahut holdingin banker addedilebilmesi için, o şahıs ve şirketin ikraz işiyle uğraşmış veya banka muamele ve hizmetlerinden bir veya birkaçı ile iştigal etmiş olması lazım gelmektedir.

Dikkat edilmesi gereken konu ise esasında şudur:

Ödünç para verme işlerini düzenleyen, anılan kanunun 1. Maddesinde, faizden para kazanmak için ödünç para verme işleri ile meşgul olma ifadesi yer almaktadır. Kanun koyucu, bu deyimle, ödünç para verme işleriyle meşgul olmanın maksadının faizden para kazanmak olduğunu vurgulamıştır.

Halbuki holdinglerin amacı iştirak edilen şirketin finansman ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğu; bunun ise faizden para kazanma kastine konu yapılamayacağı açıktır.

Diğer taraftan bu halde holdingin bir banka ve muamele hizmeti yapmış olduğu da ileri sürülemez. Gerçekten bu konuda bir banka ve muamele vergisinden söz edebilmek için, banka muamelesinin belirgin vasfını teşkil eden ödünç para verme işleminin yapılmış ve bu muameleden bir faiz, yani lehe bir para edilmiş olması lazımdır.

Yani faiz yolu ile kazanç sağlamaya yönelik bir ödünç para verme işlemi mevcut olmadığı sürece, bir banka muamelesi de var sayılamaz.

Bu itibarla holdinglerce yapılan işlemler 2279 sayılı kanuna tabi bir ikraz işi, ne de bir banka muamelesi sayılmaz. Bu bakımdan holding, söz konusu muameleler dolayısı ile banka muameleleri vergisine tabi tutulamaz.

Öte yandan bilindiği gibi Gider Vergileri Kanunu’nun 28. Maddesine göre, bankerlerin vergilendirilmesi için öngörülen koşul, yapılan muamelelerin banka muamelelerinden madut olması ve bu muameleler dolayısı ile lehe bir para alınmasıdır. Yani bir bankerin banka muameleleri vergisine tabi tutulabilmesi için, her ne şekilde olursa olsun bir banka muamelesi yapmış olsun ve bundan dolayı da kendi lehine her nam ile olursa olsun nakden ya da hesaben bir para elde etmiş olması gerekir.

Her ne kadar, holdingin sermayesine iştiraki bulunan kuruma devrettiği borç paralar, bir an için, bir banka muamelesi gibi farzedilse bile bu muamele karşılığında lehe bir para sağlandığının kabul edilebilmesi olanak dışıdır.

Çünkü holdingin kendi adına çıaracağı tahvillerin bedelleri ile bankalardan sağladığı kredileri, tamamen veya kısmen iştiraki konumunda olan şirketen devri nedeni ile bunlarla ilgili giderleri de aktarmak üzere bu masrafları, paraları kullanan şirketi borçlandırmak suretiyle netice hesaplarına alacak kaydetmesi, hiçbir suretle, lehe alınmış bir para şeklinde farz edilemez. Dolayısı ile holdingin banker addi gerekeceği şeklinde bir değerlendirme yapılamaz.

Diğer taraftan yabancı turistlerden döviz alıp satmaya yetklili müesseseler, döviz alım satımında, dövizlerin bankalara alış kurundan devredilme zorunluluğu nedeniyle lehe herhangi bir para elde edilemediği gerekçesi ile banka muameleleri vergisine tabi tutulmamışlardır.

SONUÇ

Holding şirketlerin sermayelerine iştirak ettikleri veya şirketlere finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendi adlarına çıkardıkları tahvillerin bedellerini ya da bankadan aldıkları kredileri tamamen veya kısmen devir etmeleri nedeniyle bunlara ait giderleri de kendilerine hiçbir menfaat sağlamayacak şekilde (faiz geliri açısından) intikal ettirmeleri halinde banka olarak addedilemeyecekleri tabiidir.

Yasal Dayanaklar:

Hesap uzmanları kurulu komisyon kararı

Danıştay kararları

Gider Vergileri Kanunu

10.06.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM