YAZARLARIMIZ
Ömer Akyürek
E. Gelirler Kontrolörü
Vergi Uzmanı
oakyurek23@gmail.com



7103 Sayılı Kanun İle Getirilen Gelir Vergisi Stopaj Teşvikinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar ve Geriye Dönük Yararlanma İmkanı

Ekonomik ve sosyal sıkıntıların yaşandığı ülkemizde, işsizliğin önüne geçmek ve istihdamı artırmak için bir çok teşvik paketleri açıklanmaktadır.  5510 sayılı kanun ile 2008 yılında uygulamaya başlanan %5 SGK prim indiriminin yanı sıra ilave istihdama yönelik çıkarılan 6111, 687, 7103 gibi kanunlar ile devletimiz, %37,5 SGK priminin bir kısmının sübvanse edilmesine olanak sağlamıştır. Bunlardan en geniş kapsamlı olan 7103 sayılı kanun teşviği ile çalışanın prime esas kazanç tutarındaki asgari ücrete isabet eden kısmının; %37,5 ‘luk SGK primini, gelir vergisi stopajını ve buna ilişkin damga vergisi  hazine tarafından karşılanmaktadır. (7103 sayılı kanun uygulamada, İmalat ve bilişim sektöründe faaliyet gösteren işyerleri için 17103; imalat ve bilişim dışındaki diğer sektörlerde faaliyet gösteren işyerleri için 27103 kanun numarası olarak uygulanır. Ancak çalışmamızda bu ayrıntıya girmeyeceğiz) Çalışmamız, 7103 sayılı kanundaki SGK prim teşvik şartlarını sağlayanların yararlanabilecekleri gelir vergisi stopaj teşviklerin uygulamasına ilişkin dikkat edilmesi gereken hususlar ve yararlanılamayan stopaj teşviklerinin geri alınma olanaklarının değerlendirmesine yönelik olacaktır.

FULL TEŞVİK; SGK PRİMİ+ GELİR VERGİSİ STOPAJI+DAMGA VERGİSİ

7103 sayılı kanun ile; çalışanın prime esas kazanç tutarındaki asgari ücrete isabet eden SGK priminin tamamı, gelir vergisi stopajı ve damga vergisi işverenden alınmayarak teşvik kapsamına alınmıştır. Bu teşvikleri alan işverenler daha az SGK primi ve gelir vergisi stopajı beyan ederek işçilik maliyetlerini minimize etmektedirler. Böylece her geçen gün daha fazla finansman ihtiyacı hisseden işletme sahipleri için bu teşvikler bir nevi fon olmaktadır.

İstihdama yönelik getirilen teşvik düzenlemeleri genel olarak SGK primlerine yönelik olduğu düşünülse de, 687 sayılı KHK ve 7103 sayılı kanunlar ile ayrıca 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici maddeler ile belirli şartları sağlaması halinde, işveren tarafından sorumlu sıfatı ile beyan edilip ödenen çalışanların gelir vergisi stopajı ve ücret ödemelerine ilişkin düzenlenen kâğıtlara ait damga vergisinin asgari ücrete isabet eden kısmının teşvik kapsamına olacağını belirtmiştir.

Bu anlamda SGK teşviklerine paralel olarak düzenlenen Gelir Stopaj vergisi ve damga vergisi teşvikleri ilk olarak 687 sayılı KHK ile 2017 yılını kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. 7103 sayılı kanun ile 1/1/2018 ile 31/12/2020 aralığındaki dönemde de stopaj ve damga vergisi teşvikleri işverenlerin imkanına sunulmuştur. 02.12.2020 tarihli Cumhurbaşkanı Kararları ile bu süre 31.12.2022 tarihinde kadar uzatılmıştır. Kanunda belirtilen şartların sağlanması halinde asgari ücretli bir çalışan için 2021 yılında ; 1.3451,56 TL SGK primi, 187,82 TL gelir vergisi stopajı (AGİ sonrası kalan), 27,15 TL damga vergisi teşvikten yararlanılacaktır.

7103 SAYILI KANUNDAN KAYNAKLI GELİR VERGİSİ STOPAJ TEŞVİĞİNİN ŞARTLARI

7103 sayılı kanun ile getirilen gelir vergisi stopaj teşviki, her ne kadar ücretli çalışandan alınan ve işveren tarafından sorumlu sıfatı ile beyan edilen “gelir vergisi” kesintisi için getirilen bir düzenleme olsa da Gelir Vergisi Kanunu’nda konu ile ilgili bir hüküm yer almamaktadır. Kanun koyucu buradaki düzenlemeyi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa, Geçici 21. Maddeyi eklemek suretiyle getirmiştir.

Bunun nedeni 7103 gelir vergisi stopaj teşvikinin, SGK prim teşvik şartlarına bağlanmış olmasıdır. Yani SGK prim teşviğinden bağımsız olarak faydalanabilecek bir teşvik değildir. Bundan dolayı 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa eklenen geçici madde ile açıklanmıştır.

Uygulamaya yön vermesi açısından konu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 304 sayılı Gelir Vergisi Tebliği yayınlanmıştır. Mezkur Tebliği’nin 6.maddesinde, 4447 sayılı Kanunun Geçici 19’uncu maddesine göre SGK prim desteğinden faydalanılamayan durumlarda gelir vergisi stopajı teşvikinden faydalanılamayacağı belirtilmiştir.

Yani 7103 sayılı kanun ile getirilen gelir vergisi stopaj teşviki için öncelikle bu kanundaki SGK prim teşviki şartlarına bakmamız gerekmektedir. Buna göre;

  1. Sigortalının Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsiz olması,
  2. Sigortalının işe başlama tarihinden önceki üç ay içerisinde, toplam on günden fazla Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemiş olması ve (sigortalının isteğe bağlı sigortalılık hariç) 5510 sayılı Kanunun 4/b li olmaması,
  3. Sigortalının işe alındığı yıldan bir önceki takvim yılında işe alındığı işyerinden bildirilen aylık prim ve hizmet belgelerindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olarak işe alınmış olması.
  4. Özel sektör işvereni olması,
  5. İşyerinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin olmaması,
  6. İşverenin sigortalıyı, ortalama sigortalı sayısına ilave olarak çalıştırması,
  7. Kuruma yasal ödeme süresi geçmiş prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması (varsa da yapılandırılmış/tecil ve taksitlendirilmiş olması ve bu işlemlerin devam ediyor olması),
  8. İşverenin aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresinde vermesi ve primlerini yasal süresi içinde ödemesi gerekmektedir.

Bu teşvik, kapsamına giren her bir çalışan için en fazla 12 ay süre ile uygulanır. Bu süre; engelli, 18 yaşından büyük kadın, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek çalışanlar için 18 ay süre ile uygulanır.

Gelir vergisi stopaj teşviğinden faydalanmak için ayrıca; Gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanmak isteyen işverenlerin, ilgili tebliğin ekinde yer alan “İstihdamın Teşvikine İlişkin Bildirimi” doldurmaları ve muhtasar beyanname/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ekinde vermeleri zorunludur.

Yine teşvik tutarı, yararlanılan sigortalı bazında ve teşvikten yararlanılan yılda uygulanacak asgari ücretin aylık brüt tutarının çalışılan gün sayısına isabet eden kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinden asgari geçim indiriminin mahsup edilmesi sonucu kalan tutarı geçemez.

GELİR VERGİSİ STOPAJ TEŞVİĞİNDEN FAYDALANMA USULÜ: TAHAKKUKTAN TERKİN ETMEK

Gerçek/tüzel kişilerin teşviklerden yararlanma usulü farklılık gösterebilmektedir. Örneğin 5510,687,6111,7103 sayılı kanunlardaki SGK teşviklerinden cari dönemde faydalanılması halinde, ilgili aydaki tahakkuk fişine yansımakta ve teşvik getirisi kadar daha az SGK primi ödenmektedir.

SGK teşviklerinden geriye dönük faydalanılması halinde teşvikler tahakkuk fişlerine yansımamakta, ödenme aşamasına gelmiş SGK prim borcundan bağlı olunan SGK Müdürlüğü aracılığıyla mahsup edilmektedir.

Gelir vergisi stopaj teşviklerinde ise; 7103 sayılı kanunda SGK teşvikleri için aranan ve yukarıdaki bölümde belirttiğimiz şartları sağlayan ve işe alınan ücretlilerin, ilgili yılda uygulanan asgarî ücretin aylık brüt tutarının prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgarî geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilerek teşvikten faydalanılır.

Ücret bordrosu düzenlenen bazı durumlarda gelir vergisi stopajı ilgili mevzuata göre hesap edilir ve nakden veya hesaben ödemenin yapıldığı dönemin muhtasar beyannamesine ithal edilir. Beyanname üzerinden gelir stopaj vergisi kendi mevzuatına uygun olarak tahakkuk ettirilir. Devlete ödenecek duruma gelen gelir stopaj vergisini, Devlet işveren (vergi sorumlusu) lehine kısmen veya tamamen almaktan vazgeçebilir. Bu uygulama “tahakkuktan terkin” işlemi diye nitelendirilir[1].

Ücret üzerinden hesaplanarak beyan edilen stopaj gelir vergisi, MUHTASAR VE PRIM HIZMET BEYANNAMESİ üzerinde, ödenmesi gereken safhaya gelmeden önce “4447 Sayılı Kanunun Geçici 21. Maddesi Kapsamında Terkin Edilecek Tutar” satırında gösterilmek suretiyle teşvikden faydalanılır. Beyannamede bu kısmın doldurulmaması halinde terkin gerçekleşmeyecek ve teşvikten faydalanılamayacaktır.

Konu hakkında Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yayınlanan rehber ve broşürlerde BDP(Beyanname Düzenleme Programı) da hangi ekrandan girişlerin yapılacağı ve dikkat edilecek hususlar belirtilmiştir.[2]

DİKKATTEN KAÇAN GELİR VERGİSİ STOPAJ TEŞVİKİ

Gelir vergisi stopaj teşviğinden faydalanmak, SGK prim teşvik şartlarına bağlanmıştır. Yani gelir vergisi stopaj teşviki, SGK prim teşviğinden bağımsız olarak faydalanabilecek bir teşvik değildir. Şirketlerde genelde bordroları oluşturmak ve SGK bildirgesi vermek İnsan kaynakları departmanına, gelir vergisi stopajını hesaplamak, muhasebeleştirmek ve beyannamesini vermek muhasebe departmanına ait görevler arasında tanımlanmaktadır. 1 Temmuz 2020 tarihinden önce, SGK prim hizmet belgesi ve muhtasar beyannamesi ayrı verilirken, bu tarihinden itibaren bu iki beyan “MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ “ adı altında birleştirilmiştir.

7103 sayılı kanundaki teşvik şartları, esas olarak iş yerinde çalışan işçi ile ilgili ortalama sayı, yaş, cinsiyet, ilave işçi çalışma şartlarının tespiti gibi nedenlerden dolayı İK departmanının kontrolünde yapılmaktadır. Bu birim SGK prim teşvikini dikkate alıp faydalanmak için prim hizmet belgesini 7103 sayılı kanun ile verirken, bazen muhasebe departmanın bu teşvikten faydalanmadan beyanname verdiği görülmektedir.

SGK prim teşviğinden faydalanmak için işverenlerin, kanun şartlarını sağlayan çalışanının SGK bildirgesini 7103 sayılı kanun seçeneği ile vermesi yeterli olacaktır. Böylece ay sonu alacağı tahakkuk fişinde, asgari ücrete isabet eden kadar SGK primi mahsup edilip yansımaktadır. Ancak stopaj teşviğinden faydalanmak için Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde bildirgenin 7103 sayılı kanundan verilmesi yeterli olmayacaktır. Ayrıca bu beyannamedeki terkin işleminin yapılması gerekmektedir.

İK ve muhasebe departmanlarının işlerini kolaylaştıran muhasebe programlarından bazıları bu açığı kapatmaktadır. 7103 sayılı kanundaki SGK prim teşviğinden faydalanan bir kişinin gelir vergisi stopaj teşvikini programlar hesaplayıp, Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ilgili satırdaki terkin edilecek satırı doldurarak bu teşvikten faydalandırmaktadır. Ancak BDP(Beyanname Düzenleme Programı) üzerinden beyanname veren veya muhasebe programı; SGK prim teşviki- gelir vergisi stopaj teşviki eşleştirmesini yapmayanlar bu teşviklerden faydalanamamakta ve fazladan gelir vergisi stopajı ve damga vergisi ödemektedirler. Yöneticinin uygulamasına bırakılan bu tür durumlarda firmalar gelir vergisi stopaj teşviki ve damga vergisi teşviklerinden maalesef yararlanamamaktadırlar.  

Asgarî ücretin aylık brüt tutarının prim ödeme gün sayısına isabet eden tutarı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin asgarî geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan kısmı tespit ettikten sonra, Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde önce ücret olarak beyan edip matraha dahil etmek, sonra yine aynı beyanname üzerinde tahakkuk eden vergiden terkin edilmesi önem arz etmektedir. Bu madde kapsamında yapılan ücret ödemelerine ilişkin düzenlenen kâğıtlara ait damga vergisinin de aylık brüt asgarî ücretin prim ödeme gün sayısına isabet eden kısmı beyan edilmez ve ödenmez.

YARARLANILMAYAN TEŞVİKLERİ GERİYE DÖNÜK ALMAK MÜMKÜN MÜ?

Mevzuattaki karmaşıklık ve uygulama birliğinin sağlanmasına kadar geçen sürede yararlanılmayan SGK teşviklerin geriye dönük tespitine ve alınmasına belirli tarih aralıklarında imkan tanınmıştır.

Örneğin; 5510 sayılı Kanunun Ek 17’nci maddesi kapsamında 2018/Mart öncesine ilişkin SGK teşvikinden yararlanılmayan veya bildirge değişikliği talebinde bulunan işverenlere 30/6/2020 tarihine kadar süre verilmişti. Bu tarihten itibaren geriye dönük sadece 6 ay faydalanılmayan teşvikler alınabiliyordu.

Ancak 22.04.2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7316 sayılı Kanun ile geriye dönük teşviklerden 6 ay yararlanma hakkı 30/04/2021 tarihinden itibaren sonlandırılmıştır.  Konu hakkında TÜRMOB’un itirazları dikkate alınmamış[3] ve kanun meclisten geçerek yasalaşmıştır.

Yararlanılmayan SGK teşviklerinin geri dönük alınmasına çıkarılan kanunlarla imkan tanınmışken, uygulamada dikkatten kaçan gelir vergisi stopaj teşvikinin geri alınmasına yönelik mevzuatta açık bir hüküm bulunmamaktadır.

Ancak kanunun uygulamasına yönelik çıkarılan 304 sayılı Gelir Vergisi Tebliği’nin 10/7 maddesinde, tebliğ yayım tarihine kadar yararlanılmayan gelir vergisi stopaj teşviğinden nasıl yararlanabileceğini açıklamıştır. Bu Tebliğin yayımı tarihine kadar şartları taşıyan sigortalılardan dolayı yararlanılamayan gelir vergisi stopajı teşvik tutarları, bu tarihten sonra verilecek ilk muhtasar beyanname/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi üzerinde mahsup edilecektir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için teşvikten yararlanılamayan dönemlere ait bilgilerin de ilk muhtasar beyanname/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ekinde verilecek bildirime eklenmesi gerekmektedir.

Tebliğdeki örnek aşağıdaki gibidir;

Örnek[4]: İşveren (H), 2018 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin muhtasar beyanname/muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini kanuni süresinde vermiştir. İşveren (H), Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanamamıştır. Bu durumda işveren (H), yararlanamadığı gelir vergisi stopaj teşvik tutarları ile Haziran ayına ait teşvik tutarını, Temmuz/2018’de vereceği muhtasar beyanname/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi üzerinden mahsup edebilecektir.

Her ne kadar tebliğdeki bu örnek, tebliğ yayım tarihine kadar geçen süre ile sınırlı olsa da, ilgili dönemde yararlanılamayan stopaj teşviklerinden geriye dönük yararlanma hususunda usulün belirlenmesi açısından yol göstericidir. Mevzuattaki karmaşıklığı gidermek için çıkarılacak bir tebliğ ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini kanuni süresinde veren mükellefler için yararlanılmayan stopaj teşviklerinin sonraki dönem beyannamelerinde dikkate alınabileceği belirtilmelidir.

Yararlanılmayan gelir vergisi stopaj teşvikinin alınmasının bir diğer yolu muhtasar ve prim hizmet beyannamesi için düzeltme beyannamesi vermektir. Vergi Usul Kanunu’nun 116 ve takip eden maddeleri uyarınca yapılacak düzeltme hükümleri uygulanarak, muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki değişiklik ile terkin edilecek vergi, beyannamedeki “4447 Sayılı Kanunun Geçici 21. Maddesi Kapsamında Terkin Edilecek Tutar” satırına doldurularak mahsuben vergi iadesi alınabilir.

Ancak yapılan düzeltme vergiyi azaltıcı yönde olacağı için düzeltme beyannamesinin tahakkuku beyanname sistemi tarafından sıfır olarak düzenlenir. Yapılan düzeltmenin mükellef tarafından haklı bir nedene veya bir hataya dayandığının belgelendirilmesi ya da mükellef tarafından yapılan yazılı açıklamanın vergi dairesi müdürünce yeterli görülmesi halinde, tahakkuk vergi dairesince düzeltilebilmektedir. Açıklamanın yeterli görülmediği durumlarda bu düzeltme beyannameleri incelemeye sevk edilmektir. Düzeltmeler bürokratik işlemlere maruz kalacağı için bu seçenek mükellefler tarafından kullanılmamaktadır. Bunun yerine 304 sayılı Gelir Vergisi Tebliği’nin güncellenip, yararlanılmayan teşviklerin sonraki dönem muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde dikkate alınması gerektiği kanaatindeyiz.


[1] https://vergialgi.net/gelir-vergisinin-tahakkuktan-terkine-edilmesi-isci-ve-isverenler-ile-ar-ge-faaliyetleri-yonlerinden

[2] https://ebeyanname.gib.gov.tr/muphb1.pdf

[3] https://www.dunya.com/ekonomi/sgk-prim-tesviklerinden-geriye-donuk-yararlanma-devam-etsin-haberi-617573

[4] https://www.gib.gov.tr/gibmevzuat

30.04.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM