YAZARLARIMIZ
Abuzer Akbıyık
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
abuzerakbiyik@hotmail.com



Teşvik Belgesi Kapsamında, Finansal Kiralama Yöntemi İle (Leasing) Yapılacak Yatırımlarda İndirimli Vergi Uygulaması

Özet:

Finansal Kiralama, kira süresi sonunda mülkiyet hakkının kiracıya devredilip devredilmediğine bakılmaksızın, bir iktisadî kıymetin mülkiyetine sahip olmaktan kaynaklanan tüm riskler ile yararların kiracıya bırakılması sonucunu doğuran kiralamalardır. Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında Finansal Kiralama (Leasing) yoluyla temin edilen makine teçhizatlar, indirimli vergi uygulamasında dikkate alınır. İndirimli kurumlar vergisi uygulamasında dikkate alınacak yatırıma katkı tutarı, finansal kiralama yoluyla edinilen iktisadi kıymetlerin kaydedildiği “260 Haklar” Hesabında yer alan tutarlar üzerinden hesaplanır. Biz bu yazımızda, Teşvik Belgesi alan ve Finansal kiralama işleminde de kiracı konumunda olan Kurumlar Vergisi mükellefi yatırımcının, vergi indirimi uygulamasını ele alacağız.    

Finansal Kiralamanın Teşvik Mevzuatındaki Yeri

Yatırım Teşvik Belgesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nce verilmektedir. Teşvik Belgesi düzenlenmesinin ana mevzuatı olan,19.06.2012 tarihli ve 28328 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında” Bakanlar Kurulu Kararının pek çok maddesinde Teşvik belgesi kapsamında yer alan makine ve teçhizatın tamamı veya bir kısmı finansal kiralama yolu ile temin edilebileceği ve desteklerden istifade edeceği belirtilmiştir.   

2012/3305 sayılı “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında” Bakanlar Kurulu Kararının,

5’inci maddesinin 2’nci fıkrasında, "Finansal kiralama yöntemiyle yapılacak yatırımlarda finansal kiralamaya konu makine ve teçhizata ait toplam tutarın, her bir finansal kiralama şirketi için 1 inci, 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü bölgelerde asgari beşyüzbin Türk Lirası, 5 inci ve 6 ncı bölgelerde ise asgari üçyüzbin Türk Lirası olması gerekir.

            7’nci maddesinin 3’üncü fıkrasında, "Finansal kiralama yöntemiyle gerçekleştirilecek yatırımlar için finansal kiralama şirketi adına ayrı bir teşvik belgesi düzenlenmez."

11’nci maddesinin 2’nci  fıkrasında “Faiz veya kâr payı desteği içeren teşvik belgelerine konu yatırımlardan finansal kiralama yöntemiyle gerçekleştirilecek olanlar için de faiz veya kâr payı ödemelerini içeren itfa planı yapılması kaydıyla aynı şartlarla faiz veya kâr payı desteği öngörülebilir” hükümleri yer almaktadır.

20.06.2012 tarihli ve 28329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2012/1 seri no.lu Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulamasına İlişkin Tebliğin,

20’nci maddesinin 1’inci fıkrasında; "Teşvik belgesi kapsamında yer alan makine ve teçhizatın tamamı veya bir kısmı finansal kiralama yolu ile temin edilebilir”, 2’inci fıkrasında; Finansal kiralama şirketinin gümrük vergisi muafiyeti ve KDV istisnası desteklerinden yararlanabilmesi için, teşvik belgesi sahibi yatırımcı ile sözleşme yapılmış olması ve Genel Müdürlük tarafından finansal kiralamaya konu makine ve teçhizat listesinin onaylanmış olması gerekir.” ifadeleri yer almaktadır.

Finansal Kiralama İşlemlerinin Vergi Usul Kanunu’ndaki Yeri

24 Nisan 2003 tarih ve 25088 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4842 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 25’nci maddesi ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa Mükerrer 290’ncı madde eklenmiştir.  1 Temmuz 2003 tarih ve 25155 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 319 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğde de, VUK Mükerrer 290’nci madde ile ilgili açıklamalara yer verilmiştir. 

Bu düzenlemeler ile 01 Temmuz 2003 tarihinden başlamak üzere Finansal Kiralama (Leasing) işlemlerinde, kiralamaya konu olan iktisadi kıymet değerlemesi, muhasebe kaydı ve amortisman uygulaması bakımından önemli değişiklik yapılmıştır. Bu değişikliklerden en önemlisi, kiracıların, finansal kiralama konusu iktisadi kıymet bedelinin tamamını, kullanma hakkı olarak aktife alacağı, karşılığında ise kiralayana olan borcun pasife kaydedeceği, amortisman ayırılabileceği hususudur.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 290’ıncı maddesinde;

"1. Finansal kiralama işlemlerinde, finansal kiralamaya konu olan iktisadî kıymet ile sözleşmeden doğan hak, borç ve alacakların değerlemesi aşağıdaki esaslara göre yapılır.

Kiracı tarafından finansal kiralama işlemine konu iktisadî kıymeti kullanma hakkı ve sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu iktisadî kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlenir.

2. Kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu iktisadî kıymeti kullanma hakkı, bu Kanunun mükerrer 298 inci maddesi ve üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci bölümünde kiralama konusu iktisadî kıymet için belirlenmiş esaslar çerçevesinde yeniden değerlemeye ve amortismana tâbi tutulur.

Kiracı tarafından finansal kiralama sözleşmesine göre yapılan kira ödemeleri, borç anapara ödemesi ve faiz gideri olarak ayrıştırılır. Ayrıştırma işlemi, her bir dönem sonunda kalan borç tutarına sabit bir dönemsel faiz oranı uygulanmasını sağlayacak şekilde yapılır.

..." hükümleri yer almaktadır.

Finansal Kiralamada İndirimli Vergi Konusunda Maliye Bakanlığı’nın Görüşü

            2020 yılında Denizli ilindeki bir mükellef tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığına başvurulmuş, konu ile ilgili aşağıdaki sorular sorularak, idareden görüş (özelge/mukteza) istenmiştir.

Yapılan başvuruda “Finansal kiralama yoluyla temin edilen makina ve teçhizat için indirimli kurumlar vergisine tabi yatırım harcaması tutarının tespitinde, Finansal Kiralama Sözleşmesi gereğince toplam finansal kiralama bedelinin mi yoksa sadece "260-Haklar Hesabında" takip edilen tutarın mı dikkate alınacağı, indirimli kurumlar vergisinden taksit ödemelerinin yapıldığı tarihte mi faydalanılacağı, Yatırım süresi içerisinde finansal kiralama bedellerinin tamamının ödenmesinin zorunlu olup olmadığı ile finansal kiralama sözleşmesinin devam ettiği sürede döviz cinsinden yapılan sözleşmeler sonucu oluşacak kur farkının indirimli kurumlar vergisine tabi yatırım harcamasının tespitinde nasıl dikkate alınacağı hususlarında” Vergi idaresinin görüşü sorulmuştur.

T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı, Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğünce verilen, 12.08.2020 tarih ve E.41694 sayılı muktezada, konu ile ilgili kanun maddeline yer verilerek sonuç bölümünde şu görüş verilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; yatırım teşvik belgesi kapsamında finansal kiralama yoluyla temin edilen makina ve teçhizata ilişkin olarak indirimli kurumlar vergisi uygulamasında dikkate alınacak yatırıma katkı tutarının belirlenmesinde, yatırım teşvik belgesi kapsamında finansal kiralama yoluyla edinilen iktisadi kıymetler için Vergi Usul Kanununun mükerrer 290 ıncı maddesi hükümleri çerçevesinde tespit edilen "260 Haklar Hesabı"nda yer alan tutarın dikkate alınması gerekmektedir.

Öte yandan, finansal kiralama sözleşmelerinin devam ettiği sürede döviz cinsinden yapılan sözleşmeler sonucu oluşacak kur farkları indirimli kurumlar vergisine esas olan yatırıma katkı tutarını değiştirmeyecek olup indirimli kurumlar vergisi uygulaması açısından yatırıma katkı tutarının tespitinde yatırımın tamamlanması halinde ilgili Bakanlık tarafından tamamlama vizesi yapılırken kabul edilen vergi indirimine esas toplam yatırım harcaması tutarı dikkate alınacaktır.”

İndirimli Verginin Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki yeri

28.02.2009 Tarih ve mükerrer 27155 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 5838 Sayılı Kanun 9. Maddesi ile 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa “İndirimli Kurumlar Vergisi” başlıklı 32/A maddesi eklenmiştir. Bu maddeye göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Teşvik Belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançların yatırımın kısmen veya tamamen işletilmeye başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden Kurumlar Vergisine tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır.

İndirimli Vergi Desteğinin Yatırımcı Açısından Önemi

Kurumlar Vergisi mükelleflerinin, Sanayi  ve Teknoloji Bakanlığınca (Eski ismi Ekonomi  Bakanlığı) Yatırım Teşvik Belgesine bağlanan yatırımlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren elde ettikleri kazançları dolayısıyla indirimli kurumlar vergisi uygulamasından faydalanmaları mümkündür.

Yatırımcıların, Yatırım Teşvik Belgesi kapsamındaki yatırımlarından elde ettikleri kazançları yanı sıra, toplam yatırıma katkı tutarının Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kısmına ilişkin olarak, yatırım döneminde, diğer faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına da indirimli Kurumlar Vergisi uygulanması mümkündür.

Teşvik Belgesi kapsamında yatırım yapan işletmeler, Teşvik Belgesi kapsamında gerçekleştirdikleri (arsa hariç), bina-inşaat, makine teçhizat ve diğer yatırım tutarı ile, teşvik belgeleri üzerinde yazılı Yatırma Katkı Payı Oranını çarparak, Yatırma Katkı Payını hesaplar. Yatırma Katkı Payına ulaşıncaya kadar da, Teşvik Belgesi üzerinde yazılı indirim oranında, Kurumlar Vergisini indirimli olarak öder. Örnek Teşvik belgesi kapsamında 10.000.000 TL yatırım yapmış olan bir yatırımcı %30 Yatırıma Katkı Tutarı, %70 Vergi indirimi olsun. 2020 yılında da 1.500.000 Kar olsun. Bu durumda 10.000.000x%30=3.000.000 TL Yatırma Katkı oranı olarak hesaplanır. İndirimli vergi oranı (%22 Kurumlar Vergisi oranıx%70 indirim=%15.4). Bu Yatırımcı 2020 karı üzerinden (1.500.000 kar x%22) 330.000 TL Kurumlar Vergi ödemesi gerekirken, (1.500.000 kar x%6,6) 99.000 TL ödeyecek, (1.500.000 karx%15,4) 231.000 TL vergiyi ödemeyecektir. Ödemediği vergiler 3.000.000 TL Yatırım katkı payına ulaşıncaya kadar devam edecektir. Bir başka ifade, yatırımcı, (3.000.000/%15,4) 19.480.519 TL kâr elde edinceye kadar, Kurumlar Vergisini %22 yerine, (%15,4 indirimli olarak) %6,4 oranında ödeyecektir. Bu indirim uygulamasında süre de yoktur. İndirimli vergi uygulaması, hesaplanan katkı payı bitinceye, kadar devam edecektir. Devlet, örneğimizdeki 10 milyon yatırım yapan yatırımcıya, kazancı üzerinden ödeyeceği vergiden dolayı 3.000.000 TL az vergi ödettirilerek, yatırımcıya katkı sağlanmaktadır.   

2012/3305 sayılı Teşvik kararında İmalat sanayine yönelik (US-97 kodu 15-37) düzenlenen yatırım teşvik belgesi kapsamında, 01.01.2017-31.12.2019 tarihleri arasında gerçekleşen yatırım harcamaları için Yatırma Katkı Oranına 15 puan ilave edilmiş ve Vergi indirimi de yüzde yüz oranına, katkı tutarının yatırım döneminde yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına uygulanacak oranı yüzde yüz oranına yükseltilmişti. (2012/3305 Sayılı Karar Geçici 8. Madde 22.02.2017 tarih ve 27987 sayımı RG yayınlanan 2017/9917 sayılı kararın 6. Maddesi ile eklendi. 30 Aralık 2017 tarihli ve 30286 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazete’de 2017/11175 sayılı karar gereği 31.12.2017 tarihi 31.12.2018 olarak değiştirildi. Daha sonra 28.02.2019-30700 RG, Cumhurbaşkanlığı 798 sayılı Kararı 7. Maddesi ile 31.12.2018 tarihi 31.12.2019 olarak değiştirildi.)

Bu kez, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile bu artış 31.12.2022 tarihine kadar uygulanacaktır. Buna göre; 30 Aralık 2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1950 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı eki Kararın 2’nci maddesi uyarınca; “15/06/2012 tarihli 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile daha önceki kararlara istinaden imalat sanayiine yönelik (Us-97 Kodu 15-37) düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında, 1/1/2020-31/12/2022 tarihleri arasında gerçekleştirilen yatırım  harcamaları için bölgesel, büyük ölçekli ve stratejik teşvik uygulamaları kapsamında vergi indirimi desteği uygulanacak yatırma katkı oranları her bir bölgede geçerli olan yatırma katkı oranına 15 puan ilave edilmek suretiyle, kurumlar vergisi ve gelir vergisi indirimi tüm bölgelerde yüzde yüz oranında ve yatırma katkı tutarının yatırım döneminde yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına uygulanacak oranı yüzde yüz olmak üzere, teşvik belgesi üzerinde herhangi bir işlem yapılmaksızın uygulanır”

Örneğimizi dikkate alırsak Teşvik kapsamında 10.000.000 TL yatırım yapan bir işletme, Katkı Oranı (%30+%15) %45 uygulanarak toplam olarak (10.000.000x%45) 4.500.000 TL vergi avantajı sağlayacaktır. Bu vergi avantajını kâr ettiği süre içinde (süre sırlaması olmaksızın) kullanabilecektir. Örneğimize göre 2020 yılında elde ettiği kardan dolayı ödemesi gereken (1.500.000 Karx%22 Kurumlar Vergisi) 330.000 TL (Vergi indirimi %100’e çıkarıldığı için) verginin tamamını ödemeyecektir.

Yatırım döneminde (Teşvik alım için başvuru tarihinden, fiilen tamamlandığı tarihine kadar) Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırımlarından elde ettikleri kazançlarının yanı sıra, belirlenen oranda, diğer faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına da indirimli kurumlar vergisi uygulanması mümkündür. Bir şirket, Güneydoğudaki bir yatırımından elde ettiği vergi indirimini, Yatırım döneminde, İstanbul’daki farklı bir işletmesi için ödeyeceği vergiden düşebilmektedir.

Yatırımın tamamlanması şartıyla, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle yararlanılan kısmı hariç olmak üzere, kalan yatırıma katkı tutarı, yatırımın tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.

2012/33015 Sayılı Karar kapsamında yer alan desteklerin uygulanması açısından iller, sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyeleri dikkate alınarak 6 bölgeye ayırılmıştır. Kararın “Vergi İndirimi” ile ilgili 15. Maddesine göre Yatırma katkı oranları 1. Bölgede %15, 2.bölgede%20, 3. Bölgede %25, 4. Bölgede %30, 5. Bölgede %40, 6. Bölgede %50’dir. Yapılan değişiklikler ile 01.01.2017-31.12.2022 tarihleri arasında her bir bölgede geçerli olan yatırma katkı oranına 15 puan ilave edilmek suretiyle, kurumlar vergisi ve gelir vergisi indirimi tüm bölgelerde yüzde yüz oranında uygulanacaktır. Bu yönü ile sağlayacağı avantajlar bakımından, Teşvik Belgesi ile sağlanan Vergi indiriminin, Yatımcılar için çok önemli bir destek olduğunu söyleyebiliriz. 

Finansal Kiralama İşleminin Muhasebe Kaydı ve Amortisman Uygulaması

Finansal Kiralama işlemlerinin kiracı ve kiralayan açısından muhasebeleştirilmesi, 31 Temmuz 2003 tarih ve 25185 nolu Resmi Gazete’de yayımlanan, Maliye Bakanlığı 11 sıra nolu “Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” ile düzenlenmiştir. Tebliğin 5. Maddesinde “30-MALİ BORÇLAR hesap grubunda “301- FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİNDEN BORÇLAR ile “302- ERTELENMİŞ FİNANSAL KİRALAMA BORÇLANMA MALİYETLERİ(-) hesapları açılmıştır.

301- FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİNDEN BORÇLAR

Bu hesap, kiracıların finansal kiralama yapanlara olan ve vadesi 1 yılı geçmeyen borçlarının izlendiği hesaptır. İşleyişi: Finansal kiralama sözleşme tutarı bu hesaba alacak, finansal kiralamaya konu olan ilgili varlık hesabına kira ödemelerinin bugünkü değeri ile borç ve bu iki tutar arasındaki fark da “302-Ertelenmiş Finansal Kiralama Borçlanma Maliyetleri hesabına borç kaydedilir. ”

Tebliğe göre; Finansal kiralamaya konu olan ilgili varlık hesabına kira ödemelerinin bugünkü değeri ile borç kaydı yapılır. Finansal kiralama işlemlerinde devir faturası kesilene kadar varlığın mülkiyeti finansal kiralama şirketine ait olduğundan, söz konusu varlığın kullanım hakkını, 260 – HAKLAR HESABI’na kaydedilir. Finansal kiralamaya konu varlıkların amortisman tutarları da 268 – BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR HESABI’na kaydedilir.

Finansal kiralama yapanlara olan ve vadesi 1 yılı geçmeyen borçlarını  301- FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİNDEN BORÇLAR hesabında, vadesi 1 yılı aşan borçlarını 401- FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİNDEN BORÇLAR hesabında, henüz ödenmemiş 1 yılı aşmayan finansal kiralama borçlanma maliyetlerini 302- ERTELENMİŞ FİNANSAL KİRALAMA BORÇLANMA MALİYETLERİ (-) hesabında ve 1 yılı aşan finansal kiralama borçlanma maliyetlerini  402- ERTELENMİŞ FİNANSAL KİRALAMA BORÇLANMA MALİYETLERİ(-) hesabında izler. 

Finansal Kiralamada Değerleme ve Amortisman uygulaması;

01.07.2003 tarih ve 25155 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 319 Sıra nolu Vergi usul Kanunu Genel Tebliği, kiracıya ilişkin hükümler ile ilgili II/B bölümünde yer alan hükümler şu şekildedir;

“1-Finansal kiralama işlemine konu iktisadi kıymeti kullanma hakkı ve sözleşmeden doğan borç, kiralama konusu iktisadi kıymetin rayiç bedeli veya sözleşmeye göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerinden düşük olanı ile değerlenecektir. Finansal kiralama konusu iktisadi kıymet, kullanma hakkı olarak aktife alınacak karşılığında ise kiralayana olan borç pasife kaydedilecektir.

2-Kiracı tarafından aktifleştirilen finansal kiralamaya konu iktisadi kıymeti kullanma hakkı, Vergi Usul Kanununun üçüncü kitabının üçüncü kısmının birinci bölümü ve ilgili genel tebliğlerde kiralama konusu iktisadi kıymet için belirlenmiş usul ve esaslar çerçevesinde amortismana ve Kanunun Mükerrer 298 inci maddesi uyarınca da yeniden değerlemeye tâbi tutulacaktır…..”

4-Kiracının, Finansal kiralama borçlarının Vergi Usul Kanununun 285 inci maddesi kapsamında reeskonta tabi tutulması mümkün bulunmamaktadır…..

Döviz Cinsinden Finansal Kiralamalarda Değerleme ise VUK 280. Madde esas alınır. 280 madde “Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır. Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir…”  Hükmü yer almaktadır. Bu çerçevede Döviz cinsinden olan 301-401 Finansal Kiralama İşlemlerinden Doğan Borçlar Hesapları ile, 302-402 Ertelenmiş Finansal Kiralama Borçlanma Maliyetleri (-) Hesapları VUK 280. Maddesi gereğince değerlemeye tabi tutulacaktır.

Finansal Kiralamalarda amortisman uygulaması ise; Kiracı firmanın muhasebe hesaplarında 260 Haklar Hesabına kaydedeceği, kiralanan malın bedeli, VUK 333, 339 ve 365 sıra nolu Genel Tebliğler ile düzenlenen şekilde, iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenen oranlarda amortismana tabi tutulur.

Finansal Kiralan İktisadi kıymetlerde Kur Farkı ve Faiz Giderleri:

01.07.2003 tarih ve 25155 nolu Resmi Gazetede yayınlanan 319 Seri Nolu VUK Genel Tebliğinde Dövizli Finansal Kiralama işlemlerinde ortaya çıkan kur farkı ve faiz giderleri konularında neler yapılacağı bahsedilmiştir. 163 Seri Nolu VUK ve 187 Nolu GVK Genel tebliğlerinde ise finansal kiralamaya konu yatırım mallarının faiz ve kur farklarının söz konusu yatırım mallarının aktife alındığı yıl sonuna kadar olan kısmının sabit kıymetin maliyetine dahil edileceği ve amortisman yoluyla giderleştirileceği, dönem sonundan sonra oluşan faiz ve kur farklarının ise doğrudan gider yazılabileceği veya maliyete ilave edilerek amortisman yoluyla giderleştirileceği açıklanmıştır.

Aleyhte oluşan kur farkları sabit kıymetin aktife dahil edildiği yıl sonuna kadar olan kısmının maliyete eklenmesi, lehte oluşan kur farkının ise sabit kıymet maliyetinden çıkarılması gerekmektedir.

            Sonuç olarak ; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünce verilen, Yatırım Teşvik Belgesi  kapsamında Finansal Kiralama yolu temin edilen makine ve teçhizat bedelinin tamamı, Teşvik mevzuatı gereği yatırım tutarı olarak dikkate alınmaktadır ve bu tutar üzerinden Teşvik belgesi üzerinde yazılı olan İndirimli Vergi desteği dahil, Gümrük Vergisi Muafiyeti, Faiz desteği gibi çeşitli desteklerden istifade eder.

01/07/2003 tarihiden önce yapılan Finansal Kiralama sözleşmelerindeki ödeme planına göre fatura edilen finansal kiralama bedelleri muhasebe işleminde gider olarak kaydedilmekteydi. 01/07/2003 tarihinden sonra uygulanmak üzere VUK eklenen Mükerrer 290’ıncı madde hükümleri ile yapılacak kiralama işlemlerinin muhasebe kaydı, değerleme ve amortisman uygulaması yönünden çok önemli önemli değişiklik yapıldı.  Değişiklik ile Finansal Kiralama yolu ile temin edilen makine ve teçhizat bedellinin tamamı muhasebe işlemlerinde 260 Haklar hesabına alınmakta ve dönem sonralında ise iktisadi kıymetin değeri üzerinden amortisman ayrılabilmektedir. Finansal Kiralama yolu ile temin edilen iktisadi kıymet bedellerinin işletmenin aktifinde, borcun da pasifte görülmesi bilançonun gerçek durumunu yansıtması ve doğru değerlendirilmesi bakımında da isabetli olmuştur. Bu durumda Finansal kiralama şirketlerinden kiralama sureti ile alınan makine ve teçhizat ile satıcı firmalardan satın alınan makine teçhizat arasında bir fark kalmamıştır.  Bu yönü ile Vergi mevzuatına göre, Teşvik belgesi kapsamında Finansal kiralama suretiyle temin edilen makine ve teçhizatlar, diğer alımlar gibi vergi indirimi uygulamasında dikkate alınacaktır.  Vergi İdaresi Başkanlığı da verdiği görüş yazısında Finansal Kiralama yoluyla edinilen iktisadi kıymetlerin kaydedildiği 260 Haklar Hesabında yer alan tutarın, İndirimli Kurumlar Vergisi uygulamasında dikkate alınacak yatırıma katkı tutarının belirlenmesinde, dikkate alınacağını belirtmiştir.

Finansal kiralama yöntemi ile (Leasing) alım yapılacak yatırımlara Teşvik belgesi alınması, yatırım dönemi ve tamamlama sürecindeki işlemlerin yürütülmesi, indirimli vergi uygulaması bilgi ve tecrübe gerektiren hassas konulardır. Bu nedenle yatırımcılar, Devletin sağladığı imkanlardan azami düzeyde, zamanında ve mevzuata uygun şekilde istifade etmek istiyorlarsa, konuyu bilen, deneyimli, Yatırım Teşvik Müşaviri, S.M.Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerden istifade etmeleri uygun olacaktır.      

Kaynaklar

VUK 163 Seri Nolu Genel Tebliği (17.01.1985-18648 R.G.)

187 Nolu GVK Genel Tebliği (03.08.1995-22363 R.G)

VUK Mükerrer 290 Madde (24.04.2003/25088 R.G 4842 sayılı Kanun 25. Maddesi ile eklendi)

Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:319) (01.07.2003/25155 R.G.)

11 sıra nolu “Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği” (31.07.2003-25185 R.G.)

Vergi Usul Kanununun 285, Mükerrer 298, 333, 339 ve 365. Maddeleri

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa “İndirimli Kurumlar Vergisi” başlıklı 32/A maddesi (28.02.2009- Mükerrer 27155 sayılı R.G. yayınlanan 5838 Sayılı Kanun 9. Maddesi ile eklenmiştir)

2009/15199 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı (16/07/2009- 27290 R.G.)

2012/3305 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı (19.06.2012-28328 sayılı R.G.)

Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin 2012/1 Sayılı Tebliğ (20.06.2012-28329 R.G.)

2017/9917 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (22.02.2017-27987 R.G.)

2017/11175 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 30.12.2017-30286 sayılı (3. Mükerrer) R.G.

2018/11930 Sayılı Karar (22/6/2018-30456 R.G.)

798 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı (28.02.2019-30700 RG)

1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (30.12.2019-30994 R.G)

T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığı, Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğünce verilen, 12.08.2020 tarih ve E.41694 sayılı Özelge (Mukteza)

31.05.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM