Okul ücreti, sağlık sigortası, kira, tatil, telefon, bilgisayar, kredi kartı borcu... Ebeveynlerin çocukları için yaptığı harcamalar veraset ve intikal vergisinin konusuna girer mi? Cevap, sanıldığından daha inceliklidir ve iki kavram arasındaki ayrımda gizlidir: bakım yükümlülüğü mü, bağış mı?
Devlet, ebeveynin çocuğu için yaptığı bu harcamaları "karşılıksız servet aktarımı" sayıp vergi isteyebilir mi? 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunundaki lafza bakılırsa, çocuğun malvarlığında karşılıksız bir artış yaratan her ödeme teorik olarak verginin konusuna girebilir.
Bu ödemelerin büyük bölümünün altında yatan şey bir bağış iradesi değil, kanunun bizzat kendisinin ebeveyne yüklediği bir borçtur.
Türk Medenî Kanunu'nun 327'nci maddesi son derece nettir: "Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır." Bu, ebeveynin takdirine bırakılmış bir cömertlik değil, kanundan doğan bir yükümlülüktür. Beslenme, barınma, giyim, sağlık ve eğitim giderleri; ailenin sosyal ve ekonomik durumuna uygun düşen bütün olağan yaşam masrafları bu kapsamdadır.
Nitekim yargı organlarının, Medenî Kanun'dan doğan bakım yükümlülüğü çerçevesinde aile bireyleri lehine yapılan ödemeleri ivazsız intikal saymama yönünde bir yaklaşım benimsemiştir.
Özel okul ücreti, bakım yükümlülüğünün en tartışmasız kalemidir; kanun devlet okulu-özel okul ayrımı yapmaz, eğitim biçiminin seçimi velayetin kapsamındadır. Ergin olmayan çocuğun okul ücretini ödemek vergi doğurmaz.
Sağlık sigortası primi de böyledir; çocuğun korunması için yapılan bir giderdir, üstelik ödeme sigorta şirketine yapılır ve çocuğun eline geçen bir para da yoktur. Öğrencilik nedeniyle ayrı şehirde oturan çocuğun kirası, barınma giderinin ta kendisidir.
Telefon ve bilgisayar, günümüzde eğitimin olağan araçlarıdır; kaldı ki bunlar olmasa bile kanunun 4'üncü maddesi, örf ve âdete göre verilmesi mutat hediyeleri (taşınmazlar hariç) zaten vergiden istisna tutar. Doğum gününde alınan telefonun, mezuniyette alınan bilgisayarın vergisi olmaz; yeter ki hediye, ailenin sosyal ve ekonomik durumuyla orantılı, "mutat" ölçüler içinde kalsın.
Ailecek çıkılan tatile gelince: Ortada çocuğun malvarlığına giren bir değer bile yoktur. Otel ve ulaşım masrafı, ebeveynin kendi tüketim harcamasıdır; aile birlikte yaşar, birlikte dinlenir. Vergiyi doğuran olay hiç gerçekleşmez.
Kredi kartı borcunun kapatılması ise en dikkatli bakılması gereken kalemdir. Çocuğun market, yemek, ulaşım, kitap gibi zorunlu giderlerinden oluşan kart borcunu ödemek, bakım yükümlülüğünün modern bir görünümüdür.
Buraya kadar anlattıklarım ağırlıklı olarak ergin olmayan, yani on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar için geçerli. Peki çocuk büyüyünce ne olur? Medenî Kanun'un 328'inci maddesi burada da yardımımıza koşar: Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba, kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar bakmakla yükümlüdür. Üniversite öğrencisi bir gencin okul ücretini, yurdunu, kirasını, makul harçlığını karşılamak hâlâ yükümlülüğün ifasıdır; vergiyle ilgisi yoktur.
Asıl sınır, eğitim bittiğinde ve çocuk kendi ayakları üzerinde durmaya başladığında çizilir. Otuz yaşında, çalışan, geliri olan bir evladın lüks tatilini finanse etmek, kirasını yıllarca üstlenmek veya yüklü kredi kartı borçlarını düzenli biçimde kapatmak, artık kanuni bir yükümlülüğün ifası olarak açıklanamaz. Medenî Kanun'da bu durumda yalnızca dar bir istisna kalır: Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek yakınlara nafaka yükümlülüğü. Bu koşul gerçekleşmiyorsa, yapılan ödemeler hukuken karşılıksız kazandırmadır ve veraset ve intikal vergisinin radarına girer.
İvazsız intikallerin belirli bir tutarı vergiden istisnadır ve bu had her yıl güncellenir: 2026 için 66.935 TL.
Haddin aşılması hâlinde ise beyanname, edinmeyi izleyen bir ay içinde verilir ve vergiyi ödeyecek olan, kazandırmayı yapan ebeveyn değil, kendisine menfaat sağlanan çocuktur.
Ana, baba, eş ve çocuklardan gelen karşılıksız kazandırmalarda vergi, normal tarifenin yarısı üzerinden, yani yüzde 5 ile yüzde 15 arasında değişen oranlarla hesaplanır.
İstisna haddi her bir intikale ayrı ayrı uygulanacaktır.
Bankacılık sisteminin yaygınlaşması, kira ödemelerinin ve eğitim harcamalarının elektronik ortamda izlenebilir hâle gelmesi, aile içi para hareketlerini eskisinden çok daha görünür kıldı. Düzenli ve yüksek tutarlı transferler, artık veri analizleriyle kolayca tespit edilebiliyor. Görünürlük arttıkça, bu transferlerin hukuki nitelendirmesine ilişkin soruların idari denetimlerde gündeme gelme ihtimali de artıyor.
Çocuğunuzun okuluna, sağlığına, barınmasına yaptığınız harcamalar bağış değil, kanunun size yüklediği görevin ifasıdır ve vergi doğurmaz.
Sınır, yükümlülüğün bittiği, servetin el değiştirmeye başladığı yerdedir:
Ekonomik bağımsızlığını kazanmış evlatlara yapılan yüklü ve sürekli aktarımlar, istisna hadlerini aşıyorsa beyana ve ölçülü de olsa vergiye konu olabilir.
(Kaynak: YMM Zeki Gündüz / www.dunya.com | 20.07.2026)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.