YAZARLARIMIZ
Yener Şengel
Vergi Müfettişi
E.Sosyal Güvenlik Denetmeni
yenersengel@gmail.com



Yurtiçinde ve Yurt Dışında Düzenlenen Kağıtların Damga Vergisindeki Durumlarının Karşılaştırılması

1.Giriş

En genel tanımı ile damga vergisi bireyler ve topluluklarının kendi aralarında veya devletle yaptıkları çeşitli hukuki işlemler dolayısıyla düzenlenen, bir hususu ispat ve belli etme niteliğini taşıyan kâğıt ya da elektronik belgeler üzerinden alınan bir mali yükümlülüktür.[1]

Bir kağıtın Damga Vergisi Kanununa tabi olup olmadığı kanundaki kağıtlar tanımına uygun olması gerekmektedir. Dolayısıyla düzenlenen her kağıtta vergiyi doğuran olay meydana gelmemektedir. Ayrıca kanundaki kağıtlar tanımına giren her kağıtta vergilendirmeye tabi tutulmamaktadır. Zira kanuna ekli (1) sayılı tablodaki kağıtlar Damga vergisine tabi olup Kanunun istisnalar başlığı altındaki 9’uncu maddesinde Kanuna ekli (2) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga Vergisinden müstesnadır.

Bu makalemizde yurtiçinde ve yurt dışında düzenlenen kağıtların hangi durumlarda vergilendirileceği karşılaştırmalı olarak açıklanacaktır.

2. Yurtiçinde Düzenlenen Kağıtların Damga Vergisi Karşısındaki Durumları

488 sayılı damga vergisi kanunu 01.07.1964 tarihinde kabul edilerek 11.07.1964 tarihinde Resmi Gazete ’ de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun 1 inci maddesinde; “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir.” denilmiştir.

Kanunun devamında hangi kağıtların vergiye tabi olacağı belirtilmiştir. Buna göre;

  • Yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen,
  • Herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeler olarak tanımlanmıştır.

İlgili maddenin üçüncü fıkrasında ise yurtdışında düzenlenen kağıtların hangi hallerde damga vergisine konu olacağı ifade edilmiştir. İlgili fıkrada; Yabancı memleketlerle Türkiye'deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtlar, Türkiye'de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı takdirde vergiye tabi tutulur.”denilmektedir.

Türkiye’deki kişiler tarafından hazırlanıp imzalanan kağıtların Damga Vergisi Kanununa konu olması için kanunun 1. maddesinin ikinci fıkrasında ifade edildiği üzere, Türkiye'de kağıtların ibraz edilmesinin değil, ibraz edilebilecek nitelikte olması yeterli olup ayrıca kağıdın hükmünden yararlanılması şartına bağlanmamıştır.

Dolayısıyla Türkiye’de ilgili kişilerce imzalanan veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen bir kağıdın Damga Vergisine tabi olabilmesi için, herhangi bir hususu ispat ve belli etmek için ibraz edilebilme niteliğine sahip bulunması yeterlidir. Kağıdın bu niteliği kazanabilmesinin; kullanılmasına, Türkiye'de herhangi resmi dairelere ibraz edilmesine, devir veya ciro işlemlerine konu olmasına veya ilgili kağıtın hükmünden yararlanılması koşuluna bağlı olmadığı hükme bağlanmıştır.

3. Yurtdışında Düzenlenen Kağıtların Damga Vergisi Karşısındaki Durumları

Yurt dışında düzenlenen kağıtlar vergilendirmede mülkilik ilkesi gereğince damga vergisinin konusuna girmemektedir. Ancak damga vergisi kanununda yurtdışında veya Türkiye’deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların belirli koşullarda Türkiye’de vergi kapsamına girdiği belirtilmiştir.

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, yabancı memleketlerde düzenlenen veya Türkiye’de bulunan yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların damga vergisine konu olması için aşağıdaki herhangi bir şartı sağlaması yeterlidir.

  • Türkiye’de resmi dairelere ibraz edildiği,
  • Üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü,
  • Herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı,

takdirde damga vergisinde vergiyi doğuran olayın meydana geleceği hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla vergilendirmede aynı anda tüm bu üç şartın sağlanması gerekmemektir.

Yukarıdaki hükme göre, damga vergisine tabi bir kağıdın varlığı için öncelikle yazılması ve imzalanması veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenmiş bir kağıdın bulunması gerekmektedir. Bu şart yurtiçinde düzenlenen kağıtların vergiye tabi olması için yeterli kabul edilmiş ancak yurtdışında veya Türkiye’deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtları için yeterli bulunmamış olup ikinci bir koşul öngörülmüştür. Bu ikinci koşul, kağıtların Türkiye’de resmi dairelere ibraz edilmesi veya üzerine devir/ciro işlemleri yürütülmesi veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı şekilde bir işleme konu olması halinde yabancı memleketlerde düzenlenen kağıtlarla ilgili esaslar dahilinde vergiye tabi tutulur.

Örnek-1: Almanya’da düzenlenip sonrasında Türkiye’ye getirilen ve Türkiye’de hükmünden yararlanılan veya üzerinden devir ve ciro işlemi yürütülmüş veya resmi bir daireye ibraz edilen kâğıtlar damga vergisine tabi olacaktır.

Örnek-2: Türkiye’nin Almanya Konsolosluğunda düzenlenen kağıt tek başına damga vergisine tabi değildir. Düzenlenen kağıt Almanya veya başka bir ülkenin resmi makamlarına ibraz edilmesi ya da Almanya veya başka bir üçüncü ülkede hükmünden yararlanılması durumunda da Türkiye’de damga vergisine tabi olmayacaktır.

Örnek-3: Türkiye’nin Almanya Konsolosluğunda düzenlenen kağıt, Türkiye’de bulunan herhangi bir resmi daireye (Örneğin belediye’ye) ibraz edilmesi halinde damga vergisi doğacaktır.

Kanun koyucu kanunda kağıdın ibrazı, devir veya cirosu ile hükmünden yararlanılmasına ilişkin kavramlara yönelik herhangi bir tanımlama yapmamıştır. İlgili kavramlara yönelik yargı kararları, özelgeler ve çeşitli kanunlardaki hükümlerden yola çıkılarak aşağıda açıklamalar yapılmıştır.

3.1.İbraz

Danıştay 11. Dairesi’nin Kararı’nda “ibraz” deyimi “Yabancı memleketlerde düzenlenen kâğıtların Türkiye’de resmi dairelere ibrazından kasıt, bu kâğıtlar yardımıyla herhangi bir resmi daire veya idarede bir hakkın ispatı amacıyla bu kâğıtların varlığının dermeyan edilmesidir.” şeklinde hükmetmiştir.[2]

Örnek-4: Türkiye’deki tam mükellef kurum X İnşaat A.Ş. ile Almanya Sağlık Bakanlığı, hastane inşaatına yönelik taahhüt sözleşmesinin Berlin’de düzenleyip imzalamışlardır. X İnşaat A.Ş.’nin Almanya’da yapacağı kamu hastanesi inşaatı için Türkiye’de yürürlükte olan vergisel teşvikten yararlanmak için Hazine ve Maliye Bakanlığına müracaat etmiştir. Bakanlık, X İnşaat A.Ş’den Almanya’da yapacağı hastane inşaatına yönelik çalışanların listesi, ücret bordroları ile Almanya Sağlık Bakanlığı ile yapmış olduğu inşaat taahhüt sözleşmesini istemiştir. Mükellef kurum tüm belgeleri Hazine ve Maliye Bakanlığına ibraz etmiştir. Bu durumda damga vergisi açısından vergiyi doğuran olay, mükellef kurumun Almanya Sağlık Bakanlığı ile yapmış olduğu inşaat taahhüt sözleşmesini bakanlığa ibraz edildiği tarih olacaktır.

3.2.Devir ve Ciro

Devir ve ciro işlemlerinin tanımı ise Türk Ticaret Kanununun 684.maddesinden yola çıkarak açıklayabiliriz. İlgili maddede “ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile poliçeden doğan bütün haklar devrolunur” şeklindedir. O hale ciroyu, kağıttan (poliçeden) doğan bütün hakların devri/temliki şeklinde tanımlayabiliriz.

Örnek-5: Türkiye’deki X İnşaat A.Ş. ,  Türkiye’de yapacağı kamu hastanesi inşaatı için Alman Deutsche Bank Co.’dan 100.000 Euro kredi temin etmiş olup finansman teminine yönelik sözleşme imzalamıştır. X İnşaat A.Ş. krediden kaynaklanan borcunu ödeyememiş olup temerrüde düşmüştür. Alman Deutsche Bank Co. ise krediden doğan alacağını tahsil etmek üzere Türkiye’de bulunan ABC Finansal Hizmetler A.Ş.’ye bu krediden kaynaklanan alacağını faizleri ve cezaları ile birlikte devretmiştir.  Bu kapsamda Almanya’da düzenlenen ve Alman Deutsche Bank Co.’nun alacağını Türkiye’deki ABC Finansal Hizmetler A.Ş.’ye temlik (devir) etmesi durumunda damga vergisi doğacaktır. Damga vergisi kanunu madde 9’daki istisna hükümleri saklıdır.

3.3.Hükmünden Yararlanma Kavramı

Konu ile ilgili İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın vermiş olduğu 14.08.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.18.01-155[1-2012/100]-2579 sayılı özelgesi aşağıdaki gibidir;

Yabancı memleketlerde düzenlenen kâğıtlar açısından Türkiye’de de hükmünden faydalanma konusu esas olarak, kâğıtlarda yer alan hak ve yükümlülüklere dayanarak, hukuki, ticari, mali olaylar ve sonuçlar yaratmak olarak anlaşılmalıdır. Hüküm bir gücün, etkinin ifadesi olduğundan, bir kâğıdın hükmünden yararlanma, o kâğıdın gücünden, etkisinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda, yabancı memleketlerde düzenlenen bir kâğıda ilişkin bazı haklardan veya hususlardan Türkiye’de yararlanılması veyahut kâğıda dayanılarak Türkiye’de bazı işlemler yapılması o kâğıdın hükmünden yararlanıldığı anlamına gelmektedir.

Vergi idaresi hükmünden yararlanma kavramını kağıdın hüküm gücüne ve etkisine bağlamıştır.

Örnek-6: Almanya’da düzenlenen bir sözleşmeyle Türkiye’de temerrüd (gecikme) faizi elde eden bir anonim şirketin o kağıdın hükmünden yararlanmasından dolayı ilgili sözleşmeye ilişkin damga vergisini beyan edip ödemesi gerekmektedir. Dolayısıyla Almanya’da düzenlenen sözleşmenin Türkiye’de resmi makamlara ibrazı şart değildir. Çünkü hükmünden yararlanılmasından dolayı vergi doğuran olay gerçekleşmiştir.

4.Sonuç

Türkiye'de düzenlenen kağıtlarda vergiyi doğuran olay kağıtların ibraz edilmesi şartına değil, herhangi bir hususu ispat etmek yahut belli etmek için ibraz edilebilecek nitelik taşıması yeterli görülmüşken, yurtdışında veya Türkiye’deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtların, Türkiye'de resmi dairelere ibraz edilmesi veya Türkiye'de devir ve ciro edilmesi yahut kağıdın hükümlerinden Türkiye'de faydalanılmış olması şartı da aranmıştır.

Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve düzenlenmesi ve ilgililer tarafından Türkiye'de imzalanmasıyla tamamlanan kağıtlar yönünden, vergiyi doğuran olayın, aynı maddenin 2. fıkrasına göre belirlenmesi gerekmektedir. Maddenin ikinci fıkrası vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi için kağıtların ibraz edilmesini değil, ibraz edilebilecek olmasını yeterli gördüğü halde, yurt dışında yapılmış sözleşmelerde, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi için aranan üçüncü fıkradaki ibraz edilme ve hükmünden faydalanma koşuluna bağlanmıştır.

KAYNAKÇA

  1. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu
  2. T.C. Anadolu Üniversitesi Yayını No: 3153 Açıköğretim Fakültesi Yayını No: 2055, Damga Vergisi Ve Harçlar Bilgisi Kitabı , Şubat 2019
  3. Danıştay 11. Dairesi’nin, 05.06.1968 Tarih ve E. 68/378, K 68/998 Sayılı Kararı.
  4.  Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 14.08.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.18.01-155[1-2012/100]-2579 sayılı özelgesi

[1] T.C. Anadolu Üniversitesi Yayını No: 3153 Açıköğretim Fakültesi Yayını No: 2055, Damga Vergisi Ve Harçlar Bilgisi, Şubat 2019

[2] Danıştay 11. Dairesi’nin, 05.06.1968 Tarih ve E. 68/378, K 68/998 Sayılı Kararı.

11.08.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM