YAZARLARIMIZ
Vedat Nair
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
vedatnair@hotmail.com



Kurumlar Vergisi Mükellefiyeti

Tam mükellef ve sadece Türkiye’de elde ettiği gelirler bakımından dar mükellef sayılan kurumlar bir yıl içerisinde Gelir Vergisi Kanununda yer alan gelir unsurlarıyla elde ettikleri kazançları yıllık kurumlar vergisi beyannamesiyle ile beyan etmelidirler. Ancak kanunlarla belirlenen bazı faaliyetler için muafiyet söz konusu olabileceği gibi yine kanunla düzenlenmiş ilave, indirim ve istisnalarda bulunmaktadır. Kurumlar, kurum beyanı sırasında ticari kardan mali kara ulaşmak için bu tespitleri yaparak vergiye esas kazanca yani vergi matrahına ulaşmaları gerekmektedir. Ayrıca bu kurumlar daha sonra yıllık kurum beyannamesine mahsup edilmek üzere üçer aylık dönemler itibariyle elde edilen kazançlar üzerinden geçici vergi öderler.

Kurumlar vergisi mükellefi olan kurumlar:

-Sermaye şirketleri,

(Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar sermaye şirketidir.)

-Kooperatifler,

-İktisadi kamu kuruluşları,

-Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler,

-İş ortaklıkları.

Kurumlar vergisi beyannamesinin hazırlanmasında yapılacak tespitler;

Muafiyet;

Kamu idare ve kuruluşları tarafından desteklenen bilimsel, sanatsal, tarım ve hayvancılık, eğitim, sosyal yardım, yetkili kuruluşlarca izin verilen sergi panayır, kanunla kurulan emekli sandıkları, kar ve kazanç paylaşımı güdülmeyen kooperatifler, kuruluşlarındaki amaca uygun işlerle sınırlı olmak şartıyla matbaa askeri fabrika ve atölyeler, şans oyunları ile ilgili kamu kurum faaliyetleri, il özel idareleri belediye köyler ve bunların birliklerinin faaliyetleri ve diğer kanunla düzenlenmiş konular için kurulması uygun görülen kamusal yarar sağlayan kuruluşlar için muafiyet bulunmaktadır. Çoğunluğu kamu kurumu niteliği taşıyan bu kuruluşların amacı kazanç elde etmekten ziyade toplum menfaati ve ülke ekonomisinin iyileştirilmesine hizmet etmektir. Dolayısı ile muafiyet kapsamında olan kurumların bu faaliyetleri kapsamında mükellefiyet tescil etmelerine gerek yoktur. Ancak tevkif suretiyle kesilen vergi nedeniyle mükellefiyet söz konusu olacaktır.

İstisnalar;

Kurumların faaliyetleri itibariyle elde ettikleri bazı kazançları kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Ayrıca yasaların tanıdığı vergi indirimi uygulamaları da bulunmaktadır. Bu istisna ve indirimler, kazancın bulunması halinde indirilecek istisna ve indirim ya da zarar olsa dahi indirilecek istisna ve indirimler olarak beyannamede dikkate alınacaktır. Aşağıda maddeler halinde sayılan bu uygulamalarda görüleceği üzere indirim olarak nitelenecek unsurlar daha çok bir kazancın varlığına bağlanmıştır. Kaldı ki ortada bir kazanç yoksa indirim uygulamak mümkün olmayacaktır.

Zarar olsa dahi indirilecek istisna ve indirimler;

-İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a)

-Yurtdışı İştirak Kazançları(K.V.K. Mad. 5/1-b)

-Tam Mükellef Anonim Şirketlerin Yurtdışı İştirak Hisseleri  Satış Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-c)

-Emisyon Primi Kazancı (K.V.K. Mad. 5/1-ç)

-Y. Fon ve Ort. Portföy İşl.Kazancı (K.V.K. Mad. 5/1-d)

-Taşınmaz ve İşt. His. ile Kurucu Sen., İnt. Sen. ve R. Hakları Stş.Kazancı (K.V.K.Mad. 5/1-e)

-Bank.Fin.Kirya da Fin.Şir.veya TMSF'ye Borçlu Durumda Olan Kurumların Taş.ve İşt.His ile Kur.Sen.İnt.San.ve R.Hak.Sat.Kaz.(K.V.K.Mad.5/1-f)

-Yurtdışı Şube Kazançları (K.V.K. Mad.5/1-g)

-Yurtdışı İnşaat ve Onarma İşlerinden Sağlanan Kazançlar (K.V.K. Mad. 5/1-h)

-Eğ.Öğ.Kur.Öz.Kreş ve Gün.Bakım. ile Rehabilitasyon Mrkz. Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-ı)

-Sat-Kirala-Geri Al İşlemlerinden Doğan Kazançlarda İstisna (K.V.K. Mad. 5/1-j)

-Kira Sertifikası İhracı Amacıyla Varlık ve Hakların Satışından Doğan Kazançlarda İstisna (K.V.K. Mad. 5/1-k)

-Sınai Mülkiyet Haklarında İstisna (K.V.K. Mad. 5/B)

-Serbest Bölgelerde Elde Edilen Kazançlar

-Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar

-Türk Ulusl. Gemi Sic. Kay. Gemi İşl. Ve Devr. Sağlanan Kazançlar

-7143 Sayılı Kanun Kapsamındaki Yurtdışı İstisna Kazançlar

-6491 Sayılı Türk Petrol Kanununun 12/5 Mad. Kapsamında İtfa Payı Olarak Addolunan Gelirler

-Diğer İndirimler ve İstisnalar

Kazancın bulunması halinde indirilecek istisna ve indirimler;

-Risturnlar (K.V.K. Mad. 5/1-i)

-AR-GE İndirimi (K.V.K. Mad. 10/1-a)

-AR-GE İndirimi (5746 s. Kanun Mad.3)

-AR-GE İndirimi (5746 s. Kanun Mad.3/A)

-Tasarım İndirimi (5746 s. Kanun Mad.3)

-Sponsorluk Harcamaları (K.V.K. Mad. 10/1-b)

-Bağış ve Yardımlar (K.V.K. Mad. 10/1-c)

-Bağış ve Yardımlar (K.V.K. Mad. 10/1-ç)

-Kültür ve Turizm Amaçlı Bağış ve Yard. (K.V.K. Mad. 10/1-d)

-Cumhurbaşkanınca Başlatılan Yardım Kampanyalarına Yapılan Bağış ve Yardımlar (K.V.K. Mad. 10/1-e)

-Türkiye Kızılay Derneğine ve Yeşilay Cemiyetine Yapılan Nakdi Bağış ve Yardımlar (K.V.K. Mad. 10/1-f)

-Girişim Sermayesi Fonu (K.V.K. Mad. 10/1-g)

-Türkiye'den Yurtdışı Mukim Kişi ve/veya Kurumlara Verilen Hizmetlerden Sağlanan Kazançların %50'si 

 (K.V.K.Mad 10/1-ğ)

-Korumalı İşyeri İndirimi (K.V.K.Mad. 10/1-h)

-Nakdi Sermaye Artışından Kaynaklanan Faiz İndirimi (K.V.K. Mad. 10/1-ı)

Tam mükellef kurumların kazancının belirlenmesi;

Kanuni veya iş merkezleri Türkiye’de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden tam mükellef olarak vergilendirilir. Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanır. Bu kazanç Gelir Vergisi kanunun ticari kazanç hakkında ki hükümlerine göre ve bilanço esasına göre belirlenir. Bilanço esasına göre kurum kazancı, kurumun hesap dönemi sonundaki öz sermayesi ile hesap dönemi başındaki öz sermayesi arasındaki müspet farktır. Kurum kazancının bu şekilde tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile Gelir Vergisi Kanununun ticari kazancın tespitinde indirilecek giderlere ilişkin hükümlerine uyulması gerekir. Safi kurum kazancının tespitinde Kurumlar Vergisi Kanununun 7. ve müteakip maddelerinin yanı sıra Gelir Vergisi Kanununun indirilecek giderlere ilişkin 40. maddesi dikkate alınmalıdır. Zirai faaliyetle uğraşan kurumlar kazançlarının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun 59. maddesinin son fıkra hükmünü de dikkate almalıdırlar. Yurt Dışı Faaliyetlerde, yurt dışından elde edilen kazanç ve iratları, Türkiye’de hesaplarına intikal ettirdiği yılda elde edilmiş sayılır. Yıllara Sari İnşaat ve Onarma İşlerinde, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak mezkur yıl beyannamesinde gösterilerek beyan edilmelidir. Kontrol Edilen Yabancı Kurum Kazancının tespitinde ise tam mükellef gerçek kişi ve kurumların doğrudan veya dolaylı olarak ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kar payının veya oy kullanma hakkının en az % 50'sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri yurt dışı iştiraklerinin kurum kazançları, dağıtılsın veya dağıtılmasın KVK.’nun 7. maddesinde belirlenen şartların birlikte gerçekleşmesi halinde, Türkiye'de kurumlar vergisine tabidir.

Dar mükellef kurumlar:

Kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye’de bulunmayan, sadece Türkiye’de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilenen mükellefler dar mükellef kapsamındadır. Dar mükellef kurumların iş yeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde edilen kazançlarının tespitinde, aksi belirtilmediği takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanır. Yabancı ulaştırma kurumlarının vergiye matrah olacak kurum kazancı, hasılata ortalama emsal oranlarının uygulanması suretiyle hesaplanır. Ortalama emsal oranları, Türkiye'de daimi veya arızi olarak çalışan bütün kurumlar için; Kara taşımacılığında % 12, Deniz taşımacılığında % 15, Hava taşımacılığında % 5, olarak uygulanır. Dar mükellefiyet kurum kazancının tespitinde, aşağıdaki indirimler de yapılamaz:

-Bu kurumlar hesabına yaptıkları alım-satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verilen faizler, komisyonlar ve benzerleri,

-Türkiye'deki kurumun kazancının elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olan ve emsallere uygunluk ilkesi uyarınca belirlenecek dağıtım anahtarlarına göre ayrılan paylar ile Türkiye'deki kurumun denetimi için yabancı ülkelerden gönderilen yetkili kişilerin seyahat giderleri hariç olmak üzere, ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin genel yönetim giderlerine veya zararlarına katılmak üzere ayrılan paylar.

Kurum kazancının tespitinde indirilecek giderler:

Safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nda sayılan giderler dikkate alınır. Ayrıca kurum kazancının tespitinde, Kurumlar Vergisi Kanunu’nda sayılan aşağıdaki giderlerin indirilmesi de kabul edilir:

-Menkul kıymet ihraç giderleri,

-Kuruluş ve örgütlenme giderleri,

-Genel kurul toplantıları için yapılan giderler ile birleşme, devir, bölünme, fesih ve tasfiye giderleri,

-Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde komandite ortağın kâr payı,

-Katılım bankalarınca katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları,

-Sigorta ve reasürans şirketlerinde bilânço gününde hükmü devam eden sigorta sözleşmelerine ait teknik karşılıklar.

Kurumlar vergisi kanunu uyarınca kabul edilmeyen giderler:

Aşağıda sayılan giderlerin kurumlar vergisi matrahının tespiti sırasında indirilmesi mümkün değildir:

-Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler,

-Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderler,

-Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar,

-Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan yedek akçeler,

-Hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları, gecikme zamları ve gecikme faizleri,

-Menkul kıymetlerin itibarî değerlerinin altında ihracından doğan zararlar ile bu menkul kıymetlere ilişkin olarak ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler,

-İşletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan deniz ve hava taşıtlarına ilişkin giderler ve amortismanlar,

-Sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve manevî zarar tazminat giderleri,

-Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri,

-Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin tamamı,

-Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmı.

Diğer kanunlar uyarınca kabul edilmeyen giderler:

-Mükellefler, vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladıkları Katma Değer Vergisi ile indirilecek Katma Değer Vergisi’ni kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak değerlendirilemez.

-Ticari maksatla kullanılan uçak ve helikopter ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç olmak üzere, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun I ve IV sayılı tarifelerinde yer alan taşıtlardan alınan motorlu taşıtlar vergisi ve cezalar ile gecikme zamları, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak değerlendirilemez.

-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, Kuruma fiilen ödenmeyen prim tutarları kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilemez. Sigorta primlerinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödenen gecikme zamlarının gider olarak dikkate alınmaması gerekir. Ayrıca yıllarına bakılmaksızın sonradan ödenen sigorta primleri gider olarak dikkate alınır. Yılın son ayına ait primler ise ödemesi sonraki yılın ilk ayında ödeneceğinden gider olarak kayıtlara alınabilir. Kurumlar vergisi beyannamesi verilme süresinde ise ödemenin gerçekleşme durumuna bağlı olarak kayıtlar revize edilir.

Geçmiş yıl zararları:

Kurumlar vergisi beyannamesinde, her yıla ilişkin tutarlar ayrı ayrı gösterilmek ve 5 yıldan fazla nakledilmemek şartıyla geçmiş yılların beyannamelerinde yer alan mali zararlar kurum kazancından indirilebilir. Mükelleflerce bir hesap dönemi içerisinde oluşan zararın, müteakip 5 hesap döneminde oluşacak karlarla mahsup edilememesi halinde mahsup imkanı ortadan kalkar. İndirim sırasında geçmiş yıllara ait ticari ve mali zarar ayrımı gözetilerek, mali zararların dikkate alınması gerekmektedir. En eski yıla ait olandan başlanarak mahsubun yapılması kalan mali zararın devir hakkının uzaması bakımından yararlı olacaktır. Devir veya tam bölünme hallerinde, devralan kurumlar, kendi bünyelerinde oluşan zararların ile birlikte devir halinde devralınan kurumların devir tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen zararları ve tam bölünme de bölünen kurumun öz sermaye tutarını geçmeyen mali zararlarını, kazançlarından indirebilirler. Tam bölünme işleminde, bölünen kurumun zararlarından, söz konusu kurumun öz sermayesinin devralınan tutarını geçmeyen ve devralınan kıymetle orantılı zarar kısmı mahsup edilebilir. Devir ve bölünme halinde zarar mahsubunun yapılabilmesinin şartları;

-Devralınan veya bölünen kurumların son 5 yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması,

-Devir veya bölünme neticesinde zarar mahsubu yapacak kurumun, aynı faaliyete devir veya bölünmenin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az 5 yıl süreyle devam etmesi, gerekmektedir.

Yurt dışı zararların mahsubu:

Kurumların yurt dışı faaliyetlerinden zarar doğması halinde, belirli koşullar dahilinde yurt dışı zararların kurum kazancından indirilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Kurumların yurtdışı faaliyetlerinden doğan zararlarının mahsup edilebilmesinin şartları;

-Söz konusu zararların Türkiye’de kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili olmaması,

-Beş yıldan fazla nakledilmemesi, gerekmektedir. Ayrıca faaliyette bulundukları ülkenin vergi kanunlarına göre beyan ettikleri vergi matrahlarını (zarar dahil), her yıl o ülke mevzuatına göre denetim yetkisini haiz kuruluşlara incelettirip rapora bağlatmaları ve bu raporun aslı ile birlikte tercüme edilmiş bir örneğini Türkiye’deki ilgili vergi dairesine vermeleri şarttır. Ayrıca, söz konusu denetim kuruluşlarınca hazırlanan rapor ekinde yer alacak vergi beyanları ile bilanço ve gelir tablosunun, yabancı ülkedeki yetkili makamlara onaylatılması zorunludur. Türkiye’de indirim konusu yapılan yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi veya gider yazılması halinde, Türkiye’deki beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsup veya gider yazılmadan önceki tutardır.

Kurumlar vergisinde mahsup ve iadeler:

Kurumlar beyannamesine esas kazançlar üzerinden GVK. ve KVK. uyarınca kesinti yoluyla ödenen vergilerin hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup hakkı bulunmaktadır. Mahsubu gereken vergilerin beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olması durumunda, aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefe tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade edilir. Yurt dışında elde edilerek Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirilen kazançlardan mahallinde ödenen kurumlar vergisi ve benzeri vergilerin de Türkiye'de tarh olunan kurumlar vergisinden indirilmesi mümkündür. Yıl içerisinde ödenen geçici vergilerin de yıllık beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsubu yapılır. Tahakkuk ettirildiği halde ödenmeyen geçici vergiler yıllık beyannamede mahsubu mümkün değildir.

Uyumlu mükelleflere %5 vergi indirimi:

Finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere kurumlar vergisi mükelleflerinden belirlenen şartları taşıyanların beyannameleri üzerinden hesaplanan vergisinin %5'i, ödenmesi gereken kurumlar vergisinden indirilir. Vergi indirimi tutarı ödenmesi gereken vergiden fazla ise kalan tutar, kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilecektir. Bu süre içerisinde mahsup edilemeyen tutarların red ve iade edilmesi söz konusu değildir.

Geçici vergi dönemleri, beyanı ve ödeme zamanı:

Hesap dönemi takvim yılı olan mükellefler için geçici vergi dönemleri ile beyan ve ödeme zamanları aşağıdaki gibidir:

1. Dönem (Ocak-Şubat-Mart) 17 Mayıs

2. Dönem (Nisan-Mayıs-Haziran) 17 Ağustos

3. Dönem (Temmuz-Ağustos-Eylül) 17 Kasım

4. Dönem (Ekim-Kasım-Aralık) 17 Şubat

Özel hesap dönemi geçici vergiler başlangıç tarihinden itibariyle üçer aylık dönemler olarak hesaplanır. İzleyen 2. ayın 17’sinde beyanı ve ödemesi yapılır. Her geçici vergi, bir önceki dönemini de içerecek şekilde kümülatif olarak hesaplanır. Önceki geçici vergi döneminde hesaplanan vergiler ilgili dönem beyannamesinde hesaplanan vergiden düşülür.

Kurumlar vergisi oranı:

Kurumlar vergisi, kurum kazancı üzerinden %20 oranında hesaplanır. Bu oran KVK.’un geçici 10. maddesine göre 2018, 2019 ve 2020 yılı vergilendirme dönemlerinde %22 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, kurumlar vergisine mahsup edilecek geçici vergilerin mutlaka ödenmiş olması gerekmektedir. Tam mükellef kurumlar için geçerli olan esaslar, dar mükellef kurumlar içinde geçerlidir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca teşvik belgeli yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırım dönemi ile yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlarda kurumlar vergisi hesaplanır.

Kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi ve verginin ödenmesi:

Kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı yılı izleyen Nisan ayının başından son günün bitimine kadar verilmelidir. Dar mükellef kurumlarda muhatabın Türkiye’yi terk etmeden önceki 15 gün içinde verilmelidir. 2019 hesap dönemine ait kurumlar beyannamesini verilmesi ile ilgili süre uzatıldığından, 2019 hesap dönemine ilişkin kurum beyannameleri 1 Nisan - 1 Haziran 2020 tarihleri arasında verilebilir. Özel hesap dönemi tayin edilmiş mükelleflerin beyannameleri, özel hesap döneminin kapandığı ayı izleyen 4. ayın son günü akşamına kadar verilir. Örneğin, özel hesap dönemi 1 Eylül- 31 Ağustos olan bir kurum beyannamesini 31 Aralık akşamına kadar vermelidir. Kurumlar vergisi beyannamesi ile geçici vergi beyannamesi elektronik ortamda verilir. Ancak birleşme bölünme gibi kıst dönemlere ait beyannameler vergi dairesine eden verilebilir. Kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde yer alması gereken bildirim ve belgelerin birçoğu internet üzerinden oluşturulan beyanname ekinde yer almaktadır. Kurumlar vergisi, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar ödenmelidir. Hesap dönemi takvim yılı olan kurumlar için bu Nisan ayının sonudur. Ancak 2019 hesap dönemine ilişkin hesaplanan kurumlar vergisi 1 Nisan - 1 Haziran 2020 tarihleri arasında ödenebilir. Özel hesap dönemi belirlenen kurumlar ise beyannamelerini vermeleri gereken ayın sonuna kadar kurumlar vergisini ödemelidirler. Birleşme ve tasfiye hallerinde infisah eden kurumun ilgili dönem karı üzerinden hesaplanan vergiler beyanname verilme süresinde ödenmelidir.  

Kaynak:

Kurumlar vergisi kanunu

Kurumlar vergisi tebliğleri

GİB. Kurumlar vergisi beyan rehberi

29.05.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM