YAZARLARIMIZ
Vedat Nair
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
vedatnair@hotmail.com



Yazılım Hizmetlerinin İhracı ve Vergileme

İnternet kullanımının günümüzde önemli hale geldiği ve çeşitli verilere ulaşma hizmetini etkin şekilde sağlayan yazılımların dünya genelinde yaygın olarak kullanıldığı bilinmektedir. Gelişmiş program ya da yazılımların yaygın kullanımı büyük reklam alanı yaratmakta ve bunları hazırlayanlara yüksek kazançlar sağlamaktadır. Bu kazançların meydana getirdiği ekonomiler sebebiyle hizmet sunucuları büyük ölçekli şirketlere dönüşebilmektedir. Hazırlanması esnasında farklı ülkelerden programların da kullanılmasıyla ortaya çıkan bu ürünler çok daha komplike bir yapıda olup birden fazla veriyi içerisinde barındırmaktadır. Yani yazılımların içeriğinde yer alan programların bir kısmının bulunuşu ya da geliştirilmesi farklı ülkelerde gerçekleştirilebilmektedir.

Zira Türk Vergi kanunları Türkiye’de geliştirilen yazılımların vergilendirilmesinde bu ürünlerin satışının yut dışına yapılmasının yanında tüketilmesinin ya da kullanımının da yurtdışında meydana gelmesini önemsemektedir. Çünkü Türkiye’de mukim kişi ya da kurumlar tarafından yurt dışında yerleşik olanlara verilen buna benzer hizmetlerin vergisel uygulamaları buna göre belirlenir. Dolayısı ile bilgisayar yazılımlarının hangi ülkedeki kişi ya da kurum tarafından alındığı kullanıcılarının kimler olduğu vergileme bakımından önemlidir.

Öncelikle yazılımın mevzuatımızdaki tanımını yapmak kapsamını belirlemek için gerekli olabilir. Yazılım; 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununun tanımlar başlıklı 3. maddesinde, bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin, belli bir sistematik içinde, tasarlama, geliştirme şeklindeki ürün ve hizmetlerin tümü ile bu ürün ya da mal ve hizmetlerin lisanslama, kiralama ve tüm hakları ile devretme gibi teslim şekillerinin tümünü, olarak tanımlanmıştır. Tanımda görüleceği üzere yazılım, programlar için gerekli olan kodlar ya da komutlar dizisini de içine alan daha geniş bir kavramdır. Kısa ifadeyle program bilgisayarda bir işi yapmak için oluşturulan kod ve komutlar dizisi, yazılım ise bilgisayarı kullanmamızı sağlayan programlar, diğer veriler ve belgelemelerden oluşur.

Türkiye’de hazırlanan yazılımların yurt dışına tesliminde 5520 sayılı KV. Kanunu uygulaması;

Kurumlar Vergisi Kanununun "Diğer indirimler" başlıklı 10 maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kaydı tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon, veri saklama, veri işleme, veri analizi ve ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet  işletmeleri ile ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50'sinin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim unsuru olarak dikkate alınabileceği; indirimden yararlanılabilmesi için fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Ayrıca 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "10.5. Türkiye'den yurtdışı mukimi kişi ve kurumlara verilen hizmetler" başlıklı bölümünde konu ile ilgili açıklamalara ayrıntılı olarak yer verilmiş olup, "10.5.2." bölümünde de indirimden faydalanmanın şartları açıklanmıştır.

Türkiye’de faaliyet gösteren kişi veya şirketler tarafından üretilen ve dünya genelinde kullanılan yazılımların, Google gibi kurumlara teslimi ile elde edilen gelirler yukarıda belirtilen hükümlere uygun olarak kabul edilebilir. Ancak Google ve benzeri kurumlara teslim edilen bilgisayar yazılımlarının kullanımı sırasında elde edilen reklam gelirlerinden Türkiye’deki şirkete yapılan ödemeler yazılım hizmetinin direkt karşılığı olmayan bir gelirdir. Bu gelirler yurt dışındaki müşteriler için yapılan yazılım hizmetinden ziyade söz konusu bilgisayar yazılımlarının yurt içi ve yurt dışındaki kullanıcıları tarafından kullanılması sırasında elde edilen gelirlerdir. Bundan dolayı reklam gelirleri nedeniyle elde edilen kazançları Kurumlar Vergisi Kanununun 10/1-ğ maddesi çerçevesinde indirim uygulamasından yararlandıramayız.

Yazılım hizmetlerden sadece yurt dışında yararlanılmasında indirim kapsamına giren faaliyetler yanında kapsamda olmayan işlerin beraber yapılması durumunda ise gelir ve giderlerin ayrı ayrı takip edilerek kayıtların buna göre tutulması gerekir. Gider ve maliyetlerin ayrıştırılması mümkün değilse bu durumda hasılatlar üzerinden oran yöntemiyle maliyetlerin dağıtımı yapılabilir. Ayrıca Türkiye’de mukim kişi ya da kurumlarca yabancı ülkelerde verilen hizmetlerin karşılığı olarak elde edilen gelirler nedeniyle yurtdışında ödenen vergilerin mahsubu yapılabilir. Bunun yapılabilmesi için bu gelirler üzerinden Türkiye’de vergi hesaplanması gerekmektedir.

Yazılımla birlikte tamamlayıcı hizmetler söz konusu ise bunlardan elde edilen gelirlerin indirimden yararlanması düzenlemelerde açıkça ifade edilmemiştir. Yazılımın tanımından hareketle mütemmim cüzü olabilecek hizmetler aynı minvalde değerlendirilebilir. Ancak düzenlemelerde bu konu sadece yazılım diye ifade edildiğinden tamamlayıcı diğer hizmetlerin değerlendirilmesinde Maliyenin görüşü alınarak işlem yapılması daha uygun olur. Ayrıca yukarıda açıklandığı üzere yazılımın kullanılması sırasında yapılan reklam nedeniyle elde edilen gelirleri yazılımın bir unsuru ya da tamamlayıcı hizmetinden kaynaklandığını düşünemeyiz.

Türkiye’de hazırlanan yazılımların yurt dışına tesliminde 3065 sayılı KDV Kanunu uygulaması;

KDV. Kanununun 1/1. maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV'ye tabi olduğu, 4. maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye'de yapılmasının hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, 11/1-a maddesinde, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin KDV'den istisna olduğu, 12/2. maddesinde, bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılmış olması ve hizmetten yurtdışında faydalanılması gerektiği, 20. maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği, şeklinde düzenlemelere yer verişmiştir.

Yine KDV Genel Uygulama Tebliğinin II/A-2.1. başlıklı bölümünde; 3065 sayılı Kanunun 11/1-a. maddesi kapsamında bir hizmetin KDV'den istisna olabilmesi için, aynı Kanunun 12/2. maddesine göre; hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapılması, hizmetten yurtdışında faydalanılması, gerekir. Hizmetin yurtdışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurtdışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurtdışında faydalanılmasından kasıt, Türkiye'de yurtdışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurtdışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır." Açıklamaları yapılmıştır. Buna göre Türkiye'de hazırlanan yazılımların yurt dışındaki bir müşteri için yapılması ve bu hizmetten yurtdışında faydalanılması halinde, bu hizmet KDV Kanununun 11/1-a maddesine göre hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilecektir. Ancak, yazılımın kullanımında yurt içi ve yurt dışı ayrımı yapılamaması halinde, özel olarak yurt dışındaki müşteriler için yapılmayan söz konusu hizmete ilişkin Google gibi şirketler tarafından verilen paylar üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir.

Gerek KV. ve gerekse KDV. Kanunu düzenlemelerinde görüleceği üzere hizmet ihracının yurt dışına yapılmış olmasının vergileme yönünden indirim ve istisna anlamında yeterli olmadığı aynı zamanda verilen bu hizmetten yurtdışında yararlanılması gerektiği düzenlenmiştir. Bu husus 3065 sayılı KDV. Kanununun 12/2. ile 5520 sayılı KV. Kanununun 10/ğ maddelerinde açık bir şekilde ifade edilmiştir. Kontrol alanı oldukça zor olan internet ticaretinde vergi yasalarının ne kadar etkili olabileceğini tahmin etmek oldukça güçtür. Fakat Mali İdare düzenlemelerini, yaptırımlarını revize etmek ve internetin sunduğu imkanları kullanmak suretiyle vergi alanındaki denetimini sürdürecektir. Mükellefler hizmet ihracatı yapmaları durumunda indirim ve istisna uygulamalarından yararlanmaları halinde hesaplamalarını, kayıtlarını ve belge düzenini genel ilkelere göre hazırlamalıdırlar.  

Kaynak;

-Kurumlar Vergisi Kanunu ve Tebliğler

-Katma Değer Vergisi Kanunu ve Tebliğler

-Konu Hakkında Verilmiş Özelgeler

11.03.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM