YAZARLARIMIZ
Vedat Erdem
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
vedaterdem1@gmail.com



Protokol ile Vazgeçilen Alacakların Borçlu Yönünden Değerlendirilmesi

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 324’üncü maddesinde “konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacaklar, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınır. Bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kar hesabına naklolunur” hükmü yer almaktadır.

Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın E-53445970-105[27-9-693]-74027 sayılı özelgesinde “alacaktan vazgeçme halinde borçlu tarafından yapılması gereken işlem; vazgeçilen alacak tutarının, alacaktan vazgeçildiği yıl ve sonraki iki yılda (toplam üç yıl) doğacak zararla itfa (üç yıl içinde olmak koşuluyla, vazgeçilen alacak tutarının ticari bilanço zararına ilaveler ile zarar olsa dahi indirilecek indirim ve istisnaların da dikkate alınması suretiyle hesaplanması gereken zarar tutarından mahsup) edilmesi, tamamen veya kısmen itfa edilemeyen kısmının ise, üçüncü yılın sonunda kâra aktarılarak vergilendirilmesidir. Örneğin 2021 yılında karşılık hesabına alınan tutarların 2021-2022-2023 hesap dönemine ait zararlara mahsup edilmesi, zararla itfa edilemeyen özel karşılık hesabındaki tutarların ise üçüncü yılın sonunda (2023) kâr hesabına intikal ettirilmesi gerekmektedir.

Ayrıca, 213 sayılı Kanunun alacaklarda amortismana ilişkin hükümlerinin uygulamasında, para alacağının semeresi olan faizden kaynaklı alacaklar ile dönem sonu değerleme işlemi nedeniyle oluşan kur farklarından kaynaklı alacaklar asıl alacağa bağlı fer'i (ikinci) derecede haklar kapsamında ana paranın mukadderatına tabi tutulmakta olup, bu kapsamda söz konusu unsurlardan kaynaklı alacaklardan vazgeçilmesi halinde de borçlu tarafından mezkûr Kanunun 324’üncü maddesi kapsamında işlem tesis edilmesi icap etmektedir.

Mezkûr Kanunun 324’üncü maddesi uygulamasında, bir alacağın vazgeçilen alacak olarak kabul edilebilmesi için, alacağın konkordato veya sulh yolu ile alınmasından vazgeçilmesi gerekmektedir. Konkordato, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiş, usul ve esasları ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş olmakla birlikte, sulh yoluyla vazgeçme herhangi bir şekle tabi olmayıp, sulh yolu ile alınmasından vazgeçilen alacağın mezkûr Kanunun 227’nci maddesi uyarınca kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi icap etmektedir.

Bahse konu madde uygulamasında kanaat verici bir vesika olarak kabul edilebilecek belgeler hususunda Kanunda ve Kanunun uygulamasına ilişkin ikincil mevzuatta yeterli açıklık bulunmamakta, ancak mezkûr Kanunun geçici 24’üncü maddesi uygulamasına ilişkin açıklamaların yer aldığı 284 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin (1.2.1) bölümünde, alacaklı ve borçlunun her türlü muvazaadan ari olarak sulh olmaları ve bu anlaşmayı noterde düzenlemeleri halinde, bu belgenin alacağın değersiz hale geldiğine ilişkin kanaat verici belge olarak kabul edileceği, borçlunun bu belgeye istinaden alacaklının tahsilinden vazgeçtiği borcu için Vergi Usul Kanununun 324’üncü maddesinde düzenlenen vazgeçilen alacaklara ilişkin hükme uyacağının tabii olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, mezkûr madde uygulamasında, esas itibarıyla, mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgelerin veya yukarıda ifade edildiği şekilde alacaktan vazgeçildiğini gösteren bir anlaşmanın ya da sulh olunduğunu tevsik eden diğer belgelerin bulunması halinde kanaat verici vesikanın varlığından söz edilebilecektir. Dolayısıyla, alacaklıların borçludan olan alacağından feragat etmesi ve bu hususta alacaklı ve borçlu şirket tarafından karşılıklı imzalanacak mutabakat, protokol ve ibranamenin noter tarafından onaylanması halinde, borçlu açısından bu belgeye göre feragat edilen tutar vazgeçilen alacak olarak kabul edilecektir.

Mali idarenin 11395140-105[VUK-1-20178]-129208 sayılı özelgesinde ise “Kanunun 322’nci maddesinde, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkân kalmayan alacakların değersiz alacak olacağı, değersiz alacakların, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybedecekleri ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edileceği, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmü kapsamına giren değersiz alacaklarını, gider kaydetmek suretiyle yok edeceği hüküm altına alınmıştır.

Mezkûr madde uygulamasında değersiz alacak; kaybedilmiş, tahsiline imkân kalmamış, değeri sıfıra inmiş bir alacak olup, alacağın bu durumunun, kazai bir hükümle veya kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi icap etmektedir. Kazai bir hükümden anlaşılması gereken, alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş olması, icra takibinin yapılmış bulunması, bu müracaatlar ve takipler sonunda, alacağın ödenmeyeceğine hâkim tarafından hükmedilmiş olması; kanaat verici vesika teriminden ise ödemeyi imkânsız hale getirmiş hal ve sebepler sonucu ortaya çıkmış belgeler anlaşılmalıdır. Alacağın tahsil güçlüğünün objektif ve inandırıcı belgelerle ortaya konması değersiz alacak uygulaması bakımından önem arz etmekte olup, kanun koyucu tarafından da değersiz hale geldiği ileri sürülen alacağın ciddi olarak takip edildiğine ilişkin çabaların kazai bir hüküm veya kanaat verici bir vesika ile tevsiki öngörülmüştür.

Vergi Usul Kanunu uygulamasında kanaat verici vesikalara;

- Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü veya 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 32 ve izleyen maddelerine göre mahkemelerce borçlu hakkında verilen gaiplik kararı ve mirasçılarından mirası reddettiklerine dair sulh hukuk mahkemelerince verilmiş bulunan mirası red kararı,

- Borçlu aleyhine alacaklı tarafından açılan davayı borçlunun kazandığına dair mahkeme kararı,

- Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler,

- Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması,

- Borçlunun dolandırıcılıktan mahkûm olması ve herhangi bir mal varlığı bulunmadığını belgeleyen resmi evrak,

- Borçlunun adresinin saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının kaldırıldığını ve yasal süresi içerisinde yenileme talebinde de bulunulmadığını gösteren icra memurluğu yazısı,

- Gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıyla alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar, (Alacaklının tek taraflı irade beyanı ile alınmasından vazgeçilen alacakların, değersiz alacak olarak zarar kaydı mümkün değildir.)

- Ticaret mahkemesince borçlu hakkında verilmiş ve ilgili masa tarafından tasfiyeye tabi tutulmuş bulunan iflas kararına ilişkin belgeler örnek olarak sayılabilir.”

Vazgeçilen Alacak Hangi Zarardan Mahsup Edilecek?

1-“… 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 324’üncü maddesinde öngörülen şartların sağlanmasına bağlı olarak, borçlu tarafından vazgeçilen alacak kapsamında değerlendirilecek ve alacaktan vazgeçilen hesap dönemi dâhil olmak üzere üç hesap dönemine ait zararlarla mahsup edilmek üzere özel karşılık hesabına alınacak tutarların, ticari bilanço zararından mı, yoksa mali zarardan mı itfa edilmesi gerektiği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 324’üncü maddesinde de, konkordato veya sulh yoluyla alınmasından vazgeçilen alacakların, borçlunun defterlerinde özel bir karşılık hesabına alınacağı, bu hesabın muhteviyatı alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla itfa edilmediği takdirde kâr hesabına naklolunacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu bağlamda, alacaktan vazgeçme halinde borçlu tarafından yapılması gereken işlem; vazgeçilen alacak tutarının, alacaktan vazgeçildiği yıl ve sonraki iki yılda (toplam üç yıl) doğacak zararla itfasının sağlanması, tamamen veya kısmen itfa edilemeyen kısmının ise, üçüncü yılın sonunda kâra aktarılarak vergilendirilmesidir.

Bunun yanı sıra, Vergi Usul Kanununun 324’üncü maddesinde, “alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla” denilmek suretiyle, vazgeçilen alacağın gelecek yıl (yıllar) zararlarından mahsup edilebileceği kabul edilmiş olup, geçmiş yıl zararlarının kaynağı ne olursa olsun, vazgeçilen alacaktan mahsup edilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Bu çerçevede, üç yıl içinde olmak koşuluyla, vazgeçilen alacak tutarının ticari bilanço zararına ilaveler ile zarar olsa dahi indirilecek indirim ve istisnaların da dikkate alınması suretiyle hesaplanması gereken zarar tutarından mahsup edilmesi gerekmektedir.” (B.07.1.GİB.4.38.15.01-125[9-2016/20-297]-15708)

2-“… Bu bağlamda, borcun, ticari işlemlerden kaynaklanan bir borç niteliği taşıması ve borçlunun iflas veya mali zorluk nedeniyle borçlarını ödemeyecek duruma gelmiş olması halinde alacaklı tarafça vazgeçilen alacağın borçlu tarafından özel bir karşılık hesabına alınması gerekmekte olup, 213 sayılı Kanunun 324’üncü maddesinde, “alacaktan vazgeçildiği yılın sonundan başlayarak üç yıl içinde zararla” denilmek suretiyle, vazgeçilen alacağın gelecek yıl (yıllar) zararlarından mahsup edilmesi, bu suretle itfa olunamayan kısmın ise üçüncü yılın sonunda kâra aktarılması öngörülmüştür.

Dolayısıyla, alacaktan vazgeçme halinde borçlu tarafından yapılması gereken işlem; vazgeçilen alacak tutarının, alacaktan vazgeçildiği yıl ve sonraki iki yılda (toplam üç yıl) doğacak zararla itfa (üç yıl içinde olmak koşuluyla, vazgeçilen alacak tutarının ticari bilanço zararına ilaveler ile zarar olsa dahi indirilecek indirim ve istisnaların da dikkate alınması suretiyle hesaplanması gereken zarar tutarından mahsup) edilmesi, tamamen veya kısmen itfa edilemeyen kısmının ise, üçüncü yılın sonunda kâra aktarılarak vergilendirilmesidir. Örneğin 2021 yılında karşılık hesabına alınan tutarların 2021-2022-2023 hesap dönemine ait zararlara mahsup edilmesi, zararla itfa edilemeyen özel karşılık hesabındaki tutarların ise üçüncü yılın sonunda (2023) kâr hesabına intikal ettirilmesi gerekmektedir.” (E-53445970-105[27-9-693]-74027)

Örnek: İlkgül … A.Ş. ithal ettiği elektronik … ürünler için yurt dışı firmasına 100.000 USD borçlanmıştır. Borcun 50.000 USD’si ödenmiştir. Yurt dışı firması sözleşme gereği garanti kapsamında yerine getirmesi gereken bazı yükümlülükleri yerine getirememiştir. Bu kapsamda yurt dışı firma, İlkgül … A.Ş. ile anlaşarak protokol düzenlemeye karar vermişlerdir. Düzenlenen protokol ile yurt dışı firmanın garanti kapsamında yerine getirmesi gereken yükümlülüklerden İlkgül … A.Ş. herhangi bir talepte bulunmayacak, karşılığında ise yurtdışı firma kalan alacağının yarısını tahsil edecek olup kalan diğer yarısının tahsilinden vazgeçecektir. İlgili protokol karşılıklı olarak noter huzurunda 11.05.2022 tarihinde imzalanmış olup, protokol gereği ödenecek olan 25.000 USD 18.05.2021 tarihinde ödenmiştir.

Not: Kalan cari hesap borcu olan 25.000 USD’nin TL karşılığı 350.000 TL’dir.

İlkgül … A.Ş.’nin diğer bilgileri aşağıdaki gibidir.

 

2021

2022

2023

Dönem Ticari Kar/Zararı

-250.000

-150.000

10.000

KKEG

50.000

50.000

25.000

Dönem Mali Kar/Zararı

-200.000

-100.000

35.000

Protokol ile vazgeçilen borç İlkgül … A.Ş. tarafından aşağıdaki gibi kaydedilecektir.

 

 

 

18.05.2021

320. SATICILAR

        350.000

 

549. ÖZEL FONLAR

 

                            350.000

Vazgeçilen Alacağın Özel karşılık Hesabına Devri

2021 yılında İlkgül … A.Ş. dönemi 250.000 TL ticari zarar ile kapatmıştır. Fakat fon hesabından kapatılacak olan zarar ticari zarar değil mali zarardır. Yani 200.000 TL kadar dönem mali zararı 549 hesaptan kapatılacaktır. Bu durumda 690 hesapta kalan 50.000 TL ticari zarar kurumlar beyanına yazıldığında ve 50.000 TL KKEG’in de kurumlar beyanına ilavesi ile dönem vergi matrahı oluşmayacaktır. Yevmiye kaydı aşağıdaki gibidir.

 

 

 

31.12.2021

549. ÖZEL FONLAR

        200.000

 

690. DÖNEM KÂRI VEYA ZARARI

 

                            200.000

2021 Döneminde Oluşan Dönem Mali Zararın Vazgeçilen Alacak ile Kapatılması

     

2022 yılında İlkgül … A.Ş. dönemi 150.000 TL ticari zarar ile kapatmıştır. Fon hesabından kapatılacak olan 100.000 TL’lik mali zarar 549 hesaptan mahsup edilecektir. Bu durumda dönem 690 hesapta kalan 50.000 TL ticari zarar kurumlar beyanına yazıldığında ve 50.000 TL KKEG’inde kurumlar beyanına ilavesi ile dönem matrahı oluşmayacaktır. Yevmiye kaydı aşağıdaki gibidir.

 

 

 

31.12.2022

549. ÖZEL FONLAR

        100.000

 

690. DÖNEM KÂRI VEYA ZARARI

 

                            100.000

2022 Döneminde Oluşan Dönem Mali Zararın Vazgeçilen Alacak ile Kapatılması

     

2021 ve 2022 yılının mali zararlarının mahsubu ile 549 hesapta kalan 50.000 TL 2023 yılında zarar oluşmadığı için ve son yıl olması gereği gelir yazılarak kapatılması gerekecektir.

 

 

 

31.12.2023

549. ÖZEL FONLAR

          50.000

 

679. DİĞER OLAĞANDIŞI GELİR VE KÂRLAR

 

                               50.000

Kalan Vazgeçilen Alacak Tutarının Dönem Kar/Zarar Hesabına Devri

     

KAYNAKLAR

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu

20.08.2021 Tarihli E-53445970-105[27-9-693]-74027 Sayılı Özelge

11.05.2017 Tarihli 11395140-105[VUK-1-20178]-129208 Sayılı Özelge

24.04.2017 Tarihli B.07.1.GİB.4.38.15.01-125[9-2016/20-297]-15708 Sayılı Özelge

23.05.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM