YAZARLARIMIZ
Umut Özer
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
umutoozer@gmail.com



Taşınmazlar ve İştirak Hisseleri İle Kurucu Senetleri, İntifa Senetleri ve Rüçhan Hakları Satış Kazancı İstisnası
 

Tarih: 10/07/2015

Kanun koyucu, Kurumların mali yapılarının sürdürülebilir, sağlam ve özkaynağa dayalı olması hedefinde çalışmalar yapmış, 21.06.2006 tarihinde 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’ nun 1 seri nolu genel tebliğinin “5.6. Taşınmazlar ve iştirak senetleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası” bölümünde bu amaç dahilinde kurumlara belirli koşullarda istisnadan yararlanma hakkı tanımıştır. Bu yazımızda kurumların hangi şartlarda bu istisnadan yararlanacağı ve yararlanılan istisna kısmının mevcutlarda ne şekilde değerlendirilmesi gerektiği konusunda bilgiler vermeye çalışacağız.

Kurumlar vergisi yönünden;

İstisnadan yararlanacak olanlar;

Söz konusu istisnadan dar mükellef kurumlar da dahil olmak üzere, tüm Kurumlar Vergisi mükellefleri yararlanabilecektir.

İstisna uygulamasına konu olacak iktisadi kıymetler;

Taşınmazlar;

İstisnaya konu olan taşınmazlar, Türk Medeni Kanununda “Taşınmaz” olarak tanımlanan ve esas niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır.

Bunlar;

·         Arazi,

·         Tapu siciline ayrı sayfada kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,

·         Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümlerdir.

Elden çıkarılacak taşınmazlardan doğacak kazancın, bu istisna uygulamasına konu olabilmesi için taşınmazın Türk Medeni Kanununun 705 inci maddesi gereğince kurum adına tapuya tescil edilmiş olması gerekmektedir.

İştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri;

Bunlar,

  • Anonim şirketlerin ortaklık payları veya hisse senetleri (Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım ortaklıkları hisse senetleri dahil),
  • Limited şirketlere ait iştirak payları,
  • Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları,
  • İş ortaklıkları ile adi ortaklıklara ait ortaklık payları,
  • Kooperatiflere ait ortaklık payları

Ve rüçhan haklarıdır;

İki tam yıl süreyle elde bulundurma;

İstisna uygulamasına konu olacak taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının en az iki tam yıl (730 gün) süreyle kurumun aktifinde yer alması, diğer bir ifadeyle kurumun bu değerlere iki tam yıl süreyle bilfiil sahip olması gerekmektedir.

Ayrıca T.C. Gelir İdaresi Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 06.02.2015 tarihli 84974990-130[17-2014/12]-131 Mukteza da konu hakkında çok geniş açıklamalara yer verilmiştir. İlgili Mukteza da talepte bulunan kuruma verilen bilginin bir kısmı şu şekildedir.

“5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75'lik kısmının kurumlar vergisinden müstesna olduğu, bu istisnanın satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulmasının ve satış bedelinin satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart olduğu, bu sürede tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı, aynı şekilde istisna edilen kazançtan beş yıl içinde sermayeye ilave dışında herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısmına uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin de ziyaa uğramış sayılacağı, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu hükme bağlanmıştır.”

“Bu değerlerin satışından elde edilecek kazancın istisnadan yararlanan kısmının, pasifte özel bir fon hesabına alınması ve satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar söz konusu fon hesabında tutulması gerekmektedir. Bu çerçevede, fon hesabına alınma işleminin, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir.”

“Fon hesabına alınan kazanç tutarının mükelleflerce sermayeye ilavesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, fon hesabına alınan kazanç tutarının sermayeye ilave dışında, beş yıl içinde başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılması ya da kurumun tasfiyesi halinde, istisna uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk etmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.”

"İstisna uygulamasında, satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulması gereken kazançların, beş yıl içinde fon hesabından başka bir hesaba (sermayeye ilave hariç) nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, dar mükellef kurumlar tarafından yurt dışına transfer edilmesi veya bu süre içinde işletmenin tasfiyeye girmesi halinde, bu işlemlere tabi tutulan kazanç kısmı için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, Vergi Usul Kanunu uyarınca vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.”

Katma Değer Vergisi Yönünden;

Yasa Koyucu, Kurumlar Vergisi Kanununda tanıdığı istisnaya ek olarak Katma Değer Vergisi Kanununda da kurumlara ek haklar tanımış ve iki tam yıl süreyle aktiflerinde bulundurdukları Taşınmazlar ve iştirak senetleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satışlarında KDV’ den istisna hakkı vermiş fakat bu istisnayı da yukarıda değindiğimiz koşullara bağlamıştır. Bu bağlamda kurumlara uygulanan KDV Kanunu açısından hükümler aşağıdaki şekildedir.

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’ nun 17. Maddesinin dördüncü maddesinin (r) bendinde; kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimlerin Katma Değer Vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır. İstisna kapsamında teslim edilen kıymetlerin iktisabında yüklenilen ve tesliminin yapıldığı döneme kadar indirim yoluyla giderilemeyen Katma Değer Vergisi, teslimin yapıldığı hesap dönemine ilişkin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınacaktır.

Fakat istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumlar bu istisnadan yararlanamazlar.

Sonuç;

Sonuç olarak kanun koyucu Kurumlar Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanununda yukarıda bahsettiğimiz istisnalarla kurumların mali yapılarının güçlenmesini, elde edilen kazançların sermayeye eklenerek sürdürülebilirliğinin ve etkinliğinin sağlanmasını ve ileri dönük finansman sıkıntılarının aşılmasını hedeflemiştir.

Kaynakça

1.       5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 1 Seri Nolu Tebiliği

2.       T.C. Gelir İdaresi Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 06.02.2015 tarihli 84974990-130[17-2014/12]-131 Mukteza

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

 

GÜNDEM