YAZARLARIMIZ
Umut Çiray
İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı
E.SGK Müfettişi
umut@brothersandpartners.com.tr



Yarım Çalışma Sonrası Ücretsiz İzin Kullanılabilir Mi?

1. Analık halinde yarım çalışma ve ücretsiz izin hakkı

4857 sayılı İş Kanunu’nun Analık halinde çalışma ve süt izni başlıklı 74’üncü maddesinde;

“Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir. Kadın işçinin erken doğum yapması halinde ise doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılmayacak süreler, doğum sonrası sürelere eklenmek suretiyle kullandırılır. Doğumda veya doğum sonrasında annenin ölümü hâlinde, doğum sonrası kullanılamayan süreler babaya kullandırılır. Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya evlat edinene çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hâli izni kullandırılır.

Birinci fıkra uyarınca kullanılan doğum sonrası analık hâli izninin bitiminden itibaren çocuğunun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla ve çocuğun hayatta olması kaydıyla kadın işçi ile üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçilere istekleri hâlinde birinci doğumda altmış gün, ikinci doğumda yüz yirmi gün, sonraki doğumlarda ise yüz seksen gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin verilir. Çoğul doğum hâlinde bu sürelere otuzar gün eklenir. Çocuğun engelli doğması hâlinde bu süre üç yüz altmış gün olarak uygulanır. Bu fıkra hükümlerinden yararlanılan süre içerisinde süt iznine ilişkin hükümler uygulanmaz.

Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.

Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.

Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.

İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu izin, üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinme hâlinde eşlerden birine veya evlat edinene verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.

Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam birbuçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kulllanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.

Bu madde hükümleri iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçi için uygulanır.” denilmektedir.

2. Madde Gerekçesi

4857 sayılı İş Kanunu’nun analık halinde ücretsiz izin hakkını düzenleyen Analık halinde çalışma ve süt izni başlıklı 74’üncü maddenin gerekçesinde;

“Kadın işçilerin doğum öncesi ve sonrasında çalıştırılamayacağı süre, hukuk düzenimizde çağdaş gelişmiş ülkelerden çok daha kısadır.

Bu durum kadınlarımızı çalışma yaşamında çoğu kez annelik veya işleri arasında bir tercih yapmak zorunda bırakmakta; çalışma hak ve özgürlüklerinden erkeklerle eşit bir biçimde yararlanmalarını engellemektedir.

Halbuki cinslerarası eşitliğin yaşama geçirilişi ve kadınların sosyal ve ekonomik yaşama katılımı, günümüzde toplumların gelişmişlik düzeyinin ve demokratikleşme sürecinde aldıkları yolun belirlenmesinde ölçüt olarak kullanılmaktadır. Bu konularda çağdaş gelişmiş ülkelerin gerisinde olmak, Türkiye’nin demokratik ülkeler karşısındaki konumunda ve Avrupa Birliği ile ilişkilerinde olumsuz değerlendirmelere neden olmaktadır.

Bu olumsuzlukları engellemek, söz konusu alanda çağdaş gelişmiş ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliği ülkelerinin hukuk düzenlerine koşut bir düzenlemeyi gerçekleştirebilmek, kadınlarımızın çalışma yaşamında koşullarının iyileştirilmesini sağlayabilmek için söz konusu öneride bulunulmasına gerek görülmüştür.”

6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yarım çalışmayı düzenleyen madde metninin gerekçesinde; “Çalışan kadınlara doğum sonrası analık izninin bitiminden itibaren, evlat edinme halinde ise eşlerden biri veya evlat edinene altı aya kadar ücretsiz izin yahut her doğumda altı aya kadar haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin kullanabilme hakkı verilmektedir.” denilmektedir.

3. Madde Metninin Yorumu

Yargıtay H.G.K 14.2.1990 T. 1989/10-391 E. 1990/83 K. sayılı kararına göre: "Kanunun çok açık olmasına karşın yine de kuşkulu bir durumun varlığı iddia edildiği taktirde şüphenin sigortalının lehine yorumlanacağı ise iş ve sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerindendir."

Yargıtay 9. H.D. 29.09.2016 T. 2016/16881 E. 2016/27010 K. sayılı kararında; “Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Objektif iyiniyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen madde, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanılmasını yasanın korumayacağını belirtmiştir. Bu nedenle iş ilişkisinde de fesih hakkını kullanan tarafın bu kurala dikkat etmesi gerekir. Kaldı ki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun fesih hakkını düzenleyen 435. maddesinde bu kuraldan açıkça söz etmektedir.” hükmüne varmıştır.

Genelde 4857 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin, özelde mezkur maddenin ücretsiz izni düzenleyen 6 ncı fıkrasının gerekçesinde “kadınlarımızın çalışma yaşamında koşullarının iyileştirilmesi” hususunun sağlanabilmesi için ücretsiz izin müessesinin getirildiği belirtilmektedir.

İş hukukunda emredici hükümler, genel olarak mutlak ve nispi emredici hükümler olarak ikiye ayrılmaktadır. Kanun metninde yer alan “verilir”, “aksi kararlaştırılamaz”, “zorundadır”, “şarttır”, “değiştirilemez” “devredilemez” “vazgeçilemez” gibi kelimeler, kanun hükmünün mutlak emredici nitelikte olduğunu gösterir. Nispi emredici hükümler, bireysel veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine genişletilebilir. Bireysel ve toplu iş sözleşmeleriyle mutlak emredici hükümleri ihlal edecek düzenlemeler yapılamaz. Aksi halde, söz konusu hükümler geçersiz olacaktır.

4857 sayılı Kanunun 74/6 maddesinde “…altı aya kadar ücretsiz izin verilir. denilmektedir. Madde metninde geçen “verilir” kelimesi mutlak emredici nitelikte olup işvereni, iznin kullandırılması konusunda zorunlu kılmaktadır.

Yarım çalışmayı düzenleyen 4857 sayılı Kanunun 74/2 maddesinin gerekçesinde, “…altı aya kadar ücretsiz izin yahut her doğumda altı aya kadar haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin kullanabilme hakkı” getirildiği belirtilmektedir. Gerekçe metninde “yahut” ibaresi yer almakla birlikte kanunun kabul edildiği son halinde yahut ibaresi yer almamaktadır. Madde gerekçesi, madde metni ve kanun yapıcının iradesi birlikte değerlendirildiğinde yarım çalışmanın zorunlu seçimlik bir hak anlamı taşımadığı tarafımızca değerlendirilmektedir.

4857 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinde analık hali izni, yarım çalışma, periyodik kontroller için ücretli izin, ücretsiz izin ve süt izni olmak üzere beş farklı izin düzenlenmiştir. Madde metninde beş farklı izin düzenlenmesine rağmen Kanun koyucu 74 üncü maddenin ikinci fıkrasında Bu fıkra hükümlerinden yararlanılan süre içerisinde süt iznine ilişkin hükümler uygulanmaz. diyerek sadece yarım çalışma ve süt izninin birlikte kullanılamayacağını belirtmiştir. Hükmün mefhum-u muhalifinden 74 üncü maddede zikredilen yarım çalışma ve ücretsiz izinin art arda kullanılabileceği anlamı çıkmaktadır.

Madde metni ve maddenin gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; “yarım çalışma” ve “ücretsiz izin” uygulamasının, birbirinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğu değerlendirilmektedir.

Analık İzni veya Ücretsiz İzin Sonrası Yapılacak Kısmi Süreli Çalışmalar Hakkında Yönetmeliğin Hüküm bulunmayan haller başlıklı 17 inci maddesinde; “Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâller ile uygulamada doğacak tereddütleri gidermek ve uygulama birliğini sağlamak üzere mevzuat hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla gerekli düzenlemeleri yapmaya Bakanlık yetkilidir.” denilmiş olsa da Bakanlık tarafından bu konuda yayınlanmış herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Madde metninde, “yarım çalışma” ve “ücretsiz izin” uygulamasının kullanım sırası veya art arda kullanılıp kullanılamayacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmediğinden muğlak olan bu durumun, Yargıtay’ın ilke kararı da dikkate alınarak işçi lehine yorumlanması gerektiğini düşünüyorum.

4857 sayılı Kanunun 74/2 maddesinde; “İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir.” denilmektedir. Madde metninde “hemen sonra” veya “bitiminden sonraki gün başlamak üzere” gibi ibareler yer almamaktadır. Dolayısıyla ücretsiz izin uygulamasının, analık hali izninin sona erdiği tarihten sonraki bir tarihte makul süre içerisinde ve dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanılabileceği tarafımızca değerlendirilmektedir.

5. Sonuç

Öğretide farklı görüşler mevcut olmakla birlikte, analık halinde yarım çalışma ve ücretsiz izin uygulamasının, makul süre içerisinde ve dürüstlük kuralı çerçevesinde art arda kullanılabileceği tarafımızca değerlendirilmektedir.

Yine öğretide farklı görüşler olmakla birlikte, yarım çalışma ve ücretsiz izin uygulamasının art arda kullanılması halinde, ücretsiz izinin, yarım çalışma sonrası bakiye kalan dönem için değil, tam altı ay olarak kullanılabileceğini değerlendiriyorum.

Uygulamada yaşanabilecek sorunların önlenmesi amacıyla yarım çalışma ve ücretsiz izin uygulamasının getiriliş amacına ve kanunun ruhuna uygun yeni bir düzenlemenin yapılması gerekmektedir.

Kaynakça

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

4857 sayılı İş Kanunu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Yargıtay H.G.K 14.2.1990 T. 1989/10-391 E. 1990/83 K.

Yargıtay 9. H.D. 29.09.2016 T. 2016/16881 E. 2016/27010 K.

13.01.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM