YAZARLARIMIZ
Umut Çiray
İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı
E.SGK Müfettişi
umut@brothersandpartners.com.tr



İbra Sözleşmesi (İbraname)

Genel Olarak

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmesine kadar hukukumuzda ibra sözleşmesi yasal olarak düzenlenmemiştir. Bu boşluğu yasa yürürlüğe girinceye kadar yargı içtihatları ve İsviçre Borçlar Kanunun 115. Maddesi doldurmuştur. Alman Medeni Kanununun 397. Maddesi ve Fransız Medeni Kanununun 1285. Maddesinde ibra sözleşmelerine yer verilmiştir. 01/07/2012 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmesi ile bu sorun çözüme kavuşmuştur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ibra sözleşmesine ilişkin maddeleri şunlardır:

İbra

MADDE 132- Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir.

Borcun sona ermesi

MADDE 166- Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur.

Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.

Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.

 

Ceza koşulu ve ibra

MADDE 420- Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.

İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.

Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.

İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır.

 Bu çalışmamızda farklı yönleri ile ibra sözleşmesini ele alacağız.

1. İBRA SÖZLEŞMESİNİN TANIMI

İbra, arapça “ber” kökünden gelir. Türkçe karşılığı, temize çıkarmak, borçtan kurtarmak, sağlamlaştırmaktır. Genel olarak ibra, alacaklının alacak hakkından vazgeçmesi sonucu borçlunun borcundan kurtulması demektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 132 ve 166 ıncı maddeleri göre ibra, borç, ilişkisini ve borcu sona erdiren sebep ve bu sebebe dayanak hukuki işlemdir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında, alacaklının alacağından vazgeçmesine ve bu suretle borçlunun borçtan kurtulmasına ilişkin akde ibra denildiği belirtilmiştir.[1]

 

2. İBRA TÜRLERİ

 

2.1. Türlerine Göre İbra

2.1.1. İvazlı İbra:

İvazlı ibra, bir bedel yahut ifa karşılığında yapılan ibra sözleşmesidir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, borcun tamamının ödenmesi yahut tamamına denk gelen edimde bulunulması durumunda bunun bir ibra değil ifa olarak nitelendirilmesi gerektiğidir.[2]

2.1.2. İvazsız İbra:

Herhangi bir kayıt ve şart ihtiva etmeyen ve karşılık bir edim içermeyen ibradır.

2.2. Kapsamına Göre İbra

2.2.1. Kısmi İbra

Alacağın bir kısmından ivazlı yada ivazsız olarak vazgeçilmesi ve bu miktar bakımından borçlunun borçtan kurtulması olarak ifade edilebilir.

2.2.2. Tam İbra

Borcun tamamen ortadan kalkması dolayısıyla tarafların tasarrufta bulunması olarak tanımlanabilir.

 

 

 

3. İBRA SÖZLEŞMESİNİN UNSURLARI

3.1. Borçlar Hukuku Yönünden

a) Mevcut ve çekişmesiz bir borç söz konusu olmalı,

b) Doğmamış bir borç için ibra sözleşmesi düzenlenemez,

c) Şekle tabi değildir.

d) Yazılı şekil ispat açısından önemlidir,

e) İcap, her iki taraftan da gelebilir,

f) İcap, sözleşmenin esaslı noktalarını içermesi gerekir,

g) Alacaklının hem fiil hem de tasarruf ehliyetine sahip olması gerekir,

h) Tarafların biri tüzel kişi olması halinde, kişinin, tüzel kişiyi temsile yetkili olması gerekir.

 

3.2. İş Hukuku Yönünden

a) Taraflar arasında iş ilişkisinden doğan bir alacak bulunmalıdır,

b) Alacak ibranamenin düzenlendiği sırada doğmuş ve çekişmesiz olmalıdır,

c) Alacaklı ile borçlunun ibra sözleşmesi düzenlenmesi konusunda iradelerinin birleşmesi ve tarafların fiil ehliyetine sahip olmaları gerekir,

d) İbra sözleşmesi yazılı şekilde düzenlenmelidir,

e) İbra sözleşmesinin düzenlenme tarihi itibariyle, iş sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş olması gerekir,

f) İbra konusu alacağın türünün ve miktarının ibranamede açıkça belirtilmesi gerekir,

g) Ödemenin ibranamede yazılı hak tutarına göre eksiksiz olarak ve banka yoluyla yapılması gerekir.

 

4.İBRA SÖZLEŞMESİNİN BENZER KAVRAMLARDAN FARKLARI

4.1. İbraname - Makbuz İlişkisi

Borcun tamamen veya kısmen ödendiğini gösteren belgeler makbuz hükmündedir ve bu belgeler ibra sayılmayıp, borcun ifa yoluyla o oranda ödendiğini anlamına gelir.[3]

 

4.2. İbraname - Feragat İlişkisi

Feragat tek taraflı bir hukuki işlem olup, ibraname iki taraflı hukuki işlemdir. İbraname borçlunun kabulü ile işlem doğurur. İbranamede feragat sözcüğüne yer verilmesi, belgeyi ibraname olmaktan çıkarmaz.

4.3. İbraname - Takas İlişkisi

Takasın geçerli olabilmesi için her iki alacağında dava edilebilir olması gerekir. İş hukuku uygulamasında da takas geçerli olup, örneğin, işverenin ihbar tazminatı alacağı ile işçinin ücret alacağı takas defi’ ne konu olabilir. İbranın, iki taraflı bir işlem olması, alacaklısının tek olması nedeniyle takastan farklıdır.[4]

4.4. İbraname – İkale İlişkisi

İkale, ibra gibi iki taraflı bir hukuki işlemdir. Ancak ibraname ile belli bir borç sona ererken, ikale ile taraflar arasındaki borç ilişkisi tamamen veya kısmen sona ermektedir. İkalenin geçerli olabilmesi için, işçiye kanuni haklarının ödenmesi yeterli olmayıp, bunun yanında makul bir menfaat temin edilmiş olması, işçinin ibra yerine ikale sözleşmesi yapmasını gerektiren makul bir nedenin bulunması gerekir.[5]

4.5. İbraname – Sulh Sözleşmesi İlişkisi

İbra, varlığı tartışmasız olan ve ibrada bulunan kişiye ait bir alacak için yapılabilirken, sulh sözleşmesi, varlığı tartışmalı olan bir alacak için yapılabilir ve sulh sözleşmesinde her iki tarafta tavizde bulunur.[6]

 

5. İŞ HUKUKU UYGULAMASINDA İBRA SÖZLEŞMESİ

a) İş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir[7],

b) İbranamede tanzim tarihinin yer alması gerekir[8],

c) İbraname savunmasına karşı işçinin irade fesadı iddiasında bulunması halinde bu iddianın ispatı gerekir[9],

d) Henüz doğmamış ve varlığı tartışmalı olan bir alacak için ibra sözleşmesi düzenlenemez[10],

e) İbranamenin miktar içermesi veya içermemesi titizlikle değerlendirilmelidir[11],

f) İbranameye konulan ihtirazı kayıt ibra iradesinin olmadığını gösterir[12],

g) İbranamenin bölünebilmesi mümkündür[13],

h) İbraname yargılama aşamasında ileri sürülebilir[14][15].

 

SONUÇ

İbraname iş hukukunda uygulamasına sıkça rastlanan bir müessesedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda yer alan hüküm öncesinde ibraya ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamasından ötürü Yargıtay içtihatları ile yön verilen ibra belgeleri hata, hile, ikrah, gabin gibi iradeyi sakatlayan haller saklı kalmak üzere, açık ve net bir şekilde işçinin herhangi bir baskı altında kalmaması ve çelişkili ifadeler içermemek suretiyle işverenin işçilik alacağını ödediğine şüpheye yer vermeyecek şekilde kanaat getirilmesi halinde işverenin borçtan kurtulmasını sağlamaktaydı. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 420. maddesi ile ibraname bir düzenlemeye kavuşmuş ve geçerlilik koşulları hüküm altına alınmıştır. Özellikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 420. maddesinde yapılan düzenleme ile yeni içtihatlara konu olmuş ve olacak olan ibranamede, kanun tarafından şekil şartı olarak yazılı şekil şartı aranmaktadır. İbranın geçerliliği alacaklıya diğer bir ifadeyle işçiye işçilik alacaklarının banka kanalıyla ödenmesi koşuluna bağlı tutulmaktadır. Dolayısıyla işçiye yapılacak ödemenin bankaya yatırılmaması halinde geçerli bir ibranameden bahsedilemeyecektir. İbranın yazılı şekilde yapılması ve banka kanalıyla ödeme yapılmasının öngörülmesi ibranın geçerliliği konusunda gerek ispat bakımından gerekse mahkemenin incelemesini kolaylaştırması bakımından önem taşımaktadır. Doktrinde bahsi geçen düzenlemeye ilişkin çeşitli tartışmalar söz konusu olup, örneğin, ibra kavramı ile borcun ifasının birbiriyle karıştırıldığı yönünde görüşler mevcuttur. Öte yandan, ibra sözleşmesinde tüm ödemelerin eksiksiz hesaplanması ve rakam olarak belirtilmesi koşulu aranması gözetildiğinde, özellikle hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile fazla çalışma ücretleri bakımından iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından bir ay sonra düzenlenecek bir ibranamede eksiksiz şekilde hesaplama yapılabilmesinin zor göründüğü yönündeki görüş benimsenecek olursa, ibraya ilişkin yargıya intikal edecek uyuşmazlıkların doğması olası görünmektedir.[16]

KAYNAKÇA

Kanunlar

818 sayılı Borçlar Kanunu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

4857 sayılı İş Kanunu

 

Yargı Kararları

YHGK, 17/12/2003 tarih 2003/9-778 E, 2003/796 K.

Y.9.H.D. 14/06/2012 T, 14076/22991 E.K.

Y.9.H.D. 15/10/2010 T, 2008/41165 E,2010/29240 K.

Y.9.H.D. 05/11/2010 T, 2008/37441 E,2010/31943 K.

Y.9.H.D. 26/10/2010 T, 2009/27121 E,2010/30468 K.

Y.9.H.D. 04/01/2010 T, 2008/37372 E,2010/31566 K.

Y.9.H.D. 21/10/2010 T, 2008/40992 E,2010/31923 K.

Y.9.H.D. 04/11/2010 T, 2008/40032 E,2010/31666 K.

Y.9.H.D. 24/06/2010 T, 2008/33597 E,2010/20380 K.

Y.9.H.G.K. 27/01/2010 T, 2009/9-586 E,2010/31 K.

Y.9.H.D. 13/07/2010 T, 2008/33764 E,2010/23201 K.

Kitaplar

Ayça İzmirlioğlu, 6098 Sayılı Kanununa Göre İbraname, https://journal.yasar.edu.tr/wp-content/uploads/2014/01/12-Ay%C3%A7a-%C4%B0ZM%C4%B0RL%C4%B0O%C4%9ELU.pdf Erişim:20/05/2018

Durmuş ÖZCAN ve Uğur OCAK, Öğretide ve Uygulamada İbra Sözleşmesi, 2016, Adalet Yayınevi, Ankara.

Hakan KESER, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Kapsamında İbraname, Sicil İş Hukuku Dergisi, 2014, Sayı 32.

Şahin ÇİL, “İş Hukukunda İbra Sözleşmesi”, Kamu-iş, http:// kamu-is.org.tr/pdf/738.pdf, c.7 S:3/2004, s.3

 


[1] YHGK, 17/12/2003 tarih 2003/9-778 E, 2003/796 K.

[2] Şahin ÇİL, “İş Hukukunda İbra Sözleşmesi”, Kamu-iş, http:// kamu-is.org.tr/pdf/738.pdf, c.7 S:3/2004, s.3

[3]Hakan KESER, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Kapsamında İbraname, Sicil İş Hukuku Dergisi, 2014, Sayı 32., Y.9.H.D. 14/06/2012 T, 14076/22991 E.K.

[4] Durmuş ÖZCAN ve Uğur OCAK, Öğretide ve Uygulamada İbra Sözleşmesi, 2016, Adalet Yayınevi, Ankara.s.29-30.

[5] Durmuş ÖZCAN ve Uğur OCAK, a.g.e., s.30.

[6] Durmuş ÖZCAN ve Uğur OCAK, a.g.e., s.31.

[7] Y.9.H.D. 15/10/2010 T, 2008/41165 E,2010/29240 K.

[8] Y.9.H.D. 05/11/2010 T, 2008/37441 E,2010/31943 K.

[9] Y.9.H.D. 26/10/2010 T, 2009/27121 E,2010/30468 K.

[10] Y.9.H.D. 04/01/2010 T, 2008/37372 E,2010/31566 K.

[11] Y.9.H.D. 21/10/2010 T, 2008/40992 E,2010/31923 K.

[12] Y.9.H.D. 04/11/2010 T, 2008/40032 E,2010/31666 K.

[13] Y.9.H.D. 24/06/2010 T, 2008/33597 E,2010/20380 K.

[14] Y.9.H.G.K. 27/01/2010 T, 2009/9-586 E,2010/31 K.

[15] Y.9.H.D. 13/07/2010 T, 2008/33764 E,2010/23201 K

[16] Ayça İzmirlioğlu, 6098 Sayılı Kanununa Göre İbraname, https://journal.yasar.edu.tr/wp-content/uploads/2014/01/12-Ay%C3%A7a-%C4%B0ZM%C4%B0RL%C4%B0O%C4%9ELU.pdf Erişim:20/05/2018

22.05.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM