YAZARLARIMIZ
Umut Çiray
İş ve Sosyal Güvenlik Uzmanı
E.SGK Müfettişi
umut@brothersandpartners.com.tr



SGK 'nın İdari Para Cezalarında Zamanaşımı

Tarih: 19.10.2015

GİRİŞ

Sosyal güvenlik hukukuna aykırı davranmanın cezai müeyyidesi idari para cezasıdır. Sosyal güvenlik mevzuatının son derece karışık, değişken ve yükümlülüklerin fazla olması hasebiyle işverenler birçok defa idari para cezasına maruz kalmaktadırlar. Sosyal güvenliğin birincil ve ikincil mevzuatında yapılan aşırı değişikliğin oluşturmuş olduğu bilgi erozyonu da bu konuyu daha fazla zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada idari para cezalarının tahakkuk ve tahsil zaman aşımı süreleri ile gerçek kişilerin ve şirket ortaklarının ölümü halinde, bu kişilerin haklarında kesinleşmiş bulunan idari para cezaları hakkında yapılması gereken işlemler, 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi ve Sosyal Güvenlik Kurumunun 2012/27 sayılı Genelgesi çerçevesinde incelenecektir.

Anahtar Kelimeler: SGK İdari Para Cezası, Tahakkuk ve Tahsil Süresi, Zaman Aşımı

1- İDARİ PARA CEZALARINDA TAHAKKUK ZAMANAŞIMI SÜRESİ

İdari para cezasına konu fiil, ilgili kanunlar ile verilen yükümlülük yerine getirilmediği zaman işlenmiş sayıldığından, gerek 506, gerekse 5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, idari para cezasına konu fiili, yükümlüklerini yerine getirmeleri gereken sürenin son günü itibariyle işlemiş sayılmaktadır.

Örnek 1- (A) Gerçek kişisince 2009/Nisan ayına ilişkin düzenlenen aylık prim ve hizmet belgesinin 29/09/2009 tarihinde SGK' ya verildiği ve söz konusu prim belgesinin ilgili sosyal güvenlik merkezince işleme alınmasına karar verildiği varsayıldığında, idari para cezasına konu fiil, aylık prim ve hizmet belgesinin SGK' ya verildiği 29/09/2009 tarihinde değil, söz konusu belgenin SGK' ya verilmesi gereken sürenin son günü olan 23/05/2009 tarihinde işlenmiş sayılacaktır.

Diğer taraftan, idari para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk ettiğinden, idari para cezasına konu fiilin tahakkuk zamanaşımına girip girmediği hususu, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan Kanun hükümlerindeki zamanaşımı süresi dikkate alınarak belirlenecektir. Dolayısıyla, idari para cezalarının tebliğe çıkartılmasından önce tahakkuk zamanaşımına girip girmediği hususu, fiilin işlendiği tarihten cezanın tebliğe çıkartılacağı tarihe kadar ilgili Kanunda öngörülen sürenin geçip geçmediğine bakılarak, ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince araştırılacaktır.

Tebliğe çıkartılacağı tarihte zamanaşımına girmiş olduğu anlaşılan idari para cezaları tebliğe çıkartılmayacağı gibi, tebliğe çıkartıldığı tarihte zamanaşımına girmemiş olmakla birlikte tebliğ edildiği tarih itibariyle zamanaşımına girmiş olan idari para cezaları da ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezi tarafından İdari Para Cezaları İtiraz Komisyonu kararı ile iptal edilecektir.

Öte yandan, idari para cezalarının tahakkuk zamanaşımına girip girmediği hususunun tespiti sırasında, idari para cezasına konu fiilin işverenlerce kendiliğinden verilen belge veya bildirgelere istinaden ya da mahkeme kararına/denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere/bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelere istinaden uygulandığı üzerinde durulmayacaktır.

Örnek 2- (B) Limited Şirketince, 2008/Mayıs ayında çalışan sigortalılara ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin SGK' ya verilmediğinin 20/07/2011 tarihli mahkeme ilamından anlaşıldığı varsayıldığında, idari para cezasına konu fiil, mahkemenin karar tarihi üzerinde durulmaksızın 30/06/2008 tarihinde işlenmiş sayılacaktır.

1.1. İdari para cezalarının tahakkuk zamanaşımı süreleri, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanun hükümlerine göre aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanacaktır.

1.1.1. 30/09/2008 veya önceki bir tarihte işlenen fiiller yönünden tahakkuk zamanaşımı süresi

506 sayılı Kanunun idari para cezalarını düzenleyen 140 ıncı maddesinde 3910, 4958, ve 5655 sayılı Kanunlarla değişiklikler yapılmış olup, 506 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında uygulanacak olan idari para cezalarının tahakkuk zamanaşımına uğramış olup olmadığı hususu, fiilin işlendiği tarihte geçerli olan Kanundaki zamanaşımı süresine bakılarak belirlenecektir.

Bu bağlamda, 30/09/2008 tarihi ve öncesinde işlenmiş olan fiiller dolayısıyla uygulanacak olan idari para cezalarının tahakkukunda dikkate alınacak zamanaşımı süreleri;

- 09/07/1987 ila 11/05/1993 tarihleri arasında işlenen fiillerden dolayı, bu tarihlerde konuyu düzenleyen herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmaması nedeniyle çeşitli yargı kararları uyarınca; beş yıl,

- 12/05/1993 ila 05/08/2003 tarihleri arasında işlenen fiillerden dolayı, 3910 sayılı Kanun uyarınca; on yıl,

- 06/08/2003 ila 30/09/2008 tarihleri arasında işlenen fillerden dolayı, 4958 sayılı Kanun uyarınca; beş yıl, olacaktır.

Örnek 3- (A) Gerçek kişisi tarafından, 2007/Haziran ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesini vermediğinin Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca 20/06/2010 tarihinde yapılan incelemeler sonucunda tespit edildiği varsayıldığında, 2007/Haziran ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken sürenin son günü 31/07/2007 olduğundan, idari para cezasına konu fiil 31/07/2007 tarihinde işlenmiş sayılacaktır. Bu durumda, 31/07/2007 tarihinde işlenen fiiller dolayısıyla zamanaşımı süresi, 506 sayılı Kanunun 4958 sayılı Kanunla değişik 140 ıncı maddesi hükmü dikkate alınarak hesaplanacaktır. Dolayısıyla, 06/08/2003 ila 30/09/2008 tarihleri arasında işlenen filler beş yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulduğundan, bahse konu fiil dolayısıyla uygulanacak olan idari para cezasının en geç 30/07/2012 tarihine kadar tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmüne amirdir.

Kanunun bu hükmüne istinaden, idari para cezasına konu fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanundaki zamanaşımı süresi ile sonradan yürürlüğe giren kanundaki zamanaşımı süresi farklı ise, Türk Ceza Kanunun 7 nci maddesine istinaden failin lehine olan kanundaki zamanaşımı süresinin esas alınması gerekmektedir.

Bu nedenle,

- Fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanunda idari para cezalarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun öngörülmesine rağmen, sonradan yürürlüğe giren kanunlarda idari para cezalarının beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun öngörüldüğü durumlarda, sonradan yürürlüğe giren ve failin lehine olan kanundaki beş yıllık zamanaşımı süresi,

- Fiilin işlendiği tarihte geçerli olan kanunda idari para cezalarının beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu öngörülmesine rağmen, sonradan yürürlüğe giren kanunlarda idari para cezalarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun öngörüldüğü durumlarda, sonradan yürürlüğe giren kanunda failin lehine bir düzenleme öngörülmediğinden, fiil tarihinde geçerli olan beş yıllık zamanaşımı süresi, dikkate alınacaktır.

Örnek 4- (D) Limited Şirketine ait işyerinde çalışan (A) sigortalısının 2002/Mayıs ila 2002/Ekim aylarındaki hizmetlerinin SGK' ya bildirilmediğinin 01/12/2010 tarihli mahkeme ilamından anlaşıldığı varsayıldığında, 12/05/1993 ila 05/08/2003 tarihleri arasında işlenen fiillerden dolayı idari para cezalarının tebliğinde zamanaşımı süresi her ne kadar 3910 sayılı Kanun uyarınca on yıl olarak belirlenmiş ise de, 06/08/2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun uyarınca zamanaşımı süresi beş yıl olarak belirlendiğinden, 2002/Mayıs ila 2002/Ekim aylarına ilişkin aylık sigorta primleri bildirgelerinden dolayı beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınacağından, idari para cezaları tebliğe çıkartılmayacaktır.

Örnek 5- (B) sigortalısının 2004/Mayıs ayına ilişkin hizmetlerinin SGK' ya bildirilmediğinin Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca 15/06/2010 tarihinde düzenlenen rapor ile tespit edildiği varsayıldığında, fiilin işlendiği 30/06/2004 tarihinde yürürlükte olan kanunda zamanaşımı süresi beş yıl olarak öngörüldüğünden, her ne kadar 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunla idari para cezalarında zamanaşımı süresi on yıla çıkarılmış ise de bahse konu fiil dolayısıyla beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınacağından, idari para cezası tebliğe çıkartılmayacaktır.

1.1.2. 01/10/2008 veya sonraki bir tarihte işlenen fiiller yönünden tahakkuk zamanaşımı süresi

5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin yedinci fıkrasında, “İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, 5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında uygulanacak olan idari para cezalarının, en geç fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Örnek 6- Özel sektör işverenince düzenlenen 2009/Ekim ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin SGK' ya yasal süresi dışında verildiği ve söz konusu belgenin Kurumca işleme alındığı varsayıldığında, bahse konu prim belgesinin yasal verilme süresi 23/11/2009 tarihinde sona ermiş olduğundan, söz konusu fiil dolayısıyla uygulanacak idari para cezası 22/11/2019 tarihine kadar tebliğ edilmediği takdirde zamanaşımına uğrayacaktır.

Örnek 7- Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen 25/08/2011 tarihli raporda, özel nitelikteki işyerinde çalışan (A) sigortalısının 2009/Mart ayına ilişkin hizmetlerinin ve kazançlarının SGK' ya bildirilmediğinin tespit edildiği varsayıldığında, 2009/Mart ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin yasal verilme süresi 23/04/2009 tarihinde sona ermiş olduğundan, söz konusu fiil dolayısıyla uygulanan idari para cezası 22/04/2019 tarihine kadar tebliğ edilmediği takdirde zamanaşımına uğrayacaktır.

2- İDARİ PARA CEZALARINDA TAHSİL ZAMANAŞIMI SÜRESİ

İdari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi, belgenin, işverenlerce kendiliğinden verilip verilmediği veya mahkeme kararlarına/denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan tespitlere/kamu kurum ve kuruluşlarından alınan yazılara istinaden işverenlerce veya Kurumca re’sen düzenlenip düzenlenmediği üzerinde durulmaksızın, tebliğ edilen idari para cezasının yasal ödeme süresinin son gününde geçerli olan kanun hükümlerine göre tespit edilecektir.

 2.1. Yasal ödeme süresinin son günü 30/09/2008 veya önceki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi

506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinde 06/08/2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 4958 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önce, idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi gerekmekte idi. Ancak 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinde 4958 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda idari para cezalarının ödeme süresi tebliğ tarihinden itibaren 15 güne çıkartılmıştır.

Buna göre,

- 05/08/2003 veya önceki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün,

- 06/08/2003 veya sonraki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün, olarak dikkate alınacaktır.

Bu bağlamda, yukarıda belirtilen süreler dikkate alınmak suretiyle idari para cezalarının ödeme süresinin sona erdiği tarihin,

- 07/12/1993 veya önceki bir tarihe rastlaması halinde, tahsil zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl,

- 08/12/1993 ila 05/07/2004 tarihleri arasına rastlaması halinde, tahsil zamanaşımı süresi, 6183 sayılı Kanun hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl,

- 06/07/2004 ila 30/09/2008 tarihleri arasına rastlaması halinde, tahsil zamanaşımı süresi, Borçlar Kanunu hükümlerine istinaden, ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren on yıl, olarak dikkate alınacaktır.

Diğer taraftan, idari para cezalarının tahsil zamanaşımında, tahakkuk zamanaşımında olduğu şekilde lehe olan hükümlerin uygulanması gibi bir durum söz konusu değildir.

2.2. Yasal ödeme süresinin son günü 01/10/2008 veya sonraki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi

5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmesi gerekmektedir. Yasal ödeme süresinin son günü 01/10/2008 veya sonraki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi, 5510 sayılı Kanunun 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir.” hükmüne istinaden, ödeme süresinin dolduğu onbeşinci günü takip eden takvim yılı başından itibaren on yıl olarak dikkate alınacaktır.

Örnek 8-
17/04/2010 tarihinde sigortalı çalıştırmaya başlayan, ancak işyeri bildirgesini yasal süresi dışında SGK' ya veren işveren hakkında uygulanan idari para cezasının, 25/05/2010 tarihinde tebliğ edildiği varsayıldığında, idari para cezasının ödeme süresi 09/06/2010 tarihinde sona ermektedir. Dolayısıyla, bahse konu idari para cezasına ilişkin on yıllık zamanaşımı süresi 01/01/2011 tarihinde başlayıp 31/12/2020 tarihinde sona erecektir.

2.3. Ölüm halinde idari para cezaları hakkında yapılacak işlemler

Bilindiği gibi, 6183 sayılı Kanunda idari para cezalarının amme borçlusunun ölümü halinde terkin edilip edilmeyeceği hususunda herhangi bir düzenleme yer almamaktadır.    Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasında “Ceza sorumluluğu şahsidir.” hükmü yer almaktadır.

Anayasanın bu hükmü ile şahısların işledikleri idari veya adli suçlara istinaden gerek adli, gerekse idari merciler tarafından verilen cezaların yalnızca o kişiye yönelik olarak infaz edilmesi gerektiği hüküm altına alınmaktadır.

Diğer taraftan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun;

- ‘Ceza sorumluluğunun şahsiliği’ başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.”

- ‘Sanığın veya hükümlünün ölümü’ başlıklı 64 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise, “Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.” hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 96 ncı maddesinde de 5237 sayılı Kanunun 64 üncü maddesine paralel hüküm yer almakta idi.

Bu itibarla, Anayasanın 38 inci maddesi hükmü ile mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer verilen hükümler karşısında, cezaya muhatap kişinin ölümü halinde mahkemeler tarafından verilen adli para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi gerekmektedir. Ancak, yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş olan mahkeme kararlarının infazı gerektiğinden, bu tutarlar gerek terekeden gerekse mirasçılardan tahsil edilecektir.

İdari para cezalarının düzenlendiği özel kanunlarda, cezaya muhatap olan kişilerin ölümü halinde, idari para cezalarının mirası reddetmemiş mirasçılarından takip edilip edilmeyeceği yönünde ayrıca bir hüküm bulunmaması nedeniyle, Anayasanın 38 inci maddesinde yer verilen "Cezaların Şahsiliği" ilkesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 20 nci maddesi gereğince, bu idari para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi icap etmektedir. Bu bağlamda, 5510 sayılı Kanun uyarınca uygulanan idari para cezasının borçlusu olan gerçek kişi işverenin ölümü halinde, bu amme alacağının mirası reddetmemiş mirasçılarından takip edilip edilmeyeceği yönünde bir düzenleme bulunmadığından, kendisine idari para cezası uygulanan amme borçlusunun ölümü halinde, bu alacağın (borçlunun mirasçılarından takip edilmeksizin) tahsilinden vazgeçilecektir.

Buna karşın, tüzel kişilere yönelik olarak verilen idari para cezalarının tüzel kişiliğin mal varlığından tahsil edilememiş olması nedeniyle, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibe geçilen sorumlu tutulan ortaklar ve/veya kanuni temsilcilerin ölümü halinde, cezaya tüzel kişiliğin muhatap olması nedeniyle, mirası reddetmemiş mirasçılardan bu alacakların takibine devam edilecektir.

SONUÇ

SGK' NIN İDARİ PARA CEZALARINDA ZAMANAŞIMI

TAHAKKUK ZAMAN AŞIMI

*İdari Para Cezasına esas fiil, yükümlüklerini yerine getirmeleri gereken sürenin son günü itibariyle işlenmiş sayılmaktadır.

30/09/2008 veya önceki bir tarihte işlenen fiiller yönünden tahakkuk zamanaşımı süresi

09/07/1987 - 11/05/1993

Yükümlülüğün son gününden itibaren

5 yıl

12/05/1993 - 05/08/2003

Yükümlülüğün son gününden itibaren

10 yıl

06/08/2003 - 30/09/2008

Yükümlülüğün son gününden itibaren

5 yıl

01/10/2008 veya sonraki bir tarihte işlenen fiiller yönünden tahakkuk zamanaşımı süresi

01/10/2008 - Sonrası

Yükümlülüğün son gününden itibaren

10 yıl

TAHSİL ZAMAN AŞIMI

* 05/08/2003 veya önceki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün,

* 06/08/2003 veya sonraki bir tarihte tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün,

* 01/10/2008 veya sonraki bir tarihe tebliğ edilmiş olan idari para cezalarında yasal ödeme süresi, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün,

olarak dikkate alınır.

30/09/2008 veya önceki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi

Öncesi - 07/12/1993

Ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren

10 yıl

08/12/1993 - 05/07/2004

Ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren

5 yıl

06/07/2004 - 30/09/2008

Ödeme vadesinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren

10 yıl

01/10/2008 veya sonraki bir tarihe rastlayan idari para cezalarının tahsilinde dikkate alınacak zamanaşımı süresi

01/10/2008 - Sonrası

Ödeme süresinin dolduğu onbeşinci günü takip eden takvim yılı başından itibaren

10 yıl

ÖLÜM HALİNDE

Gerçek Kişinin Ölümü Halinde

İdari Para Cezasının (borçlunun mirasçılarından takip edilmeksizin) tahsilinden vazgeçilecektir.

Tüzel Kişi Şirket Ortağının Ölümü Halinde

Cezaya tüzel kişiliğin muhatap olması nedeniyle, mirası reddetmemiş mirasçılardan bu alacakların takibine devam edilecektir.

 

Kaynak: Tablo ilgili kanun ve genelgelerden faydalanılarak tarafımdan düzenlenmiştir.

KAYNAKÇA

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu

3910 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

4958 Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu

5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

5655 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Sosyal Güvenlik Kurumu 2012/27 sayılı Kurum Alacaklarının Terkini ve Zamanaşımı Genelgesi

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 
 

GÜNDEM