YAZARLARIMIZ
Soner Ülgen
Yeminli Mali Müşavir
Eski Baş Hesap Uzmanı
Bilim Uzmanı
sonerankara@yahoo.com



7338 Sayılı Kanunla Vergi Kanunlarında Yapılan Düzenlemeler

GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- BASİT USULDE YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAME VERME UYGULAMASI KALDIRILMIŞTIR.

7338 sayılı Kanunun 1’nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa mükerrer 20/A maddesi eklenmek suretiyle basit usulde vergilendirilen mükelleflerin ticari kazançları gelir vergisinden istisna edilmiş ve bu mükelleflerin yıllık gelir vergisi beyanname verme yükümlülükleri kaldırılmıştır.

Yukarıda yer alan düzenleme 1.1.2021 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere Kanunun yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2- SOSYAL MEDYA GELİRLERİ GELİR VERGİSİ İLE KATMA DEĞER VERGİSİNDEN İSTİSNA EDİLMİŞTİR.

7338 sayılı Kanunun 2’nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa mükerrer 20/B maddesi eklenmek suretiyle sosyal medya üzerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesiyle ilgili düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenleme uyarınca sosyal medya gelirleri bazı şartların varlığı halinde gelir vergisinden istisna edilmiştir.

İstisna uygulamasındaki en önemli şartlar; sosyal medya gelirlerinin Türkiye’de kurulu bankalar vasıtasıyla tahsil edilmesi ve 650.000 (GVK 103 madde dördüncü gelir dilimi) TL’yi aşmamasıdır.

Kanun düzenlemesinde bu istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye’de Kurulu bankalarda bir hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesinin şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, Bankalara hasılat tutarı üzerinden aktarım tarihi itibariyle % 15 oranında gelir vergisi tevkifat yapma yükümlülüğü getirilmiştir.

Öte yandan, mükelleflerin başka kaynaklardan kazanç ya da irat elde etmeleri istisna uygulamasına engel teşkil etmeyecektir.

7338 sayılı Kanunun 55’nci maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanunun 17/4-a maddesine konulan hüküm ile Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler KDV’den müstesna hale getirilmiştir.

Yukarıda yer alan düzenlemeler 1.1.2022 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere Kanunun yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

3- ÇİFTÇİLERE YAPILAN TARIMSAL DESTEK GELİRLERİ VERGİDEN İSTİSNA EDİLMİŞTİR

7338 sayılı Kanunun 2’nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa mükerrer 20/C maddesi eklenmek suretiyle Kamu kurum ve kuruluşları tarafından çiftçilere yapılan tarımsal destekleme ödemeleri gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Yine, 7338 sayılı Kanunun 7’nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendinin (d) alt bendi uyarınca “Çiftçilere yapılan doğrudan gelir desteği ve alternatif ürün ödemeler” üzerinden yapılan gelir vergisi tevkifatı uygulaması kaldırılmıştır. Geçmişte bu tarz ödemeler üzerinden tevkif suretiyle yüzde 4 vergi alınması söz konusuydu. 

Öte yandan, 7338 sayılı Kanunun 11’nci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 92’nci madde ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan tarımsal destek ödemeleri üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin, çiftçilerin düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca, tahsil tarihinden itibaren aynı Kanunun 112 ‘nci maddesinin (4) numaralı fıkrası hükmüne göre hesaplanacak faizi ile birlikte red ve iade edileceği hükme bağlanmıştır.

Yukarıda yer alan düzenlemeler Kanunun yayım tarihi olan 26.10.2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

4.4- DÖNEM GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİ KALDIRILMIŞTIR.

7338 sayılı Kanunun 9’uncu maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 120’nci maddesinde yapılan değişikle 4. dönem geçici vergi beyannamesi kaldırılmıştır.

Buna göre; ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, bu Kanunun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümleri uyarınca ilgili hesap döneminin ilk dokuz ayı için belirlenen üçer aylık dönem kazançları üzerinden 103’üncü maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oranda geçici vergi ödeyeceklerdir.

Yukarıda yer alan düzenlemeler 1.1.2022 tarihinden itibaren verilecek beyannamelere uygulanacağından, üç dönem geçici vergi uygulaması 1.1.2022 tarihinden itibaren başlayacak olup, 2022 takvim yılında 4. Dönem geçici vergi beyannamesi verilmeyecektir.

5- VERGİYE UYUMLU MÜKELLEFLERDE % 5’LİK İNDİRİM ŞARTLARI YUMUŞATILMIŞTIR.

7338 sayılı Kanununun 10’ncu maddesiyle 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinde yapılan değişikle ; “vergiye uyumlu mükelleflerde %5 oranındaki vergi indiriminden yararlanma koşulu olan indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yılda tarhiyat yapılmamış olması koşulu, yapılan tarhiyatların kesinleşmesi olarak değiştirilmiştir. Eski düzenlemede mükelleflerin haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re'sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunması vergi indirim hakkını ortadan kaldırıyordu.

Öte yandan, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yılda kesinleşen tarhiyatların, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl için geçerli olan, indirim tutar sınırının %1’ini aşmaması durumunda bu şartın ihlal edilmiş sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır.

 Yukarıda yer alan düzenleme 1.1.2022 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanacaktır. Dolayısıyla 2021 takvim yılına ilişkin olarak 2022 Nisan ayında verilecek kurumlar vergisi beyannamesinde 2019, 2020 ve 2021 yılları için herhangi bir tarhiyat ile karşılaşan mükellefler açısından kesinleşme şartı aranacaktır.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1- NAKDİ SERMAYE ARTIŞINDA FAİZ İNDİRİMİ UYGULAMASINA İLAVE AVANTAJLAR GETİRİLMİŞTİR.

7338 sayılı Kanununun 59’uncu maddesiyle 5520 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yapılan değişikle; nakdi sermaye artışına ilişkin faiz indirimi uygulamasında, sermaye artışının yurtdışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için indirim oranının %75 olarak uygulanma imkanı getirilmiştir.

Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine göre; sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan "Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50'sini kurumlar vergisi beyannamesinde matrah üzerinden indirim konusu yapılıyor. İndirim imkanı bir defaya mahsus olmayıp nakit sermaye artırımından sonra verilecek bütün beyannameleri kapsamaktadır. Yapılan yeni düzenleme ile yurtdışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için indirim oranının %75 olarak uygulanması öngörülmüştür.

Yukarıda yer alan düzenleme Kanunun yayım tarihi olan 26.10.2021 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, düzenleme anılan tarihten itibaren madde kapsamında yapılacak nakdi sermaye artışlarına uygulanacaktır. 

2- YATIRIMA KATKI TUTARININ DİĞER VERGİ BORÇLARINA MAHSUP İMKANI GETİRİLMİŞTİR.

7338 sayılı Kanununun 60’ncı maddesiyle 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesine eklenen fıkralar ile indirimli kurumlar vergisi uygulamasında yatırıma katkı tutarının %10’luk kısmının talep edilmesi halinde diğer vergi borçları için kullanılabilmesi imkanı getirilmiştir.

Yeni düzenlemeye göre; yatırım teşvik belgesi bazında yapılan yatırım harcamasına yatırıma katkı oranının uygulanmasıyla belirlenen tutarın %10’luk kısmı, kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar talep edilmesi şartıyla,  özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç olmak üzere tahakkuk etmiş diğer vergi borçlarından terkin edilmek suretiyle kullanılabilecektir. Terkin talebinde bulunulabilecek tutar, hak edilen yatırıma katkı tutarından indirimli kurumlar vergisi yoluyla kullanılan yatırıma katkı tutarının düşülmesinden sonra bulunan tutarın yarısından fazla olamayacaktır. Diğer vergi borçlarının terkini suretiyle kullanılan tutarın bir katına isabet eden yatırıma katkı tutarından vazgeçildiği kabul edilecek, diğer vergilerden terkini talep edilen tutar ile vazgeçilen yatırıma katkı tutarları dolayısıyla vergi matrahına indirimli oranda kurumlar vergisi uygulanmayacaktır.  Diğer vergi borçlarından terkin edilebilecek toplam tutar, ilgili yatırım teşvik belgesi kapsamında fiilen yapılan yatırım harcamalarına, yatırıma katkı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan tutarın %10’undan fazla olamayacaktır.

Yukarıda yer alan düzenleme 1.1.2022 tarihinden itibaren yapılacak yatırım harcamalarına uygulanacaktır. 2021 yılına ilişkin 2022 Nisan ayında verilecek kurumlar vergisi beyannamesinde yararlanma imkanı olduğu halde yararlanılmayan yatırıma katkı tutarı yukarıdaki esaslar doğrultusunda 2022 Haziran sonuna kadar diğer vergi borçlarına mahsup edilebilecektir.

VERGİ USUL KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

1. VERGİ İNCELEMELERİNİN DAİRE YAPILMASI ESASI BENİMSENMİŞTİR

7338 sayılı Kanununun 17’nci maddesiyle Vergi Usul Kanununun 139’ncu maddesinde yapılan değişikle Vergi incelemelerinin, esas itibariyle dairede yapılması esası getirilmiştir. Mükellef ve vergi sorumlusunun talep etmesi ve iş yerinin müsait olması halinde inceleme iş yerinde de yapılabilecektir.

Ayrıca 7338 Kanunun 18’nci maddesiyle de vergi incelemesine ilişkin işlemlerin elektronik ortamda yürütülmesi, yazı, bildirim ve tutanakların elektronik ortamda düzenlenmesi ile ilgili hükümler Vergi Usul Kanunun 140’ncı maddesine eklenmiştir.

Yapılan düzenleme 1.7.2022 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

2. ELEKTRONİK OLARAK TUTULAN DEFTERLERDE TASDİK KONUSU AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMUŞTUR

7338 sayılı Kanununun 20’nci maddesiyle 213 sayılı Kanuna 226’ncı maddesinden sonra gelmek üzere  “Elektronik olarak tutulan defterlerde tasdik” başlıklı 226/A maddesi eklenmiştir. Düzenlemeye göre ; Türk Ticaret Kanununun 64’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan yetki kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığınca müştereken belirlenen usul, esas ve süreler dahilinde elektronik ortamda tutulan defterler için berat alınması, elektronik ortamda tutulan diğer defterlerin ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul, esas ve süreler dahilinde onaylanması bu Kanun uygulamasında tasdik hükmünde olduğu, berat ve onayın belirlenen usul, esas ve süreler dahilinde alınmaması veya yapılmaması durumunda defterler tasdik ettirilmemiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

3. GİDER PUSULASINDA DÜZENLEME SÜRESİ AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMUŞTUR

7338 sayılı Kanununun 23’üncü maddesiyle 213 sayılı Kanunun 234’üncü maddesinde değişikler yapılmış ve maddeye yeni fıkralar eklenmiştir. Yeni madde hükmüne göre; Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabı ve çiftçiler, bu Kanun kapsamındaki belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları mallar (gerçek usulde vergilendirilmeyen çiftçilerden satın aldıkları mallar hariç) için işi yapana veya malı satana imza ettirecekleri gider pusulası düzenleyecekleri, vergiden muaf esnaf için düzenlenen gider pusulasının, bu kişiler tarafından verilmiş fatura hükmünde olduğu, gider pusulası, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen gider pusulası hiç düzenlenmemiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Yapılan düzenleme 01.11.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

4. DEĞERLEME ÖLÇÜLERİNİN KAPSAMI GENİŞLETİLMİŞTİR.

7338 sayılı Kanununun 26’ncı maddesiyle 213 sayılı Kanunun 261’ inci maddesinin eklenen 9 numaralı bent ile alış bedeli değerleme ölçüleri kapsamına dahil olmuştur.

Aynı Kanuna 7338 sayılı Kanununun 28’ncı maddesiyle eklenen 268/A maddesi ile ise alış bedelinin tanımı yapılmıştır. Buna göre alış bedeli; “bir iktisadi kıymetin satın alma bedelidir. İktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi ile ilgili diğer giderler alış bedeline dâhil değildir.” Şeklinde tanımlanmıştır.

Yapılan düzenlemeler 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

5. VUK 270’NCİ MADDE YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMIŞTIR.

7338 sayılı Kanununun 30’uncu maddesiyle 213 sayılı Kanunun 270’nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Kaldırılan madde hükümleri Vergi Usul Kanununun 262’nci maddesine değiştirilerek eklenmiş olup, kaldırılan madde hükmü aşağıdaki gibidir;

“Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satınalma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:

1. Makina ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri;

2. Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler.

Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedelini ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.”

Yukarıdaki kaldırılan Kanun maddesi Vergi Usul Kanunun 262’nci maddesine genişlettirilerek eklenmiştir. Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

6. DEĞERLEME HÜKÜMLERİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER YAPILMIŞTIR.

7338 sayılı Kanununun 27’inci maddesiyle 213 sayılı Kanunun Maliyet bedelinin tanımlandığı 262’nci maddesine aşağıda yer alan fıkralar eklenmiştir. Eklenen fıkraların bir kısmı 7338 sayılı Kanununun 30’uncu maddesiyle 213 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 270’nci madde hükümleri içermekte olup, ayrıca daha önce tebliğ ile düzenlenmiş hususlar maddeye işlenmiştir.

Maliyeti intikali zorunlu olanlar:

  • İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri,
  • İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri,
  • İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.),
  • İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri,
  • Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler.

Maliyet Bedelinden İndirilmesi Gerekenler:

  • Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilir.

Maliyeti intikali ihtiyari olanlar:

  • İktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

7. YENİDEN DEĞERLEME UYGULAMASI KALICI HALE GETİRİLMİŞTİR.

7338 sayılı Kanununun 31’incı maddesiyle 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin başlığı “Enflasyon düzeltmesi, yeniden değerleme oranı ve yeniden değerleme:” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye eklenen fıkralar ile Yeniden değerleme uygulaması kalıcı hale getirilmiştir.

Ayrıca 213 Sayılı Kanuna eklenen geçici 92’nci madde ile mükelleflere ilk kez yeniden değerleme yapacakları hesap döneminden önceki hesap döneminin sonu itibariyle bilançolarında yer alan taşınmazlar ile iktisadi kıymetlerini yeniden değerleme yapma imkânı getirilmiştir.

Yukarıda yer alan düzenleme 1.1.2022 tarihinde yürürlüğe girecektir.

8. MÜKELLEFLERE FAYDALI ÖMÜR SÜRESİNDEN DAHA UZUN SÜRELERDE AMORTİSMAN AYIRMA İMKANI SAĞLANMIŞTIR.

7338 sayılı Kanununun 34’üncü maddesiyle 213 sayılı Kanunun 320’nci maddesine eklenen fıkralar ile mükelleflere günlük olarak ve Hazine ve Maliye Bakanlığının belirlediği faydalı ömür süresinden daha uzun sürelerde amortisman ayırabilmesi imkanı getirilmiştir.

Düzenlemeye göre; dileyen mükellefler, amortisman işlemine, işletme aktifine yeni kaydedilecek iktisadi kıymetler için bunların kullanıma hazır olduğu tarihte başlayıp ve her bir hesap dönemi için kıymetin aktifte kaldığı süre kadar gün esasına göre amortisman ayırabileceklerdir. Sürenin gün olarak hesaplanması için Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen faydalı ömür süreleri üçyüzaltmışbeş ile çarpılacaktır.

Mükellefler, Hazine ve Maliye Bakanlığının iktisadi kıymetler için tespit ve ilan ettiği faydalı ömürlerden kısa olmamak üzere amortisman süresini, her yıl için aynı nispet olmak kaydıyla, belirlemekte serbesttir. Şu kadar ki, bu süre Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen sürenin iki katını ve elli yılı aşamaz. Mükellefler bu tercihlerini iktisadi kıymetin envantere alındığı geçici vergi dönemi sonu itibarıyla kullanırlar. Bu şekilde belirlenen amortisman süresi ve oranı izleyen dönemlerde değiştirilemeyecektir.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

9. İŞLETME HESABINA GÖRE DEFTER TUTAN MÜKELLEFLER İÇİN ŞÜPHELİ ALACAK KARŞILIĞI AYIRMA İMKANI GETİRİLMİŞTİR.

7338 sayılı Kanununun 35’inci maddesiyle 213 sayılı Kanunun 323’üncü maddesine eklenen fıkra ile İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin şüpheli alacak karşılığı ayırabilme imkanı sağlanmıştır.

İşletme hesabı esasında defter tutan mükellefler, şüpheli alacaklarını defterlerinin gider kısmına ve bunlardan sonradan tahsil edilen miktarları ise tahsil edildikleri dönemde defterlerinin gelir kısmına, hangi alacaklara ait olduğunu gösterecek şekilde, kaydederek uygulamadan yararlanabileceklerdir.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

10. 3.000 TL’ye KADAR OLAN ALACAKLAR İÇİN DOĞRUDAN KARŞILIK AYRILABİLME İMKANI GETİRİLMİŞTİR.

7338 sayılı Kanununun 35’inci maddesiyle 213 sayılı Kanunun 323’üncü maddesinde yapılan değişiklik ile  “dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacak”  ibaresi “3.000” TL olarak belirlenmiştir.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

11. YENİLEME FONU UYGULAMASINDA 3 YILLIK SÜRE NETLEŞTİRİLMİŞTİR.

7338 sayılı Kanununun 36’ncı maddesiyle 213 sayılı Kanunun 328’nci maddesinde yapılan değişikle Yenileme fonu müessesinde uygulamada yaşanan tereddütler giderilerek yeniden düzenlenmiştir.

213 sayılı Kanunun 328 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce;

a) Satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı, işin niteliğine göre zorunlu bulunur veya bu hususta işletmeyi idare edenlerce karar verilmiş ve teşebbüse geçilmiş olursa bu takdirde, satıştan doğan kâr, satışın yapıldığı tarihi takip eden üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte geçici bir hesapta tutulabilir. Bu süre içinde, satılan iktisadi kıymetlerin yenilenmesi veya benzer mahiyetteki bir iktisadi kıymetin iktisabı gerçekleşmezse, geçici hesapta tutulan kâr, satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kâr ve zarar hesabına eklenir.

b) Pasifte geçici bir hesapta tutulan kâr, finansal kiralama yoluyla edinilenler de dâhil olmak üzere (a) bendindeki esaslar dâhilinde iktisap edilen bir veya birden fazla kıymetin bu Kanun hükümlerine göre ayrılacak amortismanlarına mahsup edilir. Bu mahsup tamamlandıktan sonra itfa edilmemiş olarak kalan değerlerin amortismanına devam olunur.

c) Pasifte geçici bir hesapta tutulan kâr, satışı yapılan iktisadi kıymetin yerine iktisap edilen yeni kıymetlerin amortisman ayrılabilecek tutarından fazla ise bu fazlalık, satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının kâr ve zarar hesabına eklenir.

ç) Satışın yapıldığı yılı takip eden üçüncü takvim yılının sonundan önce işin terki, devri veya işletmenin tasfiyesi hâlinde pasifte geçici bir hesapta tutulan kâr o yılın kâr ve zarar hesabına eklenir.

Benzer düzenleme Vergi Usul Kanununun 329’ncu maddesinde de yapılmıştır.

Yapılan düzenlemeler 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

12. TEKERRÜR HÜKÜMLERİ REVİZE EDİLMİŞTİR.

7338 sayılı Kanununun 38’inci maddesiyle 213 sayılı Kanunun 339’ncü maddesinde yapılan değişikle Vergi cezalarındaki tekerrür uygulaması revize edilmiştir.

213 sayılı Kanunun 339’uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

13. PİŞMANLIK MÜESSESİNDE MÜKELLEF LEHİNE İYİLEŞTİRME YAPILMIŞTIR.

7338 sayılı Kanununun 42’inci maddesiyle 213 sayılı Kanunun 371’inci maddesinde pişmanlık uygulaması vergiye uyumu artıracak şekilde etkinleştirilmiştir.

213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “her hangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın” ibaresi “haber verilen olayın ilgili olduğu vergi türüne ilişkin bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın ve ilgili olduğu vergi türünün” şeklinde değiştirilmiştir.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

14. USULSÜZLÜK VE ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARI UZLAŞMA KAPSAMINA ALINMIŞTIR.

7338 sayılı Kanununun 43’ncü maddesiyle 213 sayılı Kanunun Ek 1’nci maddesinde yapılan değişiklikle 5.000 TL’yi aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşma kapsamına alınmıştır.

Yapılan düzenlemeye göre; uzlaşmaya konu edilebilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde cezayı gerektiren fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarı dikkate alınacak ve 5.000 Türk lirasını aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için Kanunun 376’ncı maddesindeki indirim oranı %50 artırımlı olarak uygulanacaktır.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

15. TASDİK RAPORU İBRAZ ŞARTINI YERİNE GETİRMEYEN MÜKELLEFLERE ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI KESİLMESİ ÖNGÖRÜLMÜŞTÜR

213 sayılı Kanunun mükerrer 227’nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “tasdik raporunu zamanında ibraz etmeyen mükellefler tasdike konu hakdan yararlanamazlar.” ibaresi “tasdik raporunun zamanında ibrazı şarttır.” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

“Şu kadar ki, tasdik raporunun zamanında ibraz edilmemesi halinde, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile 60 günlük bir mühlet verilir. Tasdik raporunun bu süre içinde de ibraz edilmemesi halinde mükellefler tasdike konu haktan yararlanamazlar.”

 Ayrıca, 7338 sayılı Kanununun 40’nci maddesiyle 213 sayılı Kanunun 353’üncü maddesine eklenen bent ile 213 sayılı Kanunun mükerrer 227’nci maddesi uyarınca tasdik kapsamına alınan konularda yeminli mali müşavir tasdik raporunun aynı maddenin üçüncü fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen sürede ibraz edilmemesi durumunda, tasdik raporu ibraz şartı getirilen mükellef adına 50.000 Türk lirasından az ve 500.000 Türk lirasından fazla olmamak üzere, yararlanılması tasdik raporunun ibrazı şartına bağlanan tutarın %5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

16. VUK GEÇİCİ 30’NCU MADDENİN UYGULAMA SÜRESİ UZATILMIŞTIR

7338 sayılı Kanununun 40’nci maddesiyle 213 sayılı Kanunun geçici 30’ncu maddesinde yer alan süre 31.12.2023 tarihine kadar uzatılmıştır.

Buna göre; 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz mükelleflerce münhasıran imalat sanayiinde,  4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamında faaliyette bulunan mükelleflerce münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılmak üzere, iktisap edilen yeni makina ve teçhizat ile aynı tarihe kadar yatırım teşvik belgesi kapsamında iktisap edilen yeni makina ve teçhizat için uygulanacak amortisman oran ve süreleri, Maliye Bakanlığınca bu Kanunun 315’inci maddesine göre tespit ve ilan edilen faydalı ömür sürelerinin yarısı dikkate alınmak suretiyle hesaplanabilecektir.

Yapılan düzenleme 26.10.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

17. KONAKLAMA VERGİSİ ERTELENMİŞTİR.

7338 sayılı Kanunun 9’uncu maddesiyle Konaklama vergisinin yürürlük tarihi 1 yıl uzatılmıştır.

Bilgiyi paylaşarak, insanların başarıya bizden daha kolay ulaşmalarını sağladığımız için mutluluk duyabilmeliyiz. “

Saygılarımızl

08.11.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM