YAZARLARIMIZ
Soner Ülgen
Yeminli Mali Müşavir
Eski Baş Hesap Uzmanı
Bilim Uzmanı
sonerankara@yahoo.com



7194 Sayılı Kanunla Yapılan Düzenleme Sonrası Vergiye Uyumlu Mükelleflerin Vergi İndiriminden Yararlanırken Dikkat Etmesi Gereken Noktalar

I. GİRİŞ

8.3.2017 tarihli ve 30001 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 23.2.2017 tarihli ve 6824 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 4’üncü maddesi ile 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun yeniden düzenlenen mülga mükerrer 121 inci maddesinde yer alan vergiye uyumlu mükelleflere ilişkin hükümlere yer verilmiş, 23.12.2017 tarih ve 30279 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 301 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile vergi indirimi uygulamasına ilişkin usul ve esaslara ilişkin açıklamalara yer verilmiştir.

Daha sonra 15.03.2019 tarih ve 30715 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 307 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği ile vergi indirimi uygulamasına ilişkin usul ve esasların yer aldığı 301 Seri Numaralı Tebliğin “4.1. İlgili dönem beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması” başlıklı bölümünün sonuna fıkralar eklenmiştir.

En son 7.12.2019 tarih ve 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7194 sayılı Kanunun 18’nci maddesiyle 193 sayılı Kanunun Vergiye Uyumlu Mükelleflere İndirim başlıklı mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentleri ile beşinci fıkrasında değişikler yapılmıştır. Söz konusu değişik hükümleri 1.1.2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Biz bu yazımızda 7194 sayılı Kanun öncesi ve sonrası vergiyi uyumlu mükelleflerin kanun hükümlerinden yararlanmaları için gerekli şartlarının neler olduğu ile ilgili açıklamalara yer vereceğiz.

Öte yandan, 7194 sayılı Kanunla yapılan değişiklerin 2018 ve 2019 takvim yıllarında vergi indiriminden yararlanma şartlarına etki etmediğinin gözden kaçırılmaması gerekir.

II. 7194 SAYILI KANUN ÖNCESİ VE SONRASI VERGİ İNDİRİMİNDEN YARARLANMAK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR

İlk defa 2018 takvim yılına ilişkin olarak 2019 Nisan ayında verilen kurumlar vergisi beyannamesinde uygulama imkânı bulan vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirim hakkı vergi indiriminden yararlanan ve yararlanacak mükelleflerin 2018 ve 2019 takvim yıllarına ilişkin olarak verdikleri kurumlar vergisi beyannamelerinde vergi indiriminden yararlanmaları için gerekli şartlar ile 2020 takvim yılına ilişkin olarak verecekleri kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde vergi indiriminden yararlanmaları için sahip olunması gereken şartlar birbirinden farklı olup, aşağıda bu hususlara ayrıntılı yer verilecektir.

1- Vergi indiriminden yararlanacak olanlar

7194 sayılı Kanun düzenlemesinde vergi indiriminden yararlanacaklarla ilgili herhangi bir değişiklik yapılmamış olup, Kanunun ilk hali korunmuştur.

Hali hazır vergi indiriminden; Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile Finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabileceklerdir.

Öte yandan, sigorta acenteliği faaliyetiyle iştigal eden ve sigorta veya reasürans şirketi olmayan şirketlerin, Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 121 inci maddesinde yer alan şartları sağlaması durumunda, anılan madde kapsamında vergi indiriminden faydalanması mümkündür.[1]

2- İlgili Dönem Beyannamelerinin Kanuni Süresi İçerisinde Verilmiş Olması

6824 sayılı Kanunun ilk düzenlemesinde indirimden yararlanmak için gerekli şartlardan biri “indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması” gerekiyordu. 7194 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması şartı korunurken “bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması” şartı yürürlükten kaldırılmıştır. Yalnız bu yeni düzenleme 1.1.2020 takvim yılından itibaren verilecek beyannameleri ilgilendirdiğinden, 2018 ve 2019 takvim yıllarında vergi indiriminden yararlanmış mükelleflerin vergi indiriminden yararlanmak için 2015, 2016, 2017, 2018 takvim yıllarında vergi beyannamelerini kanuni süresi içerisinde vermiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresi içerisinde ödemeleri şartıyla vergi indiriminden yararlanabiliyorlardı. Diğer deyişle kanuni sürede ödeme şartı anılan dönemler için geçerliliği korumakta iken, 2020 takvim yılından sonra verilmesi gereken beyannameler açısından aranan şartlar kapsamından çıkarılmıştır.

Öte yandan, Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin, beyannamelerin kanuni süresinde verilme şartını ihlal etmiş sayılmayacağına ilişkin düzenleme 7194 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası da korunmuştur.

3- Beyana Tabi Vergi Türleri İtibariyle İkmalen, Re’sen veya İdarece Yapılmış Bir Tarhiyat Bulunmaması

7194 sayılı Kanun düzenlemesi ile beyana tabi vergi türleri itibariyle indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılla ilgili olarak ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması şartında da herhangi bir değişiklik yapılmamış olup, 6824 sayılı kanunun ilk hali korunmuştur.

Öte yandan, söz konusu dönemlere ilişkin olarak ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatların indirimin hesaplanacağı gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken süreden önce kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması halinde vergi indiriminden yararlanmak mümkün olacaktır.  Dikkat edilmesi gereken noktalardan biri yapılan tarhiyatların uzlaşmaya gidilmek suretiyle ödenmiş olması durumu tarhiyatın kaldırıldığı anlamına gelmeyecektir.

2020 yılına ilişkin olarak Nisan 2021 ayında verilen Kurumlar vergisi beyannamesinde vergi indiriminden yararlanmak isteyen bir mükellefin hakkında 2018, 2019 ve 2020 yıllarında  ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunduğu takdirde, tarhiyatın kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın, indirimden yararlanamayacaktır. Tarhiyatın yapıldığı yıl önemli olup, tarhiyatın ait olduğu yılın önemi bulunmamaktadır.

4- İndirimin Hesaplanacağı Beyannamenin Verildiği Tarih İtibarıyla Vergi Beyannameleri Üzerine Tahakkuk Eden Vergilerin Ödenmiş Olması ve  Vergi Aslı (Vergi Cezaları ile Fer'i Alacaklar Dâhil) 1.000 Türk Lirasının Üzerinde Vadesi Geçmiş Borcunun Bulunmaması

7194 sayılı Kanunla ile ilk kanun düzenlemesinde yer alan “indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması” şartının yer aldığı bentte önemli değişiklik yapılmıştır.

7194 sayılı Kanun öncesinde yer alan düzenlemede; indirimden yararlanmak için gerekli şartlardan biri “indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmamasıydı”. Borcun hesabında da Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergi asılları ile vergi cezalarının (vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları) toplamı dikkate alınmakta, borcun hangi döneme ait olduğunun önemi bulunmamaktaydı.  Belirtiğimiz bu hususlar 2018 ve 2019 takvim yıllarında vergi indiriminden yararlanan mükellefler için halen geçerliliğini korumaktadır.

7194 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile 6824 sayılı Kanun düzenlemesi  “vergi aslı (vergi cezaları ile fer'i alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması” şeklinde değiştirilmiş olup, 1.000 liralık borcun hesabında faiz tutarlarının da dikkate alınması sağlanmıştır. 7194 sayılı Kanunla getirilen yeni hükümler 1.1.2020 tarihinden itibaren vergi indiriminden yararlanmak için geçerli olacak şartlardan biridir. 

5- Vergi Borçlarının Kanuni Sürede Ödenmesi Şartı Yürürlükten Kaldırılmıştır

7194 sayılı Kanunla yapılan yeni düzenlemeyle, indirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması şartı indirimden yararlanmak için yeterli görülmüş, önceki düzenlemede (1) numaralı bende yer alan düzenlemede verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması şartı indirimden yararlanmak için gerekli şartlar arasından çıkarılmıştır. Verginin ödenmesi yeterli görülmüştür.

Öte yandan, 7194 sayılı Kanunla yapılan yeni düzenlemede 6824 sayılı Kanunun ilk halinde yer almayan iki duruma yer verilmiştir. Bunlardan birincisi; vergi ödemesinin, vergi Kanunları gereği doğan iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve indirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi hâlinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10'unu aşmaması kaydıyla, eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla şart ihlal edilmiş sayılmayacaktır.  Bu hükmün geçerli olması için İlgili mevzuatı gereği istenilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmiş olması şarttır.

İkincisi ise; vergi Kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması hâlinde Kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla, verginin ödeme şartı ihlal edilmiş sayılmayacaktır.

6- Vergi Beyannamelerinden Ne Anlaşılması Gerektiği Konusuna Açıklık Getirilmiştir.

7194 sayılı Kanunla yapılan düzenleme öncesi 6824 sayılı getirilen madde düzenlemesinde “vergi beyannamesi” ifadesinden ne anlaşılması gerektiği konusunda kanunda bir belirleme yapılmamıştı. 301 seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde “vergi beyannamesi” ifadesi “Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken gelir veya kurumlar vergisi, katma değer vergisi, muhtasar gibi tüm vergi beyannameleri” şeklinde tanımlanmıştı.

824 sayılı getirilen madde düzenlemesinde 7194 sayılı kanunun yapılan değişikle; vergi beyannameleri ibaresi, yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini” şeklinde açıkça tanımlanarak vergi indirimi uygulamasında karşılaşılan sorunlardan biri de açıkça çözümlenmiştir.

Bu değişiklikte 1.1.2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yürürlüğe girecektir.

7- Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında Vergi Usul Kanununun 359’uncu maddesinde sayılan fiillerin işlenmemiş olması

Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında Vergi Usul Kanununun kaçakçılık suçlarını düzenleyen 359’uncu maddesinde sayılan fiilleri işlediği tespit edilen mükellefler vergi indiriminden yararlanamayacaklardır.

III. VERGİ İNDİRİMİ UYGULAMASINDA ÖZELLİK ARZEDEN DURUMLAR

1- Vergi İndirim Tutarı Sadece Mükellefin Kendi Borçlarına Mahsup Edilebilecektir.

23.12.2017 tarih ve 30279 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 301 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin  "5. Vergi indirimi uygulaması" başlıklı bölümünde; "…….. Vergi indirimi tutarının ödenmesi gereken vergiden fazla olması halinde ise kalan tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilebilecektir. Bu süre içerisinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmeyecektir." açıklamasına yer verilmiştir.

Hesaplanan vergi indirimi tutarının, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden fazla olması halinde, kalan tutarın, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerinden mahsup edilmesi mümkün olup, mükellefin ortağı olduğu ortaklıkların borçlarına mahsup edilmesi mümkün değildir.

2- Yapılan Vergi Tarhiyatlarının Vergi Barış Hükümlerinden Yararlanmak Suretiyle Ödenmesi Halinde Vergi İndirimden Yararlanmak Mümkün mü?

Vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen vergilerin ve kesilen cezaların, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesi kapsamında kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmaksızın, Vergi Barış Kanunu hükümlerinden faydalanılarak ödenmiş olması durumunda, ilgili dönemlerde vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan %5'lik vergi indiriminden yararlanmak mümkün olmayacaktır.

3- Sorumlu Sıfatıyla 2 Numaralı KDV Beyannamesinin Verilmemesi Vergi İndiriminden Yararlanmaya Engel mi?

Kanuni süresinde sorumlu sıfatıyla verilmesi gereken 2 No.lu KDV beyannamesinin kanuni süresinden sonra verilmesi nedeniyle, Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 121 inci maddesinde yer alan %5'lik vergi indirimden yararlanmak mümkün olmayacaktır.

4- Birleşme ve Nev’i Değişikliği Halinde Vergi İndirimi

Mevcut bir kurumun başka bir kurumu devralması suretiyle gerçekleşen birleşmelerde devralan kurumun Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan indirim hükmünden faydalanılabilmesi için devralan ve devrolunan kurumların her ikisinin de maddede yer alan şartları birlikte sağlaması gerekmektedir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 08.04.2019 tarih ve 279447 sayılı mukteza’da görüş “Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan "İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması" şartı, … 2017 tarihinde gerçekleşen birleşme neticesinde şirketinizce devir alınan ve …2016 tarihinde kurulmuş olan … A.Ş. açısından sağlanamadığından şirketinizin 2017 hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde söz konusu vergi indiriminden faydalanmasının mümkün bulunmadığı” yönündedir.

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 09.05.2018 tarih ve 191200 sayılı mukteza’da görüş “Kurumlar Vergisi Kanununun 19 ve 20 nci maddeleri kapsamında devir işleminin gerçekleştirilmesi şartıyla, limited şirkete ait kıst dönem beyannamesi de dahil olmak üzere 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin tüm vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmiş ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin de kanuni süresi içerisinde ödenmiş olması, ayrıca 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 121 inci maddesinde yer alan vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi uygulamasına ilişkin diğer şartların da taşınması halinde 2017 hesap dönemi için vereceğiniz kurumlar vergisi beyannamesinde %5 vergi indirimi uygulamasından yararlanmanız mümkün bulunduğu” yönündedir.

5- Adi Ortaklığının Vergisel Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 02.01.2019 tarih ve …….. sayılı mukteza’da görüş “ortağı olmanız dolayısıyla vergisel yükümlülükleri ve borçları bakımından müteselsil sorumluluğunuz bulunan adi ortaklığın beyanname üzerine tahakkuk eden vergi borçlarının zamanında ödenmemiş olması nedeniyle şirketinizin Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan vergi indiriminden yararlanması mümkün bulunmamakta” olduğu yönündedir. Her ne kadar bu görüş 7194 sayılı Kanunla 1.1.2020 tarihinden sonra verilecek beyannameler açısından geçerliliği yitirmiş olsa da olaya bakış açısından önemlidir. Bundan sonra adi ortaklığın vergi beyannamelerini zamanında yerine getirmemesi durumunda ortakları açısından vergi indirim hakkı söz konusu olmayacağı” yönündedir.

6- Damga Vergisi Beyannamesinin Verilmemesinin Vergi İndirimine Etkisi

7194 sayılı Kanunla yapılan düzenleme öncesi İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 22.04.2019 tarih ve 331635 sayılı mukteza ‘da görüş “sürekli damga vergisi mükellefleri ile ihtiyari olarak sürekli damga vergisi mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler tarafından, kanuni süresi içinde beyan etmeleri gereken damga vergisinin bulunmaması durumunda damga vergisi beyannamesi verilmesine gerek olmadığı veya durumun bir yazı ile vergi dairesine bildirilmesi zorunluluğu bulunmadığı, damga vergisi beyannamesi verilmesi gerekmeyen dönemlere ilişkin olarak bu beyannamenin verilmemiş olmasının Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesinde yer alan vergi indiriminden faydalanılmasına engel bir durum teşkil etmeyeceği” yönündedir.

7194 sayılı Kanunla yapılan düzenleme sonrası vergi beyannameleri ibaresi açıkça tanımlanmıştır. Buna göre, yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini kanuni süresinde vermeyenler vergi indiriminden yararlanamayacaktır. Damga vergisi beyannameleri bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

IV. SONUÇ

6824 sayılı Kanun düzenlemesi ile vergi indiriminden yararlanmak bir şartın birlikte gerçekleşmesini zorunlu kılmış, 7194 sayılı Kanun düzenlemesi ile bu şartlar biraz yumuşatılmıştır. Yine naçizane önerim vergi indiriminden yararlanacak mükelleflerin sıkıntı yaşamamaları için vergi indirim şartlarına haiz olup olmadıklarını çok iyi kontrol ederek uygulamalarıdır.


[1] Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 16.07.2019 tarih 52725 sayılı Muktezası

27.04.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM