YAZARLARIMIZ
Serkan Çağlar
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
caglarmusavirlik@gmail.com



KDV Mükellefiyeti Olanlar Kiralama İşlemlerinde Aman Dikkat!

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun1 (1/3-f) maddesine göre, Gelir Vergisi Kanunu’nun2  70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemleri KDV’nin konusuna girmektedir.

Gelir Vergisi Kanunu 70. Maddesi kapsamında yapılan kiralamalarda kiralanan gayrimenkullerin, mal veya hakların işletme envanterine kayıtlı olması halinde Gelir Vergisi beyannamesinde işletme faaliyet konusuna göre ticari veya zirai kazanç olarak beyan edilir. Ancak işletme envanterine kayıtlı olmaması halinde ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 86. Maddesi kapsamındaki hadleri aşması durumunda GMSİ olarak beyan edilir, hadlerin altında olması halinde ise elde edilen brüt kazanç üzerinden yapılan stopaj nihai vergileme olur.

Buraya kadar her hangi bir sıkıntı yok. Ancak Şahsi işletmesine kayıtlı olmayan mal veya hakların kiralanmasında uygulamada dikkatlerden çokça kaçan bir durum ortaya çıkmaktadır. Yapılan kiralamalarda KDV yönünden sıklıkla hatalı işlemler tesis edilmekte ve bu işlemler nedeni ile mükellefler cezalı tarhiyatlarla karşı karşıya kalabilmektedir. KDV Kanunun 17. maddesinin 4/d bendi ile iktisadi işletmelere dahil olmayan gayri menkullerin kiralanması işlemleri vergiden istisna edilmiştir. Gayrimenkul dışında kalan ve GVK’nun 70. maddesinde sayılan, diğer mal ve hakların kiralanması işlemleri ise iktisadi işletmeye dahil olsun veya olmasın katma değer vergisine tabi bulunmaktadır.

KDV Uygulama Tebliğinin3 2.1.2.3 Kiralama İşlemleri Bölümünde;

‘3065 sayılı Kanunun (1/3-f) maddesine göre, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemleri KDV’nin konusuna girmektedir.

Buna göre, söz konusu mal ve hakların kiraya verilmesi işlemi, ticari, sınaî, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa dahi KDV’ye tabi olacaktır.

Bu kiralama işlemleri ile ilgili KDV;

- Kiraya verenin başka faaliyetleri nedeniyle KDV mükellefiyetinin bulunmaması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhildir),

- Kiracının KDV mükellefi olması (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dâhil değildir),

şartlarının birlikte var olması halinde, kiracı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir.

Ayrıca, kiracının;

- Gelir Vergisi Kanununa göre basit usulde vergilendirilenler (istisnadan vazgeçerek KDV mükellefi olmasalar dahi),

- Banka ve sigorta şirketleri gibi faaliyetleri KDV’den istisna olan işletmeler,

- Sadece KDV’ye tabi işlemlerinin bulunduğu dönemlerde KDV mükellefiyeti tesis ettirerek beyanname vermeleri uygun görülenler,

- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar

olması hallerinde de, kiralama hizmetine ait KDV söz konusu kiracılar tarafından bu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulacaktır.’ denilmektedir.

İşte bu noktada gözden sıkça kaçan hata ortaya çıkmaktadır. Şahsi işletmesi olan kişilere ait kiralanan mallar/haklar işletme envanterine kayıtlı değil ise KDV yönünden herhangi bir beyanda bulunulmamakta veya sorumlu sıfatı ile kiracı KDV2 beyanı ile beyan edip kiralayandan KDV’yi kesip ödemektedir. Uygulamada özellikle karşılaştığımız iki durum konuya örnek oluşturmakta. Şahsi işletmesi olan şirket ortağının işletme envanterine kayıtlı olmayan taşıtını veya adına tescilli markasını şirkete kiraya verdiğinde hem gelir vergisi stopajı yönünden hem de kdv tevkifatı yönünden  tam tevkifat yapılarak şirket tarafından işlem tesis edilmekte. Fakat tebliğe göre kiralama işleminde işleme taraf olanların KDV yönünden mükellefiyetinin olması durumunda, kiralayan tarafından KDV yönünden beyan edilip ödenmesi gerekiyor. Ve belge düzeni açısından da kiralayan, kiralanan malın/hakkın şahsi işletmesine kayıtlı olmamasına rağmen fatura kesmesi ve faturada işlem tutarı üzerinden KDV hesaplayıp beyan ederek ödemesi gerekecektir.  Gelir Vergisi açısından işletmeye kayıtlı değil ise kiralayan GMSİ olarak yıllık gelir vergisi beyanına dahil ederek kazancı beyan edecek kiracı ise GVK. 94. maddeye göre stopaj uygulayacaktır.

Konu ile ilgili İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 12.10.2015 tarih 11395140-105[227-2014-/VUK1-18136]-86110 sayılı özelgenin sonuç bölümlerinde;

Gelir Vergisi Yönünden ‘Bu hüküm ve açıklamalara göre; şirketiniz ortağı adına GMSİ yönünden mükellefiyet tesisi gerekmekte olup, şirket ortağına yapılacak ödeme sırasında Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 5/a bendi gereğince tevkifat yapılması gerekmektedir.’

Kdv Yönünden ‘Buna göre, ortağa ait tescilli markaların şirketiniz tarafından kullanımı karşılığı yapılacak ödemeler KDV ye tabi olup, şirket ortağının başka faaliyetleri dolayısıyla KDV mükellefiyeti olması halinde tescilli markaların kullanımı karşılığı yapılacak ödemelere ilişkin KDV ortak tarafından diğer faaliyetleri ile birlikte beyan edilecek, ortağın KDV mükellefiyeti olmaması halinde ise şirketiniz tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir.’

VUK. Yönünden ‘Buna göre;

            - Şirket ortağının başka faaliyetleri dolayısıyla KDV mükellefiyetinin olması halinde kendi adına ait tescilli markaların kurumunuz tarafından kullanımı karşılığı yapılacak ödemeler için fatura düzenlemesi,

            - KDV mükellefiyetinin olmaması halinde ise söz konusu kullanım karşılığı yapılan ödemeler için firmanız tarafından şirket ortağı adına gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir.’ denilmektedir.

Yukarıdaki tebliğ açıklamaları ve özelge dikkate alındığında şahsi işletmesine dahil olmayan mal ve hakları kiralayan KDV mükellefleri yönünden yapılması gerekenler (Kiralanan gayrimenkul, mal veya hakların KDV Kanununda özel bir hükümle istisna ve muafiyet kapsamında olmaması koşulu ile) şöyle sıralanabilir.

  • Öncelikle kiralama işlemine ilişkin fatura kesilerek işlem bedeli üzerinden KDV hesaplanacak ve ilgili dönem KDV beyannamesine dahil edilerek beyan edilecek.
  • Fatura kesilen kiracıya işlemin kiralanan mal/hakkın şahsi işletmeye dahil olmaması nedeni Gelir Vergisi Kanunu 94. Maddesi kapsamında tevkifata tabi olduğunu belirterek faturayı teslim edecek.
  • Gelir Vergisi yönünden elde edilen hasılat işletme kazancına dahil edilmeyecek ve GVK. 86. Madde kapsamında hadleri aşması durumunda vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesine GMSİ olarak dahil edecektir. Haddi aşmaması durumunda kiracı tarafından yapılacak stopaj nihai vergileme olacaktır.

Kiracı tarafından yapılacaklar ise ilgili faturayı gider olarak kayıtlarına alacak ve KDV’'yi indirecektir. Kiralayan tarafından kendisine yapılan uyarı nedeni ile GVK 94. Maddesine göre %20 tevkifat uygulayarak ödemenin yapıldığı dönemde muhtasar beyannameye dahil edecektir.

Mevzuat hükümleri göz önüne alındığında GVK. 70. Maddesindeki mal ve hakların kiralanması açısından işleme taraf olanların, işlemin vergisel yönlerini çok iyi irdeleyerek hatalı işlem tesis etmemeleri gerekmektedir.

Özellikle tarafların KDV mükellefi olması durumunda ilgili mal ve hakların şahsi işletmeye dahil olmamasına rağmen fatura kesiliyor olması işlemin ticari, zirai veya mesleki kazanç ile karışmasına ve stopaj yönünden hatalı işlem yapılmasına (stopaj yapılmamasına) neden olacaktır/olmaktadır.

Öte yandan KDV’nin şahsi işletme beyanına dahil edilerek yapılması mezkur işletmenin devrinin olması halinde sonradan düzelecek bile olsa Hazinenin de bu işlemden dönemsel olarak kayıp yaşamasına neden olabilmektedir.

Bütün bu sürecin uygulama genel tebliğinde yapılacak küçücük bir değişiklikle daha anlaşılır ve basit bir hale gelebileceği aşikardır. Kiralayanın şahsi işletmesine kayıtlı olmayan GVK. 70. Maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanması işleminde sözleşmeye ve ödeme belgelerine dayanarak kiracının hem GVK. 94. maddeye göre gelir vergisi stopajını hem de Kdv Uygulama Tebliğine göre KDV tevkifatını tam yaparak beyan edip ödemesi ile süreç çok daha basit ve sade hale gelebilir.

Uygulamayı daha basite indirgeyecek işlem tayininin Maliye ve Hazine Bakanlığı veya Gelir İdaresi tarafından yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Aksi halde mükelleflerin vergisel açıdan bir çok cezalı işlem ve tarhiyatlar ile karşı karşıya kalacağı açıktır.

  1. 3065 Sayılı Katma Değer  Vergisi Kanunu – 25/10/1984 Resmi Gazete Sayısı - Tarihi: 18563 - 02/11/1984
  2. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu - 31/12/1960 Resmi Gazete Sayısı - Tarihi: 10700 - 06/01/1961
  3. 26.04.2014 sayılı resmi gazetede yayınlanan KDV  Uygulama Genel Tebliği

30.09.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM