YAZARLARIMIZ
Şefik Şengün
Yeminli Mali Müşavir
sefiksengun44@hotmail.com



7326 Sayılı Yasa Gereği Yeniden Değerleme Yapmanın Avantajları

“7338 Sayılı Yasa ile Yapılan Değişiklikler” başlıklı bir önceki yazımızda, yeniden değerleme müessesesinin 01.01.2022 tarihinden itibaren yeniden başlatıldığını ve geçici 32. Madde ile dileyen mükelleflerin geriye doğru yıl veya yıllara ait taşınmaz ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerini yeniden değerleyebilecekleri hakkında tespitlerimizi paylaşmıştık. (Ayrıca bu yazımızın 11. Maddesinin a bendinin birinci cümlesinin sonunda, sehven “ayrılacaktır” olarak yazılan kelime “ayrılabilecektir” şeklinde düzeltilmiştir.)

Bu defa iş bu yazımızla, 7326 sayılı yasa ile getirilen yeniden değerleme hakkında tespit ve düşüncelerimizi paylaşmak istiyorum.

Bilindiği üzere, 7326 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun, 09.06.2021 tarih ve 31506 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. İlgili Yasanın 11. Maddesi ile de 213 sayılı VUK’nun geçici 31. Maddesine 7. fıkra eklenmiş ve Kanunun yürürlüğe girdiği 09.06.2021 tarihi itibarıyla, işletmelerin aktifine kayıtlı taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini, en geç 31.12.2021 tarihine kadar yeniden değerleyebilmelerine imkan sağlanmıştır.

Ancak uygulamanın usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenmesi gerektiğinden, Maliye Bakanlığı bu konudaki usul ve esasları 530 sayılı VUK Genel Tebliği ile açıklamış ve ilgili tebliğ, 16.07.2021 tarih  ve 31543 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğü girmiştir. Böylece firmalar bu tarihten itibaren yeniden değerleme hakkına sahip oldular ve değerleme sonucu oluşan değer artış fonu üzerinden %2 verginin ilk taksidi işlemin  yapıldığı ayı takip eden ayda beyan ve ödenmesi gerektiğinden, bazı firmalar 3. Geçici vergi döneminde vergi avantajını kullanmak amacıyla, 2021/Eylül ayında yeniden değerleme işlemi yapmış olabilirler ve birçokları ise en geç 31.12.2021 tarihi itibarıyla yapmış olacaklardır.

Bu bilgiler ışığında 7326 sayılı Yasa çerçevesinde doğan vergisel ve diğer avantajlar aşağıya sıralanacaktır.

ATİK’lerin Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulmasının Getirdiği Önemli Vergisel Avantajlar:

Bilindiği üzere, 1970’lerden sonra yavaş yavaş yükselen enflasyon sebebiyle, bilançolarda yer alan ve Amortismana Tabi İktisadi Kıymetler (ATİK’ler) yani bina, taşıt, makine teçhizat, demirbaş v.b.’lerin kayıtlı değerleri küçülmeye başlamış ve bunun üzerine vergi mevzuatımıza 01.01.1983’ten itibaren Geçici Madde ile uygulamaya giren “Yeniden Değerleme” sistemi, 01.01.1987’den itibaren kalıcı hale gelmişti.

Bunun üzerine yeniden değerleme yapan firmalar, hem İktisadi kıymetlerini güncel hale getirebildiler ve hem de yeni değerleri üzerinden amortisman ayırmaya başladılar.  Ancak bu uygulama da 01.01.2004 tarihinde sona erdirilmiş ve yerine Enflasyon Düzeltmesi ikame edilmiştir. Ancak enflasyon düzeltmesi yapabilmek için, içinde bulunulan yılın fiyat endeksinin % 10’u ve ayrıca son 3 yılın toplamının da % 100’u aşması gerekmektedir.

Durum böyle olunca enflasyon düzeltmesinin en son yapıldığı 31.12.2004 tarihinden itibaren, (yaklaşık 17 yıl) enflasyon düzeltme şartları oluşmadığından, bilançolardaki arsa, arazi, bina, taşıt, makine teçhizat, demirbaş v.b.’lerinin değerleri, yıllık ortalama % 10 enflasyon karşısında küçülmeye başlamıştır.

Buna istinaden 7144 sayılı Kanunla 25.05.2018’den geçerli olmak üzere, 213 sayılı VUK’a eklenen Geçici 31. Madde ile; sadece taşınmazlar için (arsa, arazi, bina ve gayrımenkul olarak tescil edilen haklar) bu hak getirilmişse de; bu değer artışına % 5 oranında ve tek taksitte vergi uygulandığından, uygulama pek rağbet görmemiştir. Çünkü kısa vadede karlı gibi görülse de, binaların amortisman süresi 40 veya 50 yıl aralığında olduğundan, ödenecek verginin uzun vadeli avantajı paranın bugün ki  değerine eşit olabileceğinden, önemli bir avantaj sağlamadığı hesap ve tahmin edilmiştir.

Ancak son olarak 7236 sayılı yasa ile, hem vergi oranı %2’ye düşürülmüş ve hem de en önemlisi bütün ATİK’ler yeniden değerleme kapsama alınmış ve ayrıca amortisman ayrılamayan boş arsa ve arazilerde kapsama dahil edilmiştir. Değerleme sonucu hesaplanan vergi, 3 eşit taksitte ödenebilecektir. Birinci taksidin beyan edilen ayın sonuna kadar, ikinci taksidin onu takip eden 2. ay içerisinde, 3. taksidin ise ilk taksidi takip eden 4. ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Ancak beyan sonrası tahakkuk eden verginin, süresinde ödenmemesi halinde bu madde hükümlerinden yararlanılamayacaktır.

Tabi ki bu hak Geçici Madde ile getirildiğinden, uygulama 16.07.2021 tarihinde başlamış ve son işlem tarihi  31.12.2021 ve beyannamenin veriliş ve ilk taksidin ödeme tarihi de 31.01.2022 olacaktır.

Bu sebeple aşağıda sıralanacağı üzere zorunlu olmamakla birlikte, Firmalar için bu hakkın önemli vergisel avantajlar sağlayacağı açıktır. Ancak amortisman süresi dolan veya dolmuş sayılan ATİK’ler için yeniden değerleme artış fonu olarak bir artış oluşmamakla birlikte, bilhassa alım satıma konu taşıt, makine teçhizat veya değerini yitirmeyen demirbaşların değerlemesinin yapılması sadece değerlerini güncel hale getirebilecek ve başkaca bir faydası olmayacaktır.

1- Uygulamadan bilanço esasına göre defter tutan, gelir ve kurumlar vergisi yararlanabilecektir.

2- Yukarıda da izah edildiği yaklaşık 17 yıldır uygulanma imkanı olmaması sebebiyle, amortisman süresi bitmemiş veya bitmekle birlikte önemli görülen ATİK’lerin, değerleme sonucu kayıtlı değerleri güncel hale gelmiş olacaktır.

3- Henüz amortisman süresi bitmemiş ATİK’ler için yeni değerleri üzerinden amortisman ayrılabilecektir.

4- ATİK satıldığında, 7326 Sayılı Yasaya göre oluşan fon 522 Nolu hesap veya benzeri bir hesapta yer alan “Yeniden Değerleme Artış Fonu” gelir olarak kaydedilmeyecektir.

5- Bu fon ya pasifte bekletilebilecek veya sermayeye ilave edilebilecektir. Sermayeye ilavesi edildiği takdirde, Tasfiye halinde dahi bu fon ödenmiş sermaye gibi kabul edilip, vergiye tabi tutulmayacaktır. 193 sayılı Kanunun 81. maddesinde sayılan devir ve tür değiştirme halleri ile 5520 sayılı Kanuna göre yapılan devir ve bölünme hallerinde, fon hesabında yer alan tutarlar işletmeden çekilmiş veya başka bir hesaba nakledilmiş sayılmayacaktır. Bilindiği üzere normal şartlarda satış veya tasfiye sırasında yeniden değerleme artış fonu kapatılarak gelir kaydedilmektedir.

6- Oluşan yeniden değer artış fonu kadar Firmaların özkaynağı artacağından, gider kısıtlamasına tabi olmada, daha avantajlı hale geleceklerdir.

7- Yine örtülü sermaye iddiası durumunda özkaynağın 3 katı aranacağından, örtülü sermaye riski yeniden değer fonu kadar azalacaktır.

13.12.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM