YAZARLARIMIZ
Salih Bayar
Gelir Uzmanı
sabayar@gmail.com



Mücbir Sebep ve Sonuçları

Bilindiği üzere 2020 yılı başından itibaren tüm dünyada etkisini gösteren salgın nedeni ile olağanüstü bir döneme girilmiştir. Ortaya çıkan bu salgının ülkemizdeki ekonomik ve mali etkilerinin azaltılması için çeşitli önlemler alınmıştır. Bu yazımızda Hazine ve Maliye Bakanlığımızın almış olduğu tedbirlerden olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu mücbir sebep hükümleri ve uygulamada ortaya çıkan durum hakkında bilgi verilmesi amaçlanmıştır.

Vergi Hukuku bakımından mücbir sebep;

Vergi mükelleflerinin, vergi sorumlularının ve ceza muhataplarının isteseler dahi hiçbir biçimde kendi çabaları ve iradeleriyle önüne geçemeyecekleri, oluşunu ve sonuçlarını engelleyemeyecekleri doğal veya yapay durumlara denir.

VUK’un 13’üncü maddesindeki mücbir sebepler şunlardır:

 1. Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk;

2. Vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler;

3. Kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler;

4. Sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyle defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması, gibi hallerdir.

Kanun koyucu, Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesindeki "gibi haller" ibaresi ile yeni bir kanuni düzenleme yapılmasına gerek kalmaksızın, mücbir sebep hallerinin gelişen ve değişen şartlara göre tanımlanabilmesine olanak tanımıştır. Yaşanan salgın durumunun yukarıda belirtilen hükümlerden ağır hastalık ve afet kavramı ile ilgili olduğu düşünülmektedir.

Aynı zamanda VUK’un 15’inci maddesine göre ise Hazine ve Maliye Bakanlığının, mücbir sebep sayılan haller nedeniyle bölge, il, ilçe, mahal veya afete maruz kalanlar itibarıyla mücbir sebep hali ilan etmeye ve bu sürede vergi ödevlerinden yerine getirilemeyecek olanları tespit etmeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu yetkiye dayanarak Hazine ve Maliye Bakanlığı 518 sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile de Koronavirüs salgınından ve bu kapsamda alınan tedbirlerden doğrudan etkilenen  ve kapsam dahilinde bulunan mükellefler sınırlı olarak belirlenmiş olup sadece aşağıda bilgilerine yer verilen mükellefler mücbir sebep kapsamına alınmıştır.

1-Gelir Vergisi Mükelleflerinden Ticari , Zirai ,Mesleki kazanç elde eden mükellefler

 2-Koronavirüs salgınından doğrudan etkilenen ve ana faaliyet alanı itibarıyla aşağıda belirtilen NACE koduna sahip mükellefler

  • Alışveriş merkezleri dahil perakende ticaret,
  • Sağlık hizmetleri,
  • Mobilya imalatı, demir çelik ve metal sanayii, madencilik ve taş ocakçılığı, bina inşaat hizmetleri, endüstriyel mutfak imalatı,
  • Otomotiv imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii için parça ve aksesuar imalatı,
  • Araç kiralama,
  • Depolama faaliyetleri dahil lojistik ve ulaşım,
  • Sinema ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler,
  • Matbaacılık dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri,
  • Tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri,
  • Lokanta, kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri,
  • Tekstil ve konfeksiyon imalatı ve ticareti
  • Halkla ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri sektörlerinde faaliyette bulunan mükelleflerin,

3- Ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler kapsamında geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan aşağıda yer verilen mükellefler;

  • Tiyatro, sinema, gösteri merkezi, konser salonu,
  • Nişan-düğün salonu, çalgılı-müzikli lokanta, kafe, gazino, birahane, taverna, kahvehane, kıraathane, kafeterya, kır bahçesi, nargile salonu, nargile kafe,
  • İnternet salonu, internet kafe, her türlü oyun salonları (atari, playstation vb.),
  • Her türlü kapalı çocuk oyun alanları (alışveriş merkezi ve lokanta içindekiler dahil),
  • Çay bahçesi, dernek lokalleri, lunapark, yüzme havuzu, hamam, sauna, kaplıca, masaj salonu, SPA ve spor merkezlerinin faaliyetler,
  • Berber, kuaför, güzellik merkezleri

4- 65 yaş ve üstünde olması veya kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkma yasağı kapsamına giren mükellefler ve bu gurupta yer alan meslek mensupları ile sözleşmesi olan mükellefler,

Mücbir sebep halinden faydalanacak mükellefler yukarıda sınırlı olarak sayılmış olup mükelleflerin interaktif vergi dairesinde  sorgulama  yaparak bu kapsamda olup olmadıklarını öğrenebileceklerdir.

İnternet Vergi Dairesi sisteminden yapılan sorgu sonucunda “Ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyetiniz bulunmadığından veya vergi dairesi kayıtlarındaki ana faaliyet kodunuz 518 sıra no.lu VUK Genel Tebliği kapsamında belirtilen sektörler  arasında yer almadığından mücbir sebep durumundan yararlanamamaktasınız” açıklaması alınan şirketler söz konusu Mücbir Sebep hükümlerinden yararlandırılmamıştır.

Ancak söz konusu tebliğ ile özellikle kurumlar vergisi mükellefleri için ana faaliyet kodu belirlenen sektörler arasında bulunmamasına rağmen ana faaliyet alanı olarak bu sektörlerden herhangi birinde fiilen iştigal edildiğinin ispat ve tevsik edilmesi halinde, mükelleflerin mücbir sebep kapsamında olup olmadığının tespitinde ana faaliyet kodu yerine fiilen iştigal edilen ana faaliyet alanının dikkate alınacağı ifade edilmiştir.

Ortaya çıkan bu durum en az salgın etkisi kadar bir durum ortaya çıkarmış olup mücbir sebep kapsamına dahil edilmeyen kurumlar vergisi mükelleflerinin bir çoğu vergi levhalarında yer alan faaliyet konusunda ilk sırada yer alan NACE kodunun kontrol etmelerine sebep oldu.

Salgın döneminde yaşanan bu sorunun çözülmesi için 2020/3 Sayılı Uygulama İç Genelgesi ile yol haritası belirlenmiş olup NACE kodunun hatalı olduğunu düşünen kurumlar vergisi mükellefleri interaktif vergi dairesi üzerinden mücbir sebep kapsamına dahil olmak için taleplerini söz konusu iç genelge ile Vergi Dairesi Başkanlıklarına bağlı olarak görev yapacak Ana Faaliyet Kodu Değerlendirme Komisyonlarına göndermektedirler.

Ancak görünen o ki taleplerini ileten çoğu kurumlar vergisi mükellefi iç genelgede belirtilen başvuru şekline bakmadan İnteraktif Vergi Dairesinden genel dilekçe olarak mücbir sebep kapsamına dahil olmak istediklerini bildirmektedirler.

2020/3 sayılı genelge ile yapılacak başvurularda “Ana Faaliyet Kodu Değişikliği Raporu”  eklenmek suretiyle İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden yapılır denilmektedir. Burada ana faaliyet olarak değiştirilmek istenen NACE kodundan elde edilen brüt hasılatın, diğer faaliyet kodlarından elde ettiği brüt hasılattan fazla olması şarttı aranmaktadır.

Ayrıca Sunulacak Raporda hasılat tespitine yönelik olarak;

– Mükellefin son dört geçici vergi dönemine ilişkin verdiği beyannameleri ekinde yer alan ve en yüksek hasılatı elde ettiğini bildirdiği meslek kodlarına ilişkin bilgiler,

– Ayrıntılı gelir tablosu bilgileri,

– Form Ba-Bs bildirimlerine ilişkin değerlendirmeler

ile benzeri bilgi, belge, veri ve değerlendirmelere yer verilerek mükellefin kayıtlı olması gereken NACE kodu ortaya konulur ve ana faaliyet kodu değişikliği işleminin gerçekleştirilmesi yönünde talepte bulunulur.

Mükellefin ana faaliyet kodunun değiştirilmesi işlemleri, oluşturulan komisyonun olumlu mütalaası ve vergi dairesi başkanının veya görevlendireceği grup müdürünün onayıyla gerçekleştirilecektir.

Onay işleminden sonra, alınan karar bir üst yazı ekinde ilgili vergi dairesine gönderilir. Faaliyet kodunun değiştirilmesine karar verilen mükelleflerin sicil kayıtlarındaki ana faaliyet kodu yeni duruma göre düzeltildikten sonra anılan mükelleflerin mücbir sebep kapsamına alınabilmesi için sistemde tanımlanan ekranlara bilgi girişi yapılarak mücbir sebep talepleri sonlandırılacaktır.

Sonuç

Salgın krizi dolayısıyla ortaya çıkan durumdan alınacak çok fazla dersin olduğu görülmüştür. Kurumların alt yapılarının iyileştirilmesi zorunluluğunu daha iyi anlaşılmıştır. Bu konuda Gelir İdaresi Başkanlığımızın başlatmış olduğu dijital dönüşümün kriz dönemde ekonomik ve mali sıkıntıların daha da derinleşmesini engellemiş olup bu konuda yapılanlarında hakkını vermek gerekiyor.

Ancak ortaya çıkan NACE kodu sorununun da yine dijital yöntemler kullanılarak çözüm üretilmesi  yerinde olacaktır. Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bir çok kamu kuruluşu ile paylaşılan mükellefin ana faaliyet konusu ile ilgili salgın sürecinden bağımsız olarak nihai bir çözüm bulunması gerekmektedir. Sorunun çözümü için ise özellikle Meslek Odaları, Ticaret Odalarının, Meslek Mensuplarının hatta Vergi Denetim Kurulunun da olduğu çok yönlü bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır. Aksi takdirde ana faaliyeti yanlış girilen mükellefler bir çok konuda sorun oluşturmaya devam edecektir. Eğer kısa vadede çözüm üretilemiyorsa Tebliğ kapsamına tüm Kurumlar vergisi mükelleflerin alınarak yaşanan kaosun durdurulması gerekmektedir.

24.04.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM