Rafet KALKAN
Yeminli Mali Müşavir
rkalkan@bilgilidenetim.com
Bilgili Denetim ve YMM A.Ş.
Hilmi KİRDAY
Yeminli Mali Müşavir
hkirday@bilgilidenetim.com
Bilgili Denetim ve YMM A.Ş.
Tarih: 01.03.2011
I.
GİRİŞ
Meclisin
uzun süredir üzerinde çalıştığı ve kamu oyunda torba yasa diye adlandırılan 6111
sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel
Sağlık Sigortası Kanunu Ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 25.02.2011 tarih ve mükerrer 27857 sayılı
Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
6111 Sayılı Yasa 'ya Ulaşmak İçin Tıklayınız
9 bölüm
ve 234 maddeden oluşan yasa, kamuoyunda vergi ve prim affı olarak da bilinen
kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin hükümler öne çıksa da
esnaftan çalışana, üniversite öğrencilerinden otomobil sahiplerine ve
siyasetçilere kadar toplumun hemen her kesimini ilgilendiren önemli hükümler
içermektedir.
Buna göre
31 Aralık 2010 tarihine kadar ödenmemiş vergiler, SSK-Bağ-Kur prim borçları,
idari para cezaları, elektrik ve su borçları ile trafik cezaları yeniden
yapılandırma kapsamında olmakta, kamu alacakları, gecikme faizi yerine TEFE/ÜFE
(enflasyon) aylık değişim oranları esas alınarak yeniden hesaplanmaktadır.
Borçlular, bunu ikişer aylık dönemler halinde 18 eşit taksitte ödeyebilmekte,
ödemeler kredi kartıyla da yapılabilmektedir. Borcun ödenmesi halinde, vergi
cezalarından ve buna bağlı gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilmektedir.
Yasanın hükümlerinden yararlanabilmek için 02.05.2011 tarihine kadar
borçluların ilgili idarelere başvurması gerekiyor.
Yukarıda
da belirttiğimiz gibi yasa toplumun birçok kesimini ilgilendirecek kadar geniş
düzenlemeler içerse de bu yazımızda Yasanın 7. Maddesi kapsamında Katma Değer
Vergisi bakımından artırımda bulunmak isteyen mükellefleri bekleyen bir süprize
değinmek istiyoruz.
II.
MATRAH VE VERGİ ARTTIRIMI
II.I
Gelir ve Kurumlar Vergisinde Matrah Arttırımı
6111
sayılı yasanın 6. Maddesinde özetle;
Gelir ve
Kurumlar Vergisi mükellefleri, yıllık beyannamelerinde vergiye esas alınan
matrahlarını, 02.05.2011 tarhine kadar;
-
2006 için yüzde 30,
-
2007 için yüzde 25,
-
2008 için yüzde 20
-
2009 için yüzde 15
oranlarından az olmamak üzere artırdıkları takdirde, bu yıllar için yıllık Gelir
ve Kurumlar Vergisi incelemesine tabi tutulmayacağı, bu yıllara ilişkin olarak
daha sonra tarhiyat yapılmayacağı hükmedilmektedir.
II.II
Katma Değer Vergisinde Arttırım
6111
sayılı yasanın 7. Maddesinde özetle;
KDV
mükellefleri herbir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri
beyannamelerindeki hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden;
-
2006 için yüzde 3,
-
2007 için yüzde 2,5,
-
2008 için yüzde 2,
-
2009 için yüzde 1,5
oranına
göre belirlenecek KDV'yi, vergi artırımı olarak 02.05.2011 tarihine kadar beyan
etmeleri halinde bu alanda vergi incelemesi ve tarhiyata tabi tutulmayacakları
hükmedilmektedir.
Yasanın
7. Maddesinin 1. Bendinde böyle bir düzenleme yapılsa da 7/2-c bendindeki
düzenleme ile KDV artırımında bulunmak isteyen mükellefleri bir süpriz
beklemektedir.
III.
KDV ARTTIRIMINDA BULUNMAK İSTEYEN MÜKELLEFLERİ BEKLEYEN SÜPRİZ
6111
sayılı yasanın 7/2-c bendi şu şekilde düzenlenmiştir;
“İlgili
takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve
hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi
bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması
halinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında
bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer
vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu maddeden yararlanılır. Şu kadar
ki, ilgili takvim yılı içinde yukarıdaki işlemlerin yanı sıra vergiye tabi
işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu
madde hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda
belirtildiği şekilde hesaplanacak % 18 oranındaki katma değer vergisi tutarından
aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için
matrah artırımında bulunmamaları halinde bu madde hükmünden yararlanamaz.”
III.I
KDV Bakımından Sadece İstisna Faaliyetleri Bulunan Mükellefleri Bekleyen Süpriz
İlgili
maddeden de açıkça anlaşıldığı üzere KDV artırımında bulunmak isteyen bir
mükellefin faaliyetlerinin tamamının sadece 3065 sayılı kanunun 11 ila 17.
Maddesi kapsamında istisna faaliyetlerden oluşması halinde; KDV artırımı gelir
veya kurumlar vergisi matrah artırımı şartına bağlanmıştır. Mükellef ilgili yıl
için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla
artırılan matrah üzerinden % 18 oranında katma değer vergisi artırımında
bulunmak suretiyle bu maddeden yararlanabilecektir.
Bunun ile
ilgili örnek bir uygulama verecek olursak;
A firması
2006 hesap dönemi içerisinde 10.000.000,00 TL’lik tekstil ürünleri ihraç
etmiştir. Firmanın ilgili dönemde başka bir satışı bulunmamakla birlikte
1.000.000,00 matrah üzerinden vergi ödemiş bulunmaktadır. A firması KDV
artırımında bulunmak isterse 6111 sayılı yasanın 7/2-c naddesi gereği muhakkak
surette kurumlar vergisi matrahını da arttırması gerektiğinden, ödenecek vergi
şu şekilde hesaplanacaktır:
İhracat Teslimi
: 10.000.000,00
Matrah Arttırımı, Vergi
: 300.000,00 * 0,20 = 60.000,00 TL
KDV Arttırımı
: 54.000,00
Toplam Maliyet
: 114.000,00
Görüldüğü
üzere yasada satışların tabi olduğu KDV oranı dikkate alınmamış doğrudan
arttırılan matrah üzerinden %18 oranında KDV hesaplanması hükmedilmiştir.
Oysa A
Firması bu teslimlerin hepsini yurtiçinde yapmış olsaydı; KDV artırımında
bulunmak için Kurumlar Vergisi bakımından matrah artışına gitmek zorunda
kalmayacak aynı zamanda satışlarının tekstil ürünleri olması sebebiyle
hesapladığı %8 oranında KDV üzerinden %3 oranında KDV artırımında bulunacaktı.
Şöyle ki;
Yurtiçi Mal teslimi
: 10.000.000,00
Hesaplanan KDV
: 800.000,00
KDV
artırımı : 24.000,00
Toplam Maliyet
: 24.000,00
Yukarıda
ayrınlı olarak hesaplandığı ve açıklandığı üzere tekstil ürünleri satışı yapan A
firması sadece KDV artırımında bulunmak isterse;
-
Sadece ihracat yapan A firmasına maliyeti 60.000,00 Kurumlar vergisi matrah
Arttrımı + 54.000,00 TL KDV artırımı olmak üzere toplam 114.000,00 TL olurken,
-
Teslimleri sadece yurtiçi teksitl ürünleri olan A firmasına maliyeti ise
24.000,00 TL’dir.
III.II
KDV
Bakımından İstisna Faaliyetlerle Birlikte Vergiye Tabi İşlemleri Bulunan
Mükellefleri Bekleyen Sürpriz
İlgili
maddenin 2. cümlesinden de açıkça anlaşıldığı üzere KDV artırımında bulunmak
isteyen bir mükellef; 3065 sayılı kanunun 11 ila 17. Maddesi kapsamında istisna
faaliyetlerle birlikte vergiye tabi faaliyetlerinin birlikte bulunması halinde;
KDV artırımı gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımı şartına bağlanmıştır.
Mükellef ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş
olması şartıyla, artırılan matrah üzerinden % 18 oranından az olmayacak şekilde
katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu maddeden
yararlanabilecektir.
Bunun ile
ilgili örnek bir uygulama verecek olursak;
B Firması
2006 yılından 5.000.000,00 ihracat, 5.000.000,00 TL de yurtiçi olmak üzere
toplamda 10.000.000,00 TL’lik tekstil ürünleri satışı yapmıştır. 2006 hesap
dönemi için 1.000.000,00 matrah üzerinden 200.000,00 TL Kurumlar vergisi
ödemiştir. Firmanın 2006 yılı beyan durumu her bir dönem itibariyle aşağıdaki
gibidir;
|
DÖNEM |
HESAPLANAN KDV BEYANI |
|
Ocak |
100.000,00 |
|
Şubat |
HKDV
yok
|
|
Mart |
HKDV
yok
|
|
Nisan |
150.000,00 |
|
Mayıs |
50,000,00 |
|
Haziran |
HKDV
yok
|
|
Temmuz |
HKDV
yok |
|
Ağustos |
25.000,00 |
|
Eylül |
HKDV
yok
|
|
Ekim |
HKDV
yok
|
|
Kasım |
HKDV
yok
|
|
Aralık |
75.000,00 |
|
TOPLAM |
400.000,00 |
B firması
KDV artırımında bulunmak isterse 6111 sayılı yasanın 7/2-c naddesi gereği
muhakkak surette kurumlar vergisi matrahı arttırması gerektiğinden, ödenecek
vergi şu şekilde hesaplanacaktır:
İhracat Teslimi
: 5.000.000,00
Yurtiçi Teslim
: 5.000.000,00
Hesaplanan KDV
: 400.000,00
Matrah Arttırımı
: 300.000,00 * 0,20 = 60.000,00 TL
KDV Arttırımı
: 54.000,00
|
1)
400.000,00 *
0,03 = 12.000,00 TL |
KDV artırım tutarı
bu tutarlardan büyük olan yani 54.000,00 TL olacaktır.
|
|
2)
300.000,00 *
0,18 = 54.000,00 TL |
Toplam Maliyet
: 114.000,00
Görüldüğü
üzere yasada satışların tabi olduğu KDV oranı dikkate alınmamış doğrudan
arttırılan matrah üzerinden %18 oranından az olmamak üzere KDV hesaplanması
hükmedilmiştir. Oysa Firmanın 2006 yılında 5.000.000,00 TL yurtiçi tekstil
ürünleri tesliminden 400.000,00 TL hesaplanan KDV’si bulunmaktadır. 2006 yılı
için hesaplanan KDV’nin %3’ü (400.000,00 * 0,03)= 12.000,00 TL olmasına rağmen
yasa hükmü gereği arttırılan matrahın %18’i 54.000,00 olduğundan KDV artırımı bu
tutardan düşük olarak yapılamamaktadır.
Ve
böylelikle firmaya maliyeti; 60.000,00 Kurumlar vergisi matrah arttrımı vergisi
+ 54.000,00 KDV Arttırımı olmak üzere toplamda 114.000,00 TL olarak
gerçekleşmektedir.
Oysa B
Firması bu teslimlerin hepsini yurtiçinde yapmış olsaydı; KDV artırımında
bulunmak için Kurumlar Vergisi bakımından matrah artışına gitmek zorunda
kalmayacak aynı zamanda satışlarının tekstil ürünleri olması sebebiyle
hesapladığı %8 oranında KDV üzerinden %3 oranında KDV artırımında bulunacaktı.
Şöyle ki;
Yurtiçi Mal teslimi
: 10.000.000,00
Hesaplanan KDV
: 800.000,00
KDV
artırımı : 24.000,00
Toplam Maliyet
: 24.000,00
Yukarıdaki örneklerde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; yıl içindeki
beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte, beyannamelerin sadece bir veya
birkaçında hesaplanan vergisi bulunup diğer dönemlerde bulunmayan mükelleflerin
artırım talebinde bulunmaları halinde, hesaplanan vergi bulunan
beyannamelerindeki hesaplanan vergiler toplanacak ve bu toplama ilgili yıl için
öngörülen artırım oranı uygulanarak artırım tutarı hesaplanacaktır. Ancak bu
tutar, mükellefin gelir/kurumlar vergisi matrah artırımına %18 oranı uygulanmak
suretiyle bulunan tutardan küçük olursa büyük olan tutar dikkate alınacaktır.
IV.
SONUÇ
Yukarıda
örneklerle açıklamaya çalıştığımız gibi 6111 sayılı yasa kapsamında Katma Değer
Vergisi artırımında bulunmak isteyen mükelleflere istisna ve istisna olmayan
satışları kapsamında bir takım kısıtlamalar getirilmiştir. Görüşümüze göre bu
kısıtlamalar kanunun uygulamasını ve başarısını kısmen de olsa azaltacaktır.
Nitekim 7. Maddenin 1. Fıkrasında KDV artırımında bulunulan yıllara ait katma
değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı belirtilse de aynı maddenin
6. Fıkrası şu şekilde düzenlenmiştir;
“Artırım
talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine
ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere
devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler
için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan
terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı saklıdır.
Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde
artırım talebinde bulunulan dönemler için tarhiyat
önerilemez. “
İstisna
kapsamında satış yapan mükellefler genellikle KDV iade talebinde
bulunduklarından, zaten düzenli olarak KDV Risk Kontrolü kapsamında incelemeye
tabi tutulmakta ve Risk Kontrol Analizinde iadesi uygun görülmeyen KDV’leri
derhal tenzil etmektedirler.
Yasa ile
KDV artırımında bulunan mükellefler incelemeye ve tarhiyata tabi tutulmasalarda
7/6 maddesi gereği söz konusu hüküm çeşitli şekillerde iade talep eden
mükelleflere şamil değildir.
Bu
hükümlerden dolayı istisna kapsamında satışı bulunan ve KDV artırımında bulunmak
isteyen mükelleflerin kararlarını bu durum önemli ölçüde etkilecektir.
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem
yapılacaktır.)