YAZARLARIMIZ
Nazlı Gaye Alpaslan
Avukat
ngahukuk@gmail.com



Gerçek ve Tüzel Kişilerin E-Mail Kutusuna Düşmeyen veya İletilemeyen Tebligatların Akıbeti

ÖZ:

Bilindiği gibi, E-tebligat veya elektronik ortamda tebliğ 213 sayılı VUK md. 107/A hükmüne  6009 sayılı kanunun 7.maddesi ile ilave edilmiş ve  yürürlüğe tarihi 01.08.2010 tarihi olarak belirlenmiştir.  Daha sonra,  6637 sayılı kanunun 5.maddesiyle  7.4.2015 tarihinde  yasa hükmüne  iki fıkra daha eklenerek elektronik  ortamda tebliğ hükmü usul yasamıza kazandırılmıştır. Elektronik ortamda tebliğ metodu  213 sayılı VUK’numuzda yer alan memur eliyle tebliğ,  ilanen  tebliğ, komisyon  huzurunda tebliğ, posta kanalıyla tebliğ, …. Tebliğ şekillerine ilave olarak getirilmiş dijital ortamda  mükelleflere  yapılmaya çalışılan bir tebliğ şeklidir.  

213 sayılı  VUK’na  107/A hükmüne  eklenilen  bu   elektronik ortamda  tebliğ şekli son derece  teknik ve  vergi mükellefleri tarafından   aktif olarak  kullanılması  gerekli olan  önemli bir tebliğ  şeklidir.   Elektronik ortamda tebliğe  uygun ortam ve kullanıcılar gereklidir. Bilgi düzeyi düşük  ve teknik olanakları kullanamayan mükellef grupları için elektronik ortamda tebliğ şekli yeniden  düzenlenmesi  gerekmektedir.

Anahtar Sözcükler: E-tebligat, elektronik ortamda tebligat, hatalı tebliğler, kapalı zarf içerisinde posta ile tebliğ usulü, ilanen  tebliğ,  tebliğ ilkeleri

I-GENEL BİLGİLER:

Bilindiği üzere, 213 sayılı  VUK’nun 93.maddesinde  tebliğ esasları  tarif edilmiştir.  Madde hükmüne göre, tahakkuk  fişinden  gayri, vergilendirme ile ilgili  olup,  hüküm ifade eden bilümum vesikalar ve yazılar adresleri bilinen  gerçek  ve tüzel kişilere  posta vasıtasıyla   ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yoluyla tebliğ edilir.   Öte yandan, ilgilinin kabul  etmesi  koşuluyla  tebliğin dairede veya komisyonda yapılması  mümkündür.

Bilindiği gibi,  e-tebligat  veya elektronik ortamda tebliğ 213 sayılı VUK md. 107/A hükmüne  6009 sayılı kanunun 7.maddesi ile ilave edilmiş ve  yürürlüğe tarihi 01.08.2010 tarihi olarak belirlenmiştir.  Daha sonra,  6637 sayılı kanunun 5.maddesiyle  7.4.2015 tarihinde  yasa hükmüne  iki fıkra daha eklenerek elektronik  ortamda tebliğ hükmü usul yasamıza kazandırılmıştır.    Ne var ki, uygulamada  elektronik ortamda tebliğle ilgili  birçok  sorun  uygulamanın   henüz 1 yıl geçmiş olmasına rağmen   çözülememiştir.   Çalışmamızın  izleyen kısımlarında elektronik ortamda tebliğ  şekli ile ilgili   ortaya  çıkan problemler ve  bu  problemlerin  giderilmesine yönelik  önerilere yer verilecektir.  

II-MÜKELLEFLERİN E-MAIL KUTUSUNA TEBLİĞ USULÜ NEDİR?

Son günlerde vergi daireleri  tarafından   birçok mükellefe  önemli sayılacak  vergi ve ceza ihbarnameleri ve bunların dayanağı olan   inceleme raporları, takdir komisyon kararları gıyabında elektronik  tebliğ yöntemi ile tebliğ  edildiği iddia edilmektedir.  Mükellefler ise, kendilerini elektronik ortamda  böyle bir tebligat  gelmediğini, kendilerine ödeme emri düzenlediği ve tebliğ  edildiği zaman  olayı  fark ettiklerini ifade etmektedirler.  Kimi zaman da idare tarafından  mükelleflere  elektronik  ortamda tebliğ  edildiği iddia edilen belgelerin   mükellefin mail  kutusuna düşmediği, mailin açılmadığı  veya  mailin bozuk  çıktığı …. gibi teknik  sorunlar nedeniyle tebligat  gerçekleşmemiş olmaktadır.  Bu nedenle,  elektronik ortamda tebliğ  uygulaması  vergi idaresi tarafından yeniden  ıslah  edilmesi veya  daha somut ve gerçekçi bir uygulama biçimine  bürünmelidir.

Malum olduğu üzere, gerçek ve tüzel  kişilere 2016 yılı  başından  itibaren   her türlü vergisel  işlemlerin   elektronik  tebligat  yöntemiyle tebliğ  edilmesi  uygulamasına geçilmiştir.   Buna göre,  bütün  vergi mükellefleri , ticari, zirai, ve mesleki  kazanç sahipleri   her türlü ticaret  şirketleri vergi dairesi ile  sözleşme imzalayarak  elektronik  tebligat  uygulamasına dahil olmuştur.[1]

Söz konusu  uygulama gereğince vergi dairesine  mükellefler  gsm numarası ve  elektronik  posta adreslerini bildirmek  zorundadır.  E-postası olmayan mükelleflere  ve  cep tel  numarası  olmayan mükelleflere  elektronik  posta adresi  yoluyla tebligat   yapılamamaktadır.  Uygulamada  vergi dairesi  ile sözleşme yapan mükelleflere  çeşitli sebeplerle e-tebligat  yapılamamaktadır.  213 sayılı  VUK’na göre tebliğ  şekilleri yasada belirtilmiştir.  Buna göre, elektronik  tebligat  sistemi uygulaması   başarılı   olamamıştır. Geçtiğimiz 1 yıllık  zaman zarfında  elektronik  tebligat  uygulaması   birçok mükelleflerde  başarı  sağlanamamıştır.  

Bilindiği gibi, 213 sayılı  VUK’na göre  vergilendirme sürecinde  tarh işleminden  sonra  verilen süreç tebliğ  sürecidir. (VUK md.93)  Vergilendirmeyi  ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususların   yetkili makamlar tarafından  mükellefe veya ceza sorumlusuna  bildirmesi işlemi tebliğ olarak  tanımlanmaktadır.[2]  

III-MÜKELLEFLERİN E-MAIL ADRESLERİNE ELEKTRONİK ORTAMDA YAPILAN TEBLİĞLE İLGİLİ YAŞANAN SORUNLAR

            Elektronik  tebligat uygulaması  213 sayılı  VUK’na 01.04.2016 tarihinden  itibaren uygulamaya geçilmiş olup,  henüz yeni  bir  uygulama biçimidir.  Ancak, e-tebligattan başka  tebliğ  usulleri de mevcut olup ve etkin bir şekilde geçmiş yıllarda uygulanagelmiştir.  Örneğin, posta yoluyla tebliğ usulü, memur eliyle tebliğ, daire ve komisyonda tebliğ, ilan yoluyla tebliğ şekilleri de mevcut bulunmaktadır.  Elektronik  tebligat uygulaması  ile ilgili üzerinden  1 yıldan  fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen  sistem  henüz  oturmamıştır.  

Buna göre  e-tebligatta yaşanan  sorunlar aşağıda olduğu  gibidir:

  1. Elektronik ortamda tebliğ  hükmü  213 sayılı VUK md.107/A şeklinde  yasaya monte edilmiştir. Buna göre e-tebligat  yapılacak  kimselere  93.maddede sayılan yöntemlere bağlı olmadan   tebliğe olanak veren  elektronik bir adres kanalıyla  elektronik zeminde tebliğ yapılabilir hükmü mevcuttur.   Bu  hükme göre tebliğ yapılabilmesi için muhatabının  elektronik  adresine  erişim gerçekleşmiş olmalıdır.  Teknik erişim gerçekleşmezse tebligat  hükümsüz olur.   Elverişli adrese e-tebligat  vasıl olmazsa tebligat yine geçersizdir.   Maliye Bakanlığı elektronik ortamda yapılacak e-tebligatla ilgili  her türlü  teknik  alt yapıyı  kurmak, geliştirmek, tebliğe elverişli elektronik  adres kullanma mecburiyeti getirmeye  ve kendisine  dijital ortamda  tebliğ yapılacakları ve  e-tebliğe  ilişkin sadece usul ve esasları belirlemeye yetkisi  mevcuttur. Görüldüğü üzere bu hükümlere uygun olmayan  tebligat yine aynı yasanın  108.maddesine göre hatalı tebliğ olarak değerlendirilecektir.
  2. İkmalen, resen ve idarece  yapılan bütün tarhiyatlar ve bunlara ilişkin takdir komisyon kararları  veya  vergi inceleme raporlarının eskiden olduğu  klasik metodlara göre  ihbarname kuralına göre mükellefe  kapalı  posta zarfı ile tebliğ  edilmesi,
  3. Rutin işlemlerin   (örneğin, ödeme emri tebliği gibi) e-posta olarak  geçerli  adreslere yapılması,
  4. Teknik olarak kapalı veya iletişim kurulamayan e-mail adreslerine tebligat yapılmaması,
  5. Açılamayan e-mailler nedeniyle mükelleflere  yürütülecek olan 5 günlük tebligat  süresinin bekletilmesi
  6. Açılamayan e-mailler nedeniyle  tebligat  vaki  olamayacağı için  bu konuda  memur eliyle veya posta kanalıyla  yeniden  usulüne uygun olarak  tebligat yapılması
  7. Gerek gerçek kişiler için ve gerekse tüzel  kişiler için elektronik  tebligat  talep  formunda yer alan   sağlıklı  bilgilerin üzerinden   bilgilendirme tercihlerine göre  mükelleflere  tebligat yapılmalıdır. 
  8. Daha evvel internet vergi dairesi  üzerinden  kullanıcı  kodu  ve şifresi olanlar için  aynı şifre yerine ayrı  bir şifre verilmelidir. 
  9. Mükelleflere elektronik ortamda tebliğ  edilemeyen vesikalar VUK GT 467 hükmüne göre yeniden  usulüne uygun  olarak kapalı  zarf içinde taahhütlü olarak  posta kanalıyla  veya memur eliyle  yeniden  tebliğ  edilmelidir. 
  10. Mükelleflerin gıyabında elektronik ortamda vergi daireleri  tarafından  tebliğ  edildiği  varsayılan hükümsüz tebligatlarla ilgili Maliye Bakanlığının  acilen bu konuya  özgü  yeni bir genel tebliğ  yayınlayarak   geçmişte yaşanan   hatalı  gib e-tebligat  işlemlerini   düzeltmesi gerekir.  Zira bu konuda geçmişte pek çok  vergi mükellefi mağdur olmuştur.   İdare tarafından  e-tebligat  metoduna göre kendisine tebliğ işlemi yapılamayan birçok mükellefe vergi dairesi  “biz elektronik ortamda tebligat yaptık”  diyerek    mükelleflere “siz  süreyi kaçırdınız” şeklinde meseleyi geçiştirmektedirler. Oysaki ülkemizi insan  gerçeği, teknolojik gerçekler, gerçek  ve tüzel kişi mükelleflerin  dijital ortamdan uzaklığı vs. teknik  ve  insan  faktörü  ile ilgili  durumlar dikkate alındığında e-tebligat  sisteminin aksayan yönleri suratle ıslah  edilmelidir.  E-tebligattan kaynaklanan  hatalı  işlemlerin mükellefler tarafından  yargıya intikal  ettirilmesi sonucunda gereksiz ihtilaflar birikerek çoğalmaktadır.

IV-SONUÇ YERİNE

Elektronik ortamda tebliğ şekli  bugün için  gerek vergi idaresi  ve gerekse  vergi mükellefleri açısından   kullanımı  ve uygulaması   güç bir yöntemdir.  İdare tarafından   elektronik ortamda  gerçekleşmeyen tebliğler  VUK md.108 hükmüne göre  hatalı tebliğ  olarak  değerlendirilmektedir. Vergi idaresi   elektronik ortamda  yapılan  tebliğleri  teyit amaçlı  ikinci  bir kontrol  mekanizması  veya teyit mekanizması oluşturması  gerekir. Aksi  takdirde yüksek  meblağlara varan vergi ve ceza ihbarnamelerinin,  vergi inceleme raporlarının  elektronik  ortamda  VUK md.107/A hükmüne göre tebliği  mükellefler ve idare açısından telafisi olanaksız ve tamiri imkansız maddi ve manevi mağduriyetlere neden   olabilecektir.  Konunun   önemi gereği  Maliye Bakanlığının  biran önce  bu  problemi  dikkate alarak  çözmesi  gerekecektir.  Aksi takdirde vergi yargısı   gereksiz  vergi uyuşmazlıkları  nedeniyle  tıkanabilecektir. 

KAYNAKÇA

  1. Tüm Vergi Kanunları, Huz Akademi, 34.Baskı, İstanbul, Haziran 2016.
  2. Topluca Türk Vergi Kanunları, Yaklaşım Yayınları, 2016.
  3. GÜRBOĞA Erkan-ATABEY Tuncel, Vergi Kılavuzu, İZSMMMO Yayınları, İzmir, Kasım 2008.
  4. ÖZYER M.Ali, Açıklama ve Örneklerle Vergi Usul Kanunu Uygulaması,  HUD Yayınları, 4.Baskı, İstanbul, Mart 2008.
  5. ÖZBALCI Yılmaz, Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamalar, Oluş Yayıncılık, Ankara,  Şubat 2012.
  6. AY Hakan – ALPASLAN Mustafa – KAYA Eda, Vergi Uygulamalarında E-Tebligat ve E-Haciz, Seçkin Yayınları, Güncellenmiş 2.Baskı, Ankara, Ocak 2016.
  7. ALPASLAN N.Gaye, Vergi İhtilafları ile İlgili Makale, Yorum ve İncelemeler, İzmir, 2015.
  8. ALPASLAN Mustafa – KAYA Eda, Vergi Uygulamasında Zamanaşımı, İzmir, 2013.
  9. SAKAL Mustafa – ALPASLAN Mustafa, Vergi Hukuku Uygulaması, Grafmat, İzmir, Ocak 2008.
  10.  ALPASLAN Mustafa- KAYA Eda, ALPASLAN N. Gaye,Ödeme Emri, Met Matbacılık AŞ., Ekim, 2017.

[1] E-Tebligat uygulaması 1 Nisan 2016 (29/12/2015 tarihli ve 29577 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 467 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile söz konusu tarih değiştirilmiştir.) tarihinden itibaren başlayacaktıar. Ancak, bu tarihten önce E-Tebligat sistemini kullanmak için bildirimde bulunan mükelleflere   1 Ekim 2015 tarihinden itibaren elektronik tebligat yapılabilecektir.

[2] 213 sayılı VUK md. 107/A

15.04.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM