RSS | Sitene Ekle | Giriş Sayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Asgari Ücret 2017 | Asgari Geçim İndirimi 2017 | Vergi Affı | Reklam | Bize Ulaşın    


YMM Nurullah Çuhadar
Maliyede Yeni Bir Müessese “İzah Değerlendirme Komisyonu”
(26.07.2017)
YAZARLARIMIZ
Nazlı Gaye Alpaslan
Avukat






İhaleli İşlerde Vergi Dairesinden Borcu Yoktur Belgesi

Tarih: 19.04.2017

Bilindiği gibi, kamu ihale işlerine katılacak müteahhitlerin ihaleye katıldıkları gün vergi ve sigorta borcu bulunmaması esastır.  Aksi takdirde ihaleye giremezler, ihaleyi kazansalar bile kendilerine “yer teslimi” yapılamaz.  Bu nedenle, çalışmamızda kamu ihalelerine girecek yüklenicilerle ilgili  vergi ve sigorta borçları hakkında bilgilere yer verilecektir.

Diğer yandan, 4734 sayılı  Kamu  İhale Kanunu  hükümlerine göre ihaleye katılacaklar için vergi ve sigorta borçlarının  bulunması  halinde bu  borçlarının  alacaklı idare olan  vergi idaresi veya SGK kurumu  ile  6183 sayılı  kanunun 48. maddesine göre yapılandırmalar halinde ilişiksiz belgesi alarak ihaleye katılmaları mümkün olabileceği konusunda açıklamalara yer verilecektir. 

Kamu ihale yasasında  yer alan   bazı  parametreler limitleri çalışmamızın sonunda ek:1 tablo halinde gösterilmiştir.[1]

 

II-HANGİ BORÇLAR  DOLAYISIYLA  İHALEYE GİRME YASAĞI BULUNMAKTADIR?

 

Bilindiği  üzere 4734 sayılı  KİK’nun  ilgili hükmü  gereği “ihaleye katılımda yeterlilik kuralları” başlıklı 10. maddesi  gereği Türkiye çapında veya kendi ülkesinin mevzuat  hükümleri  uyarınca (yabancı istekliler için)  kesinleşmiş SGK prim borcu  bulunan veya maliyeye vergi  borcu  bulunan isteklilerin ihale haricinde bırakılacağı hüküm altına alınmış bulunmaktadır. 

 

5510 sayılı  yasanın  ilgili hükmü gereği işverenler açısından sigorta primi,  SGK destek primi borcu, işsizlik sigortası  prim borcu,  5434 sayılı  yasaya göre emekli sandığı iştirakçisi çalıştıran kurum ve kuruluşlar açısından kesenek ve kurum karşılıkları, 1479 veya 2926 sayılı   yasaya tabi sigortalılar açısından   prim ile bunlara bağlı gecikme zammı, gecikme cezası varsa faiz ve diğer eklentilerinden  ibarettir.  

Tasarrufa teşvik kesintisi ve katkı tutarları, konut edindirme yardımı, idari para cezaları, özel işlem vergisi, eğitime katkı payı, damga vergisi ve bunlara bağlı gecikme cezası, gecikme zammı, varsa faiz ve diğer fer'ilerinden oluşan borçlar sosyal güvenlik prim borcu olarak dikkate alınmamaktadır.[2]  

 

III-İHALEYE KATILACAK İSTEKLERİN LİMİTED VEYA AŞ OLMASI HALİNDE DURUM NEDİR?

1)      Gerek kendisine ait gerekse devir aldığı işyerlerinin muaccel hale gelmiş sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi borçları ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı, donmuş gecikme zammı ile diğer fer'ileri,

2)      İhale konusu işe ait işyerlerinden veya özel bina inşaatı işyerlerinden asgari işçilik hesaplaması sonrasında ödemesi kabul edilen fark prim ile buna ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı tutarları,

3)      Yapılan denetimler sonrasında veya kamu kurum ve kuruluşlarından alınan belge bilgi ile tespiti yapılan çalışanlardan dolayı tahakkuk edecek sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi borçları ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer'ilerinin idari aşamada kesinleşmiş olan kısımları,

4)      Kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca geriye doğru verilen prim belgelerine istinaden oluşan ve muaccel hale gelmiş sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi borçları ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer'ileri,

5)      Kendisine ait işyerlerinin bölüm veya eklentilerinden iş alan ve kendi adlarına sigortalı çalıştıran aracıların (taşeronların) bu işyerlerinde çalıştırdıkları sigortalılardan dolayı muaccel hale gelmiş sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunlara ilişkin gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer'ileri,

6)      Ortağı (gerçek kişiliğe haiz isteklilerde ayrıca üst düzey yöneticisi) olduğu şirketin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunlara ait gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer fer'ilerine ilişkin borçlarından dolayı (üst düzey yönetici/ortak olduğu dönemle ilgili olarak ve şirketin nevi dikkate alınarak) sorumlu olunan tutarları, kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak dikkate alınır.

Burada özellikle uygulamada bu konuda büyük sorunlar yaşandığı görülmektedir. Esasen bir şirketin ihale işlerinden dolayı borcunun olmaması yeterli olmalı, söz konusu şirketin bir ortağının farklı bir şirketteki ortaklığından kaynaklanan borçtan, ilgisi olunmayan tüzel kişiler etkilenmemelidir. Bu ayrıma dikkat edilmemesi uygulamada birçok sorunu beraberinde getirmektedir.[3]

Kamu ihalesine girecek olan işverenin tüzel kişi olması durumunda ihale tarihi itibariyle Türkiye genelinde borç aslı ve fer'ileri toplamından oluşan borçlarının (aracı borçları hariç) sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını aşmaması halinde borcu yoktur yazısı (ilişiksiz belgesi) verilecektir. İşverenlerin alt işverenin de bulunması halinde ise aracılarından kaynaklanan toplam borcunun sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 6 katını aşıp aşmadığı dikkate alınacaktır. 

İşverenin 4/1-b kapsamında çalışmasından doğan sigorta primine esas aylık kazancın alt sınırının 3 katını aşmayan borçları ile çalıştırdığı sigortalılardan doğan sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 3 katını aşmayan (aracı borçlarının ise sigorta primine esas aylık kazancın üst sınırının 6 katını aşmayan) sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamından oluşan borçlarının, bulunması halinde dahi ihale tarihi itibariyle borcu yoktur yazısı verilebilecektir.

 

IV-SONUÇ

Diğer taraftan,  gerek SGK ve gerekse vergi dairelerine  borcu olan   mükelleflerin  veya işverenlerin  bu  borçlarını   6183 sayılı  kanunun 48. maddesine göre “tecil  taksitlendirme” yaptığı  takdirde borcu  yoktur veya ilişiksiz kağıdı alabileceklerdir.  Burada üzerinde durulması  gereken  en önemli konu  KDV borçlarının durumudur.  Vergi daireleri  yasada yer  almamakla beraber kendilerine gelen bir genelge uyarınca KDV asıllarını  tecil ve taksitlendirme dışında tutmaktadır.[4]  KDV’nin kendisi yani aslı  tecil  ve taksitlendirme yapılmamaktadır.[5]  Ancak, KDV’ye ait gecikme zammı  veya KDV üzerinden  hesaplanan vergi ziyaı  cezası  tecil ve taksitlendirmeye tabi tutulabilmektedir. 

 

[1] Bkz. Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi, Eylül 2012, Sayı:105, Kamu İhale Kanunda Yer Alana Parasal Limitler (2012), s.397

[2] IŞIKLI İbrahim, “İhale İşlerinde ‘Sosyal Güvenlik Prim Borcu’ Olmamalı”,  26.09.2012 günlü Dünya Gazetesi, s.13

[3] IŞIKLI İbrahim, “İhale İşlerinde ‘Sosyal Güvenlik Prim Borcu’ Olmamalı”,  26.09.2012 günlü Dünya Gazetesi, s.13

[4] 50.000 TL’ye kadar vergi  borçları  teminatsız tecil  olunabilir.   KDV aslı için aslının  tecil ve taksitlendirme talebinde bulunan bir mükellefin açtığı dava  lehine sonuçlanmış, yargı Maliye Bakanlığı’nın   çıkardığı  iç  genelgeyi iptal etmiştir.

[5] ALPASLAN Mutafa – SAKAL Mustafa, Vergi Hukuku Uygulaması –I, Grafmat Basım, Ocak 2008, s. 396

 

 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 
 















MAİL LİSTEMİZE KAYIT OLMAK İÇİN TIKLAYIN