YAZARLARIMIZ
Dr. Mustafa Alpaslan
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
m.alpaslan@windowslive.com



Zirai Kazançların Mart Ayı İçerisinde Vergi Dairesine Beyanı

İçinde bulunduğumuz ayda gerçek usulde zirai kazançların vergi beyannamesi 01-25 Mart 2021 tarihleri arasında ilgili vergi dairesine verilmesi zorunludur. Zirai kazançların beyanı özellikli durumlar arz etmektedir. Şöyle ki;

Gelir Vergisi Kanunu’nda sayılan gelir unsurlarından bir takvim yılı içinde elde edilen kazanç ve iratlar, aksine hüküm olmadıkça, mükellefler tarafından yıllık beyanname ile beyan edilir. Beyan edilmesi gereken gelirlerin yılık beyannamede toplanarak beyan edilmesi zorunludur.

Zirai faaliyette bulunan ve zirai kazançları gerçek usulde vergilendirilmekte olan mükellefler, söz konusu faaliyetlerinden dolayı kazanç elde etmemiş olsalar bile yıllık beyanname vermek zorundadırlar. Beyannameye dahil edilmesi zorunlu olan başka gelir unsurlarının da bulunması halinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 85 ve 86’ncı maddelerinde belirtilen esaslara ve söz konusu gelirlerin beyanına ilişkin özel hükümlere göre işlem yapılması gerekmektedir.

Örneğin; zirai kazancının yanında mesken kira geliri elde eden mükelleflerden, zirai kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar, mesken kira gelirlerine tanınan istisnadan (2020 yılı gelirleri için 6.600 TL) faydalanamayacakları gibi istisna haddinin altında kalan mesken kira gelirlerini de gerçek usulde tespit edilen zirai kazançları dolayısıyla verecekleri yıllık gelir vergisi beyannamesine dâhil edeceklerdir.

ZARARLARIN KÂRLARA TAKAS VE MAHSUBU NEDİR?

Gelirin toplanmasında gelir kaynaklarının bir kısmından hasıl olan zararlar (Gelir Vergisi Kanunu’nun 80’inci maddesinde yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edilir.

Buna göre;

Zarar olarak mahsup edilecek olanlar:

• Diğer kazanç ve iratlar dışındaki kazanç ve iratlardan doğan zararlar,

• Yurt dışındaki faaliyetten doğan zararlar (İlgili ülkedeki denetim

elemanlarınca rapora bağlanmalıdır.)

• Zarar olarak mahsubu yapılamayacak olanlar:

• Diğer kazanç ve iratlardan doğan zararlar,

• Menkul ve gayrimenkul sermaye i ratlarında, sermayede meydana gelen eksilmeler.

Tam mükellefiyete tabi kişiler, yurt dışı faaliyetlerinden doğan zararlarını, faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması ve raporun aslı ve tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye’deki ilgili vergi dairesine ibrazı halinde mahsup edebileceklerdir.

Türkiye’de mahsup edilen yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi halinde, Türkiye’de beyannameye dahil edilecek yurt dışı kazanç, mahsuptan önceki tutar olacaktır. Türkiye’de gelir vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı zararlar, yurt içindeki kazanç ve iratlardan mahsup edilmez. Geçmiş yıllarda oluşan ve mahsup edilemeyen zararların cari yıl kazançlarından mahsubu mümkündür. Arka arkaya 5 yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesi takip eden yıllara devredilemez. Envantere dâhil olmayan gayrimenkullerin satışından doğan zararların mahsubu mümkün değildi

YILLIK BEYANNAMEYE DÂHİL EDİLEN KAZANÇ VE İRATLARDAN YAPILACAK İNDİRİMLER NELERDİR?

Yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlere ilişkin indirimler, Gelir Vergisi Kanunu ile diğer kanunlarda belirtilmiştir. Gelir Vergisi matrahının tespitinde gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıda belirtilen indirimlerin yapılabilmesi için yıllık beyanname ile bildirilecek bir gelirin bulunması ve yapılacak indirimlerin ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekmektedir.

İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplanmasında beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar esas alınacaktır.

Yıllık beyannameden indirim konusu yapılabilecek hususlar şunlardır:

• Hayat/şahıs sigorta primleri,

• Eğitim ve sağlık harcamaları,

• Beyan edilecek gelirden sınırlı olarak indirilebilecek bağış ve yardımlar ile tamamı

indirilebilecek bağış ve yardımlar,

• Sponsorluk harcamaları,

• 5746 sayılı Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım indirimi,

• Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan

ayni ve nakdi bağışlar,

• İktisadi işletmer hariç Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine

makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımlar,

• Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların indirimi,

• Türkiye’den yurt dışı mukim kişi ve/veya kurumlara verilen hizmetlerden sağlanan

kazançlara ilişkin indirim

•Korumalı iş yeri indirimi,

  • Bireysel katılım yatırımcısı indirimi
  • Diğer İndirimler

TEVKİF YOLUYLA KESİLEN VERGİLERİN MAHSUBU VE İADESİ NASIL OLACAKTIR?

Beyannamede gösterilen gelire dâhil kazanç ve iratlardan Gelir Vergisi Kanunu’na göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilir, mahsubu yapılan miktar gelir vergisinden fazla olursa aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade edilir.

Tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsubu ve kalan kısmın iadesine ilişkin düzenlemeler 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yer almaktadır.

429 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ve 99 Seri No.lu Gelir Vergisi Sirküleri ile vergi kanunları gereği iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle nakden veya mahsuben talep edilecek iadelere ilişkin başvuru dilekçeleri ve bilgi girişleri, İnternet Vergi Dairesindeki "Gelir/Kurumlar Vergisi İade İşlemleri " bölümünden alınmaktadır.

Beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan gelir vergisi mükellefleri ile

kurumlar vergisi mükelleflerinin iade talepleri “Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade

Sistemi (GEKSİS)” kullanılmak suretiyle yapılmaktadır.

Beyannamelerini elektronik ortamda gönderme zorunluluğu olmayan mükellefler ise iadelerini kâğıt ortamında vergi dairesine dilekçe vererek de talep edebilirler.

Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sisteminde iadeye esas alınacak GEKSİS Kontrol Raporunun oluşabilmesi için iade talep eden mükellefler tarafından “Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talebi Girişi (GEKSİS)” yapılmalı ve standart iade talep dilekçesi verilmelidir. İade talepleri, İnternet Vergi Dairesi şifresi kullanılmak suretiyle mükellefler veya mükelleflerce yetkilendirilecek serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir vasıtası ile elektronik ortamda gönderilebilir.

04.03.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM