YAZARLARIMIZ
Musa Çakmakçı
Sosyal Güvenlik Uzmanı
arashan@ttmail.com



Yargıtay’dan Özel Öğretim Kurumlarında Çalışanlar İle İlgili Önemli Karar

Özel Eğitim Öğretim kurumlarında çalışan, yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerin, okul yönetimi ile yaşadığı sorunların en başında belirli süreli iş sözleşmesi süresi, kıdem ve ihbar tazminatları konusundaki uyuşmazlıklar geliyor. 
Öğretmen ve idarecilerin tarafıma en çok sordukları husus şu;

  • İş Sözleşmelerimiz Belirli Süreli mi yoksa Belirsiz Süreli mi?
  • Kıdem İhbar hakkımız var mı yok mu?

Özel okulda çalışan ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa tabi olan çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu uyarınca belirli süreli iş sözleşmesi imzalamakta ve belirli süreli iş sözleşmesi hükümlerine tabi olmaktadırlar. 5580 sayılı 9. Maddesi uyarınca özel öğretim kurumlarında çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmelerinin en az bir takvim yılı süreli ve yazılı olması gerekmektedir. Yapılan iş sözleşmesinde görevin türü, süresi, ders sayısı, aylık ücret veya ders saat başına verilecek ücret miktarı, terfi süreleri, zam oranları, sözleşmenin uzatılması, fesih şartlarının belirtilmesi gerektiği gibi mevzuata aykırı olmamak kaydıyla sözleşmeye isteğe özel şart ve hükümler konulması da mümkündür.  Halen yürürlük ve kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. Maddesinde ve 4857 sayılı kanunu 24 maddesinde iş sözleşmesinin hangi sebeplerle feshedileceği belirtilmiştir. Fakat 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa tabi çalışanların, belirli süreli iş sözleşmesinin sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle çalışanların kıdem tazminatı hakkı olup olmadığı konusunda tartışmalar yaşanmaktaydı.

Özel öğretim kurumlarında çalışan öğreticilerle, belirli süreli iş sözleşmesi yapılması ve sözleşmenin en az 1 yıllık olması, 5580 Sayılı Kanun'un 9. maddesi ile gelen bir zorunluluk. Yasa diyor ki 'Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikle belirtilen esaslara göre yazılı olarak yapılır. 
Mazeretleri nedeniyle kurumdan ayrılan öğretmen ve öğreticilerin yerine alınacak olanlar ile devredilen kurumların yönetici, öğretmen ve öğreticileri ile bir yıldan daha az bir süre için de iş sözleşmesi yapılabilir.'Yasa'nın bu maddesine göre, sözleşmenin en az bir takvim yılı süreli olması gerek; ancak mazeretler nedeniyle kurumdan ayrılanların yerine alınacak olanlar için bir yıldan az süreli sözleşme yapabilme istisnası getirilmiş. 
Eğer istisnai durum haricinde 1 yıldan az süreli bir sözleşme yapılmışsa, sözleşme kendiliğinden 1 yıllık sürenin sonuna kadar uzatılmış oluyor. Eğitimcilerin bu belirli süreli sözleşmeleri, Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile belirtildiği için ne kadar üst üste yapılırsa yapılsın belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmemekte, ancak bu hal onların iş güvencesi hükümlerinden yararlanmayacakları anlamına da gelmiyordu.

Halen yürürlükte olan ve kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14.maddesinde “Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin…” iş sözleşmesinin belirli ya da belirsiz süreli olmasının kıdem tazminatına hak kazanma açısından önemli olmadığı belirtilmiştir. Burada önemli olan fesih iradesinin kim tarafından ortaya konulduğu ve kıdem tazminatına hak kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Örneğin belirli süreli iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca haklı nedenle fesheden işçi bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Elbette kural olarak belirli süreli iş sözleşmesi kararlaştırılmış ve süre sonunda taraflardan herhangi biri fesih iradesini ortaya koymamış ise iş sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği açıktır. Ancak belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesinden önce taraflardan biri yenilememe iradesini ortaya koymuş ise burada yenilemeyen tarafın iradesine göre kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılamayacağı araştırılmalıdır. İşveren yenilememe iradesini göstermiş ve haklı nedene dayanmıyor ise bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatı ödenmelidir denilip Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.11.2014 tarih ve E. 2013/22-1443, K. 2014/958 sayılı kararı da bu yöndeydi.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 23.02.2018 tarihli 2017/1 Esas, 2018/2 Karar sayılı kararı 

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa tabi olarak çalışan öğretmenler ve yöneticiler ile yapılan iş sözleşmelerinin belirli süreli olduğuna karar veren Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 23.02.2018 tarihli 2017/1 Esas, 2018/2 Karar sayılı 29 Haziran 2018 Tarih ve 30463 sayılı Resmi Gazetede yayınlandı.

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, Özel Öğretim Kurumları Kanununa tabi olarak süreli sözleşmeyle çalışan öğretmenlerle birden fazla süreli sözleşme yapılması halinde, bu sözleşmelerin süresiz sözleşmeye dönüp dönmediği konusunda daireler arasında görüş ayrılığı bulunması nedeniyle bu aykırılığın giderilmesi için konunun İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca görüşülmesini kararlaştırdı.

“Büyük Genel Kurul, oy çokluğuyla 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 9. maddesinde belirtilen sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olduğuna hükmetti.”

Kararda, 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun yürürlükte olduğu yaklaşık 40 yıl içerisinde iş sözleşmesinin "en az bir yıl süreli olmak kaydı" ile yapılacağının açıkça belirtilmesi ve süresi, yenilenmesi ve uzatılmasına ilişkin hükümlere yer verilmesi nedeniyle bu sözleşmenin belirli süreli olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı ancak 5580 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra kanun koyucu tarafından farklı düzenleme öngörülmediği halde, sözleşmenin belirli süreli mi yoksa belirsiz süreli mi olduğu noktasında Yargıtay daireleri arasında içtihat farklılığı oluştuğu anlatıldı.

5580 sayılı Kanun'un öncelikle uygulanması gereken mevzuatı içerdiği belirtilen kararda, bu itibarla sözleşmenin mahiyetinin tespitinde bu kanuna dayanılarak çıkarılan Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümlerinin irdelenmesi gerektiği bildirildi.

Kanun'da "yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesinin, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikle belirtilen esaslara göre yazılı yapılacağı"nın belirtildiğine yer verilen kararda, maddenin devam cümlesinde "mazeretleri nedeniyle kurumdan ayrılan öğretmen ve öğreticilerin yerine alınacak olanlar ile devredilen kurumların yönetici, öğretmen ve öğreticileri ile bir yıldan daha az bir süre için de iş sözleşmesi yapılabileceği"nin öngörüldüğü aktarıldı.

Kararda, "en az bir takvim yılı süreli" ibaresinin hangi sözleşme türünü ifade ettiği konusunda ortaya çıkan tereddüdü ortadan kaldırmak bakımından aynı maddenin ikinci cümlesinin göz önünde bulundurulması gerektiği, bu kapsamda "bir yıldan daha az bir süre için de iş sözleşmesi yapılabilir" ibaresinden hükmün belirli süreli sözleşmeyi düzenlediğinin açıkça anlaşıldığı kaydedildi. Kararda, "Buna göre birinci cümledeki ibarenin belirli süreli sözleşmeyi amaçladığı tartışmasızdır." denildi.

Sonuç olarak:

Karara göre özel okul öğretmenlerinin artık işe iade davası açamamaları, tazminat talep edememeleri, Kanun gereği belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışıyor kabul edilmeleri söz konusudur.

04.07.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM