YAZARLARIMIZ
Murat Sarıgöl
Yeminli Mali Müşavir
E.Vergi Başmüfettişi
ozantax@gmail.com



Stutgartlı Hans İçin Türkiye’de Ki Şirketin Mükerrer Vergilendirilmesi

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesine göre ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmez. Aynı Kanunun 62. maddesine göre ise iş verenler hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir. Ücretin genel vergilendirme sistemi olan tevkif (kesinti) suretiyle vergilendirilmesi, GVK’nın 61, 94, 103 ve 104. maddelerine göre vergi tarifesi uygulanmak suretiyle yapılmaktadır. GVK’nın 103. maddesinde yer alan vergi tarifesinde ücret ve diğer gelir unsurları için farklılaştırılmış vergi tarifesi uygulanmaktadır.

Gelir Vergisi Kanununun 23/14 üncü bendinde, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerin yanında çalışan hizmet erbabına, işverenin Türkiye dışında elde ettiği kazançları üzerinden döviz olarak ödediği ücretlerin gelir vergisinden istisna edileceği hüküm altına alınmıştır. Konuya ilişkin olarak 147 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, “İstisna hükmünün uygulanmasında, aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir.

Kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tâbi kurumların bünyesinde çalışan hizmet erbabına ödenen ücretlere istisna uygulanabilmesi için;

  1. Türkiye'de hizmet arzeden gerçek kişinin bağlı olduğu işverenin dar mükellef kurum olması, bu kurumun da Türkiye'de hiçbir şekilde kazanç elde edecek şekilde faaliyette bulunmaması,
  2. Dar mükellef kurumda çalışan kişinin hizmet erbâbı ve yapılan ödemenin de ücret niteliğinde olması,
  3. Dar mükellef kurumun Türkiye'deki personeline yapılacak ödemenin bu kurumun yurtdışı kazançlarından karşılanması,
  4. Ücretin döviz olarak ödenmesi,
  5. Ödenen ücretin dar mükellef kurumun Türkiye'deki hesaplarına gider olarak kaydedilmemesi,

şartlarının bir arada taşıması gerekmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6. maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış olup anılan Kanunun "İndirilecek Giderler" başlıklı 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancının tespitinde gider olarak indirileceği hükmüne yer verilmiştir.

 Yeni Dünya düzeni ve küreselleşme ile birlikte yabancı şirketlerin Türkiye’de yatırımları artmış, ülkemizde çalışan yabancı sayısı da buna paralel olarak artmıştır. Bu yabancıların bir kısmı, doğrudan Türkiye’de kurulu şirketin bordrosuna dahil olarak ve ücretini Türkiye’deki şirketten almakta, bir kısmı da fiilen Türkiye’de çalışmasına rağmen, Türkiye’deki şirketin bordrosuna dahil edilmemekte ve ücretleri doğrudan yurt dışındaki mukim firmalar tarafından ödenmektedir.

Yurt dışından gönderilen kişiler bazen Türkiye’deki şirketlerde üst düzey yönetici olarak çok uzun bir süre için gelip çalışabilmektedir. Yurt dışındaki şirketler, Türkiye’ye gönderdikleri kişi için ödedikleri ücretleri ise daha sonra Türkiye’deki şirkete fatura etmektedirler.

Türkiye’deki şirketlerde yönetici olarak ve ücreti doğrudan yurt dışındaki şirket tarafından ödenen kişilerin, Türkiye’de çalışmaları karşılığında kendilerine yurt dışındaki şirket tarafından ödenen ücretlerin hukuki durumu ve anılan işlemin vergi mevzuatı karşısındaki durumu ile ilgili İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 05/09/2011 Tarih ve B.07.1.GİB. 4.34.17.01- KDV.04-1468 Sayılı Özelgesinde , “ Almanya'da mukim ... tarafından Almanya sosyal güvenlik kuruluşuna ödenerek ... San. ve Tic.Ltd. Şti.'ye fatura edilen sosyal güvenlik ödemesi ve brüt ücretin tamamının çalışana sağlanan menfaat (ücret) olarak kabul edilmesi ve Gelir Vergisi Kanununun 61,94, 103 ve 104 üncü maddeleri kapsamında vergiye tabi tutulması gerekmekte olup ücret olarak değerlendirilen söz konusu ödemelerin kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi mümkün bulunmaktadır.

Almanya'da mukim ... tarafından Almanya sosyal güvenlik kuruluşuna ödenerek ... San. ve Tic.Ltd. Şti.'ye fatura edilen sosyal güvenlik ödemesi ve brüt ücretin tamamının Kurumlar vergisi Kanunu yönünden çalışana sağlanan menfaat (ücret) olarak mütalaa edildiğinden Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesi gereğince KDV’nin konusuna girmemektedir. Öte yandan, ücret olarak değerlendirilmesi nedeniyle KDV’nin konusuna girmeyen bu ödemeye ilişkin olarak sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi ve ödenmesi gereken bir KDV de söz konusu değildir.” denilmektedir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelgede özetle yurt dışındaki şirket tarafından Türkiye’de çalışan yabancı uyruklu kişi için yurt dışında ödenen sosyal güvenlik primlerinin Türkiye’deki şirket tarafından kişiye verilen net ücretin hesaplanmasında dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu net ücret üzerinden Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümleri gereğince tekrardan vergiye tabi tutulduktan sonra hesaplanan tutarın kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği belirtilmektedir.

Çalışanlar adına ödenen sigorta primlerinin ücretlilerin gelir vergisi matrahının tespitinde gayrisafi tutardan indirilebilmesi için bu primlerin kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenmesi gerektiğinden, yurt dışında ödenen sosyal güvenlik primlerinin çalışanlara ait ücretlerin gerçek safi değerinin tespitinde gayrisafi ücret tutarından indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Sonuç olarak Türkiye’deki şirketin dolaylı olarak Stutgartlı Hans için üstlendiği yurt dışında ki prim, ücretliye sağlanan menfaat olarak vergilendirilecek ücretin brüt tutarına dahil edilmesine rağmen vergi matrahından indirim konusu yapılamamaktadır.

KAYNAKÇA:

  1. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
  2. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi
  3. 147 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği
  4. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 05/09/2011 Tarih ve B.07.1.GİB. 4.34.17.01- KDV.04-1468 Sayılı Özelgesi

15.03.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM