YAZARLARIMIZ
Muhsin Dalfidan
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
mdalfidan@hotmail.com



Kooperatife Bağlı İktisadi İşletme Tesisinde Uygulama Belirsizlikleri

28.11.2017 tarihinde kabul edilen ve 05.12.2017 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7061 Sayılı “Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 88.maddesiyle; Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerin ortaklık dışı işlemleri nedeniyle kooperatife bağlı iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği hükmü getirilmiş olup, ilgili maddede konuya ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır.

 İlgili Madde Hükmü Aynen Şu Biçimdedir:

“MADDE 88- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan parantez içi hüküm yürürlükten kaldırılmış ve aynı bendin sonuna aşağıdaki parantez içi hüküm eklenmiştir.

“(Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler “ortak dışı” işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.)”

Madde hükmünün gereği olarak Maliye Bakanlığı’nın, 1 Seri nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde değişiklik yapan 14 Seri nolu tebliği 23.12.2017 tarihinde Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu tebliğin dışında başka herhangi bir düzenleme yoktur.

Tebliğin Konuya Açıklık Getiren Bölümü Şu Biçimdedir:

“Bu suretle kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarının kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır.

Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

Öte yandan, ortak dışı işlemlerde bulunmaları nedeniyle 1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan kooperatiflerin, muafiyete ilişkin diğer şartları da taşıyor olmaları kaydıyla, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtları sonlandırılacaktır. Bu kooperatiflerin 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmek suretiyle bu işlemlerden elde ettikleri kazançları vergilendirilecektir.

Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatifler, ortak dışı işlemlerine ilişkin hesap ve kayıtlarını kooperatif hesaplarıyla ilişkilendirmeksizin iktisadi işletme adına tasdik ettirecekleri ayrı defterlerde izleyeceklerdir.”

Tebliğin Açıklık Getirdiği Durumları Şu Biçimde Özetleyebiliriz.

  1. Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.
  2. Ortaklık dışı işlemleri nedeniyle Kurumlar vergisi mükellefi olan kooperatiflerin diğer koşulları da sağlamaları durumunda 01.01.2018 tarihinden itibaren kurumlar vergisi mükellefiyetleri sonlandırılacaktır.
  3. İktisadi işletme hesap ve kayıtlarını ayrı ticari defterlerde izleyecektir.

Bu düzenlemenin amacının ne olduğunu anlamak oldukça zor. Ancak bu yazının amacı, düzenlemenin özünü ve vergi tekniği yönüyle çelişkilerini tenkit etmek değil. Yapılan düzenlemenin uygulamasına ilişkin bilinmezlikleri ortaya koymak ve bir an önce Yetkili mercilerin bu belirsizlikleri giderici düzenlemeleri yapmaları gereğini işaret etmektir.

Başlıca Belirsizlikleri Şu Biçimde Özetleyebiliriz.

  1. Bu kanuni düzenlemenin; Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu, Kooperatifler Kanunu ve KDV kanununa ilişkin düzenlemeler yapılmasını gerektiren yönleri yok mudur? 
  2. İktisadi işletme nasıl kurulacaktır?  Kuruluş için kooperatifin hangi organı karar alacaktır? Kuruluşta ilgili Bakanlıktan ön izin alınacak mıdır? İktisadi işletme kurumlar vergisi mükellefi olduğuna göre ticaret sicile tescil ettirilecektir, ama bu süreç nasıl işleyecektir?
  3. İktisadi işletmenin tesis tarihi ne olacaktır? Örneğin ilk ortaklık dışı işlem tarihi itibariyle mi tesis edilecektir? İlk ortaklık dışı işlem hangi durumda yapılmış addedilecektir? İşleme ilişkin taraflarca sözleşme yapıldığında mı, mal ve hizmet tesliminde mi, teslim için düzenlenen fatura tarihinde mi, ön ödeme alınması/verilmesi tarihinde mi?...
  4. Ticari defterlerin tasdik işlemi ve süresi ne olacaktır?
  5. İktisadi işletme ile kooperatifin ortak giderleri nasıl ayrıştırılacaktır? Ortak giderlerden pay verilecek midir? Nasıl?
  6. Bilindiği gibi kurumlar vergisi mükellefi kooperatiflerin ortaklarından alınan aidat ve bağışlar kurumlar vergisine tabi kooperatif geliridir ve KDV hesaplanır. Belge olarak da fatura düzenlenir. Ortaklık dışı işlemler için iktisadi işletme kurmuş ve kurumlar vergisi mükellefiyeti son bulmuş kooperatifin ortaklarından alacağı aidatların kurumlar vergisi, KDV ve belge düzeni itibariyle durumu ne olacaktır? Bu aidatların bir kısmını iktisadi işletme için kullanabilecek midir? Kullanabilecek ise ayrıştırma nasıl yapılacaktır?
  7. Mali Tablolar genel kurula ayrı ayrı mı sunulacaktır?

Bu ve benzeri belirsizlikleri gideren mevzuat düzenlemesi yoktur. Ancak Kanun  01.01.2018 tarihi itibariyle yürürlüktedir. Elbette ki yukarıdaki belirsizliklere ilişkin yoruma dayalı çözümler önerebiliriz. Ancak mevzuata yaslanmayan yorumlarla vergi uygulamalarına yön verilemez. Dolayısıyla ilgili kooperatif birlikleri, TÜRMOB ve diğer ilgili kişi ve kuruluşlar konunun üzerinde hassasiyetle durmalı ve Mali idarenin eksikliklere dair bir an önce düzenleme yapması için çaba göstermelidirler.

12.01.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM