YAZARLARIMIZ
Muhammed Orhan
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
muhammedorhan61@gmail.com



Vergi Mükelleflerinin Mahremiyeti

Mahremiyet, kelime anlamı olarak gizlilik, kişisel gizlilik anlamına gelir. Vergide mahremiyet ise, vergi memurlarının ve diğer ilgili kişilerin görevleri dolayısıyla vergi mükellefleri hakkında elde etmiş oldukları gizli bilgileri, kendileri yararına veya üçüncü kişiler yaranına kullanmamaları veya ifşa edememesidir. Bu mahremiyet ilişkisi ile mükellefin zarar görmesi önlenir, Devlet ile mükellef arasında bir güven ortamı oluşturulur. Vergi mahremiyeti ile Devlet, mükellef hakkında öğrenmiş olduğu sırları üçüncü kişilere açıklanmayacağını garanti etmiş olup, bu sayede Devlete olan güvenin sağlanması amaçlanmıştır.

Vergi mahremiyeti konusu, Vergi Usul Kanununun 5. Maddesinde yer almış olup, kimlerin sır saklaması gerektiği ve vergi mükelleflerinin bilgilerinin hangi şartlarda açıklanacağı hususları belirtilmiştir.

1. Vergi Mahremiyetine Uyması Gereken Kişiler:

            Vergi Usul Kanununun 5.maddesine göre, aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine ait olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması gereken bilgileri açıklayamazlar ve kendilerinin veya 3.şahısların çıkarları için kullanamazlar;

  • Vergi muameleleri ve incelemeleri ile uğraşan memurlar
  • Vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay’da görevli olanlar
  • Vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara iştirak edenler
  • Vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler

Bu yasak, yukarıda yazılı kimseler, bu görevlerinden ayrılsalar dahi devam eder.

2. Vergi Mahremiyetine Girmeyen Hususlar (İstisnalar) :

            Vergi Usul Kanununun 5.maddesine yapılan ilavelerle hangi konularda, vergi mükellefiyle alakalı bilgilerin açıklanacağı hususu yer almıştır. Mükellefle alakalı bilgiler, bağlı bulunduğu Vergi Dairesince veya Maliye Bakanlığı tarafından aşağıda yazılı hususlar ilan edilebilir.

  • Vergi güvenliğini sağlamak amacıyla vergi mükelleflerinin beyannamelerinde gösterdikleri matrahları (zarar dahil) ve beyanları üzerinden tarh olunan vergileri, mükelleflerin ad ve unvanları, bağlı oldukları vergi dairelerince verildiği yıl dairesinin münasip yerlerine asılacak cetvellerle ilan olunur.
  • Mükelleflerin vergi tarhına esas olan beyanları, kesinleşen vergi ve cezaları ile vadesi geçtiği halde ödenmemiş bulunan vergi ve ceza miktarları Maliye Bakanlığı’nca açıklanabilir. Ayrıca, kamu görevlilerince yapılan adli ve idari soruşturmalar ile ilgili olarak talep edilen bilgi ve belgeler ile bankalara, yapacakları vergi tahsiline yönelik bilgiler verebilir.
  • Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri veya kullandıkları vergi inceleme raporuyla tespit olunanların, kanunla kurulmuş meslek odalarına veya 3568 sayılı Kanunla kurulan birlik ve meslek odalarına bildirilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz.
  • Vergi mükellefleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren levhayı almak zorundadır.
  • Kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgili kanunları uyarınca mükelleflerden talep edilebilen, kurum ve kuruluşların görevleriyle doğrudan ilgili ve görevlerinin ifası için zorunluluk ve süreklilik arz eden bilgilerin, bu kurum ve kuruluşlara verilmesi vergi mahremiyetini ihlal sayılmaz.

Mükelleflerin, açıklanabilecek veya diğer ilgili kurum ve kuruluşlara verilecek bilgilerin usul ve esasları Maliye Bakanlığı tarafından belirlenir. Açıklanan bu bilgiler ala alınarak mükelleflerin haysiyet, şeref ve haklarına tecavüz edilemez.

3. Vergi Mahremiyetini İhlalin Cezai Müeyyidesi:

            Vergi mahremiyetine uymaya mecbur olan kimselerden bu mahremiyeti ihlal edenler, Türk Ceza Kanununun 239. Maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Bu maddeye göre,

  • Sıfat ve görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikâyet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi ve belgelerin, hukuka aykırı yolla edilmesi halinde de bu hüküm uygulanır.
  • Türkiye’de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı takdirde, suçu işleyen kişiye verilecek ceza üçte bir oranında arttırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.
  • Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Sonuç olarak, vergi mükelleflerinin olası zararlardan korunması bakımından Devletin kanunla mahremiyeti güvence altına almasıdır.

Faydalı olması dileğiyle

Saygılarımla

26.03.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM