YAZARLARIMIZ
Mehmet Duman
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Duman & Global
mehmet@dumanglobal.com



Kısa Çalışma veya Ücretsiz İzin Ödeneği Uygulaması Kapsamında İşverenlerin Çalışanlarına İhtiyari Olarak Ödeyecekleri Ücret Tamamlama Yardımlarının SGK Primleri ve Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu

Tüm dünyası sarsan ve yüzyılın en büyük felaketi olmaya aday coronavirüs pandemisi çalışma hayatını da derinden etkilemekte, bazı ülkeler çalışmaya ara verebilmekte, bazıları ise kısmen de olsa çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Ülkemizde belirlenen sektörler dışında çalışmaya engel bir durum bulunmamakla birlikte, şüphesiz her kurum, kuruluş ve çalışanları gerek sağlıkları gerekse gelirleri açısından endişe duymaktadırlar.

Coronavirüs pandemisi sonrası, çalışma yasağı getirilen sektörler ve çalışması yasak olmamakla birlikte bu salgından ekonomik olarak etkilenen firmalara ve çalışanlarına bazı destekler verilmekte veya açıklanmaktadır.

Makalemizin konusunu, açıklanan bu desteklerden “kısa çalışma ödeneği” ve “ücretsiz izin ödeneği” alan çalışanlara işverenlerin ihtiyari olarak ödeyecekleri ücret tamamlama yardımı, hastalık/tedavi yardımı, hastalıktan korunma yardımı gibi karşılıksız yardımlar veya sonraki çalışmalarından tahakkuk ödenecek ücretlerine mahsuben ücret avanslarının SGK primleri ve vergi kanunları karşısındaki durumu ele alınacaktır.

Telafi çalışması yaptırılması veya yıllık ücretli izinlerden yapılan mahsuplaşmalar makalemizde ele alınmayacaktır. Zira çalışılmayan dönemlerin telafi çalışması veya yıllık izinlerden mahsup edilmesi uygulamasında işverenlerin yapmış olduğu ek bir ödemeden bahsedilemeyecektir.

A. Tanımlar

Konunun anlaşılır ve tam olarak kavranması açısından makalemizde değineceğimiz terimlerin tanımlarını yapmak faydalı olacaktır. Buna göre;

Pandemi                     : Bir hastalığın bir kıta ya da birkaç ülke üzerinde aynı anda yaygın şekilde görülmesi, büyük salgın.

Kısa Çalışma             : Üç ayı geçmemek üzere 4447 sayılı Kanunun Ek 2 nci maddesinde sayılan gerekçelerle; işyerinde uygulanan çalışma süresinin, işyerinin tamamında veya bir bölümünde geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılmasını veya süreklilik koşulu aranmaksızın en az dört hafta süreyle faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulmasıdır.

Kısa Çalışma Ödeneği          : Kısa çalışma talebinin uygun bulunması halinde işçiye ödenen, son 12 aylık brüt ücreti dikkati alınarak hesaplanan asgari ücretin %150 ile sınırlı günlük brüt ücret tutarının %60 ına tekabül eden kısmıdır.

Ücretsiz İzin Ödeneği           : 15.03.2020 tarihinden sonra İşveren tarafından ücretsiz izne çıkarılmış veya kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan çalışanlara işsizlik ödeneği fonundan ödenen nakdi ücret desteğidir.

Ücret                                      : Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.

Karşılıksız Yardım               : Personelin iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde işverene yükümlülük olarak verilmemiş, olağanüstü dönemlerde personele işveren tarafından yapılan karşılıksız ve bir iş karşılığı olmadan ödenen tutarlardır.  

B. Gelir Vergisi Kanunu Açısından Değerlendirme

Gelir Vergisi Kanunu (GVK) 63. Maddesinde ücret tanımı özetle; işverene bağlı olarak yapılan iş karşılığında ödenen bedel olduğu, ücretin iş karşılığı olmakla birlikte başka adlar altında ödenmesinin onun mahiyetini değiştirmediği şeklinde yapılmıştır. Bu tanımdan yola çıkarak, bir çalışmanın karşılığı olmadan verilen bedellerin ücret sayılmayacağı açıktır. Buradan hareketle GVK 94.md kapsamında gelir vergisi tevkifatı da gündeme gelmeyecektir.

Mezkûr kanunun 25. Maddesinde ise; ölüm, engellilik ve hastalık sebebiyle verilen tazminat ve yardımların gelir vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır. Yasal tanımlamadan anlaşılacağı üzere, işverenler tarafından çalışanlarına, “kısa çalışma ödeneği” veya “ücretsiz izin ödeneği” olarak çalışamadıkları döneme denk gelen ve karşılıksız olarak verilen “ücret tamamlama yardımı”, “hastalık/tedavi yardımı”, “hastalıktan korunma yardımı” gibi adlar altında yapılan yardımlar gelir vergisinden istisna edilmiştir. Ezcümle, çalışana bu amaçla yapılan yardımın maliyeti kendilerine ödenen tutarlar ile sınırlı kalacaktır.

 C. Damga Vergisi Kanunu Açısından Değerlendirme

488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun “Konu” başlıklı 1. Maddesinde; “Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtlar Damga Vergisine tabidir.” Denmektedir. ( I ) sayılı listenin Makbuzlar ve Diğer Kâğıtlar başlıklı ( IV). Maddesinin Makbuzlar başlıklı 1. Alt bendinin ( b ) bendinde “b) Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paralar (avans olarak ödenenler dahil) için verilen makbuzlar ile bu paraların nakden ödenmeyerek kişiler adına açılmış veya açılacak cari hesaplara nakledildiği veya emir ve havalelerine tediye olunduğu takdirde nakli veya tediyeyi temin eden kağıtlar” yer almaktadır. Görüleceği üzere, yapılan ödemenin hizmet karşılığı yapılması hali verginin konusuna girmektedir. Bu yorumla yardım için düzenlenecek bordroda damga vergisi hesaplanmayacaktır.  

D. Gelir / Kurumlar Vergisi Kanunu Açısından Değerlendirme

GVK 40. Maddesinde, safi kazancın tespitinde; ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin kabul edildiği, Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) 6. Maddesinde safi kurum kazancını GVK 40 a göre tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Olağanüstü bir dönemde her ne kadar bir iş karşılığı olmasa da nitelikli işgücünün elinde tutmak için ve sosyal amacı da bulunan bu tip yardımların işin idamesi amacı taşıdığı şüphesizdir. Bu yaklaşımla karşılıksız yapılan bu yardımların ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.

E. Sosyal Güvenlik Primleri Açısından Değerlendirme

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun prime esas kazançlar başlıklı 80. maddesinde ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme gibi ödemelerin prime esas kazanca dâhil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Prime esas kazançların tespitinde yapılan ödemelerin bir iş karşılığı yapılıp yapılmadığına göre ayrım yapıldığı yasal düzenlemenin lafzından anlaşılabilmektedir.

Buradan hareketle, sözleşmeden doğmayan ve çalışana bir iş karşılığında verilmeyen yardımların prime esas kazanca dâhil edilmesi mümkün bulunmamaktadır. 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda da prime esas kazanç tespiti de 5510 sayılı Kanunun 80. Maddesinde yazılı kazançlar olduğundan söz konusu ödemeler işsizlik sigortası primine tabi tutulmayacaktır.

D. Sonuç  

Makalemizde tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisinin ekonomik etkilerinin azaltılması maksadıyla; işverenler tarafından, çalışanların refahı ve işin idamesi maksadıyla yapılacak olan ücret tamamlama yardımı, hastalık/tedavi yardımı, hastalıktan korunma yardımı gibi karşılıksız verilecek yardımların vergi kanunları ve SGK primleri karşısındaki durumları ele alınmıştır.

Özetle, sözleşmeden doğmayan, karşılıksız olarak,  çalışılmayan dönemler için verilen ve işin idamesi amacı taşıyan bu yardımlar gelir vergisinden istisna olmakla birlikte, damga vergisinin konusuna girmemektedir. SGK  primleri açısından ise aylık prime esas kazancın tespitinde dikkate alınmaması gerekmektedir. Öte yandan, yapılan yardımlarım ticari kazancın tespitinde işin idamesi maksadıyla yapıldığından dolayı ticari kazancın gider olarak dikkate alınabilecektir.

KAYNAKÇA:

1. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

2. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

3. 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu

4. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

5. 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu

04.05.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM