YAZARLARIMIZ
Mehmet Duman
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Duman & Global
mehmet@dumanglobal.com



Alacaklılar Açısından Konkordato

Son günlerde hiç şüphesiz tüm ticari tarafların, en sık karşılaştığı, ve maalesef hiçbir öneli, uyarısı veya erken teşhisi olmayan, alacaklılar için korkulu rüya haline gelmiş konkordato konuşulmaktadır. Hatta sosyal medya hesaplarında günlük paylaşımlara konu olmaktadır. Dahası da ticari ekosistemi ciddi manada bozma ihtimali olan bu kuruma başvuran borçludan, alacaklıyı, kendisini güvencede hissettirecek hukuki bir güvencesinin olmaması/olmadığını düşünmesi piyasada daha yıkıcı bir etki yaratmaktadır. Çünkü alacaklı, konkordato ilan etmiş bir alacaklıdan olan alacağını artık alamayacağını kabul etmekte ve buna göre davranmaktadır.

Şirketin kurucusu olan, sıfırdan en güçlü olduğu döneme taşıyan, başında bulunduğu süreçte her daim yatırım yapan, adıyla soyadıyla geçmişiyle piyasada güvenilirliği olan bir tüccarın/sanayicinin yapamadığını, kontrol altında tutamadığını, sektördeki tecrübesi ve nitelikleri kanunca belirlenmiş bir kimseye, ticari dehanın en çok ihtiyaç duyulduğu bu süreçte “konkordato komiseri/komiserlerine” bırakılması kanımca ciddi manada eleştiriye açıktır.

Konkordato iflas erteleme yerine kullanılmaya başlayalı çok uzun zaman olmadı, konkordato talebinde bulunan kaç şirketin, tekrar eski hayatına döndüğüne ilişkin elimizde herhangi bir veri bulunmamaktadır. Dönse bile kaçının eskisi gibi hayatına devam ettiği merak konusudur. Şahsi kanaatim, konkordato tedbirleri kaldırılan bir şirkette hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Konkordatodan sonra büyü bozulmuştur. Bu şirketler artık, ticari dayanışma birlikteliklerine dahil edilmeyeceklerdir. Her türlü faaliyetini kanuni, şekiller, kalıplar ve kabuller dairesinde yapmak zorunda kalacaktırlar. Kim bilir belki de böylesi daha iyidir.

Son dönemde konkordato talep eden şirketlerin büyük çoğunluğunun, ezici faiz oranları ve finans kurumlarının güncel konjonktüre tahammül edemeyişleri nedeniyle talep ettikleri bilinmektedir. Faiz oranlarının günün koşullarına göre değişmesi, kur hareketliliği, düşük talep, üreticilerin yeni kredi temininde yaşadığı zorluklar ve bu durumun 1 yıldan önce düzelmeyeceği beklentisi ağır basan şirket yöneticileri bu yapılandırmayı talep etmekte ve nispeten oluşacak zararlarını minimize etmek için tercih etmektedirler. Peki, kendini finans kurumlarına karşı korumaya alan başvurucuların, küçük ve orta ölçekli şirketlere/ çalışanlarına olan borçları ne olacaktır. Bu yazıda alacaklıların hakları ve yaptırımları hususları incelenmeye çalışılacaktır. 

KANUNİ TANIM

Konkordato, kelime manasıyla anlaşmalı iflas anlamına gelmekte olup, İtalyancadan dilimize geçmiştir.  Konkordato, mevzuatımızda; “Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir.”[1] Şeklinde ifade edilerek, borçlunun yasal şartların varlığı halinde başvurabileceği bir müessese olarak vücut bulmaktadır.

KONKORDATO TALEBİNDE BULUNAN BORÇLULAR NASIL HAZIRLANIRLAR?

a. Konkordato Ön Projesi

Borçlu projesinde, borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını, ifası mümkün ve hayali olmayan varsayımlar ile hazırlaması gerekmektedir.

b. Borçlunun Malvarlığının Durumunu Gösteren Belgeler

TTK (Türk Ticaret Kanunu) ya göre defter tutması gereken kimselerden ise, bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, borçlunun mali durumunu açıklayıcı bilgiler, maddi veya maddi olmayan duran varlıklarının kayıtlı değerlerini gösteren ayrıntılı liste, tüm borç ve alacakları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler ayrıca borçlunun ara dönem borca batıklık bilançosu gibi belgeler istenmektedir.

Alacaklıların bu işleme taraf olduklarında özellikle incelemeleri gereken belge “Borca Batıklık Bilançosu (Aktiflerin muhtemel satış fiyatlarına göre hazırlanmış bilanço)” dur. Çünkü bir işletmenin ne kadar vadeye ihtiyacı var? Ne kadar borcundan kurtulduğunda dengeyi sağlar? Sorularına muhtemel cevaplar bu bilanço ve dipnotlarında yer almalıdır. Burada yapılan açıklamalar tatmin edici değil veya gerçeklikten uzak ise bu duruma göre bir hazırlık veya itiraz yapılmalıdır.

c. Alacaklılara Ön Projede Yapılması Öngörülen Ödeme Teklifi ile Borçlunun İflası Halinde Alacaklıların Eline Geçmesi Muhtemel Miktar Karşılaştırma Tablosu

Aslında konkordatonun ruhu tamda bu maddeden anlaşılmaktadır. Bu kurum taciri iflas ettirmeden alacaklılara daha fazla fayda sağlamanın peşindedir. Bu aşamada yapılacak olan tabloya göre, eğer borçlu iflas ettiğinde, alacaklılara daha fazla ödeme yapılabilecekse, borçlunun iflası mahkemece re’sen verilmelidir.

İflasın açılması, şirketin ticari faaliyetlerini sonlandırması anlamı taşımaktadır. Şirketin faaliyetine devam etmesi için ise bir takım gider ve maliyetlere katlanması gerekecektir. Örneğin, binalarını, makine tesislerini, taşıtlarını, demirbaşlarını kısacası tüm aktiflerini kullanacak, personel çalıştıracak, pazarlama yapacaktır. İflasta ise durum böyle olmayıp, doğrudan aktifin ve pasifin tasfiyesine geçilecektir. Hazırlanacak bu tabloda, hangisinin yapılması halinde alacaklılar daha fazla tahsilat yapar ve borçlu şirket hayatına kaldığı yerden devam eder yaklaşımı esas alınmaktadır.

d. Ön Projenin Gerçekleşmesinin Kuvvetle Muhtemel Olduğunu Gösteren Finansal Analiz Raporları

Yukarıda sayılı hazırlıkları yapıp, bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesine başvuran borçlu konkordato talep eder.

“Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286’ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297’nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.”[2]

Kanun metninden anlaşılacağı üzerine, mahkemenin yaptığı işlem herhangi bir esas incelemesi değil, yazılı belgeler ile başvurulup, başvurulmadığıdır.

GEÇİCİ ve KESİN MÜHLET

Mahkeme, 3 aylık geçici mühlet verdikten sonra, geçici konkordato komiser görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. Geçici mühlet borçlunun talebi ve komiserin uygun görüşü sonrası 5 aya kadar uzatılabilir. Geçici mühlet ile ilgili kabul, komiser görevlendirmesi, 5 aya kadar uzatılması ve tedbir kararlarına karşı kanun yoluna başvurulamaz. Geçici mühlet kararları ilgili yerlerde ilan edilir. Günümüz koşullarında en hızlı www.ilan.gov.tr adresinden gerekli sorgulama yapılarak ulaşılabilir.

Kesin mühlet kararı, geçici mühlet süresi içerisinde mahkemece verilmesi gerekmektedir. Kesin mühletin verilebilmesi için aşağıdaki hususların gerçekleşmesi gerekmektedir;

Mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. Borçlu da ayrıca uzatma talebinde bulunabilir; bu takdirde komiserin de görüşü alınır. Her iki hâlde de uzatma talebi kesin mühletin sonra ermesinden önce yapılır ve uzatma kararı vermeden önce, varsa alacaklılar kurulunun da görüşü alınır. Bu husustaki nihai görüşlerin tamamı mahkemeye aittir.

KESİN MÜHLETİN SONUÇLARI

Mühlet içinde borçlu aleyhine Amme Alacakları da dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz.

Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir.

Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin (ipotek vs.)  tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını (aktiflerini) kısmen dahi olsa devredemez, takyit (kısıtlama) edemez ve ivazsız (karşılıksız) tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır. Borçlu bu hükme yahut komiserin ihtarlarına aykırı davranırsa mahkeme, borçlunun malları üzerindeki tasarruf yetkisini kaldırabilir veya iflasının açılmasına karar verir.

ALACAKLILAR KURULU

Mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda (3-5-7) olmak kaydıyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Bu durumda alacakları, hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir. Alacaklılar kurulu oluşturulurken komiserin de görüşü alınır.

Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alır. Komiser bu toplantıda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar. Alacaklı sayısı, alacak miktarı ve alacakların çeşitliliği dikkate alınarak alacaklılar kurulunun zorunlu olarak oluşturulacağı hâller ile alacaklılar kuruluna ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte gösterilir.

KONKORDATO KOMİSERİNİN GÖREVLERİ

    1. Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak,
    2. Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek,
    3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda verilen görevleri yapmak,
    4. Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak,
    5. Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek,
    6. Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel malî durumu hakkında bilgi vermek,
    7. Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.

Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir.

Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleri ile ilgili şikayetler, asliye ticaret mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanır.

KONKORDATONUN SÖZLEŞMELERE ETKİSİ

Bir sözleşme, borçlunun bu talepte bulunması gerekçesiyle fesh edilemez, ancak borçlu projenin sonuca ulaşmasını etkileyen sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmeleri, komiserin de uygun görüşünü alarak fesh edebilir. Fesihden kaynaklanan tazminatlar konkordato projesine dahil edilir.

KONKORDATONUN ALACAKLILARA ve ALACAKLARINA ETKİSİ

Alacaklılar, komiser tarafından ilgili yerlerde ve www.ilan.gov.tr de yapılacak ilan ile ilan tarihinden itibaren 15 gün içerisinde alacaklarını bildirmeye davet edilir. Bu bildirimde bulunmayan alacaklı bundan sonra konkordato projesine dahil edilmez. Bu bildirimler üzerine borçluda açıklama yapar ve komiser bu alacakların gerçek manada olabilecek borçlar olup olmadığını borçlunun durumu hakkında düzenleyeceği raporda beyan eder.

Bu işlem yapıldıktan sonra yine www.ilan.gov.tr de yapılacak olan ilan ile, konkordato projesini müzakere etmek üzere yeni bir toplantı tertip edilir. Bu toplantı en geç 15 gün içerisinde yapılmak zorundadır. Alacaklılar, yapılacak toplantıdan önceki 7 gün içerisinde belgeleri inceleyebileceklerdir.

Yapılan görüşmeye komiser başkanlık eder, borçluda gerekli açıklamaları yapmak üzere görüşmede hazır bulunmaya mecburdur. Konkordatonun kabul edilebilmesi için;

a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya

b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır. Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir.

İmtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz.

Çekişmeli halde bulunan veya vadesi belli olmayan alacakların hesaba katılıp katılmamasına mahkeme karar verecektir. Rehinli (ipotek vs.) alacaklar için rehinden sonra açık kalan kısım konkordatoya dahil edilir.

Alacaklılar toplantısında, konkordato projesi üzerine görüşülür ve kabul/ret oylarını da içeren bir tutanak imza altına alınır. Bu aşamada kabulde bulunmayan alacaklılar, 7 gün içerisinde de projeye katılabilir. Konkordato komiseri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye sunar.

Konkordato projesini kabul etmeyen alacaklının, tüm hakları eskisi gibi korunur. Buna kefillerde dâhildir.

KONKORDATO PROJESİNİN MAHKEMECE İNCELENMESİ ve TASDİKİ

Komiserin, sunmuş olduğu gerekçeli raporu alan mahkeme, konkordato hakkında kararını vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten ve herhalde kesin mühlet süresi içerisinde karar vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü www.ilan.gov.tr ve diğer yerlerde ilan edilir. Kesin mühlet süresi 6 aya kadar uzatılabilir.

            İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmaya katılabilecekleri de ilan metnine yazılması gerekir.

            Konkordatonun kabul edilebilmesi için;

  • Alacaklılar toplantısında teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçecek tutardan fazla olması,
  • Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması,
  • Alacaklılar toplantısında çoğunlukla kabul edilmiş olması
  • İmtiyazlı alacakların (Örneğin işçi alacakları) teminat altına alınması
  • Konkordatonun yargılama giderlerinin ve harcın mahkeme hesabına depo edilmesi.

Gerekir.

            Konkordatonun mahkemece tasdik edilmesi halinde, mahkeme kararında alacaklıların hangi ölçüde alacağından vazgeçtiği ve hangi vadede ödeme yapılacağı belirtilir.

Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir.

ERTELEME KARARININ İPTALİ

Konkordatoyu tasdik eden mahkeme, ilgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu da davet ederek aşağıdaki hâllerden birinin varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi kaydıyla erteleme kararını kaldırır.

a) Borçlu ertelemeyi yanlış bilgiler vermek suretiyle elde etmişse.

b) Borçlunun serveti ve gelirleri artmış ve borçlu, ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan borcu ödeyebilecek hâle gelmişse.

c) Rehinli malın paraya çevrilmesi veya finansal kiralama konusu malın iadesi, borçlunun ekonomik varlığını artık tehlikeye sokmayacaksa.

KONKORDATONUN KABUL EDİLMEMESİ VE İFLAS

            Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar www.ilan.gov.tr ve ilgili yerlerde ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.

Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.

KONKORDATO SÜRECİNCE BİR KISIM ALACAĞINDAN VAZGEÇEN ALACAKLININ BU ALACAKLARI GİDERLEŞTİRMESİ

Konkordato sürecinin başlaması, geçici mühlet ve tedbir kararının alınması, alacaklının alacaklarını Vergi Usul Kanunu (VUK) açısından şüpheli hale getirmemektedir.  Şüpheli hale gelmemesi karşılık ayırmak suretiyle alacağın gider hesaplarına aktarılmasına engel olmaktadır. VUK, mahkemece tasdik edilen konkordato anlaşmasına göre, alacaklının vazgeçmiş olduğu alacak tutarını değersiz alacak[3] olarak kabul etmekte ve karşılık ayırmadan doğrudan gider yazmak suretiyle kurum kazancının hesabında gider olarak dikkate alınmasını öngörmektedir.

SONUÇ ve ÖNERİLER

Bir konkordato projesi, mahkemece kabul edildiği takdirde, artık bağlayıcı hale gelmektedir. Bağlayıcı hale gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmadan mühlet içerisinde doğan tüm alacaklar için mecburidir. Komiserin izni ile mühlet içerisinde doğan borçlar ise konkordatoya tabi değildir. Borçlunun alacaklılara konkordato projesinde öngörülenden fazla tutarlarda vaatte bulunması hükümsüzdür.

Konkordatoyu önceden kabul etmiş bir alacaklı, kendisine yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını ileri sürerek, konkordatoda kazandığı hakları muhafaza edilerek, mahkemeye başvurup, kendisi hakkında kısmı olarak konkordatoyu fesh ettirebilir. Bu karara karşı borçlu kanun yoluna başvurabilir.

Bununla birlikte, her alacaklı, kötü niyetle veya muvaazalı olarak tasarlanmış bir konkordatonun feshini her zaman mahkemeden talep edebilir.

Yukarıda izah edilmeye çalışıldığı üzere, konkordato hem iyiniyetli borçluyu iflastan korumak, hem de alacaklıyı borçlunun iflası halinde tahsil edeceği alacağından daha fazla bir alacak tahsil etmesini sağlamak amacıyla ihdas edilmiştir. Hem süreçler, hem süreler, hem konkordato sürecinde şirketin temsili ve yönetimi, birde günümüz koşullarında yargısal yoğunluklar da göz önüne alındığında, alacaklının haklarını kullanmasında ciddi engeller bulunmaktadır.

Alacaklıların tam manasıyla koruma altına alınabilmesi ve bu kurumun işlevsellik kazanması için, öncelikle mikro ve küçük ölçekli firmaların alacaklarının herhangi bir tenzilat yapılmaksızın belli vadede ödenmesinin yasal güvence altına alınması gerekmektedir. Çünkü reel sektörün hücreleri sayılabilecek küçük firmaların bu süreçleri takip etmesi, kendisini temsil ettirmesi gibi ihtiyaçları karşılaması pek mümkün görünmemektedir. Bu firmalarımız maalesef konkordato başvurusunda bulunan ve sadece geçici mühlet verilmiş borçlulardan olan alacaklarını bir daha tahsil edemeyeceklerini düşünüp, konkordato görüşmelerine dahi katılmamaktadırlar.

Alacaklılar kurulunda, genel borçlara oranla azınlığın talepleri, daha güçlü haklar ile donatılması gerekmektedir. Elbette yasada konkordatoyu kabul etmeme hakkı verilmiş olsa da, pratikte bunu kabul etmeyen alacaklıların hiçbir tahsilat yapamadığı da aşikardır.

Ayrıca, kendi sermayesi nedeniyle konkordato ilan eden borçludan alacağını vadesinde alamayan, (gerek geçici gerekse kesin mühlet içerisinde) alacaklılarda, vade dengesizliği veya borca batıklık durumu ile karşı karşıya kalmaktadır. Dolayısı ile bir firma iflastan korunurken başka bir firmanın iflasının önü açılmaktadır. Bu gibi durumların, mahkemece yapılacak incelemelerde re’sen gözetilmesi  konkordato müessesini daha inandırıcı ve reel bir uygulama olarak kabul görmesini sağlayacaktır.  

ÖZETLE KONKORDATO SÜRECİ

  1. Konkordato Talebi
  2. Geçici Mühlet Kararı (3 ay + 2 ay) ve komiser görevlendirilmesi
  3. Kesin Mühlet (1 Yıl + 6 Ay)
  4. Alacaklılar Kurulu Oluşturulması
  5. Alacaklılara Çağrı
  6. Borçlunun Beyanının Alınması
  7. Alacaklılar Kurulu Toplantısı
  8. Komiserin Raporu Mahkemeye Sunması
  9. Mahkemece Yargılamanın Başlaması
  10. Konkordato Talebinin Kabulü/İptali
  11. Konkordatoya İtiraz/Tedbirin Uygulanmasının Kaldırılması Talebi
  12. Konkordatonun Kısmı Olarak Kaldırılması Talebi

 


[1] 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu

[2] 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu Md. 287

[3] 213 Sayılı VUK, 322 Md: Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.

07.12.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM