YAZARLARIMIZ
Hüseyin Kayahan
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
smmmkayahan@gmail.com



Konkordato Uygulamasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

YENİ DÜZENLEME İLE KONKORDATO KURUMU

Öteden beri İcra ve İflas Kanununda (İİK) yer alan fakat uygulama açısından çok fazla işlerlik kazanamayan “Konkordato” kurumu ile ilgili maddelerde, 7101 sayılı “İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile değişiklikler yapılmış ve İflasın Ertelenmesi ile ilgili İcra ve İflas Kanununun 179/a-b-c maddeleri ile Türk Ticaret Kanununun 377. maddesi kaldırılarak yerine konkordato hükümleri ihdas edilmiştir. Değişikliklerle ilgili 7101 sayılı kanun 15.03.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Konkordato uygulaması, İcra ve İflas Kanununun 285 ile 308. maddelerinde düzenlenmiştir. Konkordato ile “sermaye şirketleri ile kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılarak” borçlarını ödemeleri ve faaliyetlerine devam etmeleri hedeflenmiştir. Yapılan değişiklikle tacir olmayanlara da konkordato hakkı tanınmıştır.

Kimler konkordato talebinde bulunabilir?

Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu konkordato talebinde bulunabilir.

Ayrıca, iflas talebinde bulunabilecek alacaklılardan herhangi birisisi de, gerekçeli bir dilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.

Konkordato talebinde bulunanlardan, iflasın ertelenmesinde olduğu gibi “borca batıklık” şartı aranmamaktadır.

Borçlar için nasıl bir talepte bulunulabilir?

Talepte bulunan firma toplam borçları için vade veya tenzilat talebinde bulunabilir. Ayrıca her iki hususu içeren bir talepte de bulunabilir.

Yetkili mahkeme

İflasa tabi borçlular için konkordato talebi, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki yetkili Asliye Ticaret Mahkemelerine yapılır. Ticaret Mahkemelerinin olmadığı yerlerde yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerine müracaat edilir.

İflas Harcı

  1. Konkordatoda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden (Binde 2,27)
  2. Yapılandırma sonunda rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden

 (binde 1,13)

 

Konkordato türleri nelerdir?

Yasa 3 tür Konkordato uygulaması düzenlemektedir.

  1. Adi Konkordato,
  2. İflastan sonra konkordato,
  3. Mal varlığının terki suretiyle konkordato,

 

Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyenlerle, ödeyememe riski olanlar Adi Konkordato şartlarına göre konkordato talebinde bulunabileceklerdir. Bu nedenle yaygın olarak bu konkordato türü uygulamada yer alacaktır.

İflastan sonra konkordato ise iflasına hükmedilmiş olan borçlu tarafından konkordato talep edilmesi veya alacaklılardan birisinin konkordato işlemlerinin başlatılmasını istemesi durumunda uygulanır.

Mal varlığının terki suretiyle konkordato ise, alacaklılara borçlunun mal varlığı üzerinde tasarruf etmek veya bu malların tamamını ya da bir kısmını üçüncü kişiye devretme yetkisi verilir.

Mühletler

  1. Geçici Mühlet

Konkordato talep dosyasını eksiksiz olarak mahkemeye sunan borçluya üç aylık geçici mühlet verilir, konkordato komiseri atanır ve borçlunun mal varlığının korunması için her türlü tedbirler alınır. Mahkeme gerek gördüğü durumlarda geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir. Geçici mühlet kararı ve tedbirlere karşı alacaklılar tarafından kanun yoluna başvurulamaz.

 

  1. Kesin Mühlet

Mahkeme kesin mühlet kararını geçici mühlet içinde verir. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Gerekli görülen hallerde kesin mühlet mahkeme tarafından 6 ay daha uzatılabilir. Komiser, kesin mühlet içinde konkordatonun tasdikine ilişkin işlemleri tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade eder.

Kesin mühletin alacaklılar, rehinli alacaklılar, sözleşmeler, borçlu açısından sonuçları ile yaptırımları bulunmaktadır.

Kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceğinin anlaşılması ve gerekli görülmesi halinde mahkeme, karar verilinceye kadar altı ayı geçmemek üzere mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir.

Projenin Kabulü İçin Gerekli Çoğunluk

Konkordato projesi, aşağıda belirtilen oranları aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

  1. Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını, veya
  2. Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini

Konkordatonun Tasdiki Şartları

İİK’nun 302 nci maddesi uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki, 305 nci maddede belirtilen şartların gerçekleşmesine bağlıdır.

Konkordatonun Tasdik Edilmemesi

Konkordato kabul edilmediği takdirde mahkeme talebin reddine karar verir. Ancak; borçlu iflasa tabi şahıslardan ise ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde, mahkeme borçlunun iflasına res’en karar verir. İflas sebepleri yoksa sadece konkordato talebi reddedilir.

UYGULAMADA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Konkordato talebinin kabulünde en önemli faktör alacaklıların profilidir. Rehinli alacaklıların oranının yüksek olduğu hallerde projenin kabul edilme olasılığı düşük olacaktır. Çünkü konkordato talebinde bulunan firma ya tenzilat isteyecek, ya da vade isteyecektir. Alacağını teminata bağlamış alacaklılar ne tenzilat ne de vade konusuna olumlu yaklaşmayacaklardır. Çünkü; zaten alacaklarının karşılığında borçludan almış oldukları teminatla, projede öngörülen imkanlardan hem daha fazla, hem de daha hızlı tahsil etme imkanına sahiptir. Bu nedenle, rehinli alacaklılarının oranı yüksek olan firmalar için kabul görme olasılığı çok düşüktür.

Konkordato talebinde bulunacak firmalar, öncelikle sunulan projenin alacaklılar tarafından kabul görüp göremeyeceğini çok iyi analiz ederek hareket etmelidir.

Hazırlanacak konkordato ön projesi firma gerçeklerine uygun olmalıdır. İflasın ertelenmesi uygulamasında hazırlanan İyileştirme Projelerinde yapılan abartılı hatalar yapılmamalıdır. Projede yer alacak talep ve sunulacak ödeme projeksiyonu, borçlunun geçmiş performanslarıyla uyumlu olmalıdır.

 

Hazırlanacak ön projenin ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu ya da Kamu Gözetim Kurumundan yetkili Bağımsız Denetim Kuruluşları tarafından raporlanacağını ve raporda “ön projenin kuvvetle gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu” ibaresinin mahkeme tarafından aranacağı hususu da göz ardı edilmemelidir.

Çok önemli diğer bir husus ise sunulacak belgelerdir. Eğer istenilen belgeler mahkemeye eksiksiz verilirse kısa sürede 3 aylık Geçici Mühlet verilerek şirket malvarlığının korunması için gerekli tedbirler alınacaktır. Eğer eksik dosya verilirse geçici mühlet verilmez ve konkordato talebi reddedilir.

Konkordato talebinde sunulacak mali tablolar müracaat tarihinden en fazla 45 öncesine ait olmalıdır. Firma büyüklüğüne göre en az 15-20 günlük bir hazırlık dönemi yaşanacağından, mali tablo tarihi olarak mümkün olduğunca güncel bir tarih belirlenmelidir.

Uygulamada yetkili mahkemeye dosyanın sunulduğu an hemen geçici mühlet verilmemektedir. Bazı mahkemeler dosyanın eksiksiz sunulup sunulmadığını bilirkişi marifetiyle tespit ettirdikten sonra geçici mühlet verirken, bazı mahkemeler de 1 – 1,5 ay sonraya duruşma günü vererek dosyanın tamam olup olmadığının o zaman değerlendirileceği yönünde karar vermektedirler.

İcra ve İflas Kanununun Geçici Mühletle ilgili 287. Maddesinin birinci fıkrası şöyledir;

“Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, borçlunun mal varlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır.”

Maddede görüldüğü gibi dosya eksiksiz sunulmuş ise “derhal” geçici mühlet kararı verilmelidir. Müracaatta gerekli değerlendirmeyi yapmadan 1-1,5 ay sonraya duruşma günü verilmesi yasanın amacına ters düşmektedir. Ayni hata iflasın ertelenmesi uygulamasında da yapılmakta iken, İİK’nun 179-a maddesine 14.01.2011 tarih 6103 sayılı kanunun 41. maddesiyle “derhal” ibaresi ilave edilerek, gerekli işlemlere başlamayarak tedbir verilmesini geciktiren mahkemelerin hızlı hareket etmeleri sağlanmıştır.

İflasın ertelenmesi uygulamalarının ilk yıllarında mahkemeler tarafından farklı kararlar verilmesinin önüne yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ile geçildi. Kanunu yorum ve uygulamada hakimlerimize Yargıtay İçtihatları yol gösterici oldu. Hukuka uygunluk denetimi yapan Yargıtay, yasanın ne surette ve hangi durumlarda kullanılması gerektiğini kriterlere bağladı.

Son değişikliklerden sonra konkordato kurumu hakkında yerel mahkemeler, İstinaf Mahkemeleri ve Yargıtay tarafından kesinleşmiş yerleşik herhangi bir karar bulunmamaktadır. İlerleyen yıllarda verilecek yerleşik kararlarla yasanın özüne uygun bir süreç yaşanacağı kanaatini taşımaktayız.

Sonuç olarak, ilgili mevzuat tam ve eksiksiz uygulandığı takdirde, konkordato kurumunda başarılı olma imkanı bulunmaktadır. Özellikle 286. Maddede belirtilen belgeler yasanın istediği format ve bilgileri doğru bir şekilde yansıtmalıdır.

Çok önemli bir diğer husus ise sunulacak konkordato ön projesinde tüm taleplerin yer almasıdır. Çünkü yasanın değişik maddelerinde sürekli “konkordato projesinde belirtilmek şartıyla” ibaresi yer almaktadır.

Konkordato talebinde bulunacak borçluların İcra ve İflas Kanununun ilgili maddelerini çok dikkatli yorumlamaları ve yeni düzenleme sonrasında mahkemeler tarafından yapılan uygulamaları takip etmeleri önemli katkı sağlayacaktır.

NOT: BU MAKALE YMM ORHON BELENTEPE İLE BİRLİKTE HAZIRLANMIŞTIR.

09.05.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM