YAZARLARIMIZ
Dr.Hayrullah Doğan
Yeminli Mali Müşavir
E. Hesap Uzmanı
DT Denetim Turkey
hdogan@denetimturkey.com



TBMM’ne Gönderilen Kanun Tasarısında Getirilen Yeni Teşvik Sistemi

Tarih: 09.05.2012

A-YATIRIMLARI TEŞVİK EDEN DÜZENLEMELER (Madde:12,29 ve 35)

1-GELİR VERGİSİ STOPAJI TEŞVİKİ:

TBMM’ ne sunulan kanun tasarısında, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması amacıyla, daha az gelişmiş illerde yatırım ve istihdamın artırılması için, gelir vergisi stopajı teşviki ile sigorta primi işveren hissesinin bir kısmının devletçe karşılanması suretiyle yatırımlar üzerindeki istihdamdan kaynaklanan yükün azaltılması sağlanmaktadır.

Tasarının 12 nci maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na gelir vergisi stopajı teşviki ile ilgili “geçici 79’uncu madde” eklenmektedir.Bu teşvikin uygulanmasına ilişkin esaslar aşağıda açıklanmıştır.

a)Teşvik Kapsamındaki İl ve İlçeler:

Teşvik kapsamında yatırım yapılacak iller Bakanlar Kurulu’ncabelirlenecektir.Tasarının yasalaşmasından sonra Bakanlar Kurulu, istatistikibölge birimleri sınıflandırılması, kişi başına düşen milli gelir veya sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini  dikkate alarak söz konusu illeri belirleyecektir.

b)Uygulamadan Yararlanacaklar Mükellefler:

ba)Yeni İşe Başlayan Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükellefleri:

Gelir vergisi stopajı teşvikinden,  kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarih ile 31/12/2023 tarihleri arasında yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, bu işyerlerinde çalıştırdıkları işçilerin tamamı için gelir vergisi teşvikinden yararlanacaklardır.

bb)Kanunun Resmi Gazete’de Yayınlanacağı Tarihten Öne İşe Başlayanlar:

Kanunun yayımı tarihinden önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri de yarattıkları ek istihdam ölçüsünde gelir vergisi teşvikinden yararlanacaklardır.

bc)Teşvikten yararlanabilmek için gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, yatırımlarının Ekonomi Bakanlığı’ndan alınacak teşvik belgesine bağlanmasızorunludur.Teşvik belgesini kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce  almış olup,bu belge kapsamındaki yatırımını, kanunun resmi gazete’de yayınlandığı tarih ile 31/12/2013 tarihinde tamamlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri de bu işyerlerinde çalıştırdıkları işçiler için gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanacaklardır.

bd)Teşvikten Yararlanabilmek İçin Asgari işçi çalıştırma Şartı Aranmamıştır.

14/7/2009 tarihli ve 2009/15199 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar gereğince 1 ve 2 nci bölgedeki yatırımlar için bir milyon lira, 3 ve 4 ncü bölgedeki yatırımlar için 500.000 lira, büyük ölçekli ve bölgesel yatırımlar için ise asgari yatırım tutarları belirlenmiştir.Dolayısıyla teşvik belgesi alacak olan mükelleflerin belirlenen tutarda yatırım yapmayı öngörmüş olmaları halinde teşvik belgesi alabilecektir.

Ancak teşvik belgesi almış olan mükelleflerin kanun kapsamına alınan illerde yapacakları yatırımlarına ilişkin işyerlerinde asgari işçi çalıştırma şartı aranmayacaktır. Çalıştırılan işçi sayısı kadar gelir vergisi stopajı teşviki uygulanacaktır.

be)Faaliyet konusuna bakılmaksızın teşvik belgesi kapsamında yatırım yapan tüm gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri teşvikten yararlanabilecektir.

c)Teşvikin Uygulanmaya Başlanacağı Tarih:

Fiilen işçi çalıştırılmaya başlandığı tarihten itibaren mükellefler, Gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanmaya başlayacaktır. Mükellefler yatırımın tamamını tamamlamadan yatırımın belli bir kısmını işletmeye açabilirler. Bu durumda işçi çalıştırmaya başladığı tarihten itibaren teşvikten yararlanmaya başlayacaktır.

Gelir vergisi stopajı teşviki, fiilen çalıştırılan işçiler için yararlanılacaktır. Kanunkapsamınna dahil işyerlerinde bordrada gösterilen ancak fiilen işverenin başka işyerinde çalışan işçiler için işveren teşvikten yararlanamayacaktır.Ancak işçininhastalık,izin gibi nedenlerle işyerinde fiilen çalşmaması teşvikten yararlanmaya engel değildir.

d)Uygulamanın Başlama Ve Sona Erme Tarihleri:

 Gelir vergisi teşviki uygulaması, kanunun resmi gazetede yayınlandığı tarih ile31/12/2023 tarihine kadar gerçekleşen yatırımlar için yararlanılacak olup, yararlanma süresi, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmeye başlandığıtarihten itibaren 10 yıldır. Bu on yıllık süre içinde verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergidenterkin edilecektir. 

e)Sağlanan Teşvik Tutarının Belirlenmesi:

-Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihten sonra Bakanlar Kurulunca belirlenen illerde yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırım yapan ve yeni işe başlayan mükelleflerin bu işyerlerinde çalıştırdıkları işçilerin tamamı için,

-Kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığı tarihten önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, Bakanlar Kurulunca belirlenecek illerde teşvik belgesine bağlanmış Kanunun yürürlük tarihinden sonra yapacakları yatırımlar dolasıyla bu işyerlerinde teşvik belgelerinde öngörülen ve fiilen istihdam edilen işçiler için,

Uygulanan asgari ücretin brüt tutarına tekabül eden kısmı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin toplamı, işverence verilen muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinden terkin edilir.

Ancak terkin edilecek verginin hesabında öncelikle asgari geçim indirimi uygulanacaktır.

ÖRNEK: Erzurum ilinde kanunun yayım tarihinden sonra teşvik belgesi kapsamında yatırım yapan kurumlar vergisi mükellefi (B) A:Ş. Yatırımını 1/5/2013 tarihinde tamamlayarak Bu işerinde 40 işçi çalıştırmaya başlamıştır.Bumükellef işçilerin tamamı için gelir vergisi teşvikinden yararlanacaktır.(örnekteki rakamlar, varsayılmıştır.)

40 işçinin ücreti üzerinden hesaplanan

Gelir vergisi tutarı                                             : 11.000-TL

Asgari ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisi: 150-TL

40 işçinin asgari ücret tutarı üzerinden hesaplanan toplam

gelir vergisi tutarı                    ​​​     :  6000-TL 

(40x150)

Hesaplanan asgari geçim indirimi tutarı            :  4600-TL

Kanun kapsamında terkin edilebilecek tutar      :  1400-TL

Vergi dairesine ödenecek tutar                         : 3.600-TL

(11.000-(6000+ 1400)=)

f-Yatırımın Tamamlanmaması Veya Teşvik Belgesinin İhlali Halinde Yapılacak İşlemler:

Teşvik belgesinde öngörülen yatırımın tamamlanmaması veya gerekli şartların yerine getirilmemesi nedeniyle teşvik belgesinin Ekonomi Bakanlığınca iptal edilmesi halinde, Kanuna göre gelir vergisi stopajı teşviki uygulanması nedeniyle terkin edilen gelir vergisi, gecikme faizi ile birlikte geri alınacaktır. İşverenden vergi ziyaı cezası alınmayacaktır.

g)Yatırımın Faaliyete Geçmesinden önce Devri Halinde Yapılacak İşlemler

Teşvik belgesi kapsamında kanun kapsamına giren illerde yatırıma başlayan mükelleflerin faaliyete geçmeden önce yatırımlarını başka bir gelir veya kurumlar vergisi mükellefine devretmesi halinde, devralan mükellefin de aynı şartlarla teşvik belgesine sahip olması kaydıyla gelir vergisi stopajı uygulamasından 2023 yılına kadar yararlanacaktır.

h)Yatırımın Faaliyete Geçmesinden Sonra Yapılacak İşlemler

Teşvik belgesi kapsamındaki  yatırımın tamamlanıp faaliyete geçmesinden sonrabaşka bir mükellefe devredilmesi halinde; devir tarihine kadar devreden  kurum , devir tarihinden 2023 yılı sonuna kadar da devralan kurum gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanacaktır.

I)Diğer Teşviklerden Yararlanılmaması

Bu kanundaki teşviklerden yararlanan mükelleflerin, diğer kanunlarda yer alan gelir vergisi stopajı teşvikinden yararlanmaları mümkün olamayacaktır.

i)Gelir vergisi stopajı teşvikinden işverenler yararlanmaktadır. Bu nedenle yararlanılan gelir vergisi teşviki için çalışan işçinin bir hak iddia etmesi sökonusu olmayacaktır.
 

2-SİGORTA PİRİMİ TEŞVİKİ (Madde.29)

Tasarının bu maddesiyle, Yatırımlarda Devlet Yardımları çerçevesinde, Bakanlar Kurulunca belirlenecek illerde yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılacak yatırımlarda,  işgücü üzerindeki işveren hissesi ile sigortalı hissesi tutarlarının bir bölümünün devlet tarafından karşılanması sağlanmaktadır.

Böylece belirlenen bölgelerde yatırımların yapılması ve istihdamın artırılması teşvik edilmektedir.

Tasarının 29 uncu maddesiyle 31.5.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası kanunu’nun ek 2 nci maddesinde değişiklik yapılmıştır.

a)Değişiklik yapılan ek 2 nci madde hükmüne göre;

aa)Teşvikten, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararlar çerçevesinde düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında gerçekleştirilecek yatırımlarla istihdam edilen sigortalılar için yararlanılacaktır.

ab)5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinde sayılan ve 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ( 886.50 TL/Ay) üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin; işveren hisselerinin tamamına kadar olan kısmının veya Bakanlar Kurulunca istatistiki bölge birimleri sınıflandırılması,kişi başına düşen milli gelir veya sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri dikkate alınmak suretiyle belirlenen illerde işvern hisseleri ile birlikte sigortalı hisselerinin tamamına kadar olan kısmının Ekonomi Bakanlığınca karşılanacaktır.

ac)Ekonomi Bakanlığınca karşılanacak tutarın uygulama süresini, karşılamaoranınıve kapsamını;yatırımınn sektörünü, büyüklüğünü bulunduğu illere göre farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

ad)Primlerin Ekonomi Bakanlığınca karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortlılarla ilgili olarak bu kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içersinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin Ekonomi Bakanlığınca karşılanmayan tutarın yasal süresi içinde ödenmiş olması gerekir.

ae)Sigorta primi teşviki;21.4.2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ilesosyal güvenlik destek pirimine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

af)Ekonomi Bakanlığı’nca karşılanan prim tutarları işverenlerce gelir ve kurumlar vergisi matrahının tesbitinde gider veya maliyett unsuru olarak dikkate alınamayacaktır.

ag)Yasalacak bu kanun gereğince yapılankontrol ve denetimmlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığının tesbiti halinde, işşverenler bir yıl süreyle bu madde ile sağlanan destek unsurlarından yaralanamayacaklardır.

ah)Bu madde kapsamındaki teşvikten yersiz yararlandığı tesbit edilen işverenler hakkında, haksız yararlanılan teşvik tutarı, gecikme zammı ve gecikme cazasıile birlikte tahsil edilir.

aI)Sigortalı, işyerinde fiilen çalışmadığı halde çalışmış gibi Kuruma bildirildiğinin tesbit edilmesi halinde,işveren hakkında CumhuriyetBaşsavcılğına suç duyurusunda bulunulur.

b)Teşvikten Yararlanacak işyerleri ve İşverenler; 

Sigorta primi teşvikinden, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararlar çerçevesinde düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında gerçekleştirilen yatırımlarda istihdam edilen sigortlılar için yararlanılacaktır.

Dolayısıyla, Ekonomi Bakanlığı’nca teşvik belgesinin düzenlendiği işyeri işvereninin, aynı veya farklı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerinde tescilli birden fazla işyerinin olması halinde, teşvik belgesi hangi işyeri için düzenlenmiş ise sigorta primi desteğinden  de bu işyeri için yaralanılacaktır.

Sigorta primi teşvikinden gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanların yararlanmaları mümkün değildir. Çünkü mükellef olmayanlar için teşvik belgesi düzenlenmemektedir.

c)Teşvikten Yararlanılmaya başlanılacak tarih

Sigorta primi desteği uygulamasına, kanunun yayımlandığı tarihten itibaren gerçekleştirilen yatırımlar dolayısıyla faaliyete geçen işyerinin Sosyal güvenlikKurumuna bildirilmesini takip eden aydan itibaren başlanır.Uygulama süresi Kanunun yayımından sonra Ekonomi Bakanlığı’nca belirlenecektir.

Teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen tevsi yatırımlarda ise teşvik  belgesinde belirtilen ve fiilen istihdam edilen yeni işçiler için teşvikten yararlanmak mümkündür.

Sigorta primi desteğinden yararlanmaya başlanılacak ilk ayın tesbitinde konuya  ilişkin bilgilerin Ekonomi Bakanlığınca Sosyal Güvenlik Kurumu’na gönderildiği tarih esas alınacaktır.

d)Teşvikten Yararlanılacak Sigortalılar

Sigorta primi desteğinden;

da-Komple yeni yatırımlarda, teşvik belgesi kapsamında gerçekleşen yatırımla sağlanan sigortalılar için yararlanılacaktır.

db)Diğer yatırım türlerinde (tevsi, modernizasyon, ürün çeşitlendirilmesi,entegrasyon yatırımları) ise yatırımın tamamlanmasını müteakip, yatırıma başlama tarihinden önceki son altı aylık dönemde Sosyal Güvenlik Güvenlik İl Müdürlüğüne verilen aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen ortalama işçi sayısına ilaveten istihdam edilen sigortalılar için uygulanacaktır.

Komple yeni yatırım cinsi dışında düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında sigorta primi desteği, mevcut istihdam sayısının(ortalama işçi) üzerindeki ilave istihdam için uygulanacaktır. Aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı sigortalı sayısının mevcut istihdamın altında olması halinde, ilgili ay için sigorta primi desteğinden yararlanılamayacaktır.

dc)Bakanlar Kurulu, Ekonomi Bakanlığı’nca karşılanacak tutarın uygulama süresini, karşılama oranını ve kapsamını belirlemiş ise, sigorta primi desteğinden yararlanacak sigortalı sayısı, Ekonomi Bakanlığınca bildirilen sigortalı sayısını aşamayacaktır. Süre de belirlenmiş ise bu süre için uygulanacak.

e)Teşvikten yararlanmak için aranan diğer şaartlar

Sigorta primi desteğinden yararlanmak için ayrıca aşağıdaki şartların yerine getirilmesi gerekir.

-Bu kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmeyen veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığınıntesbit edilmesi halinde, işvernler  bir yıl süreyle bu madde ile sağlanan destekten yararlanamayacaklardır.

-İşverenlerce, çalıtırılan sigortalılarla ilgili olarak 5510 sayılı kanun uyarına aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmemesi halinde sigorta primi desteğinden yararlanması mümkün değildir.

-Ekonomi Bakanlığınca karşılanmayan sigorta priminin yasal süresi içinde ödenmesi zorunludur.

-Teşvikten yersiz yararlanıldığının tesbiti halinde, işverenden yaralanılan teşvik tutarı gecikme zammı ve gecikme cezası ile birlikte tahsil edilecektir.

İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ İLE İLGİLİ OLARAK YAPILAN DEĞİŞİKLİK

Kurumlar Vergisi kanunun 32/A maddesine göre, indirimli oranlı kurumlar vergisi uygulaması, kazançtan bir indirim değil vergi oranında bir indirim olduğu için, teşvik kapsamındaki yatırımlardan elde edilen kazanç esas alınmaktadır. Bu uygulamaya göre yatırımlardan elde edilen kazanç, mükellefin diğer kazançlarından ayrı tutulup normal oranda değil düşük oranda vergilendirilmektedir.

İndirimli kurumlar vergisi oranı, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanıldığı tarihten itibaren başlanır , yatırımın devletçe karşılanacak tutarına erişinceye kadar uygulanmaktadır. Dolayısıyla bu teşvikten yararlanmak bazen uzun yıllar alabilmektedir.

Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği günden beri yatırımcıların en çok şikayet ettiği husus, vergi indirimine yönelik destek unsurundan yatırım döneminde yararlanamamak, ayrıca devlet desteğinin mükellefin diğer faaliyetlerinden doğan kazanca  uygulanmamasıdır.

Devlet desteği sadece işletme döneminde ve yatırım teşvik belgesi konusu üzerinden elde edilen kazanç üzerinden yararlanılması ve ilk yıllarda işletmenin kazanç sağlaması mümkün olamadığından destekten yararlanma süresiuzamakta en önemlisi işletmenin finansmana en fazla ihtiyaç duyduğu yatırım döneminde devlet katkı sağlayamamaktadır.

Tasarı ile Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi değiştirilmektedir. Yapılmakta olan yeni düzenleme ile aşağıdaki hususlar getirilmiştir.

1-Yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde ettiği kazançlarına da indirimli kurumlar vergis uygulanabilecektir. Böylece daha yatırım aşamasında yatırımcıya devlet desteği sağlanarak yatırımın finansmanın bir kısmı devlet tarafından karşılanmaktadır. Böylece yatırımlar özendirilmektedir.

2-Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ile belirlenecek illerde,  yatırıma başlama tarihinden itibaren bu madde gereğice hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, yatırıma katkı tutarının %50sini ve gerçekleştirilen yatırım harcaması tutarını geçmemek üzere; yatırım döneminde yatırımcının diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurmlar vergisi uygulatmak suretiyle devletin yatırıma katkı tutarını kısmen kullandırmakonusunda bakanlar kurulu’na yetki verilmektedir.

Bakanlar kurulu bu yetkisini, %50 oranındaki yatırıma katkı oranını, her bir il gurubu için %80’e kadar artırma veya %0’a kadar indirmek suretiyle dekullanabilecektir.

3-Yatırım safhasında diğer faaliyetlerden elde ettiği kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulayan mükelleflerin, yatırımlarını tamamlamayıp işletmeye geçmemeleri durumunda, yatırım döneminde uygulanan indirimli kurumlar vergisi nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmemiş bulunan vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte tahsil edlir.

4-Bakanlar Kurulu’na istatistiki bölge birimleri sınıflandırılması, kişi başına düşen milli gelir gelişmişlik düzeyi dikkate alınarak illeri guruplandırma,  guruplar itibariyle teşvik edilecek sektörleri belirleme ve bu sektörler ile organize sanayi bölgeleri,Gökçeada ve Bozcaada da yapılan yatırımlara ve bakanlar kurulu’nca belirlenen Kültür ve Turizm Koruma ve GelişimBölgelerindeyapılan turizm yatırımlarına ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir.

5-Yatırım döneminde ve diğer kazançlara da uygulanacak indirimli kurumlar vergisi, 1.1.2013 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uyguanacaktır. Birbaşka ifade ile takvim yılı esas alınan hesap döneminde Nisan 2014 tarihinde beyan edilecek 2013 yılı kurum kazancına uygulanacaktır.

ÖRNEK:Bakanlar Kurulu kararı ile III ‘üncü bölgede yer alan Samsun ilinde yapılacak büyük ölçekli yatırımlara Devlet yardımı katkısı oranını %45 olarak belirlemiş ve vergi oranının da %80 indirimli olarak uygulanacağı kararlaştırılmıştır.

BÜYÜK VE STRATEJİK YATIRIMLARDA İADE (Katma Değer Vergisi Kanunu Geçici Madde:30)

1-Yatırım Teşvik belgeleri kapsamında asgari 500 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırımın öngörüldüğü stratejik yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve takvim yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi, mükellefin talep etmesi halinde izleyen yılda belge sahibi mükellefe iade edilecektir.

2-Teşvik belgesine bağlanan yatırımın tamamlanmaması halinde, iade edilen vergiler, vergi ziyaı cezası ve iade edildiği tarihten itibaren gecikme faizi tatbik edilerek mükelleften tahsil edilecektir.

3-İade edilen ve yatırımın tamamlanmaması nedeniyle geri alınan bu vergilerde zamanaşımı, şartların gerçekleşmemesi nedeniyle verginin tarhını ve cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden yılbaşında başlar.

B-DİĞER DÜZENLEMELER

1-GELİR VERGİSİ KANUNUNDA YAPILAN DÜZENLEMELER

a)Esnaf Muaflığı Kapsamına Alınanlar

Bastonculuk, semercilik, yazmacılık, yorgancılık, Keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği çarıkçılık, yemenicilik, oyacılık gibi kültürel ve sanatsal değeri olan geleneksel meslek kollarında faaliyet gösterenler esnaf muaflığı kapsamına alınmışlardır.

Ancak bu kişilerin esnaf muaflığından yararlanabilmeleri için Gelir Vergisi Kanununun 47 inci maddesindeki basit usule tabi olmanın genel şartlarını taşımaları ve kendi ürettikleri ürünleri satmaları gerekmektedir.

b)Esnaf Muaflığı Kapsamının genişletilmesinde Danıştay’dan Görüş Alınmasına son Verilmesi

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinde belirtilen işlere benzer faaliyette bulunanlar Danıştay’ın uygun görüşüyle maliye Bakanlığınca esnaf muaflığı kapsamına alınmaktadır. Tasarıda Danıştay’dan görüş alınmadan bu konuda Maliye Bakanlığı kapsamı genişletebilecektir.

c)Esnaf Muaflığı Belgesi

Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesine eklenen yeni bir fıkra ile esnaf muaflığı şartlarını taşıyanların isterlerse vergi dairesine başvurup “Esnaf Muafiyeti Belgesi” alabilmeleri imkânı getirilmiştir. Bu belge kayıt dışılıkla mücadelede önemli rol oynayacaktır.

d)Gayrimenkul Sermaye İradı İstisnasından yararlanacak olanlar.

Bilindiği üzere Gelir Vergisi Kanunu’nda aile reisi beyanı kaldırılmış olduğundan Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanlar istisnadan yararlanamazlar” ifadesi gereksiz bir hükm olarak yer almaktadır. Tasarı ile bu husus düzeltilmektedir.

Yapılan bu değişiklik sonucu 21 inci maddenin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile istisna haddinin üzerinde hasılat elde edenlerden, beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratların gayri safi tutarları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarı aşanlar.”

Bu düzenlemeye göre;

-Ticari, zirai veya serbest meslek kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar mevcut uygulamada olduğu gibi gayrimenkul sermaye iradı istisnasından yararlanamayacakladır.

-İlgili yılda uygulanmakta olan istisna haddi tutarının üzerinde gayrimenkul sermaye iradı elde edenlerde, bu gelirin beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın(çünkü tevkifata tabi gayrimenkul sermaye iratları belli bir tutarı aşması halinde vergilendirilmektedir.)elde ettikleri ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı  ile diğer kazanç ve iratların gayri safi tutarları toplamı Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 üncü maddesindeki tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarı aşanlar gayrimenkul sermaye iradı istisnasından yararlanamayacaktır.

Örneğin gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir diliminde ücret gelirleri için 2012 yılında uygulanan tutar 80.000-Liradır. 2012 yılında uygulanan gayrimenkulsermaye iradı istisnası tutarı 3.000-Liradır.

Örneğimizdeki mükellef, 2012 yılında 30.000-Lira konut kira geliri,40.000-Lira da tevkifata tabi işyeri kira geliri elde etmiştir.

Bu durumda, mükellef; 2012 yılı için uygulanan gayrimenkul sermaye iradıistisnasının(3.000-Lira) üzerinde gayrimenkul sermaye iradı elde etmiş, ancakbu tutar gelir vergisi tarifesinin ücretler için uygulanan üçüncü gelir dilimi tutarını(80.000-Lira) aşmadığından 3.000-Lira gayrimenkul sermaye iradı istisnasından yararlanacaktır.

Örneğimizdeki mükellef, 2012 yılında, ayrıca 15.000-Lira menkul sermaye iradı elde etseydi, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı toplamı 85.000-Lira olacağından üçüncü gelir dilimini aşacak dolasıyla gayrimenkul sermaye iradı istisnasından yararlanamayacaktır.

e)İşletmede Kullanılan Yabancı Kaynakların Bir Kısmının Gider yazılamaması

Tasarı ile Gelir Vergisi Kanunu’nun indirilemeyecek giderlere ilişkin 41 inci maddesinin yürürlükten kaldırılan 9 numaralı bendi yeniden ihya edilmektedir(Bu şekilde bir düzenleme kanun tekniğine uygun değildir. Yürürlükten kalkan maddenin yerine kanunları takip açısından yeni madde konulmaması gerekir). 

Tasarının bu maddesiyle, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kar payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10 unu aşmamak üzere Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek kısmı gider olarak vergi matrahının tespitinde indirilemeyecektir.

Bu hüküm yasalaştığında, Bakanlar Kurulu uygulanacak gider yazmama oranını belirleyecektir.

Ancak mükellef, faiz, kur farkı, vade farkı benzeri ödemelerini yatırımın maliyetine eklemesi halinde, gider kısıtlaması uygulamasına tabi olmayacaktır.

Bilindiği üzere, yatırımların işletmenin aktifine alındığı yılın sonuna kadar doğan faiz, vade farkı, kur farkı ve benzeri giderlerin yatırımın maliyetine eklenmesi zorunludur. Yatırım aktife alındıktan sonra oluşan bu giderler, maliyete eklenip amortisman yoluyla itfa olunabileceği gibi doğrudan gider de yazılması mümkündür. Bu urum mükellefin ihtiyarindedir.

Öte yandan, Emtianın satın alınıp işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunludur. Stokta kalan emtia ile ilgili olarak daha sonra ortaya çıkacak kur faklarının ilgili yıllarda gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi hususunda mükellefin seçimlik hakkı vardır.

İşletmelerin finansman temini amacıyla Banka veya diğer kredi müesseselerinden alınan krediler için ödenen faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay verilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle mükellefler bu ödemelerini ilgili yılda doğrudan gider yazabileceği gibi stokta bulunan emtiaya isabet kısmını emtianın maliyetine dâhil edebileceklerdir. Ancak satın alınan emtianın işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan banka ve diğer kredi kurumlarından alınan kredilere ilişkin faiz ve komisyon giderlerinin emtianın maliyetine eklenmesi zorunludur. (Vergi Usul Kanunu 238 sıra nolu Tebliğ)

Vadeli emtia alımına ilişkin vade farkları mal alımı sırasında veya ödemenin gecikmesi halinde sonradan ortaya çıkmaktadır. Vade farkları bir nevi finansman gideri niteliğinde olduğundan, vadeli mal alımları ile ilgili olarak satıcı firma tarafından mal alımı sırasında hesaplanan vade farkları, mal alışıiçin  düzenlenen fatura bedeline ekleneceğinden, emtia maliyetinin bir unsuru olacaktır.

Emtia alımına ilişkin olarak fatura edilen bedelin geç denmesine bağlı olarak ortaya çıkan vade farklarının ise doğrudan gider yazılması veya malın maliyetine eklenmesi ihtiyaridir.

Tasarının 6 ıncı maddesiyle Gelir Vergisi Kanunun 41 inci maddesinin yeniden ihya edilen 9 numaralı bendi ile sadece ister zorunlu olsun isterse mükellefin seçimlik hakkını kullanmak suretiyle olsun yatırımın maliyetine eklenen faiz, komisyon, vade farkı, kur farkı ve kar payı gibi ödemelerden yatırımın maliyetine eklenenler gider kısıtlamasına tabi olmayacak ayrılan amortismanların tamamı gider olarak indirilebilecektir.

Mükellefin, söz konusu ödemeleri yatırımın maliyetine eklemek veya ilgili yılda doğrudan gider olarak safi kazancın tespitinde indirim konusu yapmak hususunda seçimlik hakkı olduğu durumlarda, mükellef seçimlik hakkını yatırımın maliyetine ekleme yolunu seçmesi halinde, yatırımın maliyetine eklenen vade farkı, kur farkı, komisyon, faiz gibi unsurlar gider kısıtlamasına tabi olmayacaktır. Mükellefin seçimlik hakkını söz konusu ödemeleri doğrudan gider yazmak suretiyle kullanması halinde, bu ödemeler gider kısıtlamasına tabi olacaktır. Söz konusu ödemelerin, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen orana isabet eden kısmı kanunen kabul edilmeyen giderler arasında gösterilecektir.

Öte yandan satın alınan emtia ile ilgili vade farkı, kur farkı, komisyon, faiz, kar payı gibi ödemeler, ister zorunlu olarak isterse mükellefin seçimlik hakkını kullanmak suretiyle emtianın maliyetine eklenmesi halinde, maliyete eklenen söz konusu unsurlar gider kısıtlamasına tabi olacaktır. Dolaysıyla maliyete eklenen unsurların Bakanlar Kurulu’nca belirlenen gider kısıtlaması oranına isabet eden kısmı kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilecektir.

Emtianın maliyetine eklenmeyip ilgili yılda doğrudan gider yazılan söz konusu ödemelerin de bakanlar Kurulu’nca belirlenen gider kısıtlaması oranına isabet eden kısmının  kanunen kabul edilmeyen giderler arasında gösterileceği şüphesizdir.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 
 

GÜNDEM