YAZARLARIMIZ
Harun Reşit Tokcan
Yeminli Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
tokcan_harunresit@hotmail.com



Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Uyarınca Yıllık ve Ara Dönemlerde Bağımsız Denetim (Soru-Cevap)

TCMB nın yayımladığı ilgili yönetmelik uyarınca 15 soruda cevap aramaya çalıştığımız yazı dizisinin bu ilki aşağıda bulunmakta olup, Meslektaşlarımıza ve uygulayacak firmalara yararlanmaları dileklerimizle.

Yurt içinden ve yurt dışından sağlanan yabancı para nakdi krediler ile dövize endeksli kredilerinin toplamı, Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ile belirlenen limitler dâhilinde olan firmalar, tcmbveri.gov.tr adresi üzerinden sistem tanımlamalarını ve giriş işlemlerini gerçekleştirecektir.

Finansal istikrarı sağlayıcı yönde para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici tedbirleri almak, Merkez Bankasının temel görevleri arasındadır ve sektörlerin döviz pozisyonlarını etkileyen işlemlerin yakından takibini gerektirmektedir. Bu kapsamda, mevcut veri tabanlarımıza dayanan takip sisteminin güçlendirilmesi amacıyla, Bankamız bünyesinde, firma bazında yabancı para pozisyonunun, nakit akımının ve türev ürün kullanımının izlenebilmesini hedefleyen kapsamlı bir veri seti çalışması başlatılmıştır.
Bu çerçevede, 15 milyon ABD doları ve üzerinde döviz cinsinden borcu bulunan firmaların döviz pozisyonlarını etkileyen işlemlerinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde kurulan Sistemik Risk Veri Takip Sistemi ile izlenmesine karar verilmiştir. Sistem kapsamına giren firmaların Merkez Bankası tarafından belirlenen veri formundaki bilgileri, www.tcmbveri.gov.tr adresine bildirmeleri gerekmektedir. Bildirimler, 31 Mart, 30 Haziran, 30 Eylül ve 31 Aralık tarihlerinde sona eren üçer aylık hesap dönemleri itibarıyla yapılacaktır.

Sistem kapsamında veri bildirim yükümlülüğü nasıl belirleniyor?

Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesi ile firmaların bildirim yükümlülüğü koşulları belirlenmiştir. Buna göre, yurtiçinden ve yurtdışından sağlanan yabancı para nakdi krediler ile dövize endeksli kredilerinin toplamı ilgili hesap döneminin son işgünü itibarıyla 15 milyon ABD doları ve üstünde olan firmalar, veri formu ile talep edilen bilgileri, açıklama formuna uygun olarak Merkez Bankasına bildirmekle yükümlüdür.

Bu çerçevede firmalar, 31 Mart, 30 Haziran, 30 Eylül ve 31 Aralık tarihlerinde sona eren üçer aylık hesap dönemleri itibarıyla varsa son hesap dönemine ilişkin TMS’lere göre hazırlanan finansal durum tablosu, TMS’lere göre hazırlanmış finansal durum tablosunun bulunmaması durumunda vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan bilançolarında yer alan YP kredi tutarı toplamı 15 milyon ABD doları ve üzerinde ise bildirimle yükümlü olmaktadır.

Bildirim yükümlülüğü hangi finansal tablolar uyarınca belirleniyor?

Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5 / 2 maddesi uyarınca, bildirimle yükümlü olunup olunmadığının belirlenmesinde, firmanın yabancı para nakdi kredileri ile dövize endeksli kredileri toplamı hesaplanırken varsa son hesap dönemine ilişkin TMS’lere göre hazırlanan finansal durum tablosu, TMS’lere göre hazırlanmış finansal durum tablosunun bulunmaması durumunda vergi mevzuatı çerçevesinde kamu idarelerine sunulmak üzere hazırlanan bilanço dikkate alınır.

Bildirim yükümlülüğü ne zaman sona eriyor?

Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5 / 3 maddesi uyarınca, bildirimle yükümlü olan firmanın, yabancı para cinsinden toplamı Bankaca tanımlanan sınırın altında kalması durumunda, müteakip yıllık hesap döneminden itibaren bildirim yükümlülüğü sona erer.

Örnek: 31.03.2018 tarihinde YP kredileri toplamı 15 milyon ABD doları ve üzerinde olan firmaların borçları 30.06.2018 hesap dönemi itibarıyla belirlenen limitin altına düştüğünde firmanın bildirim yükümlülüğü 30.06.2018, 30.09.2018 ve 31.12.2018 hesap dönemleri için devam etmekte, 30.03.2019 tarihli hesap dönemi için ise (borcun halen belirlenen limitin altında olması durumunda) sona ermektedir.

Bağımsız denetim firması veya Bağımsız Denetçi ile ne zaman sözleşme yapılması    gerekiyor?

Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5 / 4 maddesi uyarınca, bildirim yükümlülüğü olan firma, yükümlülüğün başladığı tarihten itibaren 60 gün içinde denetçi ile denetim sözleşmesi yapar.

Yönetmeliğin 9/4 maddesi uyarınca firma, veri bildirimlerini gerçekleştirirken, Sisteme girmiş olduğu verileri denetleyecek denetçiyi Sistem üzerinden kullanıcı olarak belirler ve denetçi ile imzaladığı sözleşmenin bir örneğini Sisteme yükler.

Yönetmelik kapsamında ilk veri bildirim döneminde bildirim yükümlüsü olan firmanın ne zamana kadar denetim sözleşmesi düzenlemesi gerekmektedir?

Yönetmelik kapsamında ilk veri bildirimleri, 31 Mart 2018’de sona eren hesap dönemi itibarıyla gerçekleştirileceğinden ilgili denetim sözleşmesinin 31 Mayıs 2018 tarihine kadar düzenlenmesi gerekmektedir.

Veri formunun ilk denetimi ne zaman sonuçlanacaktır?

Yönetmelik’in 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca yıllık hesap dönemine ilişkin bildirilen verilerin denetiminin, bu verilerin ara dönemlerde bildirilen veriler ile tutarlılığının denetimi de dâhil, denetçi tarafından KGK düzenlemelerine uygun olarak izleyen yılın 31 Mayıs tarihine kadar tamamlanması düzenlenmiştir. Bu çerçevede ilk denetim, 31 Aralık 2018 tarihinde sona eren hesap dönemi için 31 Mayıs 2019 tarihine kadar sonuçlandırılacaktır.

Ara dönemlerde denetim gerçekleştirilecek midir?

Yönetmelik’in 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca yıllık hesap dönemine ilişkin olarak bildirilen verilerin denetimi, bu verilerin ara dönemlerde bildirilen veriler ile tutarlılığının denetimi de dâhil olmak üzere denetçi tarafından izleyen yılın 31 Mayıs tarihine kadar tamamlanır ve söz konusu denetim Yönetmelik’teki düzenlemeler ile KGK düzenlemelerine uygun olarak gerçekleştirilir.

Bu çerçevede, denetim raporu yılda yalnızca bir defa ve 31 Mayıs tarihine kadar hazırlanacak olup, ara dönemlerdeki finansal bilgiler ile dönem sonundaki bilgiler arasında tutarsızlık olup olmadığı hakkında ara dönemlere ilişkin analitik prosedürler ve gerekmesi halinde sorgulama teknikleri uygulamak suretiyle bir değerlendirme yapılacaktır.

Bildirim yükümlülüğünün belirlenmesinde gayrı nakdi krediler içerilecek midir?

 

Yönetmelik’in 5 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca yükümlülük, yurt içinden ve yurt dışından sağlanan yabancı para nakdi krediler ile dövize endeksli kredilerinin toplamı ilgili hesap döneminin son iş günü itibarıyla 15 milyon ABD doları ve üstünde olan firmalar için oluşacaktır. Bu çerçevede yükümlülük yalnız nakdi krediler uyarınca belirlenecektir.

Finansal raporlarını özel hesap dönemleri itibarıyla hazırlayan firmalar için bildirim ve bağımsız denetim dönemleri nasıl belirlenecektir?

Finansal tablolarını özel hesap dönemi itibarıyla hazırlayan firmalar için bildirim ve denetim yükümlülükleri, Yönetmelik ile belirlenen sürelere kıyasen uygulanacaktır.

Detaylar, Yönetmelik ile ara dönemlerdeki bildirimler için bir ay, yıllık hesap dönemi bildirimleri için üç ay, denetim dönemi için ise beş ay süre verildiği göz önüne alınarak aşağıdaki örnekte açıklanmıştır.

Örnek

Özel hesap dönemi uygulayan firmalar sistemde bildirim dönemi olarak “özel hesap dönemi” işaretleyecek ve özel hesap dönemi tarihinin girişini gerçekleştirecektir.

Özel hesap dönemi 31 Mayıs 2018 olan bir firma için;

Ara dönemler:

Ç – 1: Haziran, Temmuz, Ağustos

Ç – 2: Eylül, Ekim, Kasım

Ç – 3: Aralık, Ocak, Şubat

Ç – 4: Mart, Nisan, Mayıs

Yıllık hesap dönemi veri bildirimlerinin gerçekleştirileceği tarihler: 31 Mayıs - 31 Ağustos 2018

Bağımsız denetim tarihleri: 31 Mayıs - 31 Ekim 2018

Ara dönem raporlamalarının gerçekleştirileceği tarihler: 1 - 30 Eylül 2018, 1- 31 Aralık 2018, 1- 31 Mart 2019

olarak uygulanacaktır.

Yönetmelik kapsamında belirlenen finansal raporlama çerçevesi uyarınca finansal tablo hazırlamayan firmalar bildirimleri hangi raporlama standardı uyarınca gerçekleştirecektir?

Yönetmelik’in 4 üncü maddesinde tanımlanan finansal raporlama çerçevesi; bildirimle yükümlü olan firmanın, 19.12.2012 tarihli ve 2012/4213 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Karar uyarınca bağımsız denetime tabi olması durumunda KGK düzenlemelerine göre uyguladığı Türkiye Finansal Raporlama Standartlarını veya Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardını, bunlar dışındaki firmalar için ise Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardını ifade etmektedir.

Yönetmelik kapsamında denetçi seçimi nasıl gerçekleştirilecektir?

 

 

Yönetmelik kapsamında düzenlenen denetim, “Özel Hususlar – Tek Bir Finansal Tablonun Bağımsız Denetimi ile Finansal Tablolardaki Belirli Unsurların, Hesapların veya Kalemlerin Bağımsız Denetimi” başlıklı BDS 805 ile birlikte denetimle ilgili tüm BDS’ler çerçevesinde veri formu ile bildirilen yıllık verilerin, ara dönem verileri ile tutarlılığı da dâhil olmak üzere denetimini içermektedir. Yönetmelik uyarınca yapılacak denetimler, 6102 Sayılı TTK uyarınca yapılması gereken denetimlerden farklı olduğundan denetçinin seçimi ve denetim sözleşmesi ayrı olarak yapılabilecektir. Başka bir ifade ile Yönetmelik uyarınca yapılacak denetimler için, firmanın genel kurulu veya başka bir yetkili organı tarafından 6102 Sayılı TTK’nın 397 inci maddesi uyarınca yapılacak denetim için genel kurulda seçilen denetçi seçebileceği gibi, bu denetimler için başka bir denetçi de seçilebilir.

Yönetmelik çerçevesinde düzenlenen denetim sözleşmelerinde rotasyon uygulaması geçerli midir?

Rotasyon uygulaması tüm sözleşmeler için geçerli olup SRVTS kapsamında yapılacak olan denetim sözleşmeleri için de geçerlidir. Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin 26’ncı maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca denetim kuruluşları ve denetim üstlenen bağımsız denetçiler üç yıl geçmedikçe; denetim kuruluşları son on yılda yedi yıl, denetim üstlenen bağımsız denetçiler ile bunların yanında ve denetim kuruluşlarında çalışan denetçiler ise son yedi yılda beş yıl denetim çalışması yürüttükleri işletmelere ilişkin denetimleri üstlenemezler.

Veri formu çerçevesinde sisteme yüklenecek olan denetim raporu olarak şirketin finansal tablolarına ilişkin denetim raporu kullanılabilecek midir?

Yönetmelik’in 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca yıllık hesap dönemine ilişkin bildirilen verilerin denetiminin, bu verilerin ara dönemlerde bildirilen veriler ile tutarlılığının denetimi de dâhil, denetçi tarafından KGK düzenlemelerine uygun olarak izleyen yılın 31 Mayıs tarihine kadar tamamlanması gerekir.

Bu çerçevede veri formuna yönelik olarak Yönetmelik ve BDS’lere uygun ayrı bir bağımsız denetim yürütülecek ve veri formunda yer alan bilgilere ilişkin denetçi görüşünü içeren bir denetim raporu düzenlenecek ve her yıl 31 Mayıs tarihine kadar sisteme yüklenecektir. Ayrıca Yönetmelik’in 7 nci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca söz konusu raporlar KGK düzenlemelerinde belirlenen süreler içerisinde KGK’ya bildirilecektir (ilgili KGK düzenlemesi için Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin, 34/1-b maddesine bakınız).

Sisteme Yüklenecek; Sistemik Risk Veri Takip Sistemi Veri Formu

https://www.tcmbveri.gov.tr/assets/doc/veri-formu.xlsx

28.03.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM