YAZARLARIMIZ
Haldun Güler
Yeminli Mali Müşavir
haldunguler06@hotmail.com



Konkordato Uygulamasında Grup Şirketlerinin Birbirlerinden Olan Alacaklarının Durumu

Ticari hayatta bir yada birden fazla sayıda aynı gerçek yada tüzel kişi ortaklar ile birden fazla şirket kurulabilmektedir. Kurulan bu şirketler ticari piyasalarda grup şirketleri olarak adlandırılmaktadır. Uygulamada, sağladığı vergi avantajları nedeniyle birden fazla şirket kurulabilmektedir. Örneğin imalat faaliyeti için bir şirket kurulurken, ihracat yada pazarlama faaliyeti için bir başka şirket kurulabilmektedir. Bu şekildeki bir yapılanma, KDV iadesi uygulamasında da şirketlere bazı avantajlar sağlayabilmektedir. 

Grup şirketleri, mevcut faaliyet gösteren bir şirketin zor duruma düşmesi ve haciz baskısı altında kalması nedeniyle, yeni borçsuz bir şirket kurularak faaliyette bulunulması veya zor durumda olan bir şirketten mal kaçırılması gibi kötü niyetli yaklaşımlarla da kurulabilmektedir. 

Grup şirketleri, ticari hayatın getirdiği zorunluluklar gereği, birbirlerinden kaçınılmaz olarak alış veriş yapabilmektedirler. Vergi mevzuatı açısından grup şirketlerinin birbirlerinden yapacakları alışverişler transfer fiyatlaması gibi çeşitli otokontrol müesseseleri ile denetlenmektedir. Bu şirketlerin birbirlerinden yaptıkları alım satımlar  emsallerine yani, piyasadaki başka bir şirketle yapılan alışverişte uygulanan fiyatlara uygun olmalı ve grup şirketleri arasında yapılan alış veriş kar yada zarar transferine neden olmamalıdır.

Vergi mevzuatında grup şirketleri açısından uygulama yukarıdaki gibi olmakla beraber, konkordato mevzuatında, grup şirketlerinin birbirlerinden olan alacak ve borçları hakkında herhangi bir yasal düzenleme yoktur. Bu şirketlerin birbirlerinden alacaklı olmaları durumunda konkordatonun tasdiki oylamasında oy kullanmalarını engelleyen yasal bir hüküm bulunmamaktadır.

          İcra İflas Kanununun 302. Maddesi gereği alacaklılar toplantısında yapılacak oylamada konkordato iki durumda tasdik edilebilir ;

  • Kabul oylarının kaydedilmiş olan alacaklıların ve bu alacaklıların alacaklarının borçlunun tüm borcunun yarısını aşması, 
  • Kabul oylarının kaydedilmiş alacaklıların dörtte biri ve bu dörtte bir alacaklıların alacağının borçlunun tüm borçlarının toplamının üçte ikisini aşması.

Konkordato projesinin alacaklılar tarafından yukarıdaki ekseriyetlerden birisi ile kabulü halinde projenin mahkeme tarafından da onaylanması durumunda proje tasdik edilerek uygulamaya başlanacaktır.  Alacaklı grup şirketlerinin oy kullanmaları durumunda,  konkordato alan borçlu grup şirketi  lehine oy kullanarak,  borçlu lehine avantaj sağlayacağı kaçınılmazdır.

Konkordato projesinin alacaklılar toplantısında kabul yada reddi için alacaklı grup şirketi tarafından oy kullanmasını engelleyen yasal bir hüküm olmamakla beraber,  Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.

Dürüstlük kuralı gereği, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Yani bir hak sahibi hakkını kullanırken ve borçlu borcunu öderken objektif iyi niyet kurallarına uymak, dürüst davranmak, başkalarını zarara uğratmamak zorundadır.

Hak sahibi başkasına zarar vermek amacını taşımasa bile hareketi açıkça iyi niyet kurallarına aykırı ise ve başkasını zarara uğratıyorsa veya hak sahibine sağladığı yarar ile başkasına verdiği zarar arasında aşırı dengesizlik varsa bu durum, hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir.

Konkordato uygulamasında grup şirketlerinin birbirleri lehine oy kullanmalarının önünde İİK gereği engel olmamakla beraber,   Türk Medeni Kanunu'nun bu açık hükmü nedeniyle oy kullanmanın dürüstlük kurallarına aykırı olacağı tartışmasızdır.

Bu duruma istinaden, İİK Madde 308/f ‘ de yer alan     “ Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir.” Hükmü gerekçe gösterilerek, diğer alacaklılar tarafından konkordatonun feshi dahi istenebilecektir.  

Bu açıklamalarımıza  istinaden, kanaatimizce, konkordato alan borçlu  şirketten alacaklı olan grup şirketinin konkordato oylamasında oy kullanmaması gerekir. Kesin mühlette alacaklılarla yapılacak toplantılarda komiserler tarafından grup şirketlerinin bu durumunun dikkate alınması gereklidir.  

29.11.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM