YAZARLARIMIZ
Gökçem Erkuş
Avukat
İstanbul Barosu
Bilim Uzmanı
erkusgokcem@gmail.com



İşveren İşçinin E-Posta Adresini Denetleyebilir Mi?

İşverenin yönetim hakkı; işverenin işin nasıl yürütüleceğine veya işyerinin düzeni ve güvenliğine dair tek taraflı kurallar koyabilme yetkisini içerir. Yönetim hakkı denetim yetkisini de beraber getirmektedir. Yakın zamana kadar Yargıtay ilamları da; işverenin kendisine ait bilgisayar ve e-posta adresleriyle bu e-postaları her zaman denetleme yetkisi bulunduğu, bunun işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu yönündeydi.

Ancak Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun uygulanmasına verilen önem günden güne artarken bu kanunun uygulanmasında ortaya çıkan sorular ve sorunlar içtihadı da etkilemeye başlamış, Anayasa Mahkemesi de bu doğrultuda emsal kararlara imza atmaktadır.

Anayasa Mahkemesi'nin bir banka çalışanın özel hayata saygı hakkı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına ve haberleşme hürriyetine yönelik yapılan müdahaleler hakkında verdiği 2018/31036 sayılı kararı, 05.02.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun başka bir işte çalıştığı iddiasının işveren tarafından değerlendirilmesi kapsamında kurumsal e-posta adresi üzerinden yapılan yazışmaların incelenmesi ve bu yazışma içeriklerinin iş sözleşmesinin feshine dayanak gösterilmesinin başvurucunun kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını ve haberleşme hürriyetini ihlal etmediğini değerlendirmiştir.

  • İhlal İddiası

Başvuru, özel bir bankada çalışan başvurucunun kurumsal e-posta hesabı içeriğinin işveren tarafından incelenmesi ve bu yazışmalar gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı kapsamındaki kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ve haberleşme hürriyetinin  ihlaline ilişkindir.

Başvurucu, özel bir bankada belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında müşteri ilişkileri yönetmeni olarak çalışırken aynı zamanda eşi üzerine kayıtlı bir işletmede çalıştığı iddiası üzerine banka bünyesinde müfettiş incelemesi yapılmıştır. Başvurucunun kurumsal e-posta hesabında yapılan inceleme sonucunda, başvurucunun eşi adına bir şirket kurulduğu, bu şirket ile ilgili konularda başka bankalar ile kredi pazarlıkları yapıldığı, stok hareketlerine ilişkin belgeler gönderildiği ve bu şirketin muhasebecisine birtakım belgeler iletildiği gibi hususlarda çeşitli yazışmalar yapıldığı tespit edilmiştir. Tespit sonucunda, başvurucunun iş sözleşmesi mesai saatleri içinde harici bir konuda ticari faaliyette bulunduğu ve bu nedenle asli görevini ihlal ettiği sebebiyle feshedilmiştir.

Başvurucu, ilk derece mahkemesinde işe iade talebiyle dava açmış, ancak ilk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiştir. İlk derece mahkemesinin davanın reddine yönelik kararı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanarak kesinleşmiştir. Daha sonra başvurucu, AYM’ye bireysel başvuruda bulunarak mahkeme kararına delil olan kurumsal e-posta hesapları üzerinden gerçekleştirdiği yazışmaların işveren tarafından bilgilendirme yapılmaksızın ve rızası olmaksızın incelenmesinin yargı organları tarafından denetlenmediğini ve bu itibarla Anayasa tarafından güvence altına alınan haberleşme hürriyeti ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

  • AYM’nin Değerlendirmesi

AYM verdiği bu kararla, işveren tarafından iletişim araçlarının denetlenmesi kapsamındaki ihtilaflarda mahkemelerin belirli koşulları gözetmesini gerektiğini vurgulamıştır. Bu koşullar özetle:

  • İşverenin çalışanın kullanımına sunduğu iletişim araçlarının ve iletişim içeriklerinin incelenmesinin haklı olduğunu gösteren meşru gerekçelerin olup olmadığı,
  • Kişisel verilerin işlenmesi süreci hakkında çalışanların işveren tarafından önceden bilgilendirip bilgilendirilmediği,
  • Yapılan bilgilendirmede veri işlemenin hukuki dayanağı ve amaçları, kapsamı, saklama süresi gibi bilgilerin ve iletişim araçlarının kullanımına ilişkin işveren tarafından getirilen sınırlamaların yer alıp almadığı,
  • Çalışanın kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına ve haberleşme hürriyetine işveren tarafından yapılan müdahalenin ulaşılmak istenen amaç ile bağlantılı ve elverişli olup olmadığı,
  • Aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olup olmadığı,
  • Müdahalenin amaçla sınırlı ve orantılı olması,
  • İletişimin incelenmesinin çalışan üzerindeki etkisinin ve çalışan bakımından sonuçlarının, çatışan menfaat ve haklar bakımından bir dengenin göz önünde tutulup tutulmadığıdır.

AYM, Kişisel Verilerin Korunması Kanununu ve buna ilişkin mevzuatın iş hukuku ile bağlantısı bakımından emsal nitelikte bir karar vermiştir.

22.03.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM