YAZARLARIMIZ
Fatih Coşkun
Sosyal Güvenlik Denetmeni
fatihsgk.uzman@hotmail.com



Özel Okullarda Çalışan Öğretmenlerin İş Sözleşmeleri Hakkında İçtihadı Birleştirme Kararı

Özel Okullarda çalışan öğretmenlerin devamlı olarak kafasını karıştıran ve muzdarip oldukları bir konu yapılacak iş sözleşmesi ve bundan doğan hakları nelerdir? Bir işyerine başvurduğunuzda ne iş yapacağınız ne zaman yapacağınız gibi ayrıntılar mülakat aşamasında konuşulur ve işi yarı zamanlı mı yapacaksınız, sadece işveren çağırdığında mı ya da sadece belli bir projede mi yer alacaksınız? Tüm bu saydıklarım işveren ile işçi arasında yapılacak olan iş sözleşmesinin niteliğini yani türünü belirleyecektir. Elbette türünü belirlediğiniz iş sözleşmesine göre de haklarınız olacaktır.

İş hayatında eskiden beri süre gelen esas sözleşme türü belirsiz süreli iş sözleşmesidir, yani işveren ile sözleşme yapmadan dahi işe girseniz aranızda belirsiz süreli iş sözleşmesi yapılmış gibi kabul edilir ve haklarınızı buna göre talep edersiniz. Fakat zamanın ilerlemesi ve çalışma hayatında yeni çalışma şekillerinin oluşması yeni sözleşme türlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yazımızda özel okullarda görev yapan öğretmenlerin(Yaklaşık 160.000 kişi) iş sözleşmesinin ne olması gerektiği ve konu ile ilgili verilen 23/02/2018 tarihli T.C Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun kararına bakacağız.

2015 yılına kadar ilgili alanda görevli hukuk daireleri özel okullardaki öğretmenlerin iş sözleşmelerinin niteliğinin belirli süreli olduğuna karar verirken aynı zamanda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/11/2014 tarihli(Esas No:2013/22-1443) kararı ile belirli süreli iş sözleşmelerinin üst üste yapılarak herhangi bir yıl işveren tarafından yenilenmemesi sonucu işçinin kıdem tazminatına hak kazandığına karar vermiştir.

Öğretide ise özel okullarda üst üste yapılan belirli süreli iş sözleşmeleri hakkında birçok farklı görüş ortaya çıkmış; bunlardan bazıları belirli iş sözleşmesi olduğunu kabul edip kıdem tazminatı ödenmemesi gerektiğini belirtmiş, bazı görüşler asgari süreli iş sözleşmesi olduğunu belirterek tüm haklardan yararlanılabileceğini ileri sürmüş ve bazı görüşler ise art arda yapılan bu sözleşmelerin belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşeceğini belirtmiştir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2014/Aralık ayından sonra içtihat değişikliğine giderek sözleşmelerin asgari süreli iş sözleşmesi olduğuna karar vermeye başlamıştı. Aynı zamanda 22. Hukuk dairesi ise eski içtihat doğrultusunda karar vermekteydi. Hukuk daireleri arasında ki bu içtihat farkı yargıya başvuran kişiler hakkında farklı kararlar alınmasına ve işçi alacaklarında değişikliğe yol açmaktaydı. Yargıtay 9. Hukuk dairesine giden davalar neredeyse tüm işçilik alacaklarını alırken Yargıtay 22. Hukuk dairesine giden davalar alamamaktaydı. Nihayetinde olay Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kuruluna geldi. Kurul öncelikle ihtilaf konusunu “5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 9'uncu maddesinde belirtilen sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi mi belirsiz süreli iş sözleşmesi mi olduğu” olarak belirledi. Yani sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli iş sözleşmesi olup olmadığına nihai karar verilecekti. Bilindiği üzere Yargıtay Kanunu 45. Maddesinde aynen; “İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.” denilmiş olup bu kararın ne kadar önemli olduğu madde bendinden anlaşılmaktadır.

İki hukuk dairesi arasındaki görüş farkına geri dönelim ve aşağıda bir tablo şeklinde özetleyelim.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Görüşü

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi Görüşü

  • İş Güvencesinden Yoksun Bırakılma
  • Eğitim Faaliyetinin Sürekli Olduğunun Değerlendirilmesi
  • Sözleşmenin → Asgari İş Sözleşmesi Olması Gerektiği
  • Sözleşmenin Yenilenmesi
  • Sözleşmede Başlangıç ve Bitiş Tarihlerinin Olması
  • Kanun tarafından sözleşme türünün belirlenmesi

Yargıtay 9. Hukuk dairesi görüşünde, özel okullarda görev yapan 5580 Sayılı Kanun’un 8. maddesinde yer alan personelin çalışmasının bir öğretim yılından fazla olması yani belirli süreli iş sözleşmesinin her yıl yenilenmesi durumunda herhangi bir yıl iş akdinin kendiliğinden sonlanması halinde personelin işe iade davası açamadığı, toplam kıdem tazminatını alamadığı, ihbar tazminatı alamadığını gerekçe göstererek iş güvencesinden yoksun kalındığını belirtmiştir. Özel okullarda eğitimin yıllık periyotlar şeklinde sınırlı süre devam etmediğini, eğitim faaliyetlerinin sürekli olduğunu iş bu sebeple yapılan sözleşmenin asgari süreli iş sözleşmesi olduğunu düşünmektedir. (Asgari süreli iş sözleşmesi, belirli bir süre iş akdinin fesih edilememesi, belirlenen süre geçtikten sonra ise belirsiz süreli iş sözleşmesine dönüşen sözleşme türü)

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi ise görüşünde, daha çok 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununa ve Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğine dayanmıştır. Söz konusu yönetmelik 27. madde içerisinde, iş sözleşmesi bitmeden en geç 30 gün içerisinde valilik makamından çalışma izninin uzatılması yeni düzenlenen sözleşme ile talep edileceği hükme bağlanmıştır. Yeni düzenlenen sözleşme ile çalışma izninin uzatılması isteneceğinden kastın “tekrar belirli iş sözleşmesinin yapılması gerektiği” çıkarılmıştır. Aynı yönetmeliğin 43. maddesinde ise ekinde bulunan iş sözleşmesinin en az bir yıllık olmak üzere yapılacağı belirtilmiş olup Ek-5’te bulunan sözleşmeye bakıldığında sözleşme başlangıç tarihi ve bitiş tarihinin yer aldığı görülmektedir. Sözleşme de başlangıç ve bitiş tarihinin olmasının bu sözleşmenin açık bir şekilde belirli süreli iş sözleşmesi olduğu kanaatine söz konusu Hukuk Dairesi tarafından varılmıştır.

T.C Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, her iki Hukuk Dairesinin görüşünü aldıktan sonra kendi görüşünü açıklamış ve gerekçeli kararını vermiştir. Kararına geçmeden önce hiçbir yasal düzenleme-mevzuat değişikliği olmadığı halde aynı doğrultuda verilen içtihat kararlarında neden durduk yere değişikliğe gidildiği hakkında biraz sitem etmiştir. 5580 Sayılı Kanun’un 9. maddesinde belirtilen sözleşmenin amacının eğitim ve öğretim hayatının sekteye uğramasını önlemek ve öğrencilerin menfaatini korumak olduğunu söylemiştir. 5580 Sayılı Kanun’un 4857 Sayılı Kanun’a göre hem sonra çıkması hem de özel kanun niteliğinde olmasının sonucu olarak 5580 Sayılı Kanun’un bu hususta dikkate alınması gerektiğini düşünmüştür.

Özel Öğretim Kurumları Kanununda yer alan; “en az bir yıllık sözleşme yapılmalıdır ve Kanunda sayılan hallerde bir yıldan daha az süreli de sözleşme yapılabilir.” hususunda bir yıldan az süreli olan sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, ilginçtir ki burada bulunan “de” bağlacından ilk cümlede de belirli süreli iş sözleşmesinin kastedildiğini belirtmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin görüşü ile aynı doğrultuda, yönetmelik ekinde bulunan tip sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihlerini içermesinden dolayı bunun sadece belirli süreli iş sözleşmesi olduğu başka tür bir sözleşme olamayacağı belirtilmiştir.

5580 Sayılı Kanun’un, Eğitim ve Öğretim hayatı ile öğrenciyi korumak için belirli süreli iş sözleşmesi düzenlenmesi hükmünü içerdiği ve 4857 Sayılı Kanun’da yer bulan objektif koşulların varlığının burada aranmayacağı, Kanunla düzenlenen bu durumun kendisinin objektiflik kriterini sağladığından bahisle belirli süreli iş sözleşmesinin zincirleme şekilde yapılsa dahi belirsiz süreli iş sözleşmesi olamayacağı sonucu ile yapılan bu sözleşmelerin “belirli süreli iş sözleşmesi” olduğuna karar vermiştir.

Karara Yapılan Eleştiriler

Öncelikle karar ancak üçüncü oturumda oy çokluğu ile alınmıştır, yani karşı oylar bulunmaktadır. İlk önce kısaca bunlara bakalım. Özetle; özel okullarda çalışanların iş güvencesinden yararlanamayacakları, belirli süreli iş sözleşmelerinin zincirleme bir şekilde yapılsa dahi birçok işçi alacaklarından mahrum kalacakları bunu önlemek adına sözleşmenin en azından asgari süreli iş sözleşmesi olarak karara bağlanmasının birçok mağduriyeti önleyeceği, belirli süreli iş sözleşmesi olarak karar verilirse bu kişiler için sadece Kanun(mevzuat) düzenlemesi yolu kalacağını belirtmişlerdir.

Genel olarak eleştiriler şu hususlarda toplanmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesinin kendiliğinden sona ermesiyle birlikte 5580 Sayılı Kanun’da belirtilen kişilere kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeyecek, iş arama izni verilmeyecek ve işe iade davası da açamayacaklardır.

Kaynakça;

5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu.

Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği.

http://ookgm.meb.gov.tr/www/yonetmelik/icerik/72.

T.C Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 23/02/2018 Tarihli (E.2017/1) Kararı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/11/2014 Tarihli(Esas No:2013/22-1443) Kararı.

TİRYAKİ Hamit, Güncel Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı: Eğitim Personeliyle İmzalanan Sözleşmelerin Belirli Süreli Olduğu.

GÜMRÜKÇÜOĞLU Yeliz Bozkurt, 5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu Kapsamında Yapılan Zincirleme İş Sözleşmesinin Sona Ermesinde Kıdem Tazminatı.

04.09.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM