YAZARLARIMIZ
Fahrettin Özkul
Yeminli Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
ozkul66@hotmail.com



Duran Varlıkların Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulması Zorunlu Hale Geldi

2018 yılında yeni vergi borç yapılandırması yapılıyor. Borçların %90'ına kadar af geliyor. Esnafın vergi ve prim alacakları, trafik cezaları yeniden yapılandırılıyor. Peşin ödemelerde indirimler yapılacağı söyleniyor. Tamamen silineceği ön görülen borçlar da var. İmar affından öğrenci affına birçok konuda yapılandırma geliyor.

Yukarıda bahsi geçen düzenlemeler arasına, işletmelerin aktifine kayıtlı duran varlıklara yeniden değerleme imkanı da getirilmelidir. Şöyle ki;

Firmaların uzun yıllar önce satın aldıkları maddi duran varlıkları, günümüzde küçük bir tutar ile bilançoda gözükmektedir. Bu durum,  şirketleri kurumsallık açısından ve finans kurumları karşısında   zor durumda bırakmaktadır. 

Vergi mevzuatımızda mali tabloların yeniden değerlenmesine ilişkin hükümlerin yürürlükten kaldırılmasıyla, enflasyon düzeltmesi şartları oluşmadığı  için işletmelerin aktifinde duran varlıkların değeri gerçek değerinin altında kalmıştır. Bunun sonucunda ortaya çıkan sakıncalar ise;

-Duran varlıkların (bina,arsa vb) satışı halinde, aktife kayıtlı değer ile satış fiyatı arasında gerçek olmayan kâr oluşması ve bunun sonucunda firmaların aşırı vergi yükü ile karşılaşması, Örneğin: 2005-2017 yıllar arası enflasyonun her yıl ortalama % 7 olması halinde on iki yılda (7 X 12) duran varlıklar ortalama % 84 değer kaybetmiştir. Başka bir açıdan duran varlığın satışı halinde ortaya çıkan kâr'ın %84 ü gerçek olmayan kardır. Bu kar üzerinden vergi alınmaktadır.   

-Finans kurumlarından kredi temin edebilmek de güçlük çekilmesi,

-Şirket bilançolarının gerçeği yansıtmamasıdır.

Öneri:

213 sayılı VUK’un mükerrer 298′inci maddesinde değişiklik yapılması gerekir. Bu değişiklik iki türlü olabilir:

1-213 sayılı VUK'a, maddi duran varlıklar için yeniden değerleme hükümleri getirmek,

2- Vergi Usul Kanunu ile Ticaret Kanunu'nu uyumla hale getirmek. Türk Ticaret Kanunu'na göre esas olan yöntem “gerçeğe uygun değer” yöntemidir. Gerçeğe uygun değer yöntemini kısaca, bir varlık veya borcun piyasa değeri olarak tanımlayabiliriz. Bunun için VUK’un mükerrer 298′inci maddesine, "Aktife kayıtlı varlıklar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 78 ile 80’inci maddelerine göre değerlenecektir" hükmü ilave edilebilir.

Madde 79 : “Duran ve dönen varlıklar Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca bu standartlarda gösterilen ölçülere göre değerlenir. Borçlar ve diğer kalemler için de aynı standartlar uygulanır.

Madde 80 : “Değerlemede uygulanacak değerlerin belirlenmesi, tanımları, kapsamları, uygulanacak kalemlerin gösterilmesi ve değişiklikler Türkiye Muhasebe Standartlarına tabidir.”

Sonuç itibariyle, firmalara yeniden değerleme imkanı getirmek ya da VUK'a, yukarıda bahsi geçen Türk Ticaret Kanunu madde hükümlerini ekleyerek VUK' uygulanabilir hale getirmekle;

-Bilançolarda yer alan varlıkların gerçek değer ile gösterilmesi imkanı doğacaktır.

-Duran varlıkların satışında ortaya çıkan gerçek olmayan kâr üzerinde vergi alınması ortadan kalkacağı gibi mükellefin de farklı yollara gitmesi önlenecektir.

-Bankalarda kredi temin etmek daha kolay olacaktır.    

07.05.2018

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM