YAZARLARIMIZ
Ertuğrul Tuncer
Yeminli Mali Müşavir
Köker YMM Bağımsız Denetim A.Ş.
etuncer@kokerymm.com



Vergi Davalarında Duruşmanın Etkisi ve Tarafların Dinlenmesi

Vergi muhakemelerinde yazılı yargılama  (dosya üzerinden) ilkesi geçerli olduğundan, tarafların iddia ve savunmaları dilekçelerde yer alır. Davaya ilişkin  deliller de bu dilekçeler ekinde mahkemeye sunulacağı için yüz yüze yargılama yani  duruşma  sadece vergi mahkemelerinde değil, neredeyse tüm idari yargılamalarda fazla önem taşımaz. Dilekçeler kapsamında kalmak kaydıyla, Mahkemeye açıklanacak ilave bilgi, teknik detay veya yazı ile ifadesi zor hususların örneklerle açıklanması gibi durumlar varsa duruşmanın da bir anlamı olacaktır.

Bu yazımızda, vergi davalarında duruşma istemi, zamanı, şekli, içeriği, etkisi ve duruşma talebinin kabul şartları ile sonuçları hakkında genel bilgiler vermeye çalışacağız.

Duruşma Talebinin Şekli ve Duruşma İsteminin Kabulü

Duruşma talebi, dava asıl dilekçesinde olabileceği gibi, savunmaya karşı açıklama dilekçelerinde, davalı idarenin  savunma dilekçelerinde,   yürütmenin durdurulması talebi dilekçelerinde, ek talep dilekçelerinde (ek layiha) istenebilir. Sadece, mahkemece   karar verilmeden önce talepte bulunulmalıdır. Ayrıca, duruşma isteminin açık biçimde ve dikkatten kaçmayacak şekilde yazılması önemlidir.

İdari mahkemelerde duruşma yapılması tarafların isteğine bağlıdır. Duruşma yapılmasına mahkeme kendisi de karar verebilir. Ancak İdari Yargı usul yasasında yer alan  bu durum ender rastlanan bir olaydır. Vergi  yargısında, hakimin re’sen duruşma önermesi ise imkansız gibidir. Zira, duruşma tarafların katılmasına bağlıdır ve katılmayan taraf için sorumluluk yoktur. Üstelik, böyle bir durumda, sadece bir tarafın katılımı ve dinlenmesi sonucu verilecek kararlar istinaf ve temyiz aşamasında sorun yaratacaktır.

İdari Yargı usulü Kanunu uyarınca, tarafların istemine bağlı olarak, ancak bazı hallerde davanın konusuna , bazı durumlarda da dava konusu  parasal miktara bağlı olarak,  mahkemenin  duruşma yapmasını  gerektirebilir.

Mükellefiyetin oluşturulması veya iptali, GTİP düzenine bağlı hususlar, iade-mahsup talebinin reddi, özel esaslardan çıkartılma talebi  gibi bazı davalarda  parasal değer olmayabilir ancak, taraflardan birisi istediğinde duruşma yapılması zorunludur.

Yine her yıl değişen ve artan tutarlar kapsamındaki vergi davalarında, taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılması gerekmektedir. Bu tutarın altındaki davalarda duruşma talebi kabul edilmeyebilir.

Ancak bu zorunluluk durumu vergi mahkemesinde duruşmalar  açısından anlam ifade eder.  Vergi mahkemesinden sonraki aşamalarda (istinaf veya temyiz hallerinde)  duruşma yapılması istense bile, duruşma talebi, yukarıda söz edilen şartlarla bağlı olmaksızın-   bölge idare mahkemesinin ve Danıştay’ın ilgili dairesinin kabulüne  bağlıdır.

Duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir. Davetiyenin yapılmaması veya tebligatın usulsüz olması yanında duruşmaya karar verildiği halde yapılmaması bozma sebebi olarak ortaya çıkar. Duruşmalar kural olarak açık olarak yapılır.   Ancak mahkeme, vergi mahremiyeti konusunu da dikkate alabilir. Bu durumda duruşmanın bir kısmı veya tamamı kapalı  olarak yapılabilir.

Duruşmalar dosya tekemmül ettikten yani dosyada bulunması gereken her türlü belge tamamlandıktan  sonra yapılır. Dava, duruşma  gününde   karara bağlanabileceği gibi duruşma yapıldıktan sonra (en geç)  15 gün içinde karar verilmesi de mümkündür. Duruşmalarda taraflara ikişer defa söz verilir. Taraflardan yalnız biri gelirse onun açıklamaları dinlenir.

Taraflar gelmezse duruşma yapılmaz. Duruşmalar tek celse üzerinden yapılır. Duruşmanın yenilenmesi rastlanan bir durum değildir.

Duruşmanın Yapılması, Tarafların ve İlgililerin Dinlenmesi   

Duruşmalarda dinlenme açısından bazı sınırlamalar vardır; taraflar  ve avukatları dışında kalan kimselerin dinlenmesi mahkemenin takdirindedir.  Mahkeme, dava konusu işte tarafla birlikte hareket etmiş olan (defteri tutan, kayıtları yapan muhasebeci, tam tasdik sözleşmesi yapmış YMM, vergi inceleme müşaviri, dava dosyası hazırlayan uzman, incelemeyi yapan denetim elemanı vs. gibi) kişileri gerek duyarsa dinler. Ancak bu konularda dinlenme talebinin kabul edilmesi için bu kişiler ile dava konusu arasında yakın ve somut bir ilgi olması gerekmektedir. Sadece defteri tuttuğu için SMMM’lerin ya da tam tasdik yaptığı için YMM’lerin dinlenmesi söz konusu olmayacaktır. Örneğin, tam tasdik ilişkisi kurumlar ve gelir vergisi açısından bir anlam ifade  ettiği için, diğer vergilerle ilgili davalarda dinlenebileceği anlamına gelmez.

Adli duruşma konusunda en önemli unsur  olan tanık dinlenmesi vergi mahkemelerinde  söz konusu değildir. Aslında, İdari İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda bu konuda yasaklayıcı  bir düzenleme mevcut değildir. Ancak idari davalarda  esas olan yazılı yargılama yöntemi olduğundan ve  anlatılması gereken her hususun dilekçede, sunulması gereken her belge ve bilginin de  dilekçe ekinde yer alması esas olduğundan şahit dinlenmesine ihtiyaç kalmamaktadır.

Duruşmada, dava taraflarının,  varsa, konuyla ilgili tamamlayıcı yada açıklık getirici bilgileri önem taşımaktadır. Mahkeme sırasında kullanılacak en uygun yöntem dava ve davalı idare savunmasına verilen  cevaplardaki yasal gerekçelerdir.

Duruşmalarda zabıt katibi kullanılmaz, tutanak düzenlenmez.  Tutanaklar duruşmadan sonra oluşturulmaktadır. Zaten tutanak bilgileri, duruşma prosedürü ile ilgili olup tarafların iddia ve savunmaları  yer almaz.

Esas olan,  duruşmanın yapılmasıyla mahkemenin karar aşamasına gelmesidir. Bu nedenle duruşma talepleri dava dosyasının tekemmülü ve incelemesi bittikten sonra kabul edilmektedir. Eğer duruşmada yargı sürecine ilişkin yeni bir durum ortaya çıkarsa ya da incelenmesi gereken başka hususlar olduğu  fark edilirse Mahkeme bir ara kararı vererek,   bunun gereklerinin yerine getirilmesinden  sonra karar verecektir. Bu durumda dosyalar öncelikle incelenip karara bağlanır.

Duruşmanın Etkisi

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız  nedenlerle vergi mahkemesindeki duruşmalar, genelde,  tarafların isteği üzerine veya  yasal bir ihtiyacın  yerine getirilmesinden öte bir anlam taşımamaktadır. Vergi mahkemelerinde duruşma müessesesi verilecek kararın esası üzerinde çok fazla tesir göstermez.

Vergi davalarında  esas dikkat  edilmesi gereken konu,  ihtilafın doğru biçimde açıklanması,  mahkemece itibar edilebilecek maddi ve hukuki değerlendirmelerin yapılması, delillerin açık biçimde ortaya konulması, güncel içtihatların dilekçede belirtilmesidir.

Davaların dosya üzerinden yürütülmesi nedeniyle, dava dilekçeleri ve savunmaya cevaplar, mahkemenin dava konusunu kolayca anlayabilmesi açısından özel bir önem taşır. Hamaset içeren duygusal ifadeler ile davanın özüne ilişkin olmayan bilgi, belge, tekrarlar  ve açıklamalar mahkeme kararını etkileyecek hususlar değildir.

Dava dilekçelerinde yer almayan konuyla ilgili hususlar veya daha farklı ve detaylı açıklanması gereken bir husus yoksa, duruşma talebi, dilekçelerde anlatılan şeylerin tekrarından başka bir anlam ifade etmeyecektir. Bu ise mahkemenin kararının oluşmasında etkili bir yol olmayacaktır.

09.10.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM