YAZARLARIMIZ
Emre Yıldırım
Vergi Müfettişi
emreyildirim@vergipedia.com



Yeni Gelir Vergisi Tarifesinin Yasaların Geriye Yürümezliği İlkesi Yönünden Değerlendirilmesi

Gelir Vergisi Tarifesinin artan oranlı yapısına; halk dilinde çok kazanandan çok az kazananda az vergi alınması da denilmektedir. Bu yazımızda geçtiğimiz günlerde meclis genel kurulunca kabul edilen  7193 sayılı Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’la 2019 yılında elde edilen gelirlere de uygulanacak olan yeni gelir vergisi tarifesinin ortaya çıkaracağı düşünülen sorunsalı halk diline indirgemek suretiyle incelemeye çalışacağız.

İstisnai haller hariç olmak üzere gelir vergisi yıllık olarak alınmaktadır. Gelir Vergisi Tarifesi hali hazırda yüzde 15 ila yüzde 35 arası uygulanmakta iken kabul edilen şekliyle resmi gazete de yayınlandığı takdirde yüzde 15 ila yüzde 40 arası uygulanacaktır. Mezkûr tarifeleri gösteren tablolar aşağıdaki gibidir.

Güncel Tarife

Oran

18.000 TL'ye kadar

15%

40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası

20%

98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası

27%

98.000 TL'den fazlasının 98.000 TL'si için 22.760 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'den fazlasının 148.000 TL'si için 36.260 TL), fazlası

35%

 

Kabul Edilen Yeni Tarife

Oran

18.000 TL'ye kadar

15%

40.000 TL'nin 18.000 TL'si için 2.700 TL, fazlası

20%

98.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL, (ücret gelirlerinde 148.000 TL'nin 40.000 TL'si için 7.100 TL), fazlası

27%

500.000 TL'nin 98.000 TL'si için 22.760, (ücret gelirlerinde 500.000 TL'nin 148.000 TL'si için 36.260 TL), fazlası

35%

500.000 TL'den fazlasının 500.000 TL'si için 163.460 TL (ücret gelirlerinde 500.000 TL'den fazlasının 500.000 TL'si için 159.460 TL) fazlası

40%

Meclis de kabul edilen yeni Vergisi Tarifesinin tartışma konusu edilen hususu cari yıla da uygulanmasıdır. Bu durumun herkesçe bilinen yasalarının geriye yürümezlik ilkesine ters düşüp, düşmediği yönündeki görüşümüzü kısaca bazı tanımlar verdikten sonra açıklamayı uygun buluyoruz.

Öncelikle hukuki güvenlik ilkesi gereği, vergi yasalarının geçmişte meydana gelen olaylara uygulanmamasını gerektirir. Sonradan çıkartılan yasalarla geçmiş dönemler için vergi yükünün artırılması, yükümlülerin hukuk düzenine olan güvenlerini sarsar. (ÇAĞAN, 2017:49)

Vergi yasalarının geriye yürütülmesi yargı organlarınca hukuki güvenlik ilkesi gereğince yasal incelemeye tabi tutulmaktadır. Literatür de vergi yasalarının geriye yürümezliği; gerçek geriye yürüme ve gerçek olmayan geriye yürüme ayrımına tabi tutulmaktadır. Kısaca gerçek geriye yürüme bir vergi yasasının eski yasa döneminde tamamlanmış hukuki duruma uygulanması iken gerçek olmayan geriye yürüme eski yasa yürürlükte iken başlamakla beraber henüz sonuçlanmamış hukuki duruma uygulanmasıdır. Bu ayrım çerçevesinde gerçek geriye yürüme geçersiz, gerçek olmayan geriye yürüme geçerli sayılmaktadır.

Yazımızın konusunu teşkil eden kanuni düzenleme açıkladığımız üzere gerçek olmayan geriye yürümeye emsal teşkil etmektedir. Bazı yazınlarda ve görüşlerde bu durumun hukuki güvenlik bağdaşmadığı ve Anayasaya aykırı olduğu beyan edilmektedir. Çözüm olarak ise ihtirazı kayıtla beyanname verilip, mezkûr kurumun vergi mahkemesine taşınması ve mahkemece Anayasa’ya aykırılık teşkil ettiği kararı verilmesi ve durumun Anayasa Mahkemesine taşınması ve kanunun iptal olunması halinde dava açan mükelleflerin ödedikleri vergilerine ek olarak yoksun kaldıkları dönemlere dair faizleriyle birlikte geri alabilecekleri iddia edilmektedir.

Konuya ilişkin görüşümüzü Almanya örneğine de değinerek açıklamayı uygun buluyoruz. Ülkemizde kabul edilen benzer yasal düzenleme; Almanya’da kurumlar vergisi oranın yüzde 50 den yüzde 60 tarh dönemi içinde yükseltilmesi sonucu Almanya Anayasa Mahkemesi’ne taşınmış ve yüksek mahkeme gerçekleştirilen artışın ölçülü olduğunu beyan ederek, davayı reddetmiştir. Kanaatimizce; Gelir Vergisi Tarifesi’nde yapılan değişikliğin hukuki güvenlik ilkesini zedelemediğini söyleyemesek de ölçülü sınırlar içinde kaldığını ve uygulanmasında sakınca görmediğimizi söyleyebiliriz.

Mezkûr düzenlemeye cari yıl hariç baktığımızda düzenlemenin ülkemiz vergi oranlarının OECD ülkelerinde uygulanan vergi oranlarına yaklaştığını görmekteyiz. Ülkemizde vergi gelirleri içersindeki doğrudan verginin azlığı, düşük gelirlerinin vergi yükünün altında ezildiği ve Anayasamızın 73. Maddesinin gereği vergi adaleti sağlanması bakımından düzenlemeyi olumlu buluyoruz.

04.12.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM