YAZARLARIMIZ
Emre Yıldırım
Vergi Müfettişi
emreyildirim@vergipedia.com



Anonim Şirketlerin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine Göre Yapacağı Sermaye Azaltımının Muhtemel Vergisel Sonuçları

1.GİRİŞ

Sermayenin azaltılması, bilançonun pasif kısmında yer alan, esas sözleşmede yazılı ve ticaret siciline tescil edilmiş olan sermayenin itibari değerinin rakamsal olarak indirilmesidir1.

Sermaye azaltımının usul ve esasları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (Bundan böyle “TTK” olarak anılacaktır.) 473, 474 ve 475 inci maddelerinde düzenlenmiştir. TTK gereği Anonim Şirketler sermaye azaltımını, genel kurulun şirket esas sözleşmesini gerektiği şekilde değiştirilmesi suretiyle gerçekleştirir. Sermaye azaltımı yapılırken sermaye hiçbir suretle TTK 332 inci madde ile belirlenen tutardan az olamaz bu tutarsa anonim şirketlerde kayıtlı sermaye sistemini kabul etmemiş olanlarda 50.000.-TL, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş olanlarda ise 100.000.-TL’dir.

TTK  473/2 maddesi hükmü uyarınca, Sermaye azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette varlığı belirlenmiş olması gereklidir bu miktar olmadığı takdirde sermayenin azaltılmasına karar verilmez.

2. ANONİM ŞİRKETLERİN SERMAYE AZALTIMI NEDENLERİNİN İNCELENMESİ

Anonim şirketler sermaye azaltımına;

  • Şirketin geçmiş yıl zararlarının bilançodan çıkarmak,
  • Kar dağıtabilir hale gelmesini sağlamak, 
  • Finansman sıkıntısı çekmemek,
  • Atıl kalan sermayenin ortaklara vermek,
  • Şirketin zarar etmesi ve bu zararın ortaklar tarafından karşılanmaması,
  • Ortaklardan biri ya da birkaçının ortaklıktan ayrılması vb. nedenlerle karar verebilirler.

Yukarıda Anonim Şirketlerin sermaye azaltım nedenleri sayılmış olup, aşağıda ise sermaye azaltımının hangi kalemlerden mahsup edilebileceği sayılmıştır.

Sermaye azaltımı işlemi daha önce işletme sermayesine eklenmiş;

  • Ortaklar tarafından şirkete koyulan ayni ve nakdi sermayenin işletmeden çekilmesi,
  • Yeniden değerleme değer artış fonunun,
  • İştirakler yeniden değerleme değer artış fonunun,
  • Geçmiş yıl karlarının,
  • 5520 sayılı KVK 5 inci madde gereği istisna edilen kazançların dağıtılması şeklinde gerçekleştirilebilir.

 3.SERMAYE AZALTIMI İŞLEMLERİNİN MUHTEMEL VERGİSEL SONUÇLARI

5520 sayılı KVK 1 inci maddesinde sermaye şirketlerinin kurumlar vergisine tabi olduğu KVK 2 inci maddesinde ise sermaye şirketleri açıklanmış 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim şirketlerin sermaye şirketi olduğu zikredilmiştir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ıncı maddesinde, kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun "Bilanço esasında ticari kazancın tespiti" başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasında, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı belirtilmiştir.  

            Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde her nevi hisse senetlerinin kar payları menkul sermaye iradı sayılarak anonim şirketlerin ortaklarına dağıttığı karların menkul sermaye iradı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Son olarak KVK ve GVK’de  vergi kesintisi nasıl yapılacağı, Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, Gelir Vergisi Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendi ile kâr payları üzerinden yapılacak vergi kesintisine ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Şirket ortakları tarafından şirkete nakdi veya ayni olarak konulan sermayenin TTK hükümlerine göre işletmeden çekilip ortaklara geri verilmesi suretiyle yapılacak sermaye azaltımında mükellefiyet türüne (Tam-Dar Mükellef) bakılmaksızın vergileme işlemi yapılmayacaktır.

Anonim şirket sermayesine eklenen, yeniden değerleme değer artış fonu ya da iştirakler yeniden değerleme değer artış fonu kullanılarak yapılacak sermaye azaltımında ortaya çıkması beklenen muhtemel vergisel sonuçlar anlatılmadan önce aşağıda konu ile ilgili mevzuat açıklamalarına yer verilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin Mülga (5024 Sayılı Kanunun 2 inci maddesiyle değişmeden önceki başlık) "Yeniden Değerleme" başlıklı bölümünün birinci fıkrasının;

- 4 üncü bendinde, "... Mükellefler değer artışını, pasifte özel bir fon hesabında gösterirler. Kurumlar vergisi mükellefleri, değer artışının tamamını sermayelerine ilave edebilirler. Bu suretle sermayeye eklenen değer artışları, ortaklar tarafından işletmeye ilave edilmiş kıymetler olarak kabul edilir. Değerleme yapılan kuruma iştirak eden işletmelerin aktifinde bu nedenle meydana gelen artışlar ise pasifte özel bir karşılık hesabında gösterilir ve bu karşılık sermayenin cüzü addolunur. Karşılık hesabında gösterilen değer artışı kurumlar tarafından sermayeye eklenebilir. Bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz."

- 7 nci bendinde ise, "Değer artış fonu, sermayeye ilave dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemin yapıldığı dönem kazancıyla ilişkilendirilmeksizin bu dönemde vergiye tabi tutulur. Gelir vergisi mükelleflerince ayrılan değer artış fonu başka bir hesaba aktarılamaz; aktarılması veya sermayeye ilave edilmesi halinde işletmeden çekilen değer olarak kabul edilir." hükmü yer almaktadır.

Yukarıda ki hükümlerden anlaşıldığı üzere sermaye azaltımının yeniden değerleme değer artış fonu ya da iştirakler yeniden değerleme değer artış fonundan yapılması halinde  bu tutarların işletmeden çekildiğinin kabul edilerek kurumlar vergisine tabi tutulması ve vergi sonrası dağıtılan kazancın da kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.

Anonim şirketlerin sermaye azaltımını daha önceki yıllarda şirket sermayesine eklenmiş olan geçmiş yıl karlarını kullanarak yapması ve azaltılan miktarın ortaklara dağıtılması durumunda, kar dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılması gerekmektedir.

Sermaye dağıtımın önceki hesap döneminde şirket sermayesine eklenen 5520 sayılı KVK 5 inci madde gereği istisna edilen kazançların kullanılarak yapılması halinde (şarta bağlı istisna olarak düzenlenen KVK 5/1-e maddesinde ki istisna kazanç hariç) kar dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılması gerekmektedir.

KVK 5/1-e maddesinin düzenlenme gerekçesinin; İstisnanın temel amacı kurumların mali yapılarının güçlendirilmesinin teşviki olduğundan bu kazanç kullanılarak yapılacak sermaye azaltımının, maddenin düzenlenme gerekçesine aykırı olması hasebiyle öncelikle  istisna edilen tutarın kurumlar vergisine tabi tutulması ve kurumlar vergisi sonrası kalan tutarın  kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.

4. GELİR İDARESİNİN GÖRÜŞÜ VE UYGULAMA ÖRNEĞİ

Makalemizde genel olarak anonim şirketlerin sermaye azaltma nedenleriyle, bu azaltımın yapılabileceği kaynaklar açıklanmış ve muhtemel vergileme sonuçları anlatılmıştır.

Sermaye azaltımı değişik kaynaklardan yapılabilmekte, kullanılan sermayenin kaynağına göre vergisel sonuçlar değişmektedir. Bu kaynakların birkaçının birlikte olduğu durumlarda azaltma işleminin hangi sırayla yapılması gerektiği konusunda kanuni bir düzenleme bulunmamaktadır.

VUK 413 maddesinde Mükelleflerin, Gelir İdaresi Başkanlığından veya bu hususta yetkili kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile izahat isteyebileceği düzenlenmiştir. Mezkur madde gereği mükellefler Maliye Bakanlığından muhtelif zamanlarda konuyla alakalı özelge talebinde bulunmuştur.

Maliye bakanlığı mezkur madde hükmü gereği konuya ilişkin vermiş olduğu özelgeler de kanunen sermaye azaltma işleminde mevcut bir sıra düzenlemesi olmaması rağmen sermaye azaltım işleminin belirli bir sıraya göre yapılması gerektiği görüşünü benimsemiştir.

Bu özelgelerde sermaye azaltımının;

  • Öncelikle, kurumlar vergisine ve vergi sonrası dağıtılan kazancın ise kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesaplardan karşılanması,
  • Devamında, sadece kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulacak hesapların kullanılması,
  • Son olarak ise, işletmeden çekilmesi halinde vergilendirilmeyecek olan ayni ve nakdi sermayenin işletmeden çekildiğinin kabulü,

şeklinde olduğu belirtilerek sıra tahsis edilmiştir.

Makalemizin 3.kısmında anlattığımız vergisel sonuçlar ve özelgeler dikkate alınarak hazırlanan aşağıdaki örnek konunun kavranması için yararlı olacağını düşünmekteyiz.

Anonim şirketin ödenmiş sermaye tutarının 26.000.000 TL’dir. Şirketimiz TTK hükümlerine uygun olarak 26.000.000 TL tutarındaki ödenmiş sermayesinin 6.000.000 TL’sini hisseleri oranında ortaklarına nakit olarak dağıtmak suretiyle sermayesini 20.000.000 TL’ye azaltmıştır.(BURAYA YMM VERGİ TEKNİĞİ OTURUMUNDA SORULMUŞTUR YAZSAM MI)

Ödenmiş Sermayenin Kaynakları

Tutar

Şirket kuruluşu sırasında ortaklar tarafından nakden ödenen tutar

20.500.000 ₺

Enflasyon düzeltmesi farkının sermaye eklenen tutarı

3.000.000 ₺

Geçmiş yıl karlarından sermayeye eklenen tutar

1.500.000 ₺

Kurumlar vergisinden istisna edilen gayrimenkul satış kazancı dolayısıyla sermaye eklenen tutar

1.000.000 ₺

Toplam Tutar

26.000.00

Şirketimizin 6.000.000 TL tutarındaki sermaye azaltımını hangi kaynaklardan yapacağı vergisel sonuçları etkileyeceği için önem arz etmektedir. Makalemizin 3. Kısmında anlattığımız ve bu kısımda değindiğimiz Maliye Bakanlığının verdiği özelgeler ışığında sermaye azaltımını şu sırayla yapması gerekmektedir.

 

SERMAYE AZALTIMI HALİNDE DAĞITIM SIRASI

1.SIRA

Enflasyon düzeltmesi farkının sermaye eklenen tutarı

2.SIRA

Kurumlar vergisinden istisna edilen gayrimenkul satış kazancı dolayısıyla sermaye eklenen tutar

3.SIRA

Geçmiş yıl karlarından sermayeye eklenen tutar

4.SIRA

Kurumlar vergisinden istisna edilen gayrimenkul satış kazancı dolayısıyla sermaye eklenen tutar

Sonuç olarak şirketimiz 6.000.000 TL’lik sermaye azaltımının;

  • 3.000.000 TL’lik kısmı, sermayeye eklenmiş enflasyon düzeltmesi farkından kaynaklandığı için bu tutarın hesap dönemi kazancı ile ilişkilendirilmeksizin 3.000.000 TL’nin kurumlar vergisine tabi tutulması ve dağıtılan kazanç, elde edenin hukuki niteliğine göre kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.
  • 1.000.000 TL’lik kısmı, Kurumlar vergisinden istisna edilen gayrimenkul satış kazancı dolayısıyla fona alınan tutarlardan kaynaklandığı için bu tutar için 5 yıllık süre kontrol edilecek işletmede  5 yıl bekleme süresi henüz dolmadıysa işletmeden çekildiği kabul edilecek ve elde edenin hukuki niteliğine göre kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.
  • 1.500.000 TL’lik kısmı ise önceki yıl karlarından sermayeye ilave edilen tutarlardan kaynaklanmaktadır. Dağıtılan bu tutarların elde edenin hukuki niteliğine göre kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.
  • 500.000 TL’lik kısmı ortaklar tarafından nakden ödenen tutardan karşılanmış olup bu tutar üzerinden vergi hesaplanmaması ve stopaj yapılmaması gerekmektedir.

Sonuç olarak sermaye azaltımı yoluyla işletmeden çekilen 3.000.000 TL kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Ortaklara nakden dağıtılan 5.500.000 TL (3.000.000+1.000.000+1.500.000=) üzerinden ise elde edenin hukuki niteliğine göre kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır.

5.SONUÇ

Uygulama da şirketler kanuni düzenlemenin olmadığı iddiasıyla vergiden kaçınma yolu olarak azaltılan sermayenin nakden veya aynen koydukları sermayeden kaynaklandığı ileri sürerek gerçekleştirmektedir.  

VUK 3’üncü maddesinde “Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır.” Hükmü dikkate alındığında 3 üncü kısımda değinilen mevzuat ve kanun gerekçileri de düşünüldüğünde Maliye Bakanlığının vermiş olduğu özelgeler deki sıranın izlenmesi gerekmektedir. Bunun haricinde bir sırayla işlem gerçekleştirildiğinde olası vergi incelemelerinde şirketlerin vergi tarhıyat ve vergi zıyaı ile karşı karşıya kalmaları kaçınılmazdır.

Kaynakça

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

213 Sayılı Vergi Usul Kanunu

02.12.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM