YAZARLARIMIZ
Emre Özerçen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
info@emreozercen.com



Adi Ortaklıklar Ticaret Şirketine Dönüşebilir Mi? Vergi İstisnalarından Faydalanabilir Mi?

Değerli okurlar, işletmelerin günümüzde faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan iki temel unsur kuşkusuz bilgi ve sermayedir. Tek bir yüklenici tarafından yapılması mümkün olmayan projelerde şirketler, şirketler ile veya şahıslar ile bilgi ve sermayelerini ortak bir ekonomik amaç için bir araya getirip ortaklık oluşturabilirler. Bu şekilde ortak bir gaye için oluşturulan ortaklık türlerinden biride adi ortaklıklardır.

Ticaret hayatını önemli ölçüde etkileyen ve uygulamada çokça örneklerine rastladığımız Adi ortaklıklar Borçlar Kanununun 620–645 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Adi ortaklıkların tüzel kişiliği olmadığı gibi gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmaları da söz konusu değildir. Adi ortaklıklarda ortaya çıkan kâr veya zarar, adi ortaklığı oluşturan ortaklar tarafından hisseleri oranında kendi kazançlarına dahil edilerek vergilenmektedir. 

İş ortaklıkları ise Kurumlar Vergisi Kanununda ayrı bir kurum olarak değerlendirilip tüzel kişiliği olup olmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisi mükellefi olarak sayılmaktadırlar.

Kurumlar kuracakları ortaklıkları Borçlar Kanununa göre adi ortaklık olarak veya Kurumlar Vergisi Kanununa göre iş ortaklığı şeklinde kurabilirler.

Adi Ortaklıklar Tür Değiştirebilir Mi Veya Sermaye Şirketine Devredilebilir Mi?

Düşük maliyet ile kolayca kurulabilmesine rağmen, ortaklığın kişisel sorumluluğu, devamlılığı olmaması vb. sebepler ile uzun soluklu ticari yaşamda tercih edilmeyen adi ortaklıkların ortaklar tarafından sermaye şirketlerine dönüşümü veya devri sıkça gündeme gelmektedir. Ancak ortaklığın tüzel kişiliğinin olmaması sebebiyle tür değişikliği veya ortaklığın devri konusunda tereddütler ortaya çıkmaktadır.

Ticari işletmelerin birleşmeleri ve tür değiştirmeleri TTK’nun 194.maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre; Bir ticari işletme, bir ticaret şirketiyle, onun tarafından devralınmak suretiyle birleşebilir.

Aynı kanunun 11.maddesinde ise ticari işletmenin tanımı yapılmış olup, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir denilmektedir.

Ticari bir işletmenin tanımından yola çıkarak kurulan adi ortaklıkların faaliyetlerinin devamlılık arz etmediği ve ortaklığın yapısının ticari işletmenin unsurlarını taşımadığı ve ticaret sicilinde tescil edilemediği için sermaye şirketine devri veya tür değiştirmesi hususunda yapılan talepler reddedilmektedir.

Ancak İç Ticaret 2009/2 tebliğde ‘’Tüzel kişiliği haiz ticaret şirketlerinin müştereken belli bir amacı gerçekleştirmek ve kâr elde etmek için kurdukları ve müştereken yönettikleri tüzel kişiliği bulunmayan ortaklıklar aracılığıyla işletilen ticarî işletmeler talep edilmesi hâlinde ticaret siciline tescil edilir ifadesi yer almaktadır. ‘’ Ticaret Bakanlığı ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği bulunmayan bir ortaklık yapısı ile işlettikleri ticari işletmelerin tür değişikliği yoluyla ticaret şirketine dönüştürülebileceği görüşündedir. Bu sebeple ortakları tüzel kişi olan adi ortaklıkların tür değişikliği başvuruları değerlendirilse de ortaklık yapısında gerçek kişi bulunan adi ortaklıklara ait başvurular reddedilmektedir.

Adi Ortaklıkların Sermaye Şirketine Dönüşmesi Halinde KDV ve Gelir Vergisi

Ticari hayatta özellikle inşaat sektöründe çok sık rastladığımız şirketlerin bilgi ve sermayelerini birleştirdiği ve belirli bir proje özelinde kurulan adi ortaklıkta ortaklar ilgili proje tamamlandıktan sonra iş bitirme belgesinin kullanılması, ortaklık yapısının devam ettirilmek istenmesi vb. sebepler ile ortaklığı tür değişikliği veya devir yolu ile sermaye şirketine dönüştürmek isteyebilir. Bu noktada ortaklığın tür değişikliği veya devrinin yapılması halinde ortaklığın vergi kanunları karşısındaki durumu önem arz etmektedir.

KDV İstisnası

2018 yılına kadar adi ortaklıklar ile ilgili KDV istisnasına dair özel bir mevzuat bulunmamasına rağmen, 7104 sayılı Kanunla KDV Kanunu’nun 17/4-c maddesine eklenen hüküm çerçevesinde adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri KDV’den istisna tutulmuştur. Ayrıca yüklenilen ve indirilemeyen vergiler, faaliyete başlayan veya devir ve bölünme sonrasında devredilen veya bölünen kurumların varlıklarını devralan mükellefeler tarafından mükerrer indirime yol açmayacak şekilde indirim konusu yapılır ifadelerine yer verilerek ortaklığın devreden KDV’sinin yeni kurulacak şirket tarafından indirim konusu yapılmasına imkan tanınmıştır.

Gelir Vergisi

Vergilendirilmeyecek değer artışı kazançları Gelir Vergisi Kanunun 81.maddesinde düzenlenmiştir. GVK’nun 81/2.maddesinde kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması işlemleri sebebiyle vergi aranmayacağını hüküm altına almıştır.

Bu kapsamda ortaklık yapısı gerçek kişilerden oluşan adi ortaklıklar ferdi işletme kapsamında değerlendirilip ticaret şirketlerine dönüşümü veya devri halinde görüşümüze göre gelir vergisi aranmaması gerekmektedir. Geçmiş dönemde idarenin aksi yönde özelgeleri bulunsa da İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 28.04.2022 tarih 474397 sayılı özelgesinde adi ortaklığın aktif ve pasifiyle bir bütün halinde devredilmesi durumunda Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesi hükmünden yararlanma imkânı bulunduğu görüşünü bildirmiştir.

Sonuç olarak mükelleflerin bu tarz ortaklıklılar oluştururken eğer yapının devam edebileceği ve ortaklığın sermaye şirketine dönüştürülebileceği öngörülüyor ise hukuken adi ortaklık statüsünde olsa da kuruluş aşamasında iş ortaklığını tercih etmelerini öneriyoruz. Ticaret sicilde ortaklarının tüzel kişi olması halinde ticari işletme olarak tescil edilebilecek kurumlar vergisi mükellefi olan iş ortaklıklarının sermaye şirketine dönüşmesi halinde ise bu işlem Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesi kapsamında gerçekleştirilen bir devir işlemi olarak kabul edilecek ve anılan Kanunun 20 nci maddesinde belirtilen şartlara uyulduğu takdirde, devir nedeniyle doğan kârlar hesaplanmayacak ve vergilendirilmeyecektir. Böylelikle iş ortaklıkları sermaye şirketine dönüşmesi halinde hem KVK’nu hem de KDV kanununda belirtilen istisnalardan faydalanabilecektir.

Kaynakça:

  • Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 30.11.2016 tarih ve 90792880- 155.13.04.01(2015/4041) – 405748 sayılı özelge
  • Ticaret Bakanlığı https://ticaret.gov.tr/ic-ticaret/sirketler/sirket-bilgiler
  • İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 28.04.2022 tarih ve
    474397 sayılı özelge

06.06.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM