YAZARLARIMIZ
Emre Özerçen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
info@emreozercen.com



Alt İşveren İlişkisinin Tanımı ve Benzer Kavramlar İle Karşılaştırılması

İnşaat sektöründe Müteahhit firmalar proje bazında bir takım zorluklar ile karşılaşabirler. İşyerinde işçi devir hızının süreyle ters orantılı olarak fazla olması, çalışma sahasının genişliği, çalışanların ve malzemelerin sürekli hareket halinde bulunması, zorlu iklim koşullarında çalışmaların devam etmesi sektörün kendine özgü zorlukları olarak nitelendirilebilir. Bu tarz süre ile yarışılan işlerde Müteahhit (Yüklenici) tarafından işin bir bölümü başka bir işverene verebilir. Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları çalıştıran üçüncü kişiye alt işveren denir. Özellikle inşaat ve sanayi sektörlerinde yapılan hizmet alım ihalelerinde alt işveren ilişkisi sıklıkla başvurulan bir yoldur. Alt işveren uygulamaları, sadece ülkemizde değil, tüm dünyada yaygınlaşan bir üretim yöntemi olarak hızlı bir gelişme göstermektedir. Rekabetin uluslararası boyutu ve hızı karşısında bu gelişim kaçınılmaz olarak devam edecektir.

Alt işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye ise asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Asıl İşveren ile alt işveren işçisi arasında herhangi bir iş sözleşmesi yoktur. Alt işverenin işçisi, kendi işverenine karşı sorumludur. Fakat işçilerin hak kaybını önleyebilmek  için 4857 sayılı İş kanununun 2.maddesinde asıl işverende alt işveren ile birlikte alt işverenin işçilerine karşı müteselsilen sorumlu tutulmaktadır.

ALT İŞVEREN-TAKIM SÖZLEŞMESİ KARŞILAŞTIRMASI

4857 sayılı Kanunun 16.maddesine göre takım sözleşmesi birden çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen bu işçilerden birinin, takım kılavuzu sıfatı ile İşveren ile yapmış olduğu sözleşmeye denir. Takım sözleşmesinde, takımı meydana getiren işçilerden biri takımı temsilen işveren ile bir iş sözleşmesi yapmakta, bu sözleşme ile kendi iş sözleşmesini işverenle doğrudan doğruya yapmış olduktan sonra, BK.m.110’a göre başkasının fiilini taahhüt bağlamında takım sözleşmesinde isimleri yazılı işçilerden her birinin gelip işe başlayacakları taahhüdünde bulunmaktadır. Sözleşmede isimleri yazan işçilerin gelip işe başlamasıyla da, işveren ile her bir işçi arasında iş sözleşmesi yapılmış sayılmaktadır. Takım sözleşmesinde, takım liderinin diğer üyelere karşı işveren niteliği bulunmamaktadır. İşveren takım üyelerinin ücretini her bir işçi için ayrı ayrı ödemek zorundadır. Alt İşveren ilişkisinde ise, alt işverenin kendi işçileri ile arasında iş sözleşmesi söz konusu olup, asıl işveren ile arasında iş sözleşmesi (işçi-işveren ilişkisi) bulunmaz. Alt işverenin işçileri, işin gerektiği şekilde ifa edilmesinde, alt işverene karşı sorumludur. Takım sözleşmesinde ise, takımı oluşturan işçiler asıl işverene karşı sorumludur.

ALT İŞVEREN-GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

Geçici iş ilişkisi 4857 sayılı kanunun 7.maddesinde düzenlenmiştir. İşveren, devir sırasında yazılı rızasını almak suretiyle bir işçiyi; holding bünyesi içinde veya aynı şirketler topluluğuna bağlı başka bir işyerinde veya yapmakta olduğu işe benzer işlerde çalıştırılması koşuluyla başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devrettiğinde geçici iş ilişkisi gerçekleşmiş olur. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren işçiye  talimat verme hakkına sahip olup, işçiye sağlık ve güvenlik risklerine karşı gerekli eğitimi vermekle yükümlüdür. Geçici iş ilişkisi altı ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde en fazla iki defa yenilenebilir. İşverenin, ücreti ödeme yükümlülüğü devam eder. Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, işçinin kendisinde çalıştığı sürede ödenmeyen ücretinden, işçiyi gözetme borcundan ve sosyal sigorta primlerinden işveren ile birlikte sorumludur.

Alt işveren ilişkisinde, asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşmenin konusu asıl işverenden alınan işin alt işverenin kendi işçileri ile yapımı iken geçici iş ilişkisinde ödünç verenin ödünç alana karşı bir işin ifası yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ödünç (Geçici) işçi vermede, ödünç veren ile ödünç alan arasındaki sözleşme bir işçi verme sözleşmesidir.

Sonuç itibariyle, işverenler seri ve kaliteli üretim yapabilmek için üstlendikleri işlerde kendi alanında uzmanlaşmış, alt işverenler ile çalışmayı tercih etmektedir.  Bir işin alt işverene devrindeki temel mantık işin uzman tarafından yapılmasını sağlamaktır. Asıl işveren ile alt işveren ilişkisinden söz edebilmek için, alt işveren işi, işveren sıfatı taşıyan diğer bir işverenden (Asıl İşveren) almış olmalıdır. Kendisi de işçi çalıştıran bir işveren olmalıdır. Asıl işin bir bölümü işin gereği uzmanlık gerektiren işlerden olmalı veya işyerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerden olmalıdır. Alt İşveren işçilerini sadece, asıl İşverenin işyerinde çalıştırılmalıdır. Alt İşveren işçilerini başka işverenlere ait birden çok işyerinde çalıştırılmamalıdır. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

29.01.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM