Emre Özerçen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
emreozercen@hotmail.com
TMS 18 Nolu
Standarda Göre Hasılatın Ölçümü Ve Muhasebeleştirilmesi
Tarih:
26.01.2012
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile birlikte muhasebe uygulamalarında köklü
değişikliklere gidilmiştir. Bu düzenlemeler ülkemizin Uluslararası muhasebe
standartlarıyla uyumunu sağlamaktır. Temel standartlardan biri olan TMS 18 nolu
hasılat standardı ise, işletmenin belli bir faaliyet döneminde elde ettiği
hasılatın ne şekilde muhasebeleştirilip gelirlere alınacağını ve nasıl
ölçüleceği anlatmaktadır.
Standartta ki tanımıyla hasılat, ortakların sermayeye katkıları dışında,
özkaynakta artışla sonuçlanan ve işletmenin dönem içindeki olağan
faaliyetlerinden elde edilen brüt ekonomik fayda tutarıdır. Mal satışları,
hizmet sunumları ve işletme varlıklarının başkaları tarafından kullanılmasından
sağlanan faiz, isim hakları ve temettülerden kaynaklanan gelirlerin
muhasebeleştirilmesinde TMS 18 hasılat standardı uygulanır. Bu standartta
hasılat alınan veya alınacak olan bedelin gerçeğe uygun değeri ile
ölçülür.
Yine standarttaki tanımıyla gerçeğe uygun değer; bir hizmetin veya malın
karşılıklı pazarlık ortamında bilgili ve istekli gruplar arasında bir varlığın
el değiştirmesi ya da bir borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkması gereken
tutardır.
Hasılatın ölçülmesindeki kriterlerden biride vade yönündendir. Satışların vadeli
veya vadesiz olması ayrımıdır. Bu ayrım hasılatın muhasebeleştirilmesi ve gelire
alınma bakımından farklılık arz etmektedir. İşlemin vadeli veya vadesiz olması,
vadeli satışlardaki gelirin içerisinde yer alan örtük durumdaki faiz gelirini
ayrıştırıp gerçek satış bedelinin bulunması bakımından önemlidir.
|
Hasılatın Ölçümü |
Gerçeğe Uygun
Değer |
Muhasebeleştirme |
|
Vadeli Satışlar |
Vadeye kadar Iskonto Edilmiş Tutarı |
V.Farkı Faiz Hasılatı
Kalanı Satış Hasılatı |
|
Vadesiz Satışlar |
Satışın Kendisi |
Satışın Tamamı Hasılat |
Standart’a göre Mal satışına ilişkin olarak hasılatın gelir olarak
değerlendirilebilmesi için aşağıda yer alan şartların yerine gelmesi durumunda
hasılat olarak gelirlere kaydedilip muhasebeleştirilir. Bu şartlar;
a.)Malların sahipliği ile ilgili risk ve getirilerin alıcıya devredilmiş olmalı;
b.) İşletmenin sahip olduğu mallar üzerinde yönetim etkinliğini sürdürmemesi;
c.) Hasılat tutarının güvenli bir biçimde ölçülmesi;
d.) İşleme ilişkin ekonomik yararların işletmece elde edilmesinin muhtemel
olması;
e.) İşleme ilişkin maliyetlerin güvenilir biçimde ölçülebilmesi.
Standard’a göre hizmet satışına
ilişkin olarak bazı şartlar yerine geldiğinde hasılat olarak gelirlere
kaydedilip muhasebeleştirilir. Standartta bu şartlar;
a.)
İşleme ilişkin ekonomik
yararların işletme tarafından elde edilmesinin muhtemel olması;
b.)
Raporlama dönemi sonu
itibariyle işlemin tamamlanma düzeyinin güvenilir biçimde ölçülebilmesi;
c.)
İşlem ile ilgili
katlanılmış ve işlemin tamamlanması için katlanılacak maliyetlerin güvenilir
biçimde ölçülebilmesi.
Bu durumda, bilanço tarihinde hizmetin tamamlanma düzeyi dikkate alınarak
mali tablolara alınır.
Bazı durumlarda Hizmetin sunumuna ilişkin işlemin sonucun güvenilir biçimde
tahmin edilemeyebilir. Bu gibi durumlarda hasılat ancak finansal tablolara
giderlerin geri kazanılabilir tutarı kadar yansıtılır. İşlemin sonucu
güvenilir biçimde tahmin edilmediğinden finansal tablolara kar yansıtılmaz.
Diğer
Gelirlerin “Faiz, isim hakları ve temettüler” ölçülmesinde ise aşağıda ki
şekildedir.
İşlemle ilgili ekonomik yararın
işletme tarafından elde edilmesinin muhtemel olması ve hasılat tutarının
güvenilir biçimde ölçülebilmesi halinde;
Faiz;
TMS 39/9.paragrafta belirlenen
etkin faiz yöntemine göre muhasebeleştirilir.
İsim Hakları;
İlgili sözleşmenin özü dikkate alınarak tahakkuk esasına göre
muhasebeleştirilir.
Temettüler;
hissedarların tahsil etme
hakları ortaya çıktığında finansal tablolara yansıtılır.
Etkin Faiz Oranı:
Finansal
aracın beklenen ömrü boyunca gelecekteki tahmini nakit ödeme veya tahsilatları
tam olarak net defter değerine indirgeyen orandır.
Bugünkü Değer =
Gelecekteki Değerler
(1+Dönemsel Etkin Faiz Oranı) (Vadeye Kalan Süre)
Vadeli Mal Satışına İlişkin
Örnek Uygulama
Demir İşletmesi X malını
01.09.20.. tarihinde 3 ay vadeli olarak 10.000-TL’sı+KDV
bedel karşılığında satmıştır.
Piyasa(Sektör) faiz oranı : %10
dur.
Peşin Satış
Değeri = (10.000/(1,01)3) =
9.705,90-TL.
Faiz Tutar
= 10.000,00-9.705,90=294,10-TL.
01.09.20XX tarihli Satış Kaydı
|
|
Borç |
Alacak |
|
120-Alıcılar Hs. |
11.800,00 |
|
|
128-Ertelenmiş
Vade Farkı Geliri* |
|
294,10 |
|
391 (368)
-Hesaplanan KDV |
|
1.800,00 |
|
600-Yurtiçi
Satışlar |
|
9.705,90 |
|
|
XX |
XX |
30.09.20xx tarihli muhasebe kaydı
(10.000/(1,01)2 -9.705,90=
97.06-TL.
|
|
Borç |
Alacak |
|
128-Ertelenmiş
Vade Farkı Geliri* |
97,06 |
|
|
664-Diğer
Alacaklardan Vade Farkı Geliri* |
|
97,06 |
|
|
XX |
XX |
* Taslak halindeki
muhasebe hesap planından alınmıştır.
İşletmeler, hasılatlarını
muhasebeleştirirken ürün ve hizmet çeşitlerindeki farklılaşmadan dolayı dikkatli
olmalıdır. Vadeli bir satış sözleşmesinde örnek uygulamada belirttiğimiz gibi
vade farkı, satış gelirinden ayrı olarak muhasebeleştirilmelidir. Mal satışı,
hizmet sunumu ve diğer gelirlerin ölçülmesinde hasılat standardına göre yapılmış
olan muhasebe kayıtları doğrultusunda oluşturulan mali tablolarda, işletmenin
satış hasılatı ve brüt satış karlılığı gerçeğe uygun olarak yansıtılacaktır.
Hizmet satışlarında ise, hizmetin gerçekleştirilebilmesi için katlanılan maliyet
ve giderler ölçülebildiği takdirde muhasebeleştirilmelidir. Yapılan hizmet,
katlanılan maliyet ile eşleştirilip, hizmet tamamlandıkça tamamlanma yüzdesine
göre gelir kaydedilmelidir.
Kaynak:
www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya
elektronik ortamda kaynak
göstermeden yayınlanamaz.
Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal
işlem yapılacaktır .)