YAZARLARIMIZ
Emre Karaoglu
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
emrekaraoglu27@hotmail.com



Koronavirüs Sürecinde İşçi-İşveren Arasındaki İletişim ve Yasal Yazışmalar

Koronavirüsün etkisini devam ettirdiği şu günlerde en çok “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” sloganını duyduk ve yeni normallerin neler olacağı konusunda tüm dünyadaki devlet otoritelerinin attığı veya atacağı adımları yakından takip eder olduk.

Bu süreçte işçi ve işveren arasındaki iletişim ve yasal yazışmaların da yeni bir yöne doğru gittiğine şahit olduk. İşveren çalışanı ile, işi veya çalışması ile ilgili tüm bilgilendirmeleri, tebligatları ve 4857 Sayılı İş Kanunu gereğince ödediği ücrete ilişkin ücret hesap pusulaları ve buna benzer birçok işlemi yazılı olarak veya birebir iletişim halinde olarak gerçekleştiriyordu.

Virüsün etkisiyle sosyal mesafe kurallarının vurgulanması üzerine birçok işveren, çalışanlarının salgından etkilenmemesi amacıyla önlemler almaya başladı. Bu önlemlere bir örnek olarak yukarıda belirttiğim tüm yazışma ve tebligatları da artık online olarak yapmak için günümüz teknolojisi ile yasal yollardan elektronik tebligat yapabilmek için çalışmalar hız kazandı.

Belli bir sayının üzerinde çalışanı olan veya geniş şube ağı ile birden fazla işyeri bulunan ve geniş sahalara yayılmış olan işverenler, çalışanlarına virüsten önceki günlerde yazılı olarak bizzat şahsına tebliğ ettikleri veya noter/posta yolu ile yaptıkları ihtarname, tebligat vb. işlemleri kayıtlı elektronik posta aracılığı ile yapmak için yıllardır bu işin yasal boyutunda tartışmalar yaşanıyordu.

Her ne kadar İş Kanunu’nda işçiye yapılacak tebligatların elektronik ortamdan yapılabileceği hususunda bir hüküm bulunmasa da, emsal mahkeme kararlarının çıkmasıyla birlikte birçok işveren özellikle bu yıl çalışanlarına kayıtlı elektronik posta temin etmek suretiyle tüm yazışmalarını elektronik ortama taşıdı.

Bu konuda İstanbul 14.İş Mahkemesi, 09.10.2019 tarihinde aldığı karar ile, işverenine dava açan bir çalışanın iş akdinin feshedildiğini kayıtlı elektronik posta üzerinden tebliğ edildiğinin geçerli bir bildirim sayılmayacağı iddiaları üzerine hakim açık ve net bir karar vererek emsal bir karar çıkmasını sağlayarak bu tartışmalara son noktayı koydu. Emsal mahkeme kararında “Kayıtlı Elektronik Posta Sistemine İlişkin Yönetmelik’te 15.maddede belirtilen, KEP delilleri senet hükmündedir ve aksi ispat edilinceye kadar kesin delil sayılır.” hükmünce işverenin çalışanına ait KEP hesabına yaptığı tebligatı noterden yapmış gibi kesin delil sayarak işçinin iddialarını çürütmüştür.

Kayıtlı Elektronik Posta uygulaması 6102 Sayılı TTK’nın 18.maddesi ile düzenlenmiş olsa da, işçi-işveren arasında yapılacak tüm yazışma ve tebligatların bu kanaldan yapılabilmesi için işçiden yazılı olarak KEP muvafakatnamesi alınmalıdır. Bu muvafakatnamede detayları açıkça belirtilen tüm konularda tebligat yapabilmek için, kendi başvurusu ile temin ettiği veya işverence temin edilmesine izin verdiği adresini işverenine bildirdiği KEP üzerinden tüm tebligat ve ücret pusulası gönderimi yapılabilmektedir.

Çalışan sayısı yüksek olan işyerlerinde kağıt ortamında her ay ücret pusulası dağıtmak için dahi birkaç personel çalıştırıldığını, ihtar ve ihbar tebligatlarının personele bizzat yazılı olarak noter veya posta yoluyla yapıldığını ve bunların ciddi maliyetler içerdiğini hesaba katacak olur isek, tüm bu işlemlerin KEP ile hızlı ve çok daha uygun maliyetlerle sağlanması, işin yasal boyutuna ek olarak işverenleri ve insan kaynakları yöneticilerini cezbetmektedir.

Lisanslı KEP sağlayıcı firmalar KEP delillerini en az 20 yıl boyunca saklamak mecburiyetinde olduğundan, zamanaşımı süresine yakın açılan davalarda dahi tüm gönderilerin yasal delilleri çıkarılabilmekte, mahkeme vb. talep eden kuruluşlara sunulabilmektedir.

Ayrıca KEP sağlayıcı firmalar müşterilerine özel yazılımlar sunarak, muhasebe programlarında oluşturulan ücret pusulalarının tek tuşla tüm personellerin KEP’lerine anında iletilmesi gibi hizmetler de sunmaktadır. İşverenler KEP iletisi gönderirken bizzat kendileri veya yetkilendirdiği yöneticilerinin elektronik imzaları aracılığıyla gönderim sağlandığından, ileti içerikleri ve ekleri bizzat ıslak imzalı gibi sayılmaktadır.

Yakın zamanda bu elektronik dönüşümü gerçekleştiren bir meslektaşınız olarak bu konuda ihtiyacınız olabilecek hususlar için e-mail yolu ile tarafıma ulaşabilirseniz sizlerle daha detaylı bilgiler ve emsal mahkeme kararlarını paylaşabileceğimi ve bu süreçte yaşadıklarımı anlatabileceğimi belirterek bu yazımı noktalamak istiyorum.

Sağlıkla kalın…

28.05.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM