YAZARLARIMIZ
Ayşe Çelikbaş
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
aysecelikbas@outlook.com.tr



E-Uygulamalar Kapsamında Muhasebe Standartlarına Uyumun Önemi

Her geçen gün zorunluluk kapsamı genişletilen elektronik uygulamalarla birlikte Muhasebenin Temel Kavramları, Muhasebe Standartları, Mali Tablolar İlkeleri ve Tek Düzen Hesap Planı gibi başlıklar daha da ön plana çıkacaktır.

 Kağıt ortamındaki sürecin yalnızca şekil değiştirerek elektronik ortama taşınmasından ibaret olan e- uygulamaların her aşamasında VUK, TTK ve ilişkili olunan diğer mevzuat hükümlerinde yer alan usul ve esaslara eksiksiz uyulmasına dikkat edilmelidir. 

Uygulayıcılar tarafından, vergi mevzuatında yer alan defter tutma ve kayıt zamanıyla ilgili hükümlere uymanın tek başına yeterli olduğu kabul görebilmektedir. Vergi kanunlarına uygun olarak vergi matrahının tespit edilmesi ve buna yönelik mali tabloların hazırlanması aşamasında TTK’ da ve diğer mevzuatta yer alan hükümlerin gözden kaçırıldığını zaman zaman gözlemlemekteyiz.

Tek Düzen Hesap Planının hatalı veya eksik uygulama alanı bulduğu içeriklerin başında Brüt Satış Hasılatını oluşturan kalemler gelmektedir. Muhasebe Standartları ve Tek Düzen Hesap Planı belli bir sisteme ve mantığa göre oluşturulmuştur. Bu mantık ve çerçevenin dışına çıkılması hallerinde oluşacak mali tablolar hedeflenen amacın dışında ve usulsüz düzenlenmiş kabul edilecektir. Kayıtların, doğru hesaplarda takip edilmesi ve mevzuata uyarlı olması e– süreçler bakımından ayrı bir önem arz etmektedir.

E-uygulamalara dahil olma zorunluluğu kapsamında belirleyici kriterlerden biri brüt satış hasılatıdır. İlgili yıl gelir tablosunda işletmenin brüt satışları ile ilişkilendirilmesi gereken tutarların da brüt satış hasılatının hesaplanmasına dahil edilmesi hususuna özen gösterilmelidir.

1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde, mükelleflerin muhasebe sistemlerinde uymakla yükümlü bulundukları kurallar belirlenmiş ve brüt satışlar; "işletmenin esas faaliyetleri çerçevesinde satılan mal ya da hizmetler karşılığında alınan ya da tahakkuk ettirilen toplam değerleri kapsar. Satılan mal ve hizmetlerle ilgili sübvansiyonlar, satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farkları, vergi iadeleri brüt satışlar içinde gösterilir. Brüt Satışlara Katma Değer Vergisi dahil edilemez." şeklinde açıklanmıştır.

Devlet destek ve teşvikleri, satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farkları, vergi iadeleri, mali yardımlar, ihracatla ilgili fiyat istikrar destekleme primi gibi hasılat kalemlerinin brüt satış hasılatı hesabına dahil edilmemesi yönünde hatalı yorumlamalar ve uygulamalar ile sıklıkla karşılaşmaktayız

Hazinece karşılanan destek ve teşviklerin kurum kazancının tespitinde hasılat olarak dikkate alınmaması, söz konusu tutarların 602 Diğer Gelirler Hesabında izlenmesi gerekirken,  649 Diğer Olağan Gelir ve Karlar Hesabında kayda alınması belirlenmiş ilkelere ve tanımı yapılmış kavramlara aykırıdır.

İhracatla ilgili ortaya çıkan olumlu veya olumsuz kur farklarının dönem içi (cari dönem) veya sonraki dönemler ayrımına dikkat edilmeden mali tablolara yansıtılması da bir diğer dikkatlerden kaçan konudur.

Dönem içerisinde lehte oluşan kur farkı,  601 Yurtdışı Satışlar Hesabında, sonraki dönemlerde ortaya çıkan ve lehte oluşan kur farkı,  646 Kambiyo Gelirleri Hesabında takip edilmelidir. Dönem içerisinde aleyhte oluşan kur farkı, 612 Diğer İndirimler Hesabında, sonraki dönemlerde ortaya çıkan ve aleyhte oluşan kur farkı, 656 Kambiyo Zararları Hesabında takip edilmelidir.

Hiç satış içermeyen bir işlemin, gelir tablosunun satışlar bölümünde gelir kaydı gözükmesine sebep olacağı, yersiz gelir artışına sebebiyet verileceği, dipnotta açıklama yapılmasının gereksiz ve kafa karıştırıcı yorumlara sebep olacağı doğrultusundaki yorumlamalar kullanıcıları hatalı uygulamalara yönlendirmektedir. 600 - 601 veya 602 nolu hesapta izlenmesi gereken bir hareketin gelir tablosuna yansıyan başka bir hesapta izlenmesi Gelir Tablosu İlkelerine uyumsuzluk yaratacak ve kullanıcıları analizde hataya düşürecektir.

Hazineden karşılanan prim tutarları, işverenler bakımından gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Devlet teşvikleri, hissedarlar dışındaki bir kaynaktan elde edilir ve özkaynak ile ilişkilendirilmez. İşletmenin belirli şartları yerine getirmesi karşılığında verilen destek ve teşvikler, karşılanması amaçlanan maliyetlerle ilişkilendirilmek üzere gelirin oluştuğu dönemlerde gelir tablosuna alınarak muhasebeleştirilir.

Gelir Tablosunda Faaliyet Karı veya Zararı, işletmenin faaliyetleri sonucu ulaştığı rakamı göstermektedir. (brüt satış kârı veya zararı - faaliyet giderleri). İşletmenin esas faaliyeti alanındaki başarısının veya başarısızlığının göstergesi olan faaliyet karı veya zararı, yöneticiler ve kredi verenler açısından karar aşamasında önemli bir belirleyicidir.

Örneğin, Sigorta prim desteklerinin tamamı ilgili döneminde faaliyet giderleri kapsamında gelir tablosuna yansıyorken, Hazinece karşılanan gider kısmının doğru gelir hesabıyla ilişkilendirilmeden gelir tablosuna aktarılması (602 hesap yerine 649 hesap kullanılması) gelir tablosunun matematiğine ters düşerek Faaliyet Karı veya Zararının yanlış oluşmasına sebebiyet verecektir. 

Bu ayrımlara dikkat edilmeden oluşturulacak mali tablolar düzenleyicileri açısından usulsüz, kullanıcıları açısından da yanıltıcı olacaktır.

KDV Matrahının gelir tablosu rakamları ile tutması gerekiyor diye bir kural yoktur. Tutarsızlık için beyanname ekinde verilen gelir tablosundaki dip notlarda açıklama yapılması yeterli olacaktır.

Brüt satışlar tutarının, e- uygulamalara geçiş sürecindeki etkisi nedeniyle yazı içeriğinde özellikle ilgili hesaplara vurgu yapılmıştır. Ancak muhasebeye konu her bir hareketin, ait olduğu hesapta takibi ve mali tabloları oluşturan her aşamanın birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu göz ardı edilmemelidir.

Belirlenen muhasebe standartlarına, tek düzen hesap planına ve mali tablolara ilişkin usul ve esaslara uymak zorunda oldukları halde, buna uymayanlar hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun ilgili hükümleri uyarınca cezai işlemler uygulanmaktadır. (VUK kapsamında 2019 yılı için İşlem başına özel usulsüzlük cezası 7.000 TL)

Ağır cezai yaptırımlar ile karşılaşılmaması bakımından, e-uygulama süreçlerinde VUK, TTK ve ilgili diğer mevzuat hükümlerinin yanı sıra Muhasebe Standartları, THP, Muhasebenin Temel Kavramları ve Mali Tablolar İlkelerinin gözden geçirilmesi yararlı olacaktır.

Halihazırda işletmelerin bünyesinde yok ise işletmenin büyüklüğüne yönelik bir muhasebe sistemi - organizasyon yapısı kurulması ve dışarıdan etkin bir denetim ve danışmanlık mekanizması ile desteklenmesi e- uygulama sürecine olumlu katkı olacaktır. Birçok işletme tarafından maliyetli bulunsa da iyi işleyen bu yapılar, karşılaşılması olası ceza tutarlarından daha maliyetli olmayacaktır. 

E-dönüşüm sayesinde uygulamada çoklu düzen olarak karşımıza çıkan muhasebenin, tek düzene uyumu geç de olsa sağlanmış olacaktır.

İlgili mevzuat hükümleri gereği;

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler belirlenmiş olan muhasebe usul ve esaslarına uymakla yükümlüdürler. İşletmeler, muhasebe sistemlerini tek düzen hesap çerçevesi ve hesap planı doğrultusunda kurmak zorundadır. Hesapların çalışması hesap planı açıklamalarında belirtildiği gibi gerçekleşmelidir.

Finansal tablolar;

a) Türkiye Muhasebe Standartlarına uyularak düzenlenmelidir

 b) Açık ve anlaşılır olmalıdır

 c) Düzenli bir işletme faaliyeti akışının gerekli kıldığı süre içinde çıkarılmalıdır.  

Dürüst resim ilkesi gereği şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılmalıdır.

Mali tablolarda yer alan bilgilerin karar vericiler tarafından en iyi şekilde ve süratle kullanılabilmesi için bu tabloların anlaşılabilir, ihtiyaca uygun, güvenilir, karşılaştırılabilir olması, zamanında düzenlenmesi gerekmektedir.

Gelir tablosu ilkelerinin amacı; satışların, gelirlerin, satışlar maliyetinin, giderlerin, kar ve zararlara ait hesapların ve belli dönemlere ait işletme faaliyeti sonuçlarının sınıflandırılmış ve gerçeğe uygun olarak gösterilmesini sağlamaktır.

Bütün satışlar, gelir ve karlar ile maliyet, gider ve zararlar brüt tutarları üzerinden gösterilirler ve hiç bir satış, gelir ve kar kalemi bir maliyet, gider ve zarar kalemi ile tamamen veya kısmen karşılaştırılmak suretiyle gelir tablosu kapsamından çıkarılamaz.

. Tek Düzen Muhasebe Sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamaların yer aldığı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde yer alan Hesap Planı açıklamalarına göre ;

6. GELİR TABLOSU HESAPLARI

60. BRÜT SATIŞLAR

      600. YURTİÇİ SATIŞLAR

      601. YURTDIŞI SATIŞLAR

      602. DİĞER GELİRLER

60 BRÜT SATIŞLAR; İşletmenin esas faaliyetleri çerçevesinde satılan mal yada hizmetler karşılığında alınan ya da tahakkuk ettirilen toplam değerleri kapsar. Satılan mal ve hizmetlerle ilgili subvansiyonlar, satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farkları, vergi iadeleri brüt satışlar içinde gösterilir. Brüt Satışlara "Katma Değer Vergisi" dahil edilmez. Brüt Satışlar; yurtiçi satışlar, yurtdışı satışlar ve diğer gelirler şeklinde bölümlenir.

602 DİĞER GELİRLER; İşletmenin korunması, ihracatı teşvik ya da hükümet politikasına uyma zorunluluğu karşısında oluşan işletmenin faaliyet hasılatındaki düşüklüğü veya faaliyet zararını gidermek için, sermaye katkısı niteliğinde olmayan, mali yardımlar (sübvansiyonlar), devletin bazı malları vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerden istisna etmesi yoluyla yaptığı yardımlar (vergi iadeleri) ve satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili fiyat istikrar destekleme primi vb.. hasılat kalemleri bu hesapta izlenir.

(7) MALİYET HESAPLARI; mal ve hizmetlerin planlanan biçim ve niteliğe getirilmesi için yapılan giderlerin toplandığı ve maliyet unsurlarına dönüştürülerek izlendiği hesaplardır.

(63) FAALİYET GİDERLERİ; İşletmenin esas faaliyeti ile ilgili bulunan ve üretim maliyetlerine yüklenmeyen araştırma ve geliştirme giderleri; pazarlama, satış ve dağıtım giderleri ve genel yönetim giderlerinden oluşan hesap grubudur. 7. grupta izlenen esas faaliyet dönem giderleri, yansıtma hesapları alacağı ile dönem sonlarında bu grupta yer alan hesaplara devredilir.

646 KAMBİYO KARLARI; Kambiyo karlarının izlendiği hesaptır. (İhracatla ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farkları bu hesaba değil, "601- YURT DIŞI SATIŞLAR" hesabına aktarılır.)

656 KAMBİYO ZARARLARI; Kambiyo zararlarının izlendiği hesaptır. (Borçlanma ile ilgili kur farkları bu hesaba alınmaz, finansman gideri olarak muhasebeleştirilir.)

649 FAALİYETLE İLGİLİ DİĞER OLAĞAN GELİR VE KARLAR; Diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karlar hesap grubundaki hesapların kapsamına girmeyen diğer olağan faaliyetlerden sağlanan gelir ve kârların izlendiği hesaptır. Bu hesapta kambiyo karları, menkul kıymet satış karları ve benzerleri izlenir.

679 DİĞER OLAĞANDIŞI GELİR VE KARLAR; İşletmenin ana faaliyet konusu dışında kalan ve arızi bir karakter taşıyan duran varlık satışlarından doğan karlar gibi gelir ve karların yer aldığı hesap kalemidir.

Kaynak,

Muhasebe Uygulamaları Genel Tebliği

213 sayılı VUK

VUK Genel Tebliğ (Sıra No:509)

GİB Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü 13.07.2017 Tarih 68554973-105[413-2016/9]-46343 Sayılı Özelge

13.11.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM