YAZARLARIMIZ
A. Murat Yıldız
Yeminli Mali Müşavir
Eski Gelirler Başkontrolörü
Eski Ankara Defterdar Yrd.
muratyildiz@yildizymm.com



6736 Sayılı Kanun Kapsamında İnceleme ve Tarhiyat Safhasındaki İşlemlere Yönelik İlk Akla Gelen Sorular ve Cevapları

Tarih: 10.10.2016 

1-

1-      6736 Sayılı Kanununa Göre İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Bulunan İşlemler Nelerdir?
 
6736        Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan düzenlemelere göre, kanun kapsamına giren 30.06.2016 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak;
 
a)      Kanunun yayımlandığı 19.08.2016 tarihinden önce başlanıldığı halde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemleri,
 
b)     Kanunun yayımlandığı tarihten önce pişmanlık talebi ile verilip, ödeme yönünden şartların ihlal edildiği beyannameler ile kendiliğinden verilen beyannameler için kesilen ve bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle tebliğ edilmemiş olan vergi cezaları,
 
c)      Kanunun yayımlandığı tarihten önce tamamlandığı halde, bu tarihte ya da bu tarihten sonra vergi dairesi kayıtlarına intikal eden takdir komisyonu kararları ve vergi inceleme raporları üzerine yapılan tarh ve tebliğ işlemleri,
 
d)     Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla Vergi Usul Kanununun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerinden yararlanılmak üzere uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da Uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla tebliğ edilmemiş alacaklar
 
“İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Bulunan İşlemler” olarak belirlenmiştir.
 
2-      İnceleme ve Tarhiyat Safhasında Bulunan İşlemler İçin 6736 Sayılı Kanunla Getirilen Kolaylıklar Nelerdir?
 
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine göre madde kapsamına giren işlemlere ilişkin olarak, mükelleflerin madde hükmünden yararlanmak istemeleri durumunda, tarh edilen vergilerin % 50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra vergi/ceza ihbarnamesinin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının % 50’sinin, vergilere bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilecektir.
 
Madde kapsamına giren işlemlerin sonuçlandırılmasından sonra vergi aslına bağlı olmayan ceza, ya da iştirak nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilmesi gereken durumların ortaya çıkması durumunda ise, cezanın %25’inin ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla cezanın kalan %75’nin tahsilinden vazgeçilecektir.
 
Bu uygulamadan yararlanma açısından başvuru tarihi inceleme sonrasında düzenlenecek ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün olduğundan, teorik olarak bu madde uygulaması incelemenin ne zaman tamamlanacağına bağlı olarak uzun bir süre devam edebilecektir.
 
3-      6736 Sayılı Kanunda Yer Alan “İncelemeye Başlama Tarihi” Nasıl Belirlenecektir?
 
6736 Sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde“incelemeye başlama tarihi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 140 ıncı maddesine göre tayin olunur.” Hükmü yer almaktadır.
 
Vergi incelemelerinde uyulacak usul ve esasları düzenlemek amacıyla ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 140 ıncı maddesinde yer alan yetkiye dayanılarak 31.10.2011 tarih ve 28101 sayılı Resmi Gazetede “Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” yayımlanmıştır. Söz konusu yönetmeliğin “İncelemeye Başlama” başlıklı 9 uncu maddesine göre Vergi incelemesine, incelemeye tabi olan nezdinde düzenlenecek “İncelemeye Başlama Tutanağı” ile başlanılacağı belirlendikten sonra, mükellefin söz konusu “İncelemeye Başlama Tutanağı”nı imzaladığı tarih incelemeye başlama tarihi olarak tanımlanmıştır. Söz konusu tutanakta mükellefin imzasının bulunmadığı durumlarda ise tutanağın vergi dairesi kayıtlarına intikal ettiği tarih incelemeye başlama tarihi olarak kabul edilecektir.
 
4-      “İnceleme ve Tarhiyat Safhasındaki İşlemler” ile İlgili Olarak 6736 Sayılı Kanun Hükümlerinden Faydalanan Mükellefler İçin Getirilen Kısıtlamalar Nelerdir?
 
6736 sayılı kanunun 4 üncü maddesi kapsamında “İnceleme ve Tarhiyat Safhasındaki İşlemler” nedeniyle kanun hükmünden faydalanmak üzere başvuruda bulunacak mükelleflerin başvurularının kabulü için söz konusu işlemlere ilişkin dava açmamış olmaları şarttır.
 
Ayrıca yine aynı maddede yer alan düzenleme gereği mükellefler bu kapsamında başvuruda bulundukları alacaklarla ilgili;
 
a)      213 Sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında uzlaşma, tarhiyat öncesi uzlaşma ile vergi cezalarında indirim,
b)     4458 Sayılı Gümrük Kanunu kapsamında uzlaşma,
c)      5326 Sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında peşin ödeme indirimi,
 
Hükümlerinden faydalandırılmayacaklardır.
 
 
5-      6736 Sayılı Kanunun 4 üncü Maddesi Kapsamında Yer Alan Diğer İşlemler Nelerdir?
6736 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde birinci soruda belirtilen inceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemlere ek olarak,
- Dokuzuncu fıkrasında, 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde düzenlenen pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanmak üzere ya da aynı Kanunun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kanuni süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannameler üzerine tahakkuk edecek alacaklar ile 2016 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak verilecek emlak vergisi bildirimleri üzerine tahakkuk edecek alacakların yapılandırılmasına,
- Onuncu fıkrasında, 31.12.1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde sayılan diğer ücrete tabi mükelleflerin gelir vergisi mükellefiyetlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.
 
Yapılan düzenlemeye göre mükellefler tarafından;
a)      Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarının;
 
b)     Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak 31 Ekim 2016 tarihine (bu tarih dâhil) kadar 213 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre kendiliğinden verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak gecikme faizi yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın
 
Kanunda belirtilen süre ve şekilde (azami 36 ayda 18 taksit olarak) tamamen ödenmesi şartıyla gecikme faizi ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği belirtilmiştir.
 
Emlak Vergisi ile ilgili dokuzuncu fıkrada yer alan düzenlemede ise, 2016 yılı ve önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak emlak vergisi bildiriminde bulunmayan veya bildirimde bulunduğu hâlde vergisi eksik tahakkuk eden mükelleflerce, bildirimde bulunulması ve tahakkuk eden vergi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarının, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, bu alacaklara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır.
6-      Tapu Harçları ile İlgili Olarak 6736 Sayılı Kanun Kapsamında Pişmanlıkla Beyanda Bulunmak Mümkün Müdür?
02.07.1964tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlar genel olarak işlem anında beyanname alınmaksızın tahakkuk ettirilerek tahsil edilmektedir. Bununla birlikte, harçlar da 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tarhiyata konu olabilmekte ve 492 sayılı Kanuna göre gayrimenkullerin devir ve iktisap işlemleri nedeniyle ödenmesi gereken harç tutarı ile ilgili olarak devir ve iktisap tarihinden sonra tarhiyat yapılabilmektedir.
 
Bu çerçevede, 30.06.2016 tarihi ve bu tarihten önce gerçekleştirilen devir ve iktisap işlemleri nedeniyle de, Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında pişmanlıkla ya da kendiliğinden beyanda bulunulması da mümkündür.
 
7-      6736 Sayılı Kanunun 4 üncü Maddesi Kapsamında Pişmanlık Talepli Olarak Beyanda Bulunulmasının, Genel Esaslar Çerçevesinde Pişmanlık Talepli Olarak Beyanda Bulunulmasına Kıyasla Sağladığı Avantajlar Nelerdir?
 
Kanunun 4 üncü maddesinin (9) numaralı fıkrasının (a-1) bendi hükmünde, Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna (31 Ekim 2016 tarihine) kadar 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371 inci maddesine göre beyan edilen matrahlar üzerinden tarh ve tahakkuk ettirilen vergilerin tamamı ile hesaplanacak pişmanlık zammı yerine vergi aslının tamamı ile kanunun yayım tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi şartıyla pişmanlık zammı ve vergi cezalarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği, söz konusu tutarların da 6736 sayılı kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi gerektiği belirtilmektedir.
 
            Bu hükme göre; 6736 sayılı kanunun 4 üncü maddesikapsamında pişmanlık talepli olarak beyanda bulunulması, genel esaslar çerçevesinde pişmanlık talepli olarak beyanda bulunulmasına kıyasla, hem tutar olarak pişmanlık zammı ve usulsüzlük cezasının tamamen silinmesi gibi bir avantaj sağlamakta ve hem de bu şekilde indirimli olarak hesaplanan tutarın azami 18 eşit taksitte 36 ay vadeli olarak ödenmesi imkânını sunmaktadır.
 
Ancak, genel hükümlerde olduğu gibi bu Kanun hükümlerine göre pişmanlıkla beyanname verilmesi de, bu beyannameler hakkında vergi incelemesi yapılmasına ve yapılan inceleme sonucu mükellefler adına vergi ve ceza tarh edilmesine engel teşkil etmez. Ayrıca mükelleflerin, madde hükmüne göre ödemeleri gereken tutarları kanunun genel hükümleri çerçevesinde yapmamaları halinde pişmanlık hükümlerini ihlal etmiş sayılacakları da tabiidir.
 
 
 
8-      6736 Sayılı Kanun Kapsamında Pişmanlıkla Beyan Edilen Vergilerin Süresinde Ödenmemesi Durumunda Yapılacak İşlemler Nelerdir?
 
6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre kanun kapsamında pişmanlıkla beyan edilen tutarları, kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna (31.10.2016) kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve ilk taksitini kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde azami onsekiz eşit taksitte ödemeleri gerekmektedir.
 
Mükelleflerce Kanun kapsamında pişmanlıkla beyan edilen vergilerin Kanunda öngörülen süre ve şekilde tamamen ödenmemesi hâlinde pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılacak ve 213 sayılı Kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemler tesis edilecektir.
 
Her ne kadar 6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında, borçluların Kanun kapsamında taksitlendirilen tutarların tamamının ödenmemesihâlinde ödedikleri tutarlar kadar Kanun hükümlerinden yararlanacağı hüküm altına alınmış olsada, Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasındadüzenlenen pişmanlıkla beyan hükümleri213 sayılı Kanunun “Pişmanlık ve ıslah” başlıklı 371 inci maddesi hükümleri esas alınarak düzenlendiğinden,6736sayılı Kanunun4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında yapılan kısmi ödemelerde pişmanlık hükümleri ihlal edilmiş sayılacak ve kısmen pişmanlık ihlali söz konusu olamayacağından mükellefler ödedikleri tutar kadar bu madde hükmünden yararlanamayacaktır. Bu takdirde yapılan ödemeler  ödeme  tarihleri  esas  alınarak  bu  kapsamda  beyan  edilen  alacaklara  mahsup edilecektir.
 
Ayrıca Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında Pişmanlık talepli olarak beyan edilen vergilere,ödeme yönünden şartların ihlali hâlinde, kesilmesi gereken vergi cezaları için 213 sayılı Kanunun 374 üncü maddesinde yer alan zamanaşımı süreleri, Kanunun 10 uncu maddesinin onbeşinci fıkrası gereğince taksit ödeme süresince işlemeyecektir.
 
 
 
 
 

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz)

GÜNDEM