YAZARLARIMIZ
Dr. Abdullah YAVAŞ (SMMM)
SPK Başuzmanı
Sermaye Piyasası Kurulu
yavasabdullah@gmail.com



Bağımsız Denetçinin Bağımsızlığı ve Gümrük - Ticaret Bakanlığının 31 Ekim 2012 Tarihli Tebliği

Tarih: 06.11.2012

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca 31 Ekim 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Şirketlerde Yapı Değişikliği ve Ayni Sermaye Konulmasında Siciller Arası İşbirliğine İlişkin Tebliğ” (Tebliğ) ile şirketlerin yapılandırılması işlemlerinde ticaret sicil müdürlüklerine ve şirketlere yönelik bazı yükümlülükler ve ilkeler belirlenmiştir.

6102 ve 6103 sayılı Kanunlar gereği yapılması gerekli olan bu kapsamdaki düzenleme, ticarî işletmelerin tür değiştirmeleri, birleşmeleri, bölünmeleri veya bünyelerine aynî sermaye eklenmesi durumundan hangi belgelerin ticaret sicil müdürlüklerine ibraz edileceği ve başka sicillere kaydı gereken (gayrimenkul, taşıt, gemi, marka gibi) kalemlerin bu belgeler kullanılarak tescilinin re’sen nasıl gerçekleştirileceği konusundaki ilke ve esaslar düzenlenmektedir.

Bu kapsamda, ticaret sicili müdürlüklerince mal ve hak tesciline ilişkin sicillere yapılacak bildirimlerde gönderilecek bilgiler ve belgeler arasında, “… birleşme, bölünme ve tür değişikliğinde ise mülkiyet değişikliğine konu olan mal ve hakların yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir, denetime tabi şirketlerde ise denetçi tarafından tespit edilmiş değeri” de yer almaktadır. (Tebliğ md. 5/1-b)

Denetime tabi şirketlerde denetçi tarafından değer tespiti yapılması, Uluslararası Denetim Standartları (UDS) kapsamında bağımsız denetçinin bağımsızlığı konusunda bir soru işareti oluşturmaktadır.

UDS ve genel olarak bağımsız denetçi bağımsızlığı konusundaki diğer düzenlemeler ve çalışmalar uyarınca, bağımsız denetçinin, hakkında değerleme yaptığı kalemleri de içeren finansal tablolar hakkında görüş vermesi bağımsızlık konusunda tehdit oluşturan temel konulardan birisidir.

Denetim dışında kalan (non-audit) işlerin denetlenen şirkete sağlanmasında, denetçinin bağımsızlığı bakımından tehdit oluşturan üç temel husus bulunmaktadır:

-    Bağımsız denetçi, kendi yaptığı işleri incelemesi/kontrol etmesi ve görüş vermesi sonucunu doğuracak işlemlere girmemelidir. (defter tutma, değerleme gibi)

-    Bağımsız denetçi denetlediği şirketin yöneticileri yerine karar vermesine ve yönetimsel etkiler ortaya çıkmasına yol açacak işlemlere girmemelidir. (denetlediği şirketin yönetimine ilişkin kararlarda etkili olmak gibi)

-    Bağımsız denetçi denetlediği şirketin işlem ve kararlarını savunmasını gerektirecek herhangi bir çıkar çatışması ortamına girmemelidir. (verilen bir değerleme hizmeti ile bağlantılı bir kararda ortaya çıkan hatalı işlemi denetlemek zorunda kalmak gibi)

Bu çerçevede, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın 31 Ekim 2012 tarihli Tebliğinde denetime tabi şirketlerde denetçi tarafından yapılması öngörülen değerleme çalışmasının, şirkete denetim hizmeti veren denetim kuruluşu tarafından yapılması beklenmemelidir. Ancak bu kapsamdaki değerleme çalışmasının, şirkete denetim hizmeti vermeyen başka bir denetim kuruluşu tarafından yapılması gerekmektedir.

Denetime tabi şirketlerin birleşme, bölünme ve tür değiştirmelerinde, şirketi denetlemekte olan denetim kuruluşu dışında, başka bir denetim kuruluşu tarafından değerleme yapılması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Bağımsız çalışan YMM veya SMMM tarafından yapılacak değerleme çalışmasının Bakanlıkça kabul görmeyeceği anlaşılmaktadır. Denetçi bağımsızlığına ilişkin ilkeler bakımından ise bu kapsamdaki değerleme çalışmasının, şirketin denetimini üstlenmiş olan bağımsız denetim kuruluşu tarafından yürütülmesi mümkün değildir.

Denetçinin bağımsızlığı denetimin temelidir.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 

GÜNDEM