YAZARLARIMIZ
Abbas Coşar
Yeminli Mali Müşavir
Bir Bağımsız Denetim
a.cosar@birdenetim.com



Güncel Bir Finansman Yöntemi Olarak Emisyon Priminin Vergi Sistemindeki Yeri ve Önemi

I. GİRİŞ:

Hem yeni yatımlar hem de cari faaliyetler yani işletme sermayelerini karşılamak üzere firmaların ihtiyaç duyduğu fonlar günümüz zor zamanlarında bir kat daha önemini hissettirmektedir.

Anılan bu finansman kaynaklarını ise ya öz kaynaklarından ya da yabancı fonlardan dış kaynaklardan karşılaması mümkündür. Öz kaynak içinse ya işletmenin kendi bünyesinden veya dışarıdan şirkete ortak ve/veya ortaklar alarak fon sağlanacaktır. Yabancı fonlar ise adı üzerinde borçlar yani işletme dışından sağlanan yabancı kaynaklar olarak değerlendirilir.

Küresel ekonomi içerisinde elbette ki Türkiye olarak dünya da katma değeri yüksek girişimcilerle (geleceğin teknolojilerine gönül vermiş) işbirliği sağlanacak cazibe ortamı için hukuk sistemi dahil paradigmalarımızın da değişmesine ihtiyaç vardır.

Bu yöntemle sağlanan katma değeri yüksek girişimcilerle ekonomimize çok ciddi fayda sağlayabiliriz.

İşte biz de bugünkü yazımızda şirketlerin yeni fon yaratma yöntemi olarak kullandığı startup, emisyon primi mekanızmalarının vergisel sistemimizdeki yeri ve önemini tartışmak üzere kaleme aldık.

II. YASAL DÜZENLEME:

Türk Vergi Sistemi’ne Göre Emisyon Primi

Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi ile anonim şirketlerin gerek kuruluşlarında gerekse sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları payların, itibari değerin üzerinde bir bedelle elden çıkarılması halinde oluşan kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmektedir.[1]

Eskiden beri vergi hukukunda emisyon primi mevcut. Anonim şirketler kuruluşunda veya sermaye artırımlarında hisselerini, ana sözleşmelerinde belirtilen itibari değerle (nominal bedelle) ihraç edilebileceği gibi, itibari değerlerinin üzerinde bir bedelle de ihraç edilebilirler. Hisselerin itibari değerinin üzerinde bir bedelle ihraç edilmesi halinde, ihraç değeri ile itibari değer arasında oluşan olumlu farka emisyon primi deniliyor.

Vergi Sistemimizde emisyon primleri kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna tutulmuştur.

Yeni TTK’na Göre;

Anonim Şirketler, mali yapısını güçlendirmek amacıyla sermaye artırımına başvurmaktadır. Bu hususta 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile sermaye artırımında primli pay ihracı yapılabileceği düzenlenerek primli pay çıkarılması imkanı öngörülmüştür.[2]

Genel kanuni yedek akçe sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşmadığı takdirde, sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam ettirmeye veya işsizliğin önüne geçmeye ve sonuçlarını hafifletmeye elverişli önlemler alınması için kullanılabilir.[3]

Sermaye Piyasası Kanununa Göre;

Emisyon primi, Ortaklıkların paylarını nominal değerinin üzerinde bir fiyatla ihraç etmeleri sonucunda satış fiyatı ile nominal değer arasında oluşan farktır.

SPK’ya tabi şirketler için özel hükümler mevcuttur. Buna göre ihraç edilen payların bedellerinin, yani payın itibari değer ile primin toplamının, nakden ve tamamen ödenmesi zorunluluğu getirilmiştir.[4]

Öte yandan kural olarak şirketin primli pay çıkarma zorunluluğu bulunmamasına rağmen bu hususa istisna olarak SPK’ya tabi şirketler için, payların piyasa fiyatı veya defter değerinin itibari değerinin üzerinde olması hâlinde, Sermaye Piyasası Kurulu ihraç olunacak payların primli fiyattan satılmasını ve yeni pay alma haklarının primli fiyattan kullanılmasını isteyebilir.[5]

Tek Düzen Hesap Planına Göre;

 Emisyon Primleri 520Hisse Senetleri İhraç Primleri Hesabında takip edilir. Yeni çıkarılan hisse senetlerinin primli satışından kaynaklanan tutarlar bu hesapta izlenir. Hisse senedinin nominal fiyatı ile satış fiyatı arasındaki fark bu hesabın alacağına satış biçimine bağlı olarak ilgili hesabın borcuna kaydedilir. Bu tutarların sermayeye ilavesi veya başka bir amaçla kullanılması durumunda hesaba borç kaydedilir.

Özelgelerde Emisyon Primi

Özelgeler; 1.Şirketinizin öz kaynak hesaplarında 2009 ve 2012 yıllarında gerçekleşen primli sermaye artışı nedeniyle emisyon primi tutarının ……… TL olduğu ve Şirketiniz teknik iflas sınırında olduğu için emisyon priminin geçmiş yıl zararlarına mahsup edilmek istenildiği belirtilerek emisyon priminin geçmiş yıl zararlarına mahsup işleminin kar dağıtımına bağlı tevkifata tabi olup olmayacağı hususunda görüş talebine istinaden verilen özelge’de;” emisyon priminin geçmiş yıl zararlarına mahsup edilmesi işleminin kar payı dağıtımı olarak değerlendirilmemesi ve kar dağıtımına bağlı tevkifat yapılmaması gerekmektedir” denilmiştir.[6][7]

İştirak Hissesi Satış Kazancı İstisnası

Bedelsiz Olarak Elde Edilen Hisse Senetlerinin Satışından Sağlanan Kazançlar[8]

Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 23/a maddesi hükmü ile tam mükellef ku­rumların aktiflerine dahil bulunan gayrimenkul ve iştirak hisselerini satmaları ve elde ede­cekleri kazançlarını nakit olarak sermayelerine eklemek suretiyle işletmenin finansman so­runlarını çözmeleri amaçlanmıştır. Buna göre istisnadan yararlanılabilmesi için, sözü edi­len iktisadi kıymetlerin satışından doğan kazancın nakit olarak sermayeye ilave edilmesi gerekmektedir. İstisnaya dayanak teşkil eden kazanç tutarlarının sermayeye ilavesi halinde sermayeye iştiraki bulunanlara bedelsiz hisse senetleri verilebilir. Esasen madde hükmü, bu kapsamda elde edilen kazançların sermayeye ilavesini kâr dağıtımı olarak nitelendirme­mektedir. Dolayısıyla, sermaye artırımı nedeniyle verilecek bedelsiz hisse senetlerinin, bu şirkete iştirak edenler yönünden aktif ve pasiflerinde bir artışa neden olmaması gerekir.

İştirak edenler yönünden bedelsiz olarak elde edilen hisse senetlerinin satışından doğan kazançların nakit olarak sermayeye eklenmesi halinde, sermayeye eklenen bu kazançlar ku­rumlar vergisinden müstesna tutulacaktır.

Özelge2. 31/12/2013 tarihli bilançoda ödenmiş sermayenin nakit 22.500.000,00-TL olduğu, 2007 ve 2009 yıllarında gerçekleşen primli sermaye artışı nedeniyle hisse senedi ihraç primi tutarının 79.320.960,48-TL olduğu belirtilerek, emisyon primi dağıtımının vergisel durumu ile emisyon primlerinin dağıtımı yapılmaksızın sermaye azaltımına gidilip gidilmeyeceği hususlarında görüş talebine istinaden;” kurumlar vergisinden istisna edilen ve sermayeye eklenmemiş olan emisyon primlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca ortaklara dağıtılmasının mümkün olması halinde, bu işlem kar payı dağıtımı sayılacak olup dağıtılan emisyon primi tutarları üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci ve 30 uncu maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır   Öte yandan, söz konusu emisyon primleri dağıtılmadan sermaye azaltımına gidilip gidilmeyeceği konusunda Gümrük ve Ticaret Bakanlığından görüş alınması uygun olacaktır” denilmiştir.[9]

III. EMİSYON PRİMİNİN VERGİ SİSTEMİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ

Startup Melek Yatırımcıların İşletmeler İçin Önemi

Startup[10] denildiğinde aklımıza gelen ilk terimlerden biri olan melek yatırımcılar, henüz yolun başında olan girişimci işletmelere yatırım yapan, işletmelerin büyümeleri ve gelişmeleri için sermaye(fon) sağlayan kişilerdir. Melek yatırımcılar yüksek risk ve yüksek büyüme potansiyeli içeren işletmelere, kuruluşlarının erken bir dönenimde yatırım yapan özel bir yatırımcı tipi olarak ifade edilmektedir. Türkiye’de melek yatırımcılık faaliyetlerini teşvik etmek amacıyla T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın öncülüğünde çıkarılan en temel mevzuat olan melek yatırımcılığa ilişkin yönetmeliğin orijinal adı da “Bireysel Katılım Sermayesi Hakkında Yönetmelik” dir.[11]

Fon Yaratma Seçenekleri

Fonları, kaynağına göre; öz kaynak, yabancı kaynak ve otofinansman olarak sınıflandırmak mümkündür.

İşletmelerde Finansman Kaynakları, işletmelerin yatırımlarını ve cari faaliyetlerini (işletme sermayesini) finanse etmek için ihtiyaç duydukları fonları temin ettikleri yerlerdir. Özkaynaklar işletmenin kendi bünyesinden ya da dışarıdan işletmeye yeni ortaklar alarak sağlanan fonlar olarak değerlendirilirken, Otofinansman, işletmenin elde etmiş olduğun kârın tamamının veya bir kısmının dağıtılmayarak işletme bünyesinde bırakılması ile uzun vadeli fon yaratma biçimidir.

Şirketler için finansman seçeneklerinden biri şirketi borçlandırarak kredi kullandırmaksa diğeri yeni hisse ihracı sermaye artışı yaparak ortak ya da yeni yatırımcılardan fon sağlamak olacaktır.

Anonim Şirketler; paylarının halka arz edilmesi, tahviller, finansman bonoları ile de kendilerine kaynak yaratabilirler. Fakat bu çeşit kaynak yaratma türleri startup yatırımları için uygun yöntemler değildir.

Anonim şirketlerde kuruluş veya sermaye artırımı esnasında, pay senedinin üzerinde yazılı değerden yani itibari değerden daha yüksek değerle çıkarılması halinde, bu itibari değer ile satış bedeli arasındaki fark: AGİO[12] veya EMİSYON PRİMİ olarak adlandırılır ve bu paya da primli pay denir.

Yeni Hisse İhracı İle Sermaye Artışı

Şirket’e kaynak enjekte edilmesi gerektiğinde yapılması gereken seçeneklerden biriyse Şirket’in yeni pay çıkarıp bu payları kaynak getirecek mevcut ortaklara veya 3. Kişi yatırımcılara satmasıdır. Bu yöntemle Şirket’ten satın alınan paylar için Şirket’e sermaye verilmiş olacaktır. Bu sisteme “yeni hisse ihracı ile sermaye artışı” diyebiliriz.

Mevcut ortaklarca sahip olunan payların satışı karşılığı gelen para, satışı yapan ortakların cebine girmiş olacaktır ki, asıl amacımız Şirketi finanse etmek olduğundan istediğimiz amaca ulaşılmamış olacağız ancak bu paranın şirkete girmesi için satan ortağın yine yeni hisse ihracı ile sermaye artışına katılarak gelen kaynağı Şirket’e enjekte etmesi gerekecektir.

Emisyon Primi Yöntemi şirket kuruluş aşamasında, var olan ortaklar tarafından yeni sermaye enjekte edilmesine ihtiyaç duyulduğunda veya sonradan şirkete ortak alınması durumlarında kullanılabilmektedir.

TTK’ya göre bu yöntem için şirketlerin İtibarî değerinden aşağı bedelle pay çıkaramayacağı payların itibarî değerinden yüksek bir bedelle çıkarılabilmeleri için ise esas sözleşmede hüküm veya genel kurul kararının(olağan veya olağanüstü) bulunması gerektiği belirtilmiştir. 

IV. EMİSYON PRİMİNE İLİŞKİN ÖRNEKLEMELER

Yeni Kuruluş Veya Mevcut Ortaklar Aracılığıyla Yaratılan Emisyon Primi

Örnek1.İki ortaklı ABBA Turizm Otelcilik A.Ş önemli bir 5 yıldızlı otel yatırım projesinin arifesindedir. Ülke ekonomisinin çıkmazından mütevellit yabancı kaynak kredi bulmakta zorlanmaktadır. Üstelik kredi maliyetleri yüksek seyir izlemektedir. Şirketin aktifinde bu proje ile ilgili defter değeri 40 milyon ancak gerçek rayici 60 milyon Türk Lirası değerinde 50 dönüm bir arazisi vardır. Şirketin ödenmiş kayıtlı sermayesi ise 1 milyon TL’dir.

Yönetim kadrosu ve mali danışmanlar toplantısında bu otel finansmanı için mali yapının güçlendirilmesinde emisyon primini önemli bir araç olarak kullanmaya karar vermişlerdir.

Aslında ortaklıklarda gerçekleştirilmesi planlanan bazı sermaye artırımlarına tüm ortaklar eşit oranda katılamayabilir ve zaman zaman bir ortak diğerinden daha fazla ödeme yapmayı üstlenebilir. Ancak bu gibi hallerde daha fazla ödeme yapacak olan ortak yeni çıkarılan paylardan daha fazla edineceğinden ortaklık yapısı, sermaye artışına katılacak güçte olmayan ortak aleyhine değişecektir.

Ortaklık yapısı iki ailenin güçlerini birleştirmesi sonucu(arazinin özgeçmiş hikayesinde iki aileye ait sonra şirket kuruluşuna dönüşüyor)oluştuğu için sermaye artışında ortaklar aleyhine değişmesi şirket ve yönetim politikası açısından istenmeyen bir durum.

Bu sorunun önüne geçilebilmesi amacıyla ödeme yapmayı üstlenen ortağın yeni çıkarılan paylar için itibari değerlerinden daha fazla bir ödeme yapması kararlaştırılabilir seçeneklerden birisi olarak kararlaştırılıyor.

Bu şekilde itibari değerin üzerinde kalan kısım ayrı bir sermaye yedeği hesabına kaydedilir ve ortaklık yapısı bozulmamış olur.

Örneğin; her pay 1 TL itibari değerde ve sermayesi 1 milyon TL olan iki ortaklı ABBA A.Ş’de pay sahipliği Ahmet beyin %50 ve Basri Beyin %50’dir.

Ahmet Beyin sermaye artırımına diğer ortaktan Basri Beyden çok daha fazla bir ödeme yaparak katılması, ancak sermaye artırımını sonucunda mevcut pay oranlarının değişmemesi istenmektedir. Pay sahibi Ahmet Bey, 500 bin TL değerindeki paylar için 20 milyon TL ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş, mevcut pay oranları değişmemek suretiyle pay sahibi Ahmet Beyin yapmış olduğu 20 milyon TL ödemenin 19.500.000. TL’si emisyon primi olarak bilançoda ayrı bir öz kaynak kalemi altına kaydedilmiştir.

Bu durumda ABBA Turizm Otelcilik A.Ş.’nin kayıtlı sermayesi 1 Milyon TL ve 19.500.000. TL’de yine şirkete enjekte edilen yeni bir kaynak emisyon primi oluşmuştur. Üstelik iki ortağın eşit %50 ortaklık payları değişmemiştir.

Sermaye Artışı ve Dışarıdan Yeni Bir Ortak Aracılığıyla Yaratılan Emisyon Primi

Şirketin maddi kaynak ihtiyacı her zaman mevcut ortaklar tarafından da sağlanamayabilir. Bu hallerde yeni paylar ihraç edilerek üçüncü bir gerçek veya tüzel kişiye satılır. Şirkete bu şekilde yeni bir ortağın katılması mevcut ortakların başta oy hakları, kar payı hakkı olmak üzere her türlü ortaklık haklarını etkileyecektir. Yeni payların emisyon primli çıkarılması ile bu etkiler azaltılabilecek ve pay yapısı istenildiği gibi şekillendirilebilecektir.

Örnek2.Bodrum Vergi Dairesinin mükellefi Safir Holding bünyesindeki şirketlerden ABBA Beton San. Ve Tic. A.Ş beton santrali sahibi hazır beton faaliyetiyle iştigal etmektedir. Yeni santral yatırımı için maddi kaynak arayışı içindedir. Yatırım proje maliyeti 40 milyon TL olarak bir fon enjekte etmeyi planlamaktadır. Kemal Beyin %60 eşi Yeliz Hanımın ise %40 hissesi vardır. Aktifinde bu iş için 30 milyon TL arazisi(gerçek piyasa değeri 50 milyon TL) mevcuttur. Ancak 30 milyon TL ise bu projeye istinaden 2 yıl önce(ekonomik kriz öncesi)Aktif Yatırım A.Ş.’den Alınan Avansları mevcuttur. Şirketin sermayesi 2 milyon TL’dir. Aslında En sonunda nihai amaç Aktif Yatırım A.Ş., Beton firması  ABBA Beton San. Ve Tic. A.Ş.’ni tamamen satın almak istemektedir. Bu durumu değişik varyasyonlarla tartışmak isteriz.

1.Varsayım

Beton şirketi % 20 hissesi karşılığında 25 milyon TL vermeyi kabul eden Aktif Yatırım A.Ş ile anlaşmaya varmıştır. Bu yatırımda girişimin ortakları şirkete para koymayacak Emisyon Primli sermaye artırımı yoluna gidilecektir.

Şirket sadece melek yatırımcının katılacağı 500.000 TL tutarlı bir sermaye artırımı(her biri 10.000 TL nominal bedelli hisse senetleri) yapıldığında toplam sermaye miktarı 2.500.000 TL olacaktır. Kurucu ortakların hisse oranları %48 ve %32’ye düşecek fakat ikisinin de sahip olduğu nominal hisse bedeli aynı değişmeden kalacaktır.

Bu durumda sermaye artırımından geriye kalan 24.500.000.TL ise şirkete emisyon primi olarak ödenecek ve bu para şirket bilançosunda sermaye yedeği olarak görünecektir. Bu bedel ise Beton şirketin yeni yatırımında kullanılabilecektir.

Üstelik yaratılan bu emisyon primi Kurumlar vergisi (KVK md.5/ç) Katma Değer Vergisi (KDVK md.17) ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinden(Gider Vergileri md.29) istisnadır.

2.Varsayım

Eğer bu yöntem değil de şirket ortakları hisse satışı yöntemini seçmiş olsaydı ne olacaktı?

Muhetemel bu olayda olduğu gibi şirketin geçici ilmühaberi basılı olmayacaktı, hisse senedi zaten bası değildi. Velev ki hisse senedi basılı 2 yıl geçmiş olma koşulu sağlanmamış olacaktı, (Vergi Mevzuatına göre; Anonim şirketlerde hisse senetlerini edinim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe, bu hisse senetlerinin satışından elde edilecek karların değer artış kazancı olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.)

Onunda gerçekleştiğini varsaysak bile hisse satışları sonucu alınan para ortağın cebine girecekti, şirketin kasasına bünyesine değil.

Ya da şirketin Limited Şirket olduğunu varsaysaydık, eski uygulamada nevi değiştirip Limited Şirketi Anonim Şirkete dönüştürmek gerekir ve ondan sonra hisse satışına gidecektik, ancak artık Maliye İdaresi yeni özelgeleriyle 2 yıldır o yolu da kapatmış durumdadır. Yani hisse senedi ne zaman basılmışsa 2 yıllık taksimetre süresini o zaman başlatırım diyor. Üstelik Yeni TTK’ya göre Anonim Şirketler 3 ay içinde geçici ilmühaber çıkarmak zorunda üç ayın sonunda ise hisse senedine dönüştürmekle mükelleftir.

Konunun özüne tekrar dönecek olursak çoğu zaman startup  firmalarına yatırım yapan yatırımcılar söz konusu paraların  şirket içinde kalmasını, şirket işlemlerinde kullanılmasını arzu etmektedirler.

Emisyon Priminin Sermayeye İlavesi Mümkün mü?

Yeni Türk Ticaret Kanununa göre eski düzenlemede sadece halka açık şirketler için kullanılan emisyon primi mekanizması normal şirketler içinde kullanılmaya başlanmıştır.

Kayıtlı sermaye sistemini kabul eden anonim şirketlerde ise esas sözleşme ile yönetim kuruluna primli pay çıkarma yetkisi tanınabilecektir.

Emisyon primleri, genel kanunî yedek akçe niteliğini haizdir. Yedek akçe kalemlerinden biri olan emisyon priminin iç kaynaklardan sermaye artırımı yolu ile sermaye kalemine eklenmesi mümkündür.

Kanun’un 519.maddenin üçüncü fıkrasına istinaden genel kanuni yedek akçe toplamı sermayenin yarısını aşan bir miktara ulaşana değin “sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam ettirmeye veya işsizliğin önüne geçmeye ve sonuçlarını hafifletmeye elverişli önlemler alınması için” kullanılması gerekmektedir.

Sonuç itibarıyla kanuna göre emisyon primlerinin gerek sermayeye eklenmesinde gerekse bu primlerin farklı şekillerde kullanılmasında herhangi bir behis yoktur.

Emisyon Primine İlişkin Danıştay Kararı

Emisyon priminin sermayeye eklenmesi ile kastedilen, yedek akçe kalemlerinden biri olan emisyon priminin iç kaynaklardan sermaye artırımı yolu ile sermaye kalemine eklenmesidir. Buna göre, iç kaynaklardan sermaye artırımına ilişkin usul takip edilerek sermaye artırımı neticesinde çıkan bedelsiz paylar mevcut paylarının sermayeye oranına göre mevcut pay sahiplerine dağıtılır. Bu şekildeki bir uygulama Danıştay kararına da konu olmuştur. Kararda, birbirini takip eden iki ayrı sermaye artırımı söz konusudur. İlk olarak yeni paylar itibari değerlerinden daha yüksek bir bedelle ihraç edilerek satılmış ve karşılığında ödenen tutarlar, kanuni yedek akçelere eklenmiştir. İkinci sermaye artırımında ise söz konusu kanuni yedek akçeler sermayeye eklenerek iç kaynaklardan sermaye artırımı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu işlemler, pratikte mali yapının güçlendirilmesine yönelik çarelere bir örnek teşkil etmektedir.[13]

Dolayısıyla bu kararda yargı rayiç değerinin altında bir bedelle satın alınan emisyon primli hisse senetleri için ödenen sermaye avansına faiz işletilmemesinden ve emisyon primi bedelleri karşılığında çıkarılan hisse senetlerinin, özkaynaklardan karşılanan sermaye artırımı sonrasında tüm ortaklara hisseleri oranında bedelsiz verilmesinin örtülü kazanç dağıtımı niteliğinde olmadığına hükmetmiştir.[14]

İnceleme raporunda, ... Anonim Şirketinin hisse senetlerinin nominal bedeli, bu hisselerin olması gereken gerçek bedeli gibi değerlendirilerek davacı tarafından söz konusu hisseler için bu tutardan göze çarpacak derecede yüksek bir bedel ödenmiş olduğu ileri sürülmekte ise de, dosyaya ibraz olunan bilir kişi raporunda belirtilen şirket rayiç değerine göre, davacının bu hisse senetlerini rayiç bedelinin altında bir fiyatla satın aldığı,bu bedelin de ... Anonim Şirketinde sermaye avansı olarak bıraktığı alacaklarından karşılandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının emisyon primi bedeli ödeyerek satın aldığı hisse senetlerini fahiş fiyatla satın aldığı ve bu alımda kullanılan avans tutarı için faiz hesaplanması gerektiği yönündeki tespitler yerinde görülmemiştir.

Bu bağlamda Örnek2’ deki ABBA Beton San. Ve Tic. A.Ş.’ye tekrar dönecek olursak Aktif Yatırım A.Ş’ye ait 30 Milyon TL (Ancak 30 milyon TL ise bu projeye istinaden 2 yıl önce (ekonomik kriz öncesi) Aktif Yatırım A.Ş.’den Alınan Avansları mevcuttur. (Şirketin sermayesi 2 milyon TL’dir.)

Beton firması 24.500.000.TL Emisyon Pimini sermayesine ilave etmeye karar vermiştir. Bu tutar emisyon primi bedelleri karşılığında çıkarılan hisse senetlerinin, özkaynaklardan karşılanan sermaye artırımı sonrasında tüm ortaklara hisseleri oranında bedelsiz verilmesine karar verilmiştir.

Şirketin Sermayesi 2.000.000 + 500.000 + 24.500.000 = 27.000.000 TL olmuştur.

ABBA Beton A.Ş.’nin Ortakları Açısından

Emisyon Primi Yönteminde

Örneği biraz daha çetrefilli hale getirelim. ABBA Beton A.Ş eski ortakları hisselerin tamamını yeni ortak Aktif Yatırım A.Ş.’ne satmaya karar vermiştir. Eski ortaklar 20.250.000 TL paylarını (Kemal Beyin %60 eşi Yeliz Hanımın ise %40 hissesi vardı, Yeni ortağın girişiyle %48 ve %32’ye düşmüştü.)

Kemal Bey = 12.960.000 TL

Yeliz Hanım = 8.640.000 TL

Paylarını % 5 veya %10 kar ile devretmiş olsunlar. Değer artış kazançları ise % 5 veya %10 kar üzerinden hesaplanıp beyan edilecektir.

Eğer şirket yani Aktif Yatırım A.Ş Emisyon Primi yöntemine hiç bulaşmadan bu şirketi satın alsaydı ne olurdu?

Özkaynağı her ne kadar arazi 30 milyon TL ve Alınan Avanslar yani Beton firmasından alacağı 30 milyon TL olsa bile arazinin gerçek değeri 50 milyon olduğu için şirketin özkaynağı 20 milyon TL artı 2 milyon sermaye en az 22 milyon olacaktı.   ( şerefiye, marka değeri vs veri kabul edilmiştir örneğimizde)

Bu durumda hisseler satılmış olsaydı eski ortaklar 22.000.000 – 2.000.000 = en az 20.000.000 TL üzerinden paylarına göre Değer Artış Kazancı üzerinden vergi ödeyeceklerdi.

Aktif Yatırım A.Ş. Açısından

Şirketin Hisselerini İlk Haliyle Alınca

20 Milyon TL kasasından para çıkacak ve şirketin tamamını satın alacaktı. Ortaklara 20 Milyon TL ödemiş olacaktı. 22 Milyon TL değerindeki şirketi satın almış olacaktı.

Emisyon Primi Yönteminde

25 Milyon Emisyon Primi için ödemiştir. 20 Milyon da şirket ortaklarına hisse alımı için ödemiştir. 47 Milyon TL değerindeki şirket için.

Peki Aktif Yatırım A.Ş için değişen bir şey olmuş mudur?

Bu konuda her iki yöntemde de yatırımcı şirket için fayda/ maliyet değişmemiştir. Ancak Emisyon Primi yönteminde Ortaklık yapısı aynen devam ettiği sürece para şirkette kalacaktır. Oysaki direkt satın alma yöntemi uygulandığında ise paralar zaten ortakların şahsına gitmiş olacaktır.

Emisyon Primi yöntemiyle hem ortaklık yapısı bozulmadı hem de şirkete enjekte edilen fon sayesinde firmanın sermaye yapısı güçlenmiş oldu. En ideal çözüm hem çoklu ortaklık yapısının devamı hem de şirkete yeni finansman sağlanarak büyük yatırım projesinin gerçekleşmiş olmasıdır.

Ancak çok ortaklı kültür geleneği maalesef bizim gibi doğu toplumlarında zayıf olduğu için hiç bu formalitelerle uğraşmadan şirketi ilk haliyle hisselerini satın alarak sonraki süreci Aktif Yatırım A.Ş tek başına sürdürecektir.

Yukarıda ki örnek ve açıklamalar da gösteriyor ki Emisyon primi öyle fantastik sihirli bir değnek değil hele vergi planlaması için kullanılması bir çok yeni risk(en önemlisi vergi incelemesine maruz kalma riski) unsurlarını barındırmaktadır.

Ancak bir finansman yöntemi olarak eğer şirketimize para lazım, yatırım yapacağız ama ortaklar olarak para koymayacağız diyorsanız, Şirketinize gelen yatırım sonucu hisselerinizin de azınlık kalmasını istemiyorsanız bu durumda şirkette “emisyon primli sermaye artırımı” yöntemi en etkin bir mekanizma olarak kullanılabilir.

V.SONUÇ:

İster Melek Yatırımcı deyin isterse startup, agio ya da girişimci gelecek trendinde önemli bir unsur olarak küresel ekonominin içindeler. Sektör dışına yatırım yapmak isteyenlerden tutun parasını değerlendirmek isteyen herkes için en çok getiri yatırım güdüsü olarak varoluşsal bir gerçektir.

Bu bağlamda Vergi mevzuatında “ihraç primi”, ticaret hukukunda ise “agio” olarak bilinen emisyon primi; anonim şirketlerin, kuruluşlarında ya da sermaye artırımlarında çıkardığı payların, itibari değerlerinin üzerinde bir bedelle ihracı durumunda elde edilen olumlu fark tanımıyla konuyu detaylandırmaya gayret ettik.

Son söz, yeni bazı mekanizmalarla firmaların mali yapılarını güçlendirmesinin önünü açacak hukuki ve teşviksel düzenlemeler ise iktidar ve yönetim yapısına düşmektedir.


[1]https://www.gib.gov.tr/fileadmin/user_upload/Tebligler/5520/5.html

[2]347. Madde.http://www.ticaretkanunu.net/wp-content/uploads/2018/04/TTK-2.4.2018-guncel.pdf

[3]TTK’nın 519/3. maddesine göre. http://www.ticaretkanunu.net/wp-content/uploads/2018/04/TTK-2.4.2018-guncel.pdf

[4]SPK md. 12/1.http://www.ticaretkanunu.net/spk-madde-12/

[5]SPK md. 12/2.http://www.ticaretkanunu.net/spk-madde-12/

[6]https://www.gib.gov.tr/emisyon-priminin-gecmis-yil-zararlarina-mahsup-isleminin-kar-dagitimina-bagli-tevkifata-tabi-olup-0. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 16/05/2016tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01-125[15-2015/289]-59069 sayılı özelge.

[7]https://www.gib.gov.tr/emisyon-primi-dagitilmaksizin-sermaye-azaltimina-gidilip-gidilmeyecegi-hkİstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 20/10/2015 ve 62030549-125[6-2014/105]-88462 sayılı özelge.

[8]https://www.gib.gov.tr/kurumlar-vergisi-genel-tebligleri?page=5

[9]

[10] Startupları çok kısa sürede çok fazla yol etmeye çalışan şirketler olarak da adlandırabilirsiniz. https://girisimturkiye.com/2016/06/21/startup-nedir/

[11]http://www.startupnedir.com/melek-yatirimci-kimdir/

[12] Kökeni îtalyanca'daki "aggio" kelimesidir. Genel anlamıyla "fark" demektir. Eski dönemlerde madeni paranın maden değeri ile no­minal değeri arasındaki farkı ifade için kullanılırdı. http://ekonomiforex.blogspot.com/2010/05/acyo-nedir-agio.html

[13]https://www.dunya.com/gundem/sermaye-artiriminda-emisyon-primi-haberi-227530

[14] Danıştay4. Daire 2008/9064 E.N , 2009/3348 K.N.https://www.kararara.com/danistay/4d/danistay5305.htm

17.03.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM